Category

ANNE-BEBEK

Category

Yenidoğan İhtiyaç Listesi | Bebek İhtiyaç Listesi Hazırlamak

Bebeğim için alışveriş yapmadan önce  yenidoğan ihtiyaç listesi hazırlayarak, gerçekten ihtiyaç duyabileceğim ürünleri belirlemiş oldum. İlk annelik deneyiminde insan gerçekten neyi alacağına karar vermekte zorlanıyor.

Bebek alışveriş listesini bana bir arkadaşım vermişti. Ben üzerinde bir kaç küçük değişiklik yaptım. Bebek ihtiyaç listesindeki her şeyi kategorilere göre ayırarak bebek ihtiyaç listesi excel formatını hazırladım.

Bu listedeki ürünlerin çoğunu satın almadım. Kendimce gerekli gördüğüm ürünleri aldım sadece.

yenidoğan bebek ihtiyaçlari
yenidoğan bebek ihtiyaçlari

Doğum sonrasında ise ihtiyaç dahilinde yeni ürünler aldım. Başlangıçta, çok fazla alışveriş yapmak gerekmiyor. Çünkü doğum sonrasında hediyeler de geliyor. İhtiyaçların bazıları kapanmış oluyor. Bazı ürünlere ise hiç ihtiyaç duyulmuyor.

Yenidoğan Alışveriş Listesi Nasıl Hazırlanır?

Bebeği için alışveriş yapacak olan anne adayları için işte bebek alışveriş listesi . 🙂

İhtiyaç Türü İhtiyaç Açıklama
Bebek Bakımı Pişik önleme kremi  Saf zeytinyağı veya bebek yağı da kullanılabilir.(Sebamed,Nerolin krem)
Bebek Bakımı Pişik kremi Pişik olursa kullanılacak.
Bebek Bakımı Bebek bezi Prima
Bebek Bakımı Unibaby yenidoğan ıslak mendil
Bebek Bakımı Pamuk
Bebek Bakımı Portatif Alt değiştirme minderi Bebek bakım çantasına da katlanıp girebilmeli.
Bebek Bakımı Tek kullanımlık alt açma örtüsü Kirlenmediği sürece kullanmaya devam edilebilir.Marka:Baby Me,Can bebe
Bebek Bakımı Bebek detarjanı Hacışakir Granül
Bebek Bakımı Bakım çantası  Sırt asklılı olanlar daha kullanışlı
Bebek Bakımı Burun temizleme aparatı
Bebek Bakımı Bakım sepeti  bebeğin bezi, ıslak mendilini koyacağınız bir sepet
Bebek Bakımı Emzik kabı
Bebek Bakımı Emzik  Avent yenidoğan tercih edilebilir.
Bebek Bakımı Ağız silme bezi İlk aylarda çok kullanılıyor.
Bebek Bakımı Omuz bezi
Bebek Bakımı Ateş Ölçer Kulaktan ölçen öneriliyor.Braun,Arzum
Bebek Bakımı Tırnak makası
Bebek Bakımı Konak Tarağı,Fırça
Bebek Bakımı bebek dinleme aygıtı (telsiz)
Bebek Uyku yatak koruyucu(Alez)
Bebek Uyku Uyku yastığı 0-12 ay arasında bebekler için yastık önerilmiyor
Bebek Uyku Uyku Tulumu Eviniz sıcaksa,gerek olmayabilir.
Bebek Uyku Battaniye(penye,pazen) 5-6 adet
Bebek Uyku Lastikli çarşaf
Bebek Uyku Nevresim takımı Yatak koruyuculu olmalı,Yedekli olmalı.
Bebek Giysi Kalın dış tulum
Bebek Giysi İç çamaşırı
Bebek Giysi Tulum(Yenidoğan) 2 adet
Bebek Giysi Tulum  4-5
Bebek Giysi bere
Bebek Giysi Çorap ,patik 4-5 adet
Bebek Giysi hastane çıkış seti
Bebek Giysi Uzun kollu ,kısa kollu body 10-12 adet
Bebek Giysi hırka,yelek
Beslenme Biberon Biberon başlıklarını zaman içinde değiştirmelisiniz.Bebeğin ayına uygun olmalı.Avent ,  Dr.Brown
Beslenme Biberon ısıtıcısı  Gerek olmayabilir.
Beslenme Biberon Fırçası  Avent biberon fırçası çok kullanışlı.
Beslenme Sterilizör Çok gerekli bir ürün değil.Bunun yerine ,beyaz sabun ya da organik temizleyiciler kullanılabilir.
Beslenme Süt Saklama Poşeti Emzirmeye başladığınızdan itibaren  sütünüzü sağarak dolapta biriktirebilrsiniz.Bu şekilde hem sütünüzü artırırsınız,hem de gelecekte kullanmak için hazır sütünüz olmuş olur.
Beslenme Süt pompası  Medela tercih edilebilir.
Beslenme Mama saklama Kabı Avent VIA saklama kaplarını tercih edebilrsiniz.
Beslenme Bebek önlüğü Katı gıdalara geçince çokça lazım.temizliği kolay olanları alın.
Banyo Küvet
Banyo küvet ağı / süngeri
Banyo Banyo havlusu 2 adet başlıklı bebek havlusu
Banyo bebek saç fırçası
Banyo banyo termometresi Gerekli bir ürün olmayabilir.Eskilerin yaptığı gibi,dirseğinizle de suyun sıcaklığını ölçebilirsiniz.
Banyo Banyo süngeri yada lif
Banyo Banyo sabunu,şampuan  Sebamed
Banyo Su kovası ve maşrapa
Banyo Nemlendirici yağ  Sebamed bebek yağı
Banyo bebek kulak çubuğu  Kulağın dış kısmını temizlemek için kullanılıyor.
Büyük Parçalar Buhar makinesi
Büyük Parçalar Bebek arabası
Büyük Parçalar Bebek odası halı
Büyük Parçalar Ana kucağı Pusetin az yer kaplaması ve hafif olması önemli.(bizim kullandğımız ürün)
Büyük Parçalar Puset
Büyük Parçalar Park yatak
Büyük Parçalar Dönence
Büyük Parçalar Araba için güneşlik
Büyük Parçalar Park oyun alanı
Diğer Sağlık dosyası
Diğer Pencere ve kapı kiliti
Diğer Keskin köşeler için koruyucular
Diğer Dolap kapakları kiliti
Diğer Elektrik prizleri kapatıcısı
Diğer Perde
Diğer Bebek şekeri Eminönü’nden alınabilir.
Diğer Bebek şekeri sepeti
Diğer Bebek magnetleri,kapı ve oda süsleri Havuzlu Han da var. Can süs,Yavuz süs
Diğer Loğusa şerbeti

 

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar…

Hastane Çantasında Neler Olmalı

 Hamilelikte Çatlak Önleyici Kremler,Tavsiyeler

 

 

BEBEK BAKIM ÇANTALARI NASIL OLMALI?

