Category

SEYAHAT

Category

Yuvarlakçay Köyceğiz’de. Buz gibi suyun aktığı nehir kenarındaki restoranlarda oturup yemek yiyebilir ya da sadece demlik alıp, çay keyfi yapabilirsiniz. Çınar ağaçlarının gölgesinde bol serinlikli bir yer burası.

Yuvarlak çay,  Sandras dağlarının kar sularından besleniyormuş. Suyun sıcaklığı yaz-kış değişmiyor. Yaklaşık 6 derece civarında. Çay çevresinde 20’ye yakın restoran bulunuyor. En çok öne çıkanlar ise, Topgözü ve Yeşil Vadi restoranlar. Bizim hep gittiğimiz yer Topgözü restoran. Bir gün Yeşil Vadi’yi de deneyeceğiz.

Yuvarlakçay Yeşil Vadi Restaurant konumu için tıklayın.
Adres: Pınar Mahallesi, Topgözü Mevkii Pınarköy, 48800 Köyceğiz/Muğla
Tel: (0252) 267 04 40

Yuvarlakçay Topgözü Pınar Restaurant konumu için tıklayın.
Adres: Köyceğiz Mahallesi, Topgözü Mevkii Pınarköy, 48800 Köyceğiz/Muğla
Tel: (0252) 267 05 86

yuvarlakçay
yuvarlakçay

Buraya gelirseniz, öncelikle bir restorana geçmeniz gerekiyor. Çünkü internette gördüğünüz harika fotoğraflar restoranların içinden çıkıyor. Çünkü her restoran çay üzerinde kurulmuş ve kendine göre oturma çardakları, yüzülecek alanlar, salıncaklar yapmış.

yuvarlakçay
yuvarlakçay

Yuvarlak çay, bizim severek gittiğimiz yerler arasına girdi bile. Kaçıncı gelişimiz hatırlamıyorum.

Bugüne kadar, buz gibi suda yüzmeyi hiç düşünmemiştim. Zaten suya ayak sokmak bile zor iken, yüzmek bir kenara dursun değil mi? 🙂

Ama bu gidişimizde suya atlamaya karar verdim. Ve atladım da. Müthiş bir şey bikere. Hatta devamı geldi sonra, 3-4 kez atladım sanırım. Ama suya atladığınız anda, çığlık atamadan, nefes bile alamadan, bir an önce çıkma eğiliminde oluyor insan 😀 .  Kısacası çok farklı bir deneyim. Mutlaka atlayın sizde.

yuvarlakçay
yuvarlakçay

Yuvarlakçay Salıncak

Yok buz gibi suda ne işim var diyenlere, buradan daha çok keyif alabilmelerinin bir başka yolu nehir üstündeki salıncaklara binmek olur. Biz çok eğleniyoruz salıncaklarda.

yuvarlakçay salıncak
yuvarlakçay salıncak

Yuvarlakçay’da Ne Yenir?

Yuvarlakçay’da alabalık popülerleşmiş durumda. Dileyen tandır, tavuk, kavurma de yiyebilir. Yöreye özgü başka lezzetler de var tabi ki.

Eğer sabah saatlerinde gelirseniz kahvaltı yapmak mümkün.

Eğer yemek yemeden dönerseniz, Yuvarlak çay yolu üstünde gözleme yapan köylü kadınlar var. Onlara mutlaka şans verin. Hem çok uygun fiyatlı, hem de acayip lezzetli bir yemek olur. Biz son gidişimizde, vadide demlik çay alıp, çay keyfi yaptık. Dönüşte de yol üzerindeki gözlemecilerde mola verdik.

Yuvarlakçay Nerede

Yuvarlakçay Köyceğiz yakınlarında bulunan bir restoranlar bölgesidir. Fethiye’de Yuvarlakçay’a benzer yerler olduğu için birçok kişi Yuvarlakçay’ın Fethiye‘de olduğunu sanıyor. Ancak Yuvarlakçay’ın Fethiye ile hiç bir alakasının olmadığını belirtmek isterim.

Yuvarlakçay’a Nasıl Gidilir?- Yuvarlakçay Yol Tarifi

Köyceğiz ile Ortaca arasındaki yol üzerinde yer alan “beyobası” sapağından girdiğinizde, yol sizi vadiye ulaştıracaktır. Araçsız nasıl giderim diyenler ise Köyceğiz’den vadiye giden minibüsler kullanabilir.

