Yurt dışında en çok görmek istediğin şehir neresi diye sorsalar, cevabım tek değil, iki şehir olurdu. Biri Roma;  diğeri ise Barselona. Barselona’yla henüz tanışmadık. Onu es geçiyorum şimdilik. Roma ile nihayet tanışabildik. Roma’yı gezip, görmüş olmak acayip bir mutlulukmuş. 🙂

İlk kez yurt dışına çıkacak olanlara, genelde Roma’ya  gidin denir. Neden? Çünkü keyif alacağınız garanti bir şehirdir. Bir kere gezmesi kolaydır. Yemeklerden yana sıkıntı çekmezsiniz. Bizim kültürümüze de yakındır ayrıca. Ama en çok da yüzyıllarca ayakta kalmış bir ülkenin geçmişine yolculuk yaparsınız bu şehirde. Tarihe ve sanata doyacağınız bir seyahat olacaktır.

Biraz da bağımlılık yapan bir tarafı var ki, sormayın. Şimdi notlarımı yazarken, yeniden o günlere geri dönüyorum. Özlediğimi hissediyorum.

Eski bir Anglo-Sakson kehaneti şöyle der: “Colosseum ayakta kaldıkça Roma da yaşayacak, Colosseum yıkıldığında Roma da yıkılacak ve Roma yıkıldığında dünya da yıkılacak”

Roma denizden 35 km içeride, Tiber nehrinin çevresindeki 7 tepe üzerine kurulmuş.  Biliyorsunuz, İstanbul da 7 tepe üzerine kurulu bir şehirdir. Roma imparatoru Konstantin, İstanbul’a geldiğinde 7 tepeli yeni bir şehir istemiş ve İstanbul’u, Roma imparatorluğunun yeni başkenti yapmış. Bu sebepten dolayı İstanbul’un diğer adı yeni roma olarak da geçiyor.

Bütün yollar Roma’ya çıkar sözünü mutlaka bir yerlerden duymuşsunuzdur. Bu söz, sadece bir mecaz değildir. Antik çağlarda gerçekten de bütün yollar roma imparatorluğunun başkentinden yayılırmış. Dünyanın başkenti olarak görülen Roma, batıda Galya ve İspanya’ya; doğuda Mısır ve Anadolu’ya kadar uzanan  geniş bir imparatorluk olmuş. O yüzden Roma, ebedi kent olarak da bilinir. Ve farklı halkları içinde barındırmıştır.

Roma seyahatine nokta atışı bir başlangıç yapmak isterseniz, “Roma’ya  Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler ” başlıklı yazım oldukça faydalı olacaktır.

Roma’da gezilecek yerlerle ilgili bilgiler için “Roma  Gezilecek Yerler ” yazıma bakabilirsiniz..

Roma’ya Ne Zaman Gitmeli

Şehirlerin mevsimleri vardır. Bazı şehirlerin ise mevsimi olmazmış. Roma’nın mevsimi yok bence. Her daim gidilir. Ama en çok bahar ayları öneriliyor. Yaz aylarında ise yoğun turist kalabalığından ve sıcaklardan dolayı gezmek keyifli olmuyormuş.

Roma’nın ılıman bir iklimi var. Enlem olarak da İstanbul ile aynı. O yüzden İstanbul’daki hava durumu ile Roma’nın hava durumu çok çok yakın.

Roma’nın sokakları böyle…

Biz Kasım ayının ilk haftası gittik. Hava muhteşemdi. Güneşli havada ince bir üst yetti. Ancak hava kararmaya başlayınca bir kazak ya da hırkaya ihtiyaç duyuluyor. Sadece 1 gün öğleden sonra yağmurlu oldu. Yağmurlu bir havada gezmek sandığım kadar zor olmadı. Hatta güzel bile oldu.

Roma’da konaklama

Roma’da her bütçeye uygun konaklama seçenekleri var. Piazza Venezia(Venedik Meydanı) ve Piazza Navona(Navona Meydanı)‘ya yakın bir konumda yer almak güzel olur. Ancak unutmayın ki; Roma’da her yere yürüyebilirsiniz. O yüzden de illa ki merkezi bir konumda yer almak gerekmiyor. Biraz daha uygun fiyatlı seçenekler için Termini çevresine veya Vatikan taraflarına bakabilirsiniz. Termini istasyonun arka sokaklarından uzak durulması gerekir. Bu çevre pek tekin değilmiş.

