Category

MARMARA

Category

İSTANBUL’DA BİR POLONYA KÖYÜ: POLONEZKÖY’DE NE YAPILIR

Polonezköy şehirden uzaklaşmak isteyenler için iyi bir alternatif. Özellikle baharda gidilecek en güzel adreslerden biridir. Yeşillikler içinde yer alan mekanlarda kahvaltı yapmayı düşünenlere tavsiyelerim şöyle olacaktır:

💛Hafta sonu erken saatte gitmek gerek. En geç saat 10 gibi orada olunmalı. Aksi durumda fena bir trafik sizi bekliyor olacak.
💚Kahvaltı mekanları bahçeli ve yeşillikler içinde. Kahvaltı çeşitliliği sınırlı olsa da gayet yeterli bence. Lezzetlerini çok çok sevdik.
💚Bizim oturduğumuz yer “Gülayım Bahçe Polonezköy“. Burası sevdiğim bir yer oldu.
💚Öğleden sonra genel olarak tüm restoranlarda et-mangal olayı başlıyor. İsteyen öğlen yemeği için de gelebilir.
💚 İsteyen köyde konaklama yapabilir. Şirin butik oteller var.

Kahvaltı dışında yapılabilecek diğer atraksiyonlara gelirsek;

1️⃣Bir Polonya evi olan “Zosia Teyzenin Anı Evi” ziyaret edilebilir. Polonezköy’ün en eski evlerinden biriymiş burası.
2️⃣Polonezköy tabiat parkında doğa gezintisi yapmak mümkün. Bisiklet parkuru da varmış.
3️⃣ Cam atölyesini ziyaret edip, hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz.
3️⃣”Polina“adlı mekanın pastaları çok meşhurmuş. Polonya’ya özgü pastalar yapıyorlarmış. Biz henüz deneyemedik. Gidenlerin aklında bulunsun.

MÜTHİŞ BİR İSTANBUL MANZARASI İÇİN OTAĞTEPE’YE BUYRUN

İstanbul keşiflerinde bu seferki rotamız, İnstagram aleminin en popüler adreslerinden biri olan ; Otağtepe. Buranın fotoğrafını ne zaman görsem, bir an önce gitmek isterdim.

Otağtepe, İstanbul’un Anadolu yakasındaki en güzel ilçelerinden biri olan Beykoz’un Kavacık semtinde bulunuyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü ve boğazı yakından gören bir konuma sahip. O yüzden iyi bir İstanbul manzarası için mutlaka Otağtepe’ye gelmelisiniz.

Avrupa yakasından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü aracılığıyla Anadolu yakasına geçiyorsanız, harika bir şekilde dalgalanan Türk bayrağına iyi bakın. Otağtepe, işte tamda  bayrağımızın dalgalandığı yer oluyor.

Fotoğraflarda göründüğünden daha fazlası varmış kesinlikle. Ben çok sevdim. Parkın çevre düzenlemesi, temizliğine söylenecek hiç bir laf olamaz. İstanbul’da ilk defa bu kadar temiz bir park görüyorum.

Meşhur bir adres olunca, acaba çok kalabalık oluyor mudur diye merak ediyor insan. Biz cumartesi bir gün öğlen civarı gittik. Pek kimseler yoktu diyebilirim. Ama sonrasında biraz kalabalık oluşmaya başladı. Ancak boğucu bir kalabalıktan bahsetmiyorum tabi ki. Zaten buraya ulaşım konusunu pek bilen de yok sanırım.

çokça geleceğiz

Parkın tarihi geçmişi ise şöyle;

İstanbul ilk kuşatıldığında, Sultan Yıldırım Bayezid’in boğazın tepesinde otağ kurduğu yer Otağtepe olarak adlandırılmış ve zamanla semtin ismi ile özdeşleşmiş. .

Park hakkında kısa kısa;

✅Buradaki Manzara süper ötesi.
✅Etraf bakımlı, temiz ve ferah.
✅Bebek arabası ile rahatlıkla gezilebilir.
❌Çocuk oyun parkı yok.
❌Çay- Kahve içilebilecek herhangi bir işletme yok. İyi ki de yok.
✅Burada yapılacak tek şey; Ağaç gölgelerinde, banklarda ya da çimenler üzerinde oturup manzaranın keyfini çıkarmak.