Bebek bakım çantaları genelde omuzdan askılı olur. Bense özellikle sırt çantası şeklinde olanlardan almak istemişimdir.

rp_bebek-bakim-cantasi-300x292.jpg

Ancak hamilelik döneminde istediğim tarzda bir çanta bulamayınca, alışverişi doğum sonrasına bırakmıştım. Sonra bir gün bir spor mağazasına girdiğimde bu çantayı gördüm ve çok çok beğenerek satın aldım.

NEDEN ÇOK SEVDİM? NİÇİN TAVSİYE EDİYORUM?

  1. Efenim öncelikle çantanın içinin turkuaz renkli olması beni benden aldı. Çok severim. Gerçi bu bazı anneler için gereksiz bir ayrıntı olabilir. Ama benim için renkler çok önemli.
  2.  Çok cepli olması. Öyle ki; benim için her eşyanın ayrı bir cebi vardır bu çantada. Böylelikle aradığımı kolaylıkla bulurum.
  •  Alttaki fermuarlı bölüm bez cebidir mesela. Bez, tek kullanımlık alt değiştirme örtüsü, krem, sabun gibi malzemeler buradadır.
  •  Yanlardaki açık cepleri ise suluk, su şişesi ya da yiyecek kabını koymak için kullanıyorum.
  • Öndeki iki adet yukardan aşağıya doğru açılan ceplerden birini emzik kutusu gibi, diğerini ise kalem, aşı kartı, ateş ölçer gibi malzemelere ayırdım.
  •  Çantanın iki önemli büyük ceplerinden birini bebeğimin kıyafetleri için diğerini ise yiyecek, oyuncak, ıvır zıvır ile dolduruyorum.
  •  Sırta yakın bölümdeki minik cep ise telefonum ve bozuk paralar için.

 

Sırt çantası kullanımı kolaydır.
İki eliniz boşta olduğundan dışarıda çocuğunuzla daha rahat vakit geçirebiliyorsunuz.

 

ÇOCUKLA ARABA YOLCULUĞUNU KOLAYLAŞTIRMANIN 10 YOLU

Seyahat etmeyi seviyoruz. Sık sık uzun yolculuk yaptığımızdan çocukla yolculuk için kendime göre geliştirdiğim bazı kolaylıklarım var benim. 🙂

Umarım sizler  için de yararlı olur.

  1. Yandex’in haritalar uygulamasını telefonunuzdan eksik etmeyin.Çocukla yolculuğu en kısa mesafeden ya da trafiğe takılmadan sürdürebilmek için uygulamayı daha etkin kullanın.
  2. Mümkünse,yolculuğunuzu gece yapın.Bu esnada çocuğunuz uyuyacağı için rahat bir yolculuk yapmış olursunuz.Çocuğunuz bir süre uyumasa bile,daha sonra uykuya geçişi çok kolay oluyor.
  3. Sevdiği çizgi filmlerden oluşan videoları tabletinize yükleyin.(bizim favorimiz her zamanki gibi Niloya 😀 )Çocuğunuz çok sıkıldığında,mola veremediğiniz zamanlarda tableti,tablet tutucuya yerleştirerek, video izletin.
  4. Arabada mutlaka,güneşlik olsun.Ya da ince penye bir battaniye bulunudurun yanınızda.Gerekli olduğu durumda,bebeğinizin bulunduğu taraftaki cama,bu penye battaniyenin çok küçük bir kısmını dışarıda bırakacak şekilde asabilirsiniz.Penye battaniye güneşlikten daha çok gölge sağlıyor.
  5. Yanınıza bebek bakım çantası olarak bir sırt çantası alın.İçinde mutlaka 3 adet bez,bez değiştirme örtüsü,2 şer yedek kıyafet,ince bir hırka olsun.
  6. Su.
  7. Atıştırmalık çubuk kraker.
  8. Meyve(özellikle Muz ).
  9. Eğlendirici sesli oyuncak.
  10. Yolculukta daha sık mola vermeniz gerekeceğini unutmayın.Mola verdiğiniz durumlarda,çocuğunuzu olabildiğince serbest bırakın..

 

 Bunlarda ilginizi çekebilir

çocuklarda güneş koruyucular

çocuklarda tuvalet eğitimi

çocuklar için şekersiz kuru meyveli kurabiye tarifi

çocuklar için şekersiz  kek

 

ÇOCUKLARDA GÜNEŞ KORUYUCULAR

Sıcak yaz günlerinde herkesin hayali tatile çıkabilmektir.Soluğu deniz kenarında alabilenler çok şanslı.Denize giderken annelerin ihtiyaç duyduğu ürünlerin başında ise bebek mayosu ve güneş kremi gelir.

Son zamanlarda güneş ışınlarının zararlı etkileri ve güneş kremlerinin kimyasal içeriği daha çok konuşulur oldu.Peki bebeklerimizi gerçekten de  güneşin zararlı etkilerinden koruyabilmek mümkün müdür?Yapılması gerekenler nelerdir?

Ben kendimce yaptıklarımı aşağıdaki şekilde listeledim.Sizler neler yapıyorsunuz?Sizlerin de önerileriyle listeyi biraz daha genişletelim..

  • Bebeğimin yüzünü ve ensesini kapatan şapkaları tercih ediyorum.
  • Uzmanlar ,güneşin zararlı etkilerinin azaldığı saatlerde –mesela akşam 17’den sonra- denize gidilmesini tavsiye ediyor.Ben de bu tavsiyeye uyuyorum.Böyle olunca,krem sürmeye pek gerek kalmıyor.
  • Ama yine de bazen güneşin etkin olduğu saatlerde denize  gitmek gerekebilir.Yada çocuklar büyüdükçe onları denizden uzak tutmak güçleşebilir.Böyle durumlarda da güneş koruyuculu bebek mayoları imdadımıza yetişiyor.

Mothercare mağazalarından aldığım bu supermen konseptli bebek mayosuna bayıldık. 🙂

Migros,Kipa gibi büyük marketlerde ya da diğer bebek mağazalarında da bu tarz mayolara rastlayabilirsiniz.İndirim zamanını bekleyip,öyle alışveriş yapın.

Online alışverişi seviyorsanız, bebeshop.com adresinden de bu mayolardan temin edebilirsiniz.

  • Ancak yine de bazı durumlarda bebeklerimize güneş kremi sürmemiz gerekebilir.Ya da her ne kadar güneş koruyuculu mayo kullanıyor olsak da,kollarına,bacaklarına krem sürmemiz gereken zamanlar olabilir.O yüzden yanımızda mutlaka doğal içerikli,bebekler için uygun olan bir güneş kremi bulundurmakta fayda vardır..

Ben internette konuyla ilgili çok fazla araştırma yaptım.Hamilton markalı bu krem bebekler için uygun özelliklere sahip.Doğal içeriğinden dolayı benim tercihim oldu. Eczanemizde.com adresinden indirimli olarak aldım.