Ben özellikle ev tipi bir yerde kalmak istediğimden  sadece AIRBNB(www.airbnb.com.tr) üzerinden  konaklama baktım. Airbnb’de haritayı açıp, harita üzerinde gezinerek, fiyat olarak uygun olduğunu düşündüğüm yerlere tıkladım. Otelin fotoğraflarını inceleyip, hoşuma giden yerleri favorilere ekledim. Daha sonrasında eleyerek Seven Rooms Vatican 2‘de karar kıldım.Rezervasyonu yaptığımda, ödemeyi yapmış oldum. Belli bir zamana kadar iptal etme hakkım vardı. Rezervasyonu yapar yapmaz, ev sahibi hemen mesaj attı. Hava limanından otele ulaşım konusunda seçenekler sundu. Eğer kalabalık bir ekip olsaydık; bu seçenekler iş görürdü. Ancak, ben ulaşım konusunu da kendim deneyimlemek istediğimden, seçenekleri es geçtim.

Kaldığımız ev, Vatikan’a 10dk’lık, Line A metrosunun Ottaviano durağına ise 5dk’lık bir yürüme mesafesindeydi. Linki burada  Ev fena değildi. Temizdi. Otelin 7 odasına, Roma’nın kurulu olduğu 7 tepenin adı verilmiş. Otelin adının neden “seven rooms” olduğu anlaşılmıştır herhalde 🙂

Biraz Vatikan tarafından bahsetmek gerekirse, Vatikan’ın bulunduğu bölge çok nezih. Biz bayıldık buralara.  Evler 3-4 katlı. Binalar birbiriyle uyumlu. Sokaklar ağaçlı, geniş, her yer temiz. Hele sonbahar çok yakışmış. Yerlerde sarı yaprakları görünce, iyi ki sonbaharı tercih etmişim dedim. Lokallerin yoğun olduğu bir bölge aynı zamanda. Hem lokallerle bir arada olmak iyi oluyor.  Vatikan tarafını seçmemin en büyük sebebi bu aslında.

Vatikan tarafındaki sokaklar çok nezih. Burada konaklamak güzel bir deneyim oldu bizim için.(Burası Vatikan’ın içi değil. Vatikan , vatikan müzelerinden ve San pietro meydanından oluşan küçük bir toprak parçası. )

Kalacağınız yerin metroya yakınlığına dikkat edin. Çünkü gün boyu gezip yorulacağınız için, akşam dönüşte metroya ihtiyaç duyabilirsiniz. Biz hemen her akşam metro kullandık. (Aşağıda, Roma Günlüklerini yazdım. Orada ayrıntılı bahsediyor olacağım) Ayrıca, her gün yerel bir marketten kahvaltılık ve akşamları atıştırmak için yiyecekler satın aldık. Market dolaşmak da keyifliymiş bu arada.

Roma’da  Alışveriş

Ben Roma’da alışveriş deneyimini yaşamadım. Ama öğrendiğim kadarıyla bişeyler yazayım.

Lüks markalar için –Via condotti-(Condotti Caddesi)’ye bakabilirsiniz. Bu cadde ispanyol merdivenlerinin tam karşısında yer alıyor.

Lüks markaların  sağlı sollu sıralandığı cadde : Via Condotti

Via del corso(Corso caddesi)  alışveriş için bakılabilecek bir diğer cadde. Burada ülkemizde gördüğünüz bir çok markayı bulabilirsiniz. Ayrıca güzel butikler de var.

Outlet mağaza gezmek isteyenler şehrin dışında yer alan  Castel Romano Outlet‘e gidebilir. Gün boyu doya doya alışveriş yapabilir..

Eğer yüklü alışveriş yaparsanız, harcadığınız tutarın bir miktarını geri alabiliyorsunuz. Burada sınır 160 tl sanırım. 160 tl ve üzeri ise %12sini geri alıyorsunuz.(2017 yılı) , Peki nasıl oluyor bu? Şöyle ki; Alışveriş yaptığınızda mağaza çalışanına pasaportunuzu gösterip bir form dolduruyorsunuz.  Hava limanına gittiğinizde, tax-free-refund  bölümüne aşağıdakileri göstermeniz yeterli.