Güzel İstanbul

Buraya geldik. Yeşile, maviye doyduk. Bol bol fotoğraf çektik. Peki, sonrasında  güne nasıl devam edelim diyenlere, benim önerilerim şöyle:

Park’tan çıkıp, Otağtepe Cafe’nin bulunduğu noktadan “inönü” caddesi boyunca ilerleyerek, Anadolu Hisarı‘na ulaşabilirsiniz. Burada Göksu Deresi kenarında güzel mekanlar var.  Yemek yiyebilir, çay-kahve molası verebilirsiniz.

Sonrasında Anadolu Hisarı’ndan kalkan, vapur saatlerini kontrol edip, eğer saati size uygun ise, vapur ile Kanlıca’ya geçebilirsiniz.(Bu arada Kanlıca da anadolu yakasında. Sadece biraz deniz havası almak için vapura biniyoruz 😀 )  Biz Anadolu hisarına ulaştığımızda vapur’un kalkmasına 45 dakika vardı. O yüzden pek beklemek istemedik. Halk otobüsü ile Kanlıca’ya geçtik.(10dk civarı sürüyor.)

Kanlıca’da ne mi yapılır. Tabi ki Meşhur Kanlıca yoğurdu yenir.  Buranın kendine has bambaşka bir havası vardır. Bizim çok sevdiğimiz yerlerden biridir.

OTAĞTEPE’YE NASIL GİDİLİR?

  • Parkın resmi adı “Fatih Korusu TEMA Vehbi Koç Doğa Kültür Merkezi”.
  • İstanbul’un bir çok noktasından halk otobüsleriyle (Özellikle Üsküdar’dan) Otağtepe caddesine ulaşabilirsiniz. Caddedeki,  Otağtepe Kafe’nin bulunduğu noktadan “fatih korusu” tabelalarını takip ederek yaya 10 dakikada varılabilir.
  • Özel araç ile gelmek isteyenler, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile anadolu yakasına geçtikten sonra, Anadolu Hisarı sapağından ilerleyip, otağtepe tabelalarını takip etmeliler. Parkın kendine özel otoparkı var..(otopark ücretli)
  • Parka giriş ücretsiz.

KİLYOS KAHVALTI

Bu pazar, biraz doğayı solumak ve dinlenmek için şehirden uzaklaşalım dedik. Plansız programsız çıktık evden. Hava güzeldi.
Hem leziz bir kahvaltı yapabileceğimiz hem de huzurlu bir ortamı olan ve aynı zamanda çocukla da çok rahat
edebileceğimiz bir mekana gidelim istedik. Şehirde böyle bir yer bulmak hayaldir çoğu zaman. Bir kere her yer çok kalabalık. En başta bu yüzden insanın evden çıkası gelmiyor.

Şimdi sizlere her şeyi bir arada bulabileceğiniz bir yerden bahsedeceğim.

Güzel, huzurlu bir kahvaltı için Kilyos taraflarına kaçın. Kilyos’da, bir sürü kahvaltı mekanları mevcut. Hafta sonları kalabalık da oluyor. Ama öyle bunaltıcı bir kalabalık değil. Kahvaltı yerleri genel olarak çok ferah.
Biz 3.kez gittik kahvaltıya. Tabi her defasında aynı restorana gittik.

Hizmetinden memnun kaldığımız Bolu-2 restoran bizim favorimiz. .

Çimenlerin üzerinde ahşap masalar ve sandalyeler, ağaç gölgelerinin serinlettiği bir ortam.kilyos-kahvalti-bolu-2

Hizmet kalitesi süper.

Kahvaltı çeşitliği gayet yeterli.
Ürünlerin lezzetine diyecek lafımız yok. Hepsi lezzetliydi.