 

Bir de Trukid markası var.Onu Türkiye’de bulabilmek pek mümkün olamayabiliyor.İnstagram üzeriinden satış yapan bazı sayfalarda trukid güneş kremlerine rastlamak mümkün.İlgilenenlere duyurulur.

Bu iki ürünü çok beğendim…

Ben elimdeki kremi bitirdiğimde trukid markasını da denemek istiyorum.

 

 

 

 

ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ İÇİN 10 ALTIN TÜYO

Oğlum 22 aylık olmak üzere.Bu aralar en çok araştırdığım ve okuduğum konu tuvalet eğitimi.

Tuvalet eğitimi ne zaman verilir? bunun için çocuğun konuşuyor olması gerekir mi? Ve daha birçok soru var kafamda.

Tüm bu araştırmalarım sonucu güzel bir kaynağa rastladım.Bu makaleyi okumak bana çok iyi geldi.İsterim ki birçok anne de bu makaleyi okuyabilsin.

 

Bir çok aile için tuvalet eğitimi çocuğun gelişiminde bir kilometre taşıdır, bir başka deyişle bebek bezi değiştirme vaktinin bittiğini gösteren dönemdir. Ancak çok az anne ve baba tuvalet eğitiminin uzun zaman gerektirdiğini bilir.

Tabi ki, bazı çocuklar bu eğitimi bir kaç günde tam olarak öğrenebilir, ama bazıları için bu süreç aylarca sürebilir. Genelde, bu eğitime ne kadar erken yaşta başlarsanız o kadar uzun sürer.

Sizin ve çocuğunuzun başarısı için bu eğitimin unsurlarını anlamanız ve bu sürece rahat bir yaklaşımla yaklaşmanız gerekir. Temel adımlar şunlardır:

1.Kendinizin ve çocuğunuzun hazır olup olmadığını belirleyin

Çocuğunuz 1 yaşı civarında rektumunun ya da mesanesinin dolu olup olmadığını anlayabilecek kapasitededir. Bazı çocuklar tuvalet eğitimine 18 aylık gibi erken sayılabilecek bir yaşta başlayabilir, bazı çocuklar ise 3 yaşına kadar bu eğitimin yanından bile geçmek istemezler. Çoğu aile tuvalet eğitimine çocukları iki buçuk yaşı civarında başlarlar.

Tuvalet eğitimi için bu kadar geniş bir yaş aralığı olması sebebiyle, yeni yürümeye başlayan çocuğunuzun eğitime başlamaya hazır olup olmadığını gösteren işaretlere dikkat etmelisiniz: Kolay talimatlara uyum gösteriyor mu? Yürüyebiliyor ve oturabiliyor mu? Pantolonunu çıkartıp giyebiliyor mu? Kesinlikle baskı uygulamaya çalışmayın, bu baskı eğer hazır değilse ters tepebilir.

Ve kesinlikle daha önce çocuğunuz olduysa yeni bebeğinizden aynı zamanda aynı şeyi yapabileceğini beklemeyin. Erkekler kızlara oranla biraz daha yavaşlardır, ama ikinci çocuk birinci çocuktan çok daha hızlı öğrenebilir.

Aynı zamanda yürümeye yeni başlayan çocuğunuzun başka zorlu görevleri olup olmadığını düşünün. Eğer kafasında karışıklık veya hayatında yeni bir okul, yeni bir bakıcı, ya da kardeş gibi değişimler varsa tuvalet eğitimi süreci engellere takılabilir ve olaylar normal seyrine dönene kadar eğitime hiç bir reaksiyon göstermeyebilir.

Eğer kendinizin- ya da bakıcının- tuvalet eğitimi için ayırabilecek fazla zamanı, sabrı ya da gösterebilecek güler yüzlülüğü yoksa, tuvalet eğitimine başlamanın hiç bir mantığı yoktur. Tuvalet eğitimi için aylarınızı verebileceğinizi ve gün ve gün teşvik etmeniz gerektiğini unutmayın.

Eğer evinizde yeni değişikliklere gidiyorsanız, yeni ve zorlu bir iş aldıysanız, ya da yeni hamileliğiniz sebebiyle sabah huzursuzluğu yaşıyorsanız, yeni yürümeye başlayan çocuğunuzun eğitimine başlamanız için iyi bir zamanda değilsiniz demektir. Bir kaç hafta- ya da ay- diğer baskıların azalmasını beklemelisiniz.

2. Doğru ekipmanı alın

İlk ve en önemlisi, çocuk boyuna uygun bir lazımlık ya da normal tuvaletinize tutturabileceğiniz özel bir tutturaç alın. Bu şekilde bazı çocukların yetişkin tuvaletine karşı yaşadığı korkuyu azaltabilirsiniz- bazı çocuklar tuvaletin içine düşmekten korkarlar, bazılarıda sifonun yüksek sesinden hoşlanmazlar.

Alışverişe çıkmadan önce çocuğunuz için gerekli olucak ekipmanı araştırın, daha sonra çocuğunuza lazımlık alırken onun da fikrini alın. Seçilen lazımlığı evinize aldığınızda, çocuğunuzun ismini lazımlığın üzerine yazın ve çocuğun onunla oynaması için onu teşvik edin.

Eğer oğlunuza bir lazımlık alıyorsanız, çiş koruması olmayan ya da sökülebilen olanlardan alın. Daha fazla çiş temizlemek zorunda kalabilirsiniz fakat çiş korumaları oğlunuzun pe.nisini lazımlığa oturduğunda çizebilir ve sonuç olarak oğlunuz eğitimden korkmaya başlayabilir.

Eğer tutturaç alıyorsanız, konforlu ve güvenli olmasına dikkat edin, ve tutturaçla birlikte bir tabure alın. Tabure çocuğunuz tuvalete tırmanmasını ve inmesini kolaylaştırır, aynı zamanda otururken ayaklarını tabureye dayayabilir, bağırsak hareketlerini ve ıkınmasını kolaylaştırır.

3. Bir rutin oluşturun

Günde bir kere çocuğunuzu kıyafetleriyle birlikte lazımlığın üzerine oturtun – kahvaltıdan sonra, banyodan önce, ya da bağırsaklarında herhangi bir şey hissettiği herhangi bir zamanda. Bu çocuğunuzun tuvalete alışmasını ve rutininin bir parçası olmasını sağlayacaktır. Eğer kolayca ulaşılabilecek bir tuvaletiniz yoksa, portatif lazımlığı dışarıya, oyun odasına ya da her nereye isterse oraya götürün.

Bu rutine alıştığında poposu açık şekilde lazımlığa oturmasını sağlayın. Nasıl hissettiğine alışmasını sağlayın. Bu noktada, Anne ve Babasının (ve eğer ondan büyük kardeşi varsa onun) bunu her gün yaptığını- tuvaleti kullanmadan önce altlarını çıkardıklarını ve bunu ancak büyük insanların yaptığını söyleyip onu teşvik edin.