  • Alışveriş fişi,
  • Alışveriş formu,
  • Satın aldığınız ürünler

Roma’da Yeme içme

Böyle fırın tarzı yerler buldunuz mu kaçırmayın. Pizzalar, oldukça lezzetli oluyor 🙂

İtalya denince aklınıza en çok hangi yiyecek geliyor? Benim aklıma ilk pizza geliyor. İtalyan mutfağı o kadar geniş ve güzel ki, insan hepsinden tatmak istiyor. Tabi paramızın değeri, EUR karşısında değer kaybetmeye devam ettikçe, yeme içmeyi ekonomik kılmak hepimizin tek arzusu. Bu sebeple, ben de hem ekonomik hem de lezzetli seçeneklerle dolu ayrıntılı yeme-içme rehberi hazırlamaya karar verdim.. Yazımı yayına alınca, buraya da bir link ekleyeceğim.

Roma’da Gezilecek Yerler

Roma’yı gezmek keşfetmek o kadar güzel ki? Adeta bir açık hava müzesinde geziyor gibisiniz.

Pantheon, mutlaka görülmesi gereken bir yapı. Fotoğraflarda görünenden daha fazlası var. Oldukça ihtişamlı.

Şehirde, gezilecek turistik noktalar birbirine çok yakın. Birinden çıkıp diğerine geçiyorsunuz ve zamanın nasıl geçtiğini farketmiyorsunuz. Bir şehre gittiğinizde, sadece turistik noktalarla yetinmeyin, lokallerin kaldığı yerlere de uğrayıp, tam bir gezgin gibi gezin. Böyle yaptığınızda, seyahatinize daha çok unutulmaz anı eklersiniz.

Gezilecek yerler hakkında ayrıntılı bir yazı hazırladım. Linki burada.

Roma Günlükleri

Gezilecek yerleri yazıyoruz, okuyoruz bir yerlerden ama nasıl gezeriz, nereden nereye geçeriz hep bir muamma olarak kalır aklımızda. Bende gün gün kendi rotalarımızı paylaşmaya karar verdim. Biz nasıl gezmişiz? nerelere birden fazla kez gitme ihtiyacı hissetmişiz? hepsini yazdım. Roma’dayken paylaştığım instagram postlarını da bu yazıya dahil ediyorum ki, sıcağı sıcağına neler paylaşmışım, hep birlikte görelim.

Biz her gün 9 gibi çıktık otelden.  Belli bir nokta belirleyip oraya yöneldik.

1. Gün:

Bir çarşamba günü öğleden sonrasında, RomaFiumicino hava limanına vardık. Uçaktan indikten sonra, Pasaport kontrol noktasına geldik. Pasaport kuyruğunda bir süre bekledikten sonra, etrafta gezinen bir görevli, yanımızda çocuk olduğunu fark edince bizi pek sıra olmayan bir gişeye aldı. (Bazı hava limanlarında, çocuklu ailelere öncelik tanıyorlar. Aklınızda olsun 🙂 ) Böylece hızlıca pasaport işlemlerimizi tamamlamış olduk. Pasaportun dışında otel rezervasyonları ve dönüş uçak biletlerini de görevliye göstermek gerekiyor. O yüzden mutlaka bu belgelerin çıktıları ile gelin. Pasaport kontrolünün ardından, otele en çabuk ulaşmamızı sağlayacak olan Vatikan otobüslerinin kalkış noktasına geldik. Otobüs biletlerini otobüsün yanındaki görevliden satın alıp, otobüse geçtik. Direkt olarak  Vatikan’a geldik. Via Crescenzio (Crescenzio caddesi)’de otobüsten indik. Kalacağımız airbnb evi –Seven Rooms Vatican– bu caddeye yürüme mesafesindeydi.  Otele yerleşimin ardından “compagniadelpane”  isimli bir restoranda pizza yedik. Burası fırın tarzı bir yerdi. Atıştırmalıklar, dilim pizzalar ve kahvaltılıklar satan bir dükkan olarak düşünebilirsiniz. İlk pizzamız olduğundan çok beğenmiştik, daha iyi pizzalar tadacağımızı bilmeden.

