Datça, bakir doğasıyla kendine hayran bırakıyor. Gidenler bilir bunu. Bir kez gittin mi bir kez daha gitmek istersin. harika 2 gün geçirdik biz bu tatlı sahil kasabasında. Neler yaptık, nereleri gezdik. Şimdi onlara bir bakalım..

Sabah, Ortaca’dan çıktık yola. Akyaka-Gökova’ya geldiğimizde Azmak nehri kenarında bir mola verdik. Nehirde bir kaç fotoğraf çekimi yaptık. Ve tekrardan yola koyulduk.Uzun yolculuk yapanlara burada mola vermelerini tavsiye ederim. Nehir çok dinlendirici

Datça’ya varmamıza az kalmışken, yine bir mola verdik. Malum, bebekli bir aileyiz artık. Non-Stop bir yerlere ulaşmak pek mümkün görünmüyor.
Yol kenarında güzel bir gözlemeciye denk geldik. Köy sofrasında gözleme yedik. Muhteşem gerçek yayık ayranı içtik.

Tekrar yola koyulduk. Datça merkeze girmeden, Palamutbükü‘ne geçtik. Önceden kalacak yer ayarlamamıştık. O yüzden hemen kalacak yeri ayarlamamız gerekiyordu.
Sahildeki tabelada tüm pansiyon isimleri yazıyordu. Hepsini aradık, yer bulamadık. 🙂 Hele bir de 2 aile olunca, hepten yer bulmak zorlaşmıştı.
Bayram tatilini birleştiren tatilcilerden dolayı her yer doluydu.
O yüzden bu gibi özel durumlarda buralara gelmeyi düşünüyorsanız, öncesinde yerinizi ayarlamanızda fayda var.
Zira biz bu yüzden baya bir uğraştık.Sonrasında Ovabükü‘nde bir kaç yer baktık derken Hayıtbükü‘nde tesadüfen bir pansiyonda yer bulabildik.
Deniz pansiyon, bir aile işletmesi.

datca-hayitbuku-deniz-pansiyon-2

datca-hayitbuku-deniz-pansiyon

 

Fiyatları da gayet makul. Kişi başı 70 tl ödedik. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği bu fiyata dahil.Eşyalarımızı pansiyona koyup, hemen plaja indik.Biraz yüzelim, etrafı keşfedelim istedik.Plajdaki kafelerde kendimize bir masa ayarladık. Denize girdik. Ancak buranın denizini pek sevmedim. Tatilciler denizi pek temiz kullanmıyorlar, yüzerken, bir çikolata paketi ya da bisküvi paketiyle karşılaşabilirsiniz.

 

Akşam yemeğimizi yedikten sonra ise Datça merkeze geçelim dedik.
Datça’nın sahil kısmı da çok kalabalıktı. Biraz gezindik. Badem kahvesi içelim istedik. Birer kahve söyledik.
Güzel bir kahve olduğunu hayal etmiştim. Ama öyle değilmiş. Tam bir hayal kırıklığı,
bildiğiniz süt, içine bir miktar badem kırıkları eklemişler o kadar.
Sadece bir yudum içebildim. Derken vakit geç oldu. Pansiyona döndük. Günü tamamladık.

 

datca-hayitbuku-deniz-pansiyon-kahvalti

 

Ertesi gün kahvaltı sofrasında, pansiyon sahiplerine sorduk. Yakınlarda denizi güzel neresi vardır diye. Onlar da bize Kurubük diye bir yer olduğunu söylediler. Fazla kalabalık olmazmış. Suyu temizmiş. Bu bük, Ovabükü ile Palamutbükü arasında bir yer. Küçük bir koy. 5-6 aile rahat bir şekilde deniz keyfi yapabilir. Burası gerçekten de çok güzeldi. İşte, Datça‘da aradığım deniz buydu.Tertemiz.

 

datca-deniz3

 

Burada çok eğlendik. Bol bol yüzdük. Oğluş, denizi burada sevdi. Eğlenceli bir de video çektik.

Veee Acıktık. Palamutbükü‘ne geçtik. Sahilde bir sürü balık restoranları var. Biz,Tuna Restoran’da karar kıldık.

 

datca_tuna_restaurant

 

Balıklarımızı seçtik. Ve beklemeye başladık. Bizim tercihimiz, Melanur ve Sokar balığı oldu. Tabi yanında kalamar tava ve de salata ile birlikte…

datca-tuna-restaurant-balik

datca-tuna-restaurant-salata

 

Her iki balık da çok lezzetliydi…Burası, yemek yemek için keyifli bir mekan. Bizler memnun kaldık.

Sonrasında Knidos‘a doğru yol aldık. Engebeli yolları aşıp Knidos‘a ulaşabildik.

 

datca-knidos

Müzeye giriş ücreti 10 tl. Ama müze kart ya da Maximum kredi kartınız varsa, giriş ücretsiz oluyor. Aklınızda bulunsun.
Ben, bu antik kentleri gezmeyi pek severim. Keyif alırım. İnsanların binlerce yıl nasıl bir hayat sürdüklerini hayal ederek dolaşırım etrafı.
Burası daha önceki yıllarda çok yağmalanmış. Çok zarar görmüş insanlar tarafından,
Kültür bakanlığı, eserlerin bazılarını restore ederek ayağa kaldırabilmiş. Bazılarını ise, muhtemel parçalarıyla birlikte, yere dizmişler,
Öyle sergiliyorlar.
Henüz kazı çalışmaları bitmemiş. Belli.
Daha bir çok eser toprak altında.

İşte Antik kent; Knidos

 

knidos

 

Burada, gün batımı da bir başka olurmuş
Fotoğraf meraklılarına duyurulur 🙂
Biz o kadar geç vakte kadar beklemedik. Zira, karanlıkta o dönüş yolunu gidebilmek yürek ister. Yine de çektiğim bir kaç resim hiç de fena sayılmaz 🙂

 

knidos-gunbatimi

 

Gezimizi tamamladık. Dönüş yolunda, badem ve incir satan köylülere denk gelebilirsiniz. Badem ve incir almanız tavsiye olunur. Lezzetleri çok iyiydi.

Ertesi gün, Pansiyondaki kahvaltımızda kabak çiçeği pişisi vardı. Bu lezzeti de herkese önerebilirim.

 

datca-kahvalti

ve Eski Datça‘yı görmeye gittik. Sokaklarında biraz gezindik.

 

eski-datca

ve Ortaca’ya doğru yola koyulduk.
Bir gezi maceramızda burada sona ermiş oldu.
Bebekle gezmek de oluyormuş. Çok sıkıntı yaşamadık. Bu tarafları çocuklu ailelere özellikle tavsiye ederim. Çünkü gelen tatilcilerin çoğu çocukluydu.

Author

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.