Kilyos Kahvaltısında Neler Var?

kilyos-kahvalti

  • 10’dan fazla peynir çeşidi(beyaz peynir, tulum peyniri, tel peynir, otlu peynir, krem peynir, örgü peynir, kaşar peyniri ve ismini bilmediğimiz diğer peynirler 🙂 )
  • 2-3 çeşit zeytin,
  • salam,
  • domates-salatalık-roka-maydanozdan oluşan bir sebze tabağı,
  • bal, kaymak, tereyağ,
  • fındık ezmesi,
  • 2 çeşit reçel(vişne ve böğürtlen),
  • menemen ya da omlet(sade,sucuklu),
  • demlik çay,
  • kızartılmış ekmek,
  • gözleme,

ee daha ne olsun. Peynirleri çok lezzetliydi. özellikle tulum peyniri harika.
bal -kaymak ikilisine bayıldık.
Ancak reçelleri pek tutmadım ben. Lezzetsizdi. ve reçel sayısı tabi ki de azdı.

Demlik çay oluşu harika, istediğiniz zaman kendi çayınızı katıp sıcacık içebiliyorsunuz.

Ayrıca, mekanda mini bir çocuk parkının düşünülmüş olması da güzel olmuş.kilyos-kahvalti-nerede
Buraya sadece kahvaltı için değil, dilerseniz  et-mangal keyfi yapmak için de gelinebilir. Et reyonları gördüğüm kadarıyla çok çeşitliydi.

 

Bir pazar gününü böyle bir yerde değerlendirmek isteyenlere burayı içtenlikle tavsiye ederim.

 

SAPANCA’DA BİR GÜN – RICHMOND NUA WELNESS SPA OTEL

Sapanca, gitmeyi çok istediğim yerlerden biriydi. İstanbul’a çok yakın mesafede, ancak bir türlü gitmek nasip olmamış bize. Bu kez, 19 Mayıs tatilini fırsat bilip, Kaan Emir’i de anneme emanet ederek 1 günlüğüne bir kaçamak yapıyoruz bu şirin ilçeye.

Bahar aylarında olmamızdan, yörenin dinlendirici havasının bize iyi geleceğini düşünmüştük. Gerçekten de,  öyle oldu.

Sapanca’ya ilk ayak bastığımızda, otele uğramadan bir köy kahvaltısı yapma niyetimiz vardı.  Kahvaltı için çiftlik restoranı keşfettik. Müthiş bir bahçesi var. Yer yer dikilen güller, etrafa öyle güzel koku veriyor ki. Bir de bahçenin ortasından geçen şirin mi şirin bir mini nehir var. Etraf alabildiğine yeşil. Masalar, sandalyeler öyle tek tip değil, biraz dağınık, düzensiz, köhne. Ama ortam bana göre çok şahane 🙂 işte gerçek köy havası budur dedirtiyor insana.

Kahvaltı için meşhur Çerkez kahvaltısını tercih ediyoruz. Varış saatimiz öğleni bulduğundan Serdar, kahvaltı yerine köfte yemeyi tercih ettiğinden, haliyle kahvaltı tek kişilik oluyor.

Ben kahvaltısından çok memnun kaldım. Masada, bir hafta sonu kahvaltısında olması gereken her şey vardı.

Kahvaltının sadece bir bölümünün fotoğrafı (tek kişilik)

sapanca-kahvalti-nerede-yapilir-1024x765
sapanca-çerkez kahvaltısı

Kahvaltı sonrası, burada uzun süre oturup, çay içip muhabbet ettik. Ortamın huzuru, bizi ele geçirdi resmen 🙂

Richmond Nua Welness Spa Otel

Konaklama için bir spa otelini tercih ettik. Daha önce spa deneyimimiz olmamıştı. Ve dinlenmeye de çok ihtiyacımız olduğundan tercihimiz bu şekilde oldu.

richmond-nua-welness-spa-otel

 

Otel 14 yaş altı çocuk kabul etmiyor. Dolayısıyla etrafta çocuk sesleri olmadığından etraf daha sakin ve sessizdi.

sapanca-richmond-nua-welness-spa-otel-1024x765

 

Burası bir sağlık oteli olduğundan odaya ilk girişte herkes için taze ve kuru meyvelerden oluşan bir sunum bırakılıyor. Ayrıca, Spa için gerekli olan bornoz ve terlikler de bez bir çantada hazır edilmiş.

Odaların genişliği yeterli büyüklükteydi. Her yer tertemizdi. Biz oteli çok çok beğendik.