Restorandan çıktığımızda hava kararmıştı. Sokakları yürüyerek sırasıyla şu noktalara uğradık.

  • Castel Sant’Angelo (Melekler Kalesi): Kalenin önünde güzel müzik yapan gruplara denk geldik. Güzeldi.
  • Ponte Sant’Angelo(Melekler Köprüsü):Castel Sant’Angelo’nun önündeki bu köprü, Tevere nehri üstündeki en güzel köprüdür.
  • Piazza Navona: Güzel bir sokak gösterisi izledik.
  • Pantheon: Roma’da en sevdiğim yer.
  • Pantheon yakınlarında bulunan “La Casa Del Caffè Tazza D’oro” da Cappuccino ile günü bitirdik.

Günün instagram paylaşımı için aşağıdaki linke tıklayın.

https://www.instagram.com/p/BbP3KGGFit1/?taken-by=mutludusler

2. Gün

Bu günü tamamen Vatikan‘a ayırdım. Oteldeki mini kahvaltımızın ardından  Vatikan’a kadar yürüdük.  Vatikan Müzeleri tabelasını takip ederek, Vatikan’ı çevreleyen surların dış tarafından biraz dolandık. Müze girişine ulaştık.

Roma’da tek bir müze gezmek istesem bu Vatikan müzeleri olurdu dedim ve müze anlamında sadece buraya zaman ayırdım.

Vatikan Müzeleri, büyük bir müzeler topluluğu

Müze gezimiz bitince, giriş yaptığımız aynı noktadan çıkış yaptık. Yine surların etrafından dolanarak, San Pietro meydanına ulaştık. Meydana direk giriş yapıyorsunuz. Burada herhangi bir kapı ya da bir sınır çizgisi filan yok.

Vatikan müzelerine online bilet nasıl alınır? Vatikan müzeleri’ne ulaşım ve Vatikan müzeleri nasıl gezilir? sorularının tüm cevaplarını bulabileceğiniz, ayrıntılı  Vatikan Gezi Rehberi yazıma tıklayın.

Gün içinde sırasıyla nerelere uğramışız:

  • Musei Vaticani (Vatikan müzeleri): Vatikan müzelerinin tamamını gezmek için 1 tam gün ayırmak gerekir. Biz, Sistina Şapeli’ne doğru ilerleyen müzeleri gezdik.
  • Piazza San Pietro(San Pietro Meydanı):San Pietro bazilikasına girmedik. Önünde çok sıra vardı.
  • Castel Sant’Angelo (Melekler Kalesi): Gündüz gözüyle kaleyi bir kez daha gördük. Kale içini gezmedik.
  • Ponte Sant’Angelo (Melekler Köprüsü): Kalenin hemen önünde yer alan bu köprü, sağlı sollu melek heykelleriyle kaplı. Gündüz gözüyle de görmek güzel oldu.
  • Gelateria del Teatro‘da dondurma  molası: İyi dondurma adreslerinden biri burası.
  • Piaazza Navona: Bir önceki gün pek bir şey anlamamıştık. Bu kez meydanı etraflıca gezdik.
  • Pantheon yakınlarındaki, Sant’Eustachio Il Caffè‘de espresso molası: Müdavimi çok olan bu kafeye uğramasak olmazdı. Espressoyu şekersiz içemedik. Mutlaka şeker ekleyin.
  • Campo de fiori,
  • Campo de fiori yakınlarında bulunan  Il Forno‘da pizza molası: Yediğimiz en iyi pizzalardı. Özellikle balıklı olan şahaneydi.
  • Corso Vittorio Emanuele II(Vittorio Emanuele II caddesi) boyunca ilerleyerek, Piazza Venezia’ya ulaştık.
  • Via del Corso’ya geçip, cadde boyunca ilerledikten sonra ara sokaklara girerek Fontana di Trevi‘ye(Aşk Çeşmesi) ulaştık. Hava oldukça yağmurlu olduğundan, pek zaman geçiremedik burada.
  • Line A metrosunun, Barberini durağına ulaşıp, metro ile otele döndük.

