Benim canım arkadaşım Elif eşiyle beraber Pamukkale’ye gitti. Gezip,gördüklerini blogum için  yazdı..

Pamukkale, Denizli ve çevresini merak edenler buyursunlar… 🙂

 

Günler hatta aylar öncesinden planlanmış olmasına rağmen nasıl geçeceğini tahmin edemediğim planlarla dolu tatil, 14 temmuz’da Bodrum hava limanına inip kiraladığımız aracımızla yola çıkarak başladı. Olmazsa olmaz termos çayımızla 3 saatlik bir yolculuğun ardından otelimize ulaştık.

 

Geç saat olmasından dolayı hemen uyuyup güzelce dinlenip enerji topladık, sabah uyanıp balkona çıkınca gözlerime inanamadım. 🙂 Turistlerin çoktaaan Pamukkale‘yi fethettiğini görüyordum. 😀   -Resmi büyüttüğünüzde, beyaz tepelerdeki insan konvoyunu rahatlıkla görebilirsiniz –

 

pamukkale-traverten

Hemen hazırlanıp kahvaltıya geçtik.

Kahvaltı sonrası, geç kaldık endişesiyle hızlıca keşiflere başladık. Pamukkale’nin alt girişinden girdiğimiz için yukarı doğru tırmandık, hafif bir rampayla tepeye ulaştık.

Yol boyunca Pamukkale’nin ayak basılabilen yerlerinden geçtik. Daha ileriye doğru beyazlıklar devam ediyor ama girmek yasak. Yukarıya ulaşınca Hierapolis müzesini gördük. Giriş 5tl idi. Daha öğle sıcağı bastırmadan açık alanları gezelim, dönüşte uğrarız dedik ve müzeye girmedik. İlk önce herkesin yöneldiği yere bakalım istedik.

Burası sütunlu havuzmuş.

pamukkale-sutunlu-havuz

Çok kalabalıktı. Havuza girmeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik. 😀  Giriş 35tl. Tur şirketleri düzenli olarak seferler düzenliyorlar buraya. O yüzden çok fazla turist vardı. Girişteki kuyruk uzayıp gidiyordu. Biz de başka sefere deyip 2 fotoyla buradan ayrıldık.

 

                         Pamukkale Hierapolis Antik Kenti

Sütunlu havuzdan biraz yürüyerek Hierapolis antik kentine ulaştık. Gezimize tiyatroyla başladık.  -Bu arada Selfie çubuğu ne kadar da çok işimize yaradı fotoğraftan da anlaşılacağı üzere 😀

pamukkale-tiyatro

Bu tiyatro ne Efes’de ne de başka yerde gördüklerimize benziyordu. Tek kelimeyle harikaydı diyebilirim. Seyircinin oturma düzeni sahnenin  daha gerisinden başlıyor olması zamanında burada gladyo dövüşlerinin yapıldığının kanıtıymış. Tur şirketiyle gelenler fazlaca bilgi sahibi oluyorlardı rehberlerinden. Bizim öyle bir şansımız yoktu ama yine de tadını çıkardık.

                                    St. Philippe Martyrion Kilisesi

Tiyatro alanında uzun bir zaman geçirdikten sonra, acaba bizi daha neler bekliyor merakıyla devam ettik turumuza. Hierapolis’in kuzeyindeki bir tepe üzerinde bulunan St. Philippe Martyrion Kilisesine doğru merdivenli bir tırmanışa geçtik.

O kadar geniş bir alana yayılmış bir antik kent ki; bazı yerlerine uzaktan bakmakla yetindik.

Mezarlardan bir tanesi, bir sürü böyle mezar görebilirsiniz.

pamukkale-mezar-tasi

Öğle saatlerinde biraz önce tırmandığımız yer iyice kalabalıklaştı, bizim için de geri dönüş yolculuğu başladı. Müzeye de bir dahaki sefere gideriz artık dedik,Yorulmuştuk açıkçası 😀

pamukkale-travertenleri-yuruyus-yolu

pamukkale-traverten-2

Otele gidip biraz dinlenip çayımızı Pamukkale manzarasına karşı içtikten sonra kaklık mağarası için yola koyulduk.

