Category

STRASBOURG

Category

STRASBOURG GEZİ REHBERİ

UNESCO dünya kültür mirası listesinde yer alan Strasbourg, gezmesi çok keyifli bir şehirdir.
Gotik katedrallerin yükseldiği şehir, hem ALSACE bölgesinin başkenti; hem de Avrupa Birliği’nin iki başkentinden biridir.( Avrupa Birliği’nin diğer başkenti ise Brüksel)
Ayrıca,
Avrupa Parlementosu,
Avrupa İnsan Hakkları Mahkemesi ve
Avrupa Konseyi gibi önemli kuruluşlara da ev sahipliği yapmaktadır.
Tüm bu bilgiler doğrultusunda kafanızda çok ciddi bir şehir canlanabilir.
Ama aslında oldukça estetik, canlı bir şehirdir.
İyi bir planlamayla, 1 günde tüm şehri gezebilir, turistlik atraksiyonları tamamlayabilirsiniz.

petite france

STRASBOURG’da Görülmesi Gereken Yerler

Strasbourg’un en çok fotoğralanan evi olabilir.

Şehirde, gezilmesi gereken yerleri kısaca özetlemek gerekirse;
1. Şehirde en önemli ziyaret noktası Cathedrale Notre Dame de Strasbourg(Notre Dame Katedral).
2. Çeşitli müzelere ev sahipliği yapan Palais Rohan(Rohan Sarayı), müzeye ilgisi olanların görmek isteyebileceği bir yer. Katedralin arka tarafında bulunuyor.
3. Şehrin cazibe merkezi La Petite France(Küçük Fransa).
4. Şehrin düşman saldırılarından korunması için yapılmış olan Ponts Couverts( Kapalı Köprüler). Üstteki tatlı ev burada yer alıyor.
5. Güzel bir şehir manzarası için Barrage Vauban (Vauban Barajı)nın terası.
La Petite France ve Ponts Couverts bu terastan en iyi görebileceğiniz yerler.
6. Şehirde dinlenmek ve daha çok yeşil görmek için Parc de I’Orangerie (Orangerie Parkı)
7. Gün sonuna nehir turunu saklayın. Günün yorgunluğunu nehirde gezinti yaparak atabilirsiniz.
8. Akşam, Notre Dame Katedral’deki ışık şovunu kaçırmayın.
9. Noel zamanına denk geldiyseniz, Noel pazarlarını deneyimlemek için çok doğru bir adrestesiniz.
10. Avrupa Konseyi, Avrupa Parlementosu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi kuruluşların binalarını görebilirsiniz. Özellikle Avrupa Parlemento binası ilginç tasarımıyla dikkat çekiyor.
11. Görmek isteyebileceğiniz bir başka dikkat çekici yapı ise La Gare de Strasbourg(Strasbourg Garı)

Cathedrale Notre Dame de Strasbourg(Notre Dame Katedral)

1000. yaş gününü geçtiğimiz senelerde kutlayan Cathedrale Notre Dame de Strasbourg, avrupada en çok ziyaretçi çeken yapıların başında geliyor.

Cathedrale Notre Dame de Strasbourg, çok etkileyici bir yapı
Katedrale yaklaşıp detayları incelemeyi unutmayın.

Yapımına 1015 yılında başlanmış. 1439 yılında ise inşa süreci tamamlanmış.
Gotik mimarinin en güzel örneklerinden biri olan Katedralin dışındaki detaylar çok etkileyici.
Hayran kaldığım yapılardan bir tanesi oldu. Mutlaka zaman ayrılmalı.

Katedral girişi ücretsiz. Ancak 142 m uzunluğundaki kulesine çıkıp, şehir manzarasını izlemek isterseniz ücret ödemeniz gerekiyor. Kule giriş ücreti 5.5 EUR. ( Her ayın ilk pazar günü ise ücretsiz)

Katedralin içinde görülmesi gereken en önemli eserlerden biri astronomik saat. Hergün saat 12.30’da, astronomik saatin gösterisi oluyor. 2EUR’ya alacağınız biletle bu gösteriyi izleyebilirsiniz.

Alsace Gezi Rotasını Nasıl Oluşturduk. Okumak için tıklayın: Alsace Şarap Yolu Gezi Rehberi

Fransa’dan schengen vizesi almanız gerekiyorsa, bu yazım tam size göre: Fransa’dan Schengen vizesi nasıl alınır?

Fransa’nın Masalsı Şehri Colmar ile Tanışın: Colmar hakkında herşey

Colmar’da konaklama için çok güzel bir ev önerim var: Colmar Konaklama: Yoksa Siz Hala AIRBNB ile Tanışmadınız mı?

La Petite France(Küçük Fransa)
petite france

Petite France” diğer bir deyişle “Küçük Fransa”, Strasbourg’un en canlı bölgesi.
Etraf kanallar, köprüler, kafeler, restoranlar ve küçük mağazalarla dolu.
Almanya ve Fransa arasında doğal bir sınır oluşturan Ren nehrinden ayrılan kollar şehirdeki kanalları oluşturmuş ve bu bölgeyi cazibe merkezi haline getirmiş.
Eskiden dericilerin ve balıkçıların yaşadığı bölgede, 16. ve 17. Yüzyıldan kalma evler hala bulunuyor.
Güzel alsace evlerinin bulunduğu arnavut kaldırımlı sokaklarda koybalmaktan çekinmeyin.
Dönüp dolaşıp geleceğiniz yer yine “Petite France” olacaktır

Tekne Turu

Su üzerinde giderek gezmek gibisi var mıdır? Böyle bir gezinti hem dinlendici hem de sürprizlerle doludur.