Günün instagram paylaşımı için aşağıdaki linklere tıklayın.

https://www.instagram.com/p/BbTlmQUlBo7/?taken-by=mutludusler

https://www.instagram.com/p/BbSRBmbFAYt/?taken-by=mutludusler
3. Gün

Roma’daki 3.günümüzde o kadar yorgunduk ki gün boyu her yere metro ile gidelim istedik. Kaldığımız evin metroya yakınlığı acayip mutlu etmişti bizi(Line A metrosu, Ottaviano durağı). Ama metroyu kullanamadık maalesef. Çünkü o gün grev günüymüş 🙂 Metro girişleri kapatılmıştı. Metroyu kullanamayınca başladık yürümeye. Yol üstünde bir çok güzel yapıyla karşılaştık. Sokakları daha çok içimize çekmiş olduk.

İlerlediğimiz yoldan hiç sapmadan gittik. Ponte Cavour‘u(Cavour köprüsü) geçip, ilerledikten sonra Via Condotti(Condotti caddesi)’ye bağlanıp, İspanyol merdivenlerine ulaştık.

Gün içinde sırasıyla nerelere uğradık.

  • Piazza di Spagna(İspanyol Merdivenleri): Merdivenlerde oturup dinlendik. Etrafı seyrettik
  • PastiFicio: Piazza di Spagna yakınlarındaki lezzet duraklarından biri olan PastiFicio‘da nefis makarnaların tadına baktık.
  • Pompi Tiramisu: PastiFicio’nun az ilerisinde yer alan Pompi Tiramisu‘dan tiramisu aldık.
  • Pantheon: Via del corso’dan ilerleyerek  Pantheon’ sapağından giriş yapıp, gündüz gözüyle Pantheon’u bir kez daha gezdik.
  • Colosseo(Kolezyum): Pantheon’dan ara sokaklara girip, Via imperiali(İmperiali caddesi)’ye ulaştık. Caddeden ilerleyerek Kolezyuma geldik. Burada arkadaşlarımızla buluştuk.
  • Pizzeria Baffetto : Karnımız acıkınca istikamet Pizzeria Baffetto oldu. Ancak buranın kapalı olduğu bir saate denk geldiğimizden, bir önceki gün pizza yediğimiz yere Campo de Fiori’ye yöneldik. Il Forno‘da akşam pizzalarımızı yedik.
  • Piazza Navona(Navona Meydnaı):
  • Pantheon yakınlarındaki La Casa Del Caffè Tazza D’oro” da Cappuccino ile günü tamamladık.
  • Metronun çalışmadığı gün olduğu için mecbur tekrar yürüyerek otele geri döndük.

Günün instagram paylaşımı:

http://www.instagram.com/p/BbVB-M8l-Wj/?taken-by=mutludusler

 

4. Gün

Günün kahvaltısını, italyanlar gibi yapalım dedik. Otelimize yakın mesafede olan Castroniye(Vatikan yakınlarında bir şarküteri dükkanı) uğradık. Kruvasan-Cappuccino ikilisiyle kahvaltı yaptık.

Şanslı günümüzdeydik, nihayet metrolar çalışıyordu. 🙂 Metroya atlayıp, Termini istasyonuna geldik, aktarma yaparak B metrosuna geçiş yaptık. Kısa sürede Kolezyum’a ulaştık.

Gün içinde sırasıyla nerelere uğradık.