Eğer lazımlığa kıyafetli veya kıyafetsiz oturmak çocuğunuzu rahatsız ediyorsa çok zorlamayın. Özellikle korkuyorsa, asla baskı ya da fiziksel zorlama göstermeyin. Tekrar denemeden önce lazımlığı bir kaç haftalığına başka bir yere kaldırmak daha iyi bir çözüm olacaktır. Daha sonra eğer oturmaya gönüllüyse, devam etmeye hazır olduğunu gösteriyordur.

4. Çocuğunuza nasıl olduğunu gösterin

Çocuklar taklit ederek öğrenirler, ve eğer sizin tuvaleti nasıl kullandığınızı görürlerse tuvaletin amacının ne olduğunu da anlarlar. Eğer oğlunuz varsa, ufak yaşlarında oturarak tuvaletini yapmayı öğretin. Daha sonra tamamen alıştığında, babasının, daha büyük erkek kardeşinin ya da arkadaşının ayakta tuvaletini yaptığını gördüğü zaman birazcık teşvikle çok kolay öğrenebilir.

Çocuğunuza nasıl yapıldığını gösterdiğinizde, tuvalete ne zaman gidilmesi gerektiğini onu açıklayın, daha sonra tuvaletinizi yaparken neler olduğunu açıklayın ve ‘’yaptığınızı’’ ona gösterin. Daha sonra tuvalet kağıdıyla nasıl temizlediğinizi gösterin, iç çamaşırınızı giyin, sifonu çekin ve ellerinizi yıkayın.

Bu şekilde çocuğunuza belli bir süre yardım ettiğiniz, büyük tuvaletinizi yapıp tuvalet kağıdını kullanmayı gösterdiğiniz halde, sizi bunu yaparken görmesi ve onunla bu konu hakkında konuşmanız bütün bu süreçte ona daha da yardımcı olacaktır. (Eğer çocuğunuz kızsa, tuvalet kağıdı kullanımı sırasında, özellikle büyük tuvaletini yaptıktan sonra önden arkaya doğru gitmesi gerektiğini öğretin, bu şekilde idrar yolları enfeksiyonu riskini minimize edersiniz.)

Eğer çocuğunuzdan daha büyük tuvalet eğitimi almış kardeşi ya da arkadaşı varsa, onların da çocuğunuza bu süreci gösterebileceğini unutmayın. Öğrenmeye çalıştığı şeyin ona yakın yaşlarında kişiler tarafından yapılması onun için daha yardımcı olacaktır.

5.Süreci açıklayın

Çocuğunuza kaka ve tuvalet kullanımı ilişkisini açıklayın. Bezine kakasını yaptığında, çocuğunuzu lazımlığa götürün, lazımlığa oturtun, bezi lazımlığın içine boşaltın. Eğer istiyorsa sifonu çekmesini söyleyin (fakat eğer korkuyorsa zorlamayın) dışkısının kayboluşunu görmesini sağlayın.

Aynı zamanda bir kaç tuvalet eğitimi kitabı ya da videosu da alabilirsiniz, bunlar da çocuğunuzun öğrenmesine yardımcı olabilir. Taro Gomi’nin Everyone Poops (Herkes kaka yapar) kitabı yılların favorisidir, Where’s the Poop? (Kaka nerede?) ve Once Upon A Potty (Bir zamanlar lazımlık)(ufak bir oyuncak bebek ve oyuncak lazımlıkla beraber gelir) kitaplarıda kullanıma uygundur.

Tuvalette böyle bir kitap bulundurmak, ya da lazımlık kullanımını açıklayan poster ya da çevirmeli kitaplar tuvalette çocuğunuzun ne yapması gerektiğini ona açıklar ve yardımcı olur.

6. Alıştırın

Tuvalet ihtiyacı olduğu zaman çocuğunuz lazımlığa gitmesi gerektiğine onu teşvik edin. Lazımlığa gitmek için ya da bezini çıkarmak için yardıma ihtiyacı varsa, ona gerektiğinde yardım için sizi çağırabileceğini söyleyin.

Eğer yapabilirseniz, lazımlık civarında poposu çıplakken koşuşturmasına izin verin. Bezi olmadan ne kadar çok zaman geçirirse, o kadar kolay öğrenir, tabi ki bir kaç tane çiş damlası temizlemek zorunda kalabilirsiniz. İstediği zaman lazımlığı kullanabileceğini, lazımlığın onun için orada olduğunu ona söyleyin.

Bazen çocuklar lazımlıkta rahatlayana ve bir şeyler çıkana kadar oturmayabilirler. En azından bir dakika daha fazla oturmasını ondan isteyin. Eğer orada onunla oturup, konuşup, kitap okuyup durursanız, sıkılmaz ve lazımlığında oturmaya devam eder.

Çocuğunuz lazımlığı başarıyla kullandığında, onu övün. Tuvalet eğitimini geliştirirken bu çocuğunuz üzerinde pozitif bir etki bırakacaktır. Tabi ki kazalar yaşamaya devam edecektir, fakat doğruyu yaptığında onu överseniz, lazımlığın içerisine tuvaletini yaptığında bir başarı gösterdiğini düşünecektir.

Yine de tuvalete her gidişini büyük bir olay olarak ona göstermeyin bu durumda çocuğunuz heyecanlanabilir ve bütün bu ilginin altında içine kapanabilir.

7.Eğitim çamaşırı alın

Eğitimi sürdürürken, rutinin içine eğitim çamaşırı sokmayıda düşünebilirsiniz. Eğitim çamaşırları tek kullanımlık ya da kıyafet halindeki bezlerdir ve iç çamaşırları gibi yukarı ve aşağı çekilerek kullanılır, bezler gibi bağlanmalarına gerek yoktur. Çamaşırlar sayesinde çocuk, lazımlığı kullanırken kendi iç çamaşırını çıkarabilme yetisini kazanır, bu da çocuğunuz tuvalet eğitiminin bitmesi için önemli bir unsurdur.

Kıyafet halindeki eğitim çamaşırları tek kullanımlıklara göre daha pahalı olsalarda, çoğu aile daha iyi işlev gördüğünü düşünür çünkü çocuğunuz tuvaletini çamaşırının içine yaptığında, yaptığını hissedebilir. Hangi opsiyonu seçerseniz seçin, çocuğunuza yavaş yavaş alıştırın – her seferinde bir kaç saatliğine- ve gece için bez kullanmaya devam edin.

Tuvalet ihtiyacı hissetiğinde çocuğunuz lazımlığı aramaya başlıyorsa, artık ‘’büyük çocuk’’ iç çamaşırlarına geçmenin vakti gelmiştir. Bir çok anne baba çocuklarına en sevdikleri karakterin iç çamaşırlarını alırlar, böylelikle çocuk iç çamaşırını ıslatmamaya özen gösterir.