Kanallar üzerine kurulu Strasbourg şehrinde tekne turuna mutlaka zaman ayırılmalı. Hatta gün sonuna doğru saklanmalı ki günün yorgunluğu gezerek atılmalı.

iyi ki yapmışız dedeğim aktivite.

Kanal turu, Notre Dame kilisesinin yakınındaki Rohan Sarayı‘nın önünden başlıyor. Şehrin bir çok önemli noktasına gidiyor. Bilet ücreti 13EUR(2018 yılı). Çocuklar ücretsiz. Biletleri 2-3 saat önceden almakta fayda var. Talep çok olduğundan ancak 2-3 saat sonrasına bilet bulunabiliyor.

1 saat 15 dk süren yolculuk boyunca, size verilen kulaklıklardan gezdiğiniz yerlerin tarihini dinleyebiliyorsunuz. Türkçe dil seçeneği yok maalesef. Ancak ingilizce bilmeseniz bile gördükleriniz size yeter.

Bilet alımını katedral meydanındaki Batorama ofisinden yapabilirsiniz. Ya da teknelerin kalkış noktasındaki makinelerden kendiniz alabilirsiniz. Bence ofisten almak daha kolay. Makinelerdeki dil seçeneğini bul, nasıl alacağını anlamak için bilet alanları incele filan uzun iş😂 Gerek yok.

Parc de I’Orangerie (Orangerie Parkı)

Şehrin en eski ve en güzel parkı olan “Orangerie Park” pek turist göremeyeceğiniz bir yer. Her yer yeşilin bin bir tonu ile bezenmiş. Çiçekleri, yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları, göleti ve mini bir hayvanat bahçesiyle birlikte görülmeye değer bir park.
Buradaki çocuk parkında epey zaman geçirdik ve anladık ki çocuk parkı denen şey 2 salıncak ve 1 kaydıraktan itibaret değilmiş. Parktaki tüm oyun alanları denge üzerineydi.
1801 yılında kurulan park, 26 hektarlık bir alanı kapsıyor. Konumu Avrupa Konseyi’nin hemen yanı başında.

sanki şehrin kilometrelerce uzağındaymışcasına sakin, huzurlu

Alsace’nin sembolü olan leylekleri buradaki mini hayvanat bahçesinde görebilirsiniz. Ayrıca flamingolar, dev kaplumbağalar, şempanzeler ve çeşitli kuş türlerini de hayvanat bahçesinde görmek mümkün. Giriş ücretsiz.

flmaingoları yakından görmek

Strasbourg’u Nasıl Gezdik?

Strasbourg’da konaklama adresi olarak Hôtel Nid de Cigognes seçmiştim.  Otelimiz Strasbourg Garı’nın hemen yanında bulunuyor. Bu oteli, uygun fiyatından  ve biraz da merkeze yakınlığından dolayı tercih ettim.

1.gün

İlk gün saat 17 gibi otele varabildik. Hotelin anlaşmalı olduğu bir otoparka aracımızı parkedip, otelde kısa bir dinlenmenin ardından kendimizi sokağa attık. Yürüyerek Petite France -Pont Saint Martin(Saint Martin Köprüsü’nün olduğu yerler)-  bölgesine geldik.

Strasbourg’ta her yeri yürüyerek gezdik.
Petite France

Buradan ilerleyerek katedral meydanına ulaştık. Meydanda biraz vakit geçirdikten sonra akşam yemeği için mekan arayışına girdik.

Argentoratum isimli restoranı tercih ettik. Bu mekanı gerçekten çok sevdim. Yemeklerin lezzetli olması, çalışanların güler yüzlü ve yardımcı tavırları burayı sevme sebeplerim.

Yemek olarak petite france(Dana etli bir yemek) ve flb champignons gratinee(tarte flambee) seçtik. Şarap ise pinot blanc.  Hepsi lezzetliydi. Yemeklerin ardından içtiğimiz expresso da güzeldi.

Kaan emir için ise çocuk menüsünden seçim yaptım. Çocuk menüsünde iki adet seçenek vardı. Ben Nuggets Frites seçtim. Acayip lezzetliydi. Hepsi bitti. 🙂

Yalnız burada sağlam bir ücret ödediğimizi de söylemeden geçmeyeyim.(TL’nin EUR karşısında değer kaybetmesinden dolayı)

Strasbourg’da ilk akşam yemeğimiz
2.Gün

Sabah kalktığımız gibi yürüyerek Orangerie Parkı’na gittik.  Parkta piknik yapmayı düşünmüştük. Yanımızda evden getirdiğimiz beyaz peynir ve zeytin vardı. Yol üstünde gördüğümüz bir pastaneden de çörek tarzı bir şeyler aldık. Yine yol üstündeki bir marketten meyve suyu, domates ve ekmek aldık. Parkta güzelce pikniğimizi yaptık.

Bu arada, otelimizden parka olan mesafe çok uzundu. Gereksiz yere kendimizi çok yorduk. Siz bu kadar yürümeyin. Bir otobüs ya da tramway mutlaka kullanın.

Sokaklar pırıl pırıl

Parktan çıktıktan sonra yürüyerek Notre Dame Katedral’line geldik. Katedral meydanındaki Batorama ofisinden tekne turu biletlerimizi alıp, Petite France bölgesine geçtik. Bir kafede oturup kahve içerken, turun saatinin gelmesini bekledik.

Tekne turumuzu yaptıktan sonra ise yine Petite France bölgesine geldik. Bu sefer Petite France‘de daha önce uğramadığımız  noktaları gezdik. (Barrage Vauban, Ponts Couverts).

Günün akşam yemeğini için ise McDonalds tercih ettik.

 

Strasbourg hakkındaki notlarım burada sona eriyor. Umarım  çok çok faydalı bir içerik oluşturabilmişimdir. 🙂