  • Colosseo (Kolezyum): Bir önceki gün geldiğimizde, pek gezememiştik. O yüzden 2. kez gelmek iyi oldu. Kolezyum içini gezmedik. Sadece dış tarafında zaman geçirdik.
  • Piazza Venezia: Kolezyumdan ayrıldıktan sonra, Vittorio Emmanuele Monument(Vittorio Emmanuele abidesi) ‘in önüne geldik. Anıtın terasına çıksak mı çıkmasak mı derken, meyve -sebze pazarını görmek daha cazip göründü.
  • Campo de fiori : Corso Vittorio Emanuele II(Vittorio Emanuele II caddesi) boyunca ilerleyip, ara sokaklara girdik.  Campo de Fiori’ye ulaştık. Meyve-sebze pazarını gezip, çeşitli makarnalar satın aldık.
  • Travestere: Argentina tramvay durağına ulaşıp, tramvay ile Trastevere’ye geçtik. Sokaklarda gezindikten sonra bir kafede oturup kahve içtik. Acıkınca, yerel insanların geldiği, pek turistik olmayan pizza fırını “pizzeria ai marmi‘ye yöneldik. Yine kapalı saate denk geldiğimizden, burayı deneyimleyemedik. Tekrar tramvaya binip, Trastevere’den ayrıldık.
  •  Campo de fiori: Tramvaydan daha erken inip, Campo de fiori’nin içinden yürüyerek geçtik. Meydanın akşam halini de görmüş olduk.
  • Trattoria : Trattoria Da Luigi adlı bir restoranda son akşam yemeğimizi yedik. Bu restoranda aradığınız herseyi bulabilirsiniz. Bahçeli güzel bir yerdi.
  • Piazza di Spagna’ya yürüyüş.
  • Pompi Tiramisu’dan son kez bir tiramisu daha satın alıp, Spagna durağından metro ile otele dönüş.

Günün instagram paylaşımı için aşağıdaki linke tıklayın.

https://www.instagram.com/p/BbX8TsmFJGf/?taken-by=mutludusler

5. Gün

Uçağımız öğlen saatlerinde  olduğundan  bugüne bir şey planlamamıştım. Dünkü klasik italyan kahvaltısı çok hoşumuza gidince bugün tekrar Castroni‘ye uğradık. Kahvaltının ardından Crescenzio caddesine geldik. Hava limanı otobüs saatlerini kontrol ettiğimizde,  1 saat sonrasında otobüs geleceğini öğrenince, metroya yürüyüp, Termini‘ye geçtik. Termini’den, Leonardo express ile hava limanına sorunsuz ulaştık.

Günün instagram paylaşımı:

http://www.instagram.com/p/BbZvbbGF1cd/?taken-by=mutludusler

 

Roma’dan günübirlik gidilebilecek kasabalar

Orvieto: Güzel bir ortaçağ kasabası. Roma’dan tren ile 1 saatte ulaşmak mümkün. Buraya 1 gün ayırmak yeterli olur

Civita di Bagnoregio : Burası ölen şehir olarak tanımlanıyor. Çok enterasan bir konumu var. Kışın 20 kişi filan yaşıyormuş, Yazın turistlerle bu sayı biraz daha artıyor. Hakkında pek türkçe kaynak yok. Sadece Ayhan Sicimoğlu’nun yaptığı  bir video var. İzlemek için tıklayın

Yabancı bloglardan mutlaka okuyun. Buraya Orvieto’dan kalkan  otobüslerle ulaşılıyormuş. Otobüs seferleri çok değil. O yüzden iyi bir planlama gerektiriyor. Detaylı bilgi için tıklayın. https://wikitravel.org/en/Civita_di_Bagnoregio 

Nemi: Burası çilekli köy olarak biliniyor. Muhteşem bir yer. Çilek severler mutlaka baksın.

Floransa: Roma’dan, sabah ilk tren ile giderseniz,  şehri gezmek için hatrı sayılır bir zamanınız olacaktır. Akşam son tren ile Roma’ya geri dönersiniz. Oldukça yorucu aynı zamanda.

Pompei:  Vezüv yanardağının faaliyete geçmesi sonucu, birden bire yok olan şehir -Pompei-  gezmek isterseniz 1 gününüzü buraya ayırmalısınız. Hüzünlü bir gezi olacaktır. Hem Napoli’ye kadar gitmişken, pizzanın doğduğu topraklarda, dünyanın en iyi pizzalarını tadarsınız.. Burayaavrupanın düşük maliyetli otobüs firması Flixbus ile ulaşırsanız, yolculuğunuzu ekonomik hale getirmiş olursunuz. linki burada.

 

Sosyal medya hesaplarım:

instagram.com/mutludusler/

facebook.com/MutluDusler/

Bunu Sosyal medyada paylaşın...

Author

Write A Comment