8.Aksaklıkları hoş karşılayın

Tuvalet eğitimi çocuk ve aile için zor olabilir. Gelip geçici aksaklıkları normal karşılayın ve unutmayın ki bütün günü kuru bir şekilde geçirmeden önce çocuğunuz bir kaç kazaya kurban gidecektir.

Bir kaza olması öğretemediğiniz anlamına gelmemektedir. Kaza olduğunda, çocuğunuza sinirlenip ona ceza vermeyin. Sonuçta, mesanesini ve rektumunu kontrol edebilmesini sağlayan kaslar daha yeni gelişti ve lazımlığın kullanımının neden önemli olduğunu yeni yeni öğrenmeye başladı. Bu süreçte ustalaşması zaman alacaktır.

Ne yapabilirsiniz? Çocuğunuzun kazalarla karşılaşmaması için kolayca çıkarabileceği kıyafetleri giydirmeye özen gösterin. Bir kazayla karşılaştığında, pozitif olun ve sakince temizleyin. Tatlı bir şekilde bir daha ki sefere lazımlığı kullanması gerektiğini açıklayın.

9.Gece eğitimlerini gösterin

Bez stoğunuzu daha ortadan kaldırmayın. Çocuğunuz sürekli olarak her gün temiz ve kuru kalsada, bir kaç ay ya da yıl, gece kuru kalması zor olabilir. Bu yaşta, vücudu gece tuvalete kalkabilmek için yeterince olgun değildir. Aslında, okula başlayana kadar yatağını ıslatması tamamen normaldir.

Gece eğitimlerine başlamaya hazır olduğunuzda, çocuğunuz yatağa giderken bez giymelidir, fakat ona çişi veya kakası geldiğinde lazımlığını kullanmasını öğütleyin. Eğer gece tuvaleti gelip kalktıysa, sizi yardıma çağırabileceğini söyleyin. Aynı zamanda lazımlığı yatağının yanına koyup orada kullanmasını da sağlayabilirsiniz.

Eğer geceleri kuru kalmayı başarabiliyorsa, o zaman gece eğitimlerine başlamanın zamanı gelmiştir. Yatağı korumak için bezin altına plastik bir örtü koyun. Çocuğunuzu iç çamaşarıyla ( ya da hiç bir şey giydirmeden) yatağa koyun ve yardımınız olmadan tuvalete gitmesini öğütleyin. Nasıl gittiğine bir bakın. Uyandığında, güne başlamadan önce tuvalete gitme alışkanlığını ona kazandırın.

Fakat unutmayın ki bir çok çocuk okul yaşlarına başlayana kadar gece kuru kalamayabilirler. Bu konuda sizinde yapabileceğiniz pek bir şey yoktur, yatağa gitmeden az sıvı tüketmesi yardımcı olabilir, eğer olmazsa gece bezlerinden bir kaç ay kullanmaya devam edebilirsiniz.

10.Sevinçle zıplayın – hallettiniz!

İnansanız da inanmasanız da, çocuğunuz zihinsel ve fiziksel olarak bu beceriyi kazanmaya hazır olduğunda öğrenecektir. Ve eğer gerçekten hazır olana kadar beklerseniz, süreç çocuk ve aile içinde çok sıkıntılı olmayacaktır.

Bittiğinde, kullanmadığınız bezleri başka bir aileye kendisinin vermesini sağlayıp onu gururlarındırın ya da bezleri birlikte toplayın. Ve kendi başarınızı da unutmayın. Artık bez hakkında düşünmenize gerek kalmayacak – en azından bir daha ki bebeğe kadar.

( Kaynakça:Baby Center.Yazının orjinal linki burada)

 

 

ŞEKERSİZ KURU MEYVELİ KURABİYE

Ben uzun zamandır mutfağımda şekersiz tarifler deniyorum.Malzemeleri ekliyorum,çıkarıyorum,kendime yeni yeni uğraşlar ediniyorum 🙂

Oğlumu olabildiğince şekerden uzak tutmaya çalıştığımdan,bu durum haliyle tariflerime de yansıyor..Şeker yerine kuru meyvelerle tatlandırmak çok da akıllıca bana göre,çünkü kuru meyveler de bol miktarda şeker -doğal şeker-  içeriyor.

İşte bu denemeler sonucu nefis bir kurabiye keşfettim. Tabi ki ilk olarak ben denedim.Sonrasında oğluşum denedi..Bu kurabiyeyi sevdi..Tarifim  sadece çocuklar için değil,büyük küçük her kesimden insanın beğenebileceği bir tarif.Özellikle çay saatleri için çok uygun olur..Çünkü şeker içermediğinden mideye hiç bir rahatsızlık vermiyor..Çok da doyurucu aynı zamanda..En kısa zamanda deneyin.

Şekersiz Kurabiye için Malzemeler

  • 3 yemek kaşığı tereyağ,
  • 3 yemek kaşığı yoğurt,
  • 1 yumurta,
  • 1 çay kaşığı karbonat,
  • Tam buğday unu,
  • 1 çay bardağı yaban mersini ya da istediğiniz herhangi bir kuru meyve (bıçakla ince ince kıyılmış olacak)

Yapılışı

  1. Oda sıcaklığına gelmiş olan tereyağını, yoğurdu ve yumurtayı bir kaseye alın.
  2. Bir bardak kadar tam buğday unu ile karbonatı karıştırıp,kaseye ekleyin.
  3. Azar azar un ekleyerek,kurabiyeyi yoğurun.
  4. Hamur ele yapışmayacak kıvama geldiğinde,içine yaban mersini ekleyip,yoğurun.
  5. Hamurdan küçük parçalar koparıp,yuvarlayarak tepsiye dizin..
  6. Önceden ısıtılmış,180 derecelik fırında pişirin.

 

 

 Bunlarda ilginizi çekebilir

çocukla araba yolculuğunu kolaylaştırmak için tüyolar

çocuklarda güneş koruyucular

çocuklarda tuvalet eğitimi

çocuklar için şekersiz  kek

 

IP KAMERA İLE BEBEĞİNİZİ SÜREKLİ İZLEYİN – BEBEK İZLEME KAMERALARI

Biz anneler bebeğimizin her an gözümüzün önünde olmasını isteriz. Dışarı çıkmamız gerektiğinde, ya da çalışan bir anneysek iş hayatına geri döndüğümüzde bebeğimizi merak eder. Huzursuz oluruz. Acaba şuan ne yapıyor?Uyuyor mu?Yemeğini yemiş midir? gibi sorular beynimizde uçuşur

Hal böyle olunca, bebek izleme kamerası almanın vakti gelmiştir.

 Bebek izleme kameraları

Bebek izleme kamerasını ihtiyaçlarınız doğrultusunda almanızda fayda vardır.