Otel için online rezervasyon işlemlerini yaparken, eşim için bir doğumgünü sürprizi yapmak istediğimi iletmiştim. Sağolsunlar bu talebimi geri çevirmediler.  Biz spa’dan geldiğimizde, doğumgünü pastası yanında içeceğiyle birlikte bizi bekliyordu.  😀

richmond-nua-welness-spa-pasta

 

Otelin kahvaltısı açık büfeydi. Ve her şey çok lezzetliydi. Ben böyle büyük otellerden lezzet konusunda pek bir şey beklemem. Ama burası beni fazlasıyla şaşırttı. Ne yediysem, hepsi çok güzeldi. Ve çeşit sayısı inanılmazdı. 🙂

Spa Deneyimi

Otele girişin ardından, hemen alt kattaki spa salonuna gittik. Kısa bir bilgi aldık. Spa‘dan istediğimiz saatte yararlanabilmemiz mümkünmüş. Spa dışında masaj yaptırmak istenirse, ayrıca randevu almak gerekiyormuş. Ve masaj için ek bir ücret ödemesi yapmak gerekiyor.  Ücretler ise yapılan masaja göre farklılık gösteriyor.

Biz sadece spa’yı tercih ettik.

Spa için bize bir mini kitapçık verdiler. Kitapçıkta, hangi odada ne kadar süre kalmak gerekiyor, sonrasında hangi odaya geçilmeli gibi detaylı bilgiler yer alıyor. Biz hemen hemen hepsini denedik. Öncelikle müthiş bir rahatlama hissi veriyor spa. İnsanı gerçekten de dinlendiriyor.

Sapanca’da Ne Yenir?

Akşam yemeğinde, otel dışında olmak istedik. Ve internette araştırdığım kadarıyla Eker Lokantası’nın yemeklerinin çok iyi olduğunu öğrendim.

 

sapancada-ne-yenir-1024x765

Kavurma, iç pilav, çorba ve yöreye özgü bir lezzet olan iskenderi andıran bir kebabı tercih ettik. Hepsinin lezzeti çok iyiydi. Personelin müşteriye karşı olan tutumu da gayet iyiydi. Burası, Sapanca’ya gidildiğinde uğranması gereken önemli lezzet duraklarından biri bize göre.

 

YENİDEN CUNDA – CUNDA’DA NE YİYELİM

Geçtiğimiz sene gitmiştik Cunda’ya. Çok beğenmiştik. Yine gidelim dedik. Hem Balıkesir’li oluşum hem de İstanbul’a yakınlığından dolayı, Cunda bizi kendine çekiyor resmen..

3 günlük bir tatilimiz vardı. 2 gününü Cunda’da geçirdik. Diğer gün ise, kardeşimin nişanı için bizim köye geçtik..

Arefe gününün gecesinden yola çıktığımızda, malum İstanbul trafiği çok yoğundu. Biz daha önceleri bayram trafiğini en yoğunundan yaşamış olduğumuzdan, bu sefer önlemlerimizi almıştık. Yandex’in haritalar uygulaması sayesinde hiç trafiğe takılmadan 2 saatte Gölcük’e ulaşmıştık. Yolculuğumuz gece olduğundan Kaan Emir’in uyuyor olması, bizim için büyük avantaj oldu tabi. İlk molamızı, her zamanki gibi Susurluk Yörsan tesislerinde verdik…Tesiste güzel bir kahvaltının ardından, yolumuza devam ettik.

AYVALIK – CUNDA TATİLİ

Ayvalık – Cunda tatili ne zamandır planladığım bir tatildi. Ama bir türlü gitmek nasip olmamıştı. Araya hamilelik ve de doğum girince, tatil planları değişiyor haliyle. Ayvalık taraflarına, eşimle bodrum tatili dönüşü uğramıştık. Akşam saatleriydi. Cunda’nın sahilinde  gezinip, dondurma ve lokma yemiştik. Daha sonra da İstanbul’a doğru yolumuza devam etmiştik. Yani pek gezememiştik.

Bu sene kurban bayramı tatilini fırsat bilip planları yaptık. Can arkadaşım Elif ile tüm detayları düşündük. Otel rezervasyonunu haftalar öncesinden yaptık.

Tatile gidişimiz bayramın 1.günü oldu. Tabi yollar boştu. Rahat bir şekilde Edremit’e ulaştık.