                                                            Kaklık Mağarası

Kaklık mağarasına geldiğimizde yoğun kükürt kokusundan ve sineklerden rahatsız olduk. Mağaranın içine girdiğimizde, içeride bizden başka kimse yoktu. Bir görevli gelip bize 3tl’lik makbuzlar kesti ve gitti.

Pamukkale’yi mağaranın içinden görmek çok güzeldi ama bakımsızlığına çok üzüldük. Merdivenler kırık, ışıklandırma yoktu. Gerçekten görülmeye değer bir mağara. Yarım saatte her yerini gezip, güzel fotoğraflar çekilip mağaradan ayrılabilirsiniz.                                    

kaklik-magarasi

  Laodikya Antik Kenti

Sırada otele geri dönüş yolu üzerindeki Laodikya antik kenti var. Kesinlikle kısa turu seçmelisiniz. Çünkü büyük tur hem yorucu hem de kazı çalışmalarının devam etmesinden dolayı görülecek bir şey yok.

İlgimi çeken tek şey, camekan bir alan yapmışlardı. Üzerine çıkıp alttaki kazı çalışmalarını izleyebildik. Bu çok hoşumuza gitti. Çünkü daha önce böyle bir şey görmemiştik.

laodikya-antik-kenti-pamukkale
camekanın üzerinden alttaki kazı çalışmalarına bakmak pahabiçilemez

laodikya-antik-kenti

 Kızılsu-Karahayıt

Rotamızı kızılsu-karahayıta çeviriyoruz. Karahayıt köyünü geçerek gidiliyor. Pamukkale’ye 10-15 dakikalık bir  mesafesi var. Pamukkale travertenlerinin kırmızı renklisi diye düşünüyordum ama öyle değilmiş. Küçücük bir su kaynağı ve ufak bir kızıl su oluşumunu görünce hayal kırıklığına uğramadım desem yalan olur. Buraya bir dağa tırmanarak ulaşacağımızı sanıyordum açıkçası 😀

 

işte videosu

 

Ağlayan Kaya Şelalesi

Gelelim Pamukkale’de en çok huzur bulduğumuz yere. Ortamın serinliğinden dolayı mıdır yoksa yiyeceklerin lezzetinden dolayı mıdır bilemiyorum ama biz buraya bayıldık.

aglayan-kaya-selalesi
ağlayan kaya şelalesi-hocanın yeri

Ağlayan Kaya Şelalesi, bölge halkına “Hocanın Yeri” diye sorunca tarif edilen, Pamukkale’ye ziyarete giden herkesin mutlaka uğraması gereken, yolda Karahayıt‘taki Kızılsu‘yu gördükten sonra devam edilince 30-40 dakikalık mesafeden sonra ulaşılabilen bir doğa harikası.

Biz arabamızla gitmiştik, ulaşım başka türlü imkansız olabilir. Çünkü dağ başına çıkılan dar ve virajlı yollardan geçilerek gidilen bir yerde.

İnternet araştırmalarımda “Hocanın Yeri” diye tarif edilmesinin sebebinin reklam amaçlı olduğunu sanmıştım ama oranın sahibi tek bir işletme.

Biz kiremitte balık yedik, kaşarlı soğanlı. Harikaydı, anlatamam. O kadar yolu çıkmamıza değdi. Bir daha olsa gene giderim, fiyatlar makuldü. 2 kişi 70 TL’ye yakın bir para ödedik. Tam hatırlamıyorum ama gayet uygundu.

Balık yetiştirilen bir tesisti. Şelaleye gelince, buz gibi su. Sessiz, sakin, serin ortam. Bıraksalar uyurdum orada. Balığın tadı ve salata hala hafızamda.

Tesiste kesinlikle kötü bir servisle karşılaşmadık. Zaten doğa harika. Antalya’daki şelalelerle kıyaslanmamalı. Oradaki sessizlik, Düden Şelalesi’nin gürültüsüyle kıyaslanamaz bence. Tam kafa dinleme yeri.

aglayan-kaya-selalesinde-yemek
tekrarını iple çekiyorum

Ağlayan Kaya’nın videosu

 

 

Elif

 

 

Bunu Sosyal medyada paylaşın...

Write A Comment