Ben  bebeğim 6,5 aylık olduğunda, iş hayatıma geri döndüm. Gün içerisinde 12 saat boyunca bebeğimden ayrı kaldığımdan, onu çok özlüyordum. Hem özlemimi gidermek, hem de her an ne yaptığını bilebilmek için bebek izleme kameralarından almaya karar verdim..

Benim için önemli olan bulunduğum her yerden bebeğimi görebilmek, sesini duyabilmek ve gerekirse de yaşadıklarını kaydedebilmekti. O yüzden salona kuracağım tek bir kamera benim ihtiyacımı karşılıyordu.

Araştırmalarım ve arkadaş tavsiyeleri sonucu IP kamera almaya karar verdim.

 

Peki,IP kamera nedir?Hangi marka tercih edilebilir?

rp_bebek-izleme-ip-kamera-288x300.jpg

IP kameralar mekandan bağımsız olarak çalışabiliyor. Kurulumu kolay. Birçok ihtiyaca cevap verebiliyor. Ben resimdeki Pritech marka kamerayı tercih etmiştim. Uzun zamandır kullanmaktayım. Bir sorun yaşamadım.

Özellikleri:

  • Mobil cihazlardan izlenebilme: IOS, Adroid işletim sistemleriyle uyumlu. Mobil uygulamayı telefonunuza indirip,kullanmaya başlayabiliyorsunuz. Bu şekilde bulunduğunuz her yerden evinize erişim sağlamış oluyorsunuz. Benim en çok kullandığım yöntem bu.
  • Çift yönlü ses iletimi: Karşı tarafın sesini alabiliyorsunuz. Ayrıca, siz de karşı tarafa ses gönderebiliyorsunuz.(Ben karşı tarafa hiç ses gönderemedim. Bu yönü eksik çalışıyor olabilir. ya da benim kameraya özgü bir durum da olabilir..)
  • Dönebilen kamera: 270 derece sağa sola, 90 derece yukarı aşağıya döndürebiliyorsunuz. Mobil uygulama üzerinden de bu işlemi yapabiliyorsunuz. Bu özelliğini çok çok sevdim. Bu şekilde olunca, tüm odayı izleyebiliyorsunuz..
  • Gece görüş: Bu özelliğini hiç kullanmadım..
  • Mikro SD karta ses ve görüntü kaydı: Kamera içerisine hafıza kartı takıp, tüm gün kayıt yapabiliyorsunuz..

Benim aldığım ürünü incelemek isterseniz tık tık.

 

DOĞUM HİKAYEMİZ

 

16 ekim 2013 ,saat 15.00 civarı. Alışveriş merkezinde geziyoruz..Bebeğim o kadar hareketli ki,”bugün ne kadar da çok hareket etti” diyorum kendi kendime..İyidir hareketli olması diyerek,içimi rahatlatıyorum.

DOĞUM SANCILARI

Meğersem,bu hareketler,rahim kasılmaları doğumun habercisiymiş,ben farkında değilim tabi..O gün kurban bayramının ikinci günüydü..Doğuma çok az bir süre kaldığından memlekete gitmemiştik.İlk defa bir bayramı İstanbul’da geçiriyorduk.

40 haftayı doldurmama 3 gün kala son muayenemi olmuştum.Bu haftaya kadar hiç sancım olmamıştı..Doktorum 40 haftayı doldurduktan sonra sadece 2 gün daha bekleyebiliriz demişti..2 gün içinde de doğum sancısı başlamaması durumunda,sezeryana  karar verip  17 ekim tarihi için sezeryan randevusunu almıştık -Bebeğimiz aşılama yoluyla olduğundan fazla risk almak istemedik..Çünkü 40 hafta sonrasında anne ve bebeğin sağlığı tehlikeye girebiliyormuş-

Doğum zamanım bayram haftasına denk geleceğinden ,doktorum izne ayrılmıştı.Beni de başka bir doktora yönlendirmişti

Sancılarımın olduğu gün akşam yemeğini ben hazırladım..Çünkü kendimi oyalayacak bişeyler arıyordum.Hem bu sayede doğum sancılarımın artmasını da sağlayabilirdim…Tabi kimseye söylememiştim henüz sancım olduğunu.Gayet sakindim..yemek yedik.Ortalığı toparladım falan.Sancılarımın sıklaştığını hissediyordum artık..Doğumun gerçekleşebileceğine ikna olmuştum..Ertesi gün için sezeryan randevumuz olduğundan,sabaha kadar sancım artsın da normal doğuma gideyim istiyordum hep..Hastaneye gitme durumu netlik kazanınca , ben duş aldım sakin sakin..Üstümü giyindim.Daha sonra eşime dedim ki,”benim sancılarım arttı.Bu gece hastaneye gidebiliriz” .

Evdeki doğum-hamilelik kitabımda ,sancıların sıklığı 5 dakikada bir oluyorsa hastaneye gidin yazıyordu..Sancılarımı ölçtüm.Evet 5 dakikada bir oluyordu..Hep beraber hazırlandık çıktık yola..Saat gece 11 civarı sanırım..Ben tabi hala sakinliğimi koruyorum,bir yandan da mutluyum..Normal doğum olacak diye…

HASTANEYE DOĞRU

Eşim de gayet sakin,yavaş bir şekilde hastaneye doğru yol alıyoruz..Bir yandan da sancıların sıklığını ölçüyoruz.. 3 dakikada bir geliyor sancılar..Beni baya bir sarsıyor tabi.Sancı gidince,gayet rahatım.

Hastaneye varıyoruz..Eşim arabayı parkederken,ben kayıt işlemlerimi yapıyorum..Kayıt işlemleri bitince,doğumhaneye alıyorlar beni.Doktorum muayene ediyor..Açıklık 4 cm diyor.

“Suni sancı verecek misiniz “diyorum.Doktorum “hayır ,sancıların çok iyi” diyor..Ben mutlu tabi..Sonra “bebeğin başı yan duruyor,ama sancılarla normal pozisyonunu alır “diyor..Bebeğin kilosunun kaç olduğunu soruyor..Bense hatırlamıyorum.Son kontrollerimde bebeğin kilosunu hiç konuşmamıştık..Kilosu her zaman normal seyrindeydi,Ama kaçtı bilmiyorum.”3200 gr olabilir “ diyorum..Doktorum “ben 3800 ölçüyorum “diyor.Şaşırıyorum.Gerçekten o kadar olmuş mudur..Bilemiyoruz..

Daha sonra odamıza geçiyoruz..Ben biraz gezinmek istiyorum odada..Ancak hemşireler izin vermiyorlar..NST çekmeleri gerekiyormuş.Tamam diyorum,kendi kendime.NST den sonra gezerim diyorum..Yatağıma yatıyorum,NST çekimi başlıyor…Bu arada eşim hep yanımda.

Sonra bişey oluyor..İçimde bişey patlıyor gibi.Anlam veremiyorum önce.Sonra idrak ediyorum,suyumun geldiğini.Hemen hemşireye söylüyorum..Hemşire ”tamam.Çok güzel.Şimdi doğum daha hızlı gelişecek” diyor…

Sancılar gitgide artıyor tabii.Dayanmak güçleşiyor..NST işlemi bitince,ben  “kalkıcam artık.Biraz gezinmeliyim” diyorum..Hemşireler yine izin vermiyor..Doğumun hızlı geliştiğini ve suyumun geldiğini söylüyorlar..Neyse diyorum,Yatakta sancılarımı geçiştirmeye çalışıyorum.Eşim başucumda, onun elinden güç alıyorum..Doktorum muayene ediyor tekrar..Biraz daha bekleyeceğiz diyor..Çok kısa bir süre sonra tekrar geliyor.Tekrar muayene diyor ve doğumhaneye gidiyoruz diyor..

VEEE  NORMAL DOĞUM…

“Yaşasın,artık oğluma kavuşuyorum.Sancılarım bitiyor.Normal doğum oluyor” diyorum.Hastaneye gelmemizle,doğumhaneye girmemiz arasında geçen süre yaklaşık 1 saat kadar..Herşey yolunda gitti.Doğumhanede ebe ne yapmam gerektiğini söylüyor..Söylediklerinin hepsini biliyorum,kitaplardan defalarca okumuştum.Kendi kendime nefes egzersizleri yapmıştım.Ancak doğum anında ne yapacağınızı bilemiyorsunuz bir an..Sancılar o kadar şiddetli ki..”Ben anlamıyorum ,yapamam” diyorum ebeye.Ebe tekrar anlatıyor..Sonra onun dediği gibi yapmaya başlıyorum..Dua ediyorum bir yandan da..İşte şimdi “kafası göründü diyecekler ve bitecek” diyorum içimden..Doktorum sık aralıklarla ultrasondan bebeğimin durumunu izliyor.Bir süre sonra ,doktorum:”Bebeğin başı hala yan duruyor.Artık ıkınmayı bırakmalısın.Sadece sancıları geçiştirmeye çalış” diyor.Bu sayede bebğimin başının doğru pozisyonu almasını bekliyoruz.Ben sancılarımı geçiştirmeye çalışıyorum.Daha sonra  doktorum  emin olmak için hamileliğimin aşılama mı yoksa  tüp  bebekle mi olduğunu soruyor.. Ben aşılama ile hamileliğimin oluştuğunu söylüyorum..

SEZERYAN MI?

Biraz daha zaman geçiyor.Doktorum “bebeğin kafası hala yan duruyor ve  kafasında ödem oluşmaya başladı.Bu durumda da bebeğin ve senin sağlığını tehlikeye atamayız .Seni sezeryana almam gerekiyor” diyor.Nasıl diyorum kendi kendime..olamaz, normal doğum olmalı…Biraz daha bekleyelim desem diyorum.O zaman bebeğimin kafasındaki ödem çok mu büyür.sağlığı nasıl olur?Uzun süredir -yaklaşık 1 saat kadar-  de doğumhanede olduğumu hatırlatıyorum kendime.

BEN YAPAMADIM

Moralim bozuluyor.Üzülüyorum.Doktoruma “ben yapamadım değil mi?” diyorum.Doktorum hemen durumu toparlıyor..”Sen elinden geleni yaptın, ama bazen olaylar böyle gelişebiliyor” diyor.Hemen bir kağıt imzalatıyorlar bana.Aynı kağıdı eşim de imzalamış dışarda..Tekerlekli sandalye ile doğumhanden çıkıyoruz..Asansörlerin olduğu kısımda eşimi görüyorum..Diyorum ki “bebek dönmedi,bebek dönmedi.bebek dönmedi”..Devamlı bunu tekrarlıyormuşum..O da yanıma gelip,”Sen herşeyi yaptın.Ama böyle olacakmış.Önemli olan sizin sağlığınız” diyor.Sonra asansöre biniyoruz.Sancılar o kadar şiddetli ki..Doktoruma soruyorum “ben bu kadar sancıyla uyuyamam ki ” diyorum.Doktorum sakin bir şekilde uyuyacaksın diyor…Sonra ,bağırmaya başlıyorum ” Uyutun artık beni” diyorum..Ameliyathaneye giriyoruz..Biraz korkuyorum.Keşke eşimde yanımda olsaydı diyorum.Elimi tutsaydı diyorum..Anestesizi uzmanı geliyor.Ben genel anestezi olmak istediğimi iletiyorum..Anestezi uzmanı ise,geç saatte yemek yediğimi belirtip,epidural anestezi yapacağını söylüyor…Ben tekrar,yemek yediğim saati söylüyorum.genel anesteziye karar veriliyor..Tabi bu arada sancılardan dolayı,çırpınmaya devam ediyorum.3-4 kişi tutuyor beni,düşmeyeyim diye..İşte tam bu sırada ,anestezi uzmanı bayan demez mi,”biz de çocuk doğurduk,bu kadar çırpınmadık” ..Ben de ona “napim çocuk doğurduysan “ diyorum,kızıyorum..sonra,koluma iğne yaplıyor,iğdeki ilacın bitişini seyrediyorum.Gözlerim kapanıyor…

DOĞUM BİTTİ

Sonra gözlerimi açıyorum.Başucumda çok tatlı iki hemşire var.Beni uyandırmaya çalışıyorlar..Çok güzel bir oğlumun olduğunu söylüyorlar bana.. ” oğlum mu,benim mi” şaşırıyorum.Herşeyin bu kadar kısa sürede olup bittiğine ve sağlıklı olduğumuza inanamıyorum.Sezeryan olmak zorunda kaldığım için üzülüyorum.Ağlamaya başlıyorum..Hemşireler beni sakinleştirmeye çalışıyorlar.Üst kata,odama çıkartıyorlar beni.Aşkım koşarak geliyor yanıma.”Çok tatlı oğlumuz ,gözleri aynı sana benziyor “ diyor..Gülümsüyorum.Bana mı benziyor?Halbuki onun hiç bana benzeyebileceğini düşünmemiştim.Hep eşime benzesin istemiştim.Zaten,kontrollerimi yapan doktorum da bebeğimin babasına benzeyeceğini söylemişti.

Odaya girdim..bebeğimi kucağıma aldım.İşte tarifsiz mutluluk bu.Sağlıkla ,kavuşmak..

 HERŞEYİN BAŞI SAĞLIK

Tam 1 hafta boyunca sezeryan doğumu kabullenemedim.Neden böyle oldu?Acaba,biraz daha beklesek,normal doğum olurmuydu,yada ne bileyim işte..

1 haftanın sonunda ise,herşeyin bu şekilde daha hayırlı olduğunu kabul ettim..Bazen bişeyi  çok istersiniz.Tüm şartları zorlarsınız..Olacak gibi olur.Ama olmaz..Olmaması gerekiyordur belki de..Doğumdan sonra,bazı şeylerin olması için çok da zorlanmaması gerektiğini tecrübe etmiş oldum.Ne demişler “herşeyin başı sağlık”.Gerçekten de öyle….

 

 

 

DOĞUM FOTOĞRAFÇISI

Doğum Fotoğrafçılığı konusunu çokça soran oluyor…Ben de konuyla ilgili bildiklerimi ve bir kaç tane de kendi doğum fotoğraflarımızdan paylaşmak için bu postu hazırladım.Doğum hikayemizi okumak için tık tık

Doğum fotoğrafçılığı son zamanlarda çok çok popüler oldu..Ben de modaya uydum. 🙂 Hamileliğimin çok başlarındayken,doğum fotoğrafçısı arayışına girdim..Bilgi almak için birçok fotoğrafçıya mail gönderdim..Karar aşamasına geldiğimde ise,doğum fotoğrafçıma karar vermekte hiç de zorlanmadım..Göndermiş olduğum bilgi mailine sıcacık bir cevap dönen sevgili Mutlumasal Nilay benim doğum fotoğrafçım oldu…

Süreç hakkında kısaca bilgi vermem gerekirse;

Doğum öncesinde yapmanız gereken sadece, doğum bilgilerinizi fotoğrafçınıza iletmek oluyor..Herhangi bir ücret talebinde bulunulmuyor.

Eğer doğum şekliniz sezeryan olacaksa,fotoğraf çekiminizin  gerçekleşememe ihtimali yok gibi.Çünkü o gün sizin için rezerve edilmiş oluyor.Ancak benim gibi normal doğum istiyorsanız çekimin yapılamama ihtimalini de göze almak gerekiyor. Bir de benim doğumum bayram haftasına denk geliyordu,bu durumda da çekimin yapılamaması yüksekti..

Ben öncesinde Nilay hanımla bu durumu görüştüğümde kendisinin bayram haftası şehir dışında olacağını,ancak böyle bir durum karşısında beni mağdur etmeyeceğini söylemişti..Ve öyle de oldu..

Doğumum bayramın 3.gününe denk geldi.Nilay hanım çekim için fotoğrafçı arkadaşı Burcu hanımı yönlendirdi.

Fotoğraf çekimi hazırlıkları

Bazı hastanelerde kuaför hizmeti bulunuyor..Benim doğum yaptığım hastanede de kuaför hizmeti varmış.Tabi benim bundan haberim yok 🙂 Tam fotoğraf çekimine başlayacağız,kapı çaldı.Ücretsiz kuaför hizmeti almak isteyip,istemediğiniz soruldu..Ben hemen atladım tabii. 🙂

Kuaför,kendi  malzemeleriyle birlikte odanıza geliyor..Saç,makyaj ne isterseniz yapıyor..Çok güzel bir uygulama değil mi ama

Ben sadece saçıma fön çektirmiştim..Makyaj malzemelerimi  yanımda getirdiğimden kendi makyajımı kendim yapmıştım.Hafif bir makyaj yeterli oluyor zaten..

-Bu arada bebekler uzun süreler uyuduğundan tüm bunları yapmaya fırsat kalıyor 🙂 –

 Fotoğraf  çekimi

Benim doğumum  gece yarısına denk geldiğinden,doğuma gidiş ve doğum anlarının fotoğraf çekimleri yapılamadı.. -Aslında,kendi fotoğraf makinemizle yada telefon ile de çekim yapabilirdik.Atlamışız işte.Keşke yapsaydık.. –

Doğumun ertesi günü fotoğraf çekimimizi yaptık. Fotoğraf çekiminde çok eğlenmiştik..Bir sürü poz verdik..

Burcu Hanım hastanedeki fotoğraf çekimimizi büyük bir titizlikle yaptı..Çekimlerini bebeğimin uyku saatlerine göre ayarladı..Tüm günü bizimle beraber geçirdi..Kendisi işini severek yapan biri.

Çekilen tüm fotoğrafların kolajını ve albüm fotoğrafı seçimlerini Nilay hanım yaptı.Çok kısa bir süre içerisinde,fotoğraflarımızı bize ulaştırdı..

 

Eğer siz de fotoğraf çekimi düşünüyorsanız,bence kararınızı hızlı bir şekilde verin.Çekimi yaptırın derim..

İlk zamanlar albümün değerini pek anlayamasanız da ,yıllar geçtikçe albümün değeri de artıyor..Ben zaman zaman açar bakarım.Duygulanırım..İyiki yapmışım dediklerimdendir..

 

Fotoğraf çekimi hakkında bilgi almak için:

Mutlumasal Photography

Burcu Arslan Photography

 

Bizden bir kaç fotoğraf 🙂

 

 

 

 

 

 

 

YABAN MERSİNLİ ŞEKERSİZ KEK

Çocuklar ve ek gıdaya geçmiş bebekler için oldukça sağlıklı, şekersiz kek tarifim var benim. Geçtiğimiz günlerde Mardin’e seyahat etmiştik. Yolculuk esnasında oğluşuma vermek için yapmıştım bu keki..Yolculukta benim için tam bir kurtarıcı olmuştur kendileri 🙂

Neden şekersiz?

Ben bebeğimi olabildiğince beyaz şekerden uzak tutmaya çalışıyorum..Kurabiye kek gibi yiyecekleri ise bu şekilde kuru meyve, elma rendesi, pekmez gibi yiyeceklerle tatlandırıyorum. Bu tarif de benim yeni keşiflerimden biri. İçinde, klasik kek malzemelerinden farklı olarak keçiboynuzu tozu ve yaban mersini var.

Şekersiz dediğime bakmayın.Tadı çok güzel oluyor..İçindeki yaban mersinleri sayesinde tatlı oluyor..Keçi boynuzu tozu ise keki hem kakaolu gibi gösteriyor hem de keke azda olsa tatlılık veriyor..

Malzemeler

  • 2 yumurta,
  • 1 su bardağı süt
  • yarım su bardağı  zeytinyağı
  • 2 yemek kaşığı keçiboynuzu tozu,
  • 1 çay kaşığı karbonat,
  • yarım su bardağı kadar yaban mersini,
  • tam buğday unu.

Yapılışı

  1. Yumurta, süt, zeytin yağını karıştırarak,çırpın.
  2. Keçi boynuzu tozu,karbonat ve tam buğday ununu ekleyin.
  3. Hamur kek kıvamını alınca,yaban mersinlerini ekleyin.
  4. Hamuru borcama döküp,önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirin.

 

 Bunlarda ilginizi çekebilir

çocukla araba yolculuğunu kolaylaştırmak için tüyolar

çocuklarda güneş koruyucular

çocuklarda tuvalet eğitimi

çocuklar için şekersiz kuru meyveli kurabiye tarifi

çocuklar için şekersiz  kek