Yuvarlakçay, Dalyan ve Akyaka yakın mesafede. Günübirlik gelip gidebilirsiniz.

Göcek yatlara ev sahipliği yapan kocaman bir marina. Yat turizminin önemli bir merkezi olan Göcek, huzurun tam adresi bana göre. Masmavi bir deniz, çam ve zeytin ağaçlarıyla kaplı sayısız koy ve sakinlik. Doğanın en cömert davrandığı kıyılardayız.

Göcek’i ilk defa bir radyo programında duymuştum. Radyodaki ses Göcek’i o kadar iyi anlattı ki;  işte ben o an aşık oldum Göcek’e. Aradan yıllar geçtikten sonra Göcek’le tanışabildim. Tabi ki müdavimi oldum. Yaklaşık 10 yıldır her sene Göcek koylarına geliyorum. 10 yıl boyunca biriktirdiğim tüm Göcek gezi notlarımı birleştirip iyi bir Göcek Gezi Rehberi hazırlamak istedim. Bu yazıda Göcek nerede? Göcek’e nasıl gidilir?  Göcek’te konaklama, Göcek’te nerede denize girilir? Göcek’te ne yapılır? Göcek koyları & plajları, Göcek koylarına ulaşım, Göcek çevresinde gezilecek yerler konularından bahsettim.

mutludusler instagram hesabımda “Göcek” story’leri var. Hepsini sabitlemiştim. Yardım almak için bakabilirsiniz. İnstagram hesabımı takip etmiyorsanız, takibe almayı unutmayın.

Göcek Nerede

Göcek nerede
Göcek nerede

Göcek Fethiye ile Dalaman arasında gizli bir cennet. Konum olarak Dalaman’a çok yakın olduğu için bir çok kişi Göcek’i Dalaman’ın sınırları içinde zanneder. Ancak Göcek Fethiye’nin bir mahallesidir. Dalaman koyları ile Göcek koyları da sık sık tartışma konusu olur. Hatta çoğu Dalaman Koyu, Göcek Koyu olarak bilinir. Doğru bilinen tüm yanlışlara bu yazımda açıklık getiriyorum. Hangi koy nereye ait? Hepsine tek tek yer vereceğim.

Göcek’e Ne Zaman Gidilir ? – Göcek Hava Durumu

Göcek bir ege kasabası olduğu için her mevsim keyiflidir. Ama yaz aylarının daha cıvıl cıvıl olduğunu belirtmem lazım.  Mayıs’tan Ekim ayına kadar ki süre Göcek’in en güzel zamanları. Deniz suyu sıcaklığı temmuz, ağustos, eylül aylarında en ideal seviyede.

Göcek’e Nasıl Gidilir ?

Göcek’e en yakın havalimanı Dalaman Havalimanı’dır. Dalaman havalimanı Göcek’e yaklaşık 18 km ve araçla 27 dk’lık bir mesafede.

Dalaman havalimanı yaz aylarında çok yoğun. Çünkü çevrede önemli turizm merkezleri var. Marmaris, Akyaka, Dalyan, Fethiye hatta Kaş tatilcilerinin hepsinin kullandığı tek havalimanı burası. Dolayısıyla uçak bileti fiyatları çok yüksek olabiliyor. Uygun fiyatlı uçak bileti için  havayolu firmalarının yaz kampanyalarını takip etmeyi unutmayın. Dalaman’a uçuş gerçekleştiren firmalardan bazıları Pegasus, THY, Atlasglobal.

Ya da hiç uçak biletiyle uğraşmayın. Aracınız varsa, araçla gidin. Zaten bu civarda araca çok ihtiyacınız olacak. Göcek’in bazı yerlere olan mesafesini de buraya bırakıyorum.

Fethiye Göcek arası 27 km. Yolculuk süresi yaklaşık 24 dakika..
İzmir Göcek arası  308 km. Yolculuk süresi yaklaşık 4 saat.
Antalya Göcek arası 218 km.Yolculuk süresi yaklaşık 3 saat.
Ankara Göcek arası 641 km. Yolculuk süresi yaklaşık 8 saat.
İstanbul Göcek arası 762 km. Yolculuk süresi yaklaşık 9 saat..

Dalaman Havalimanı’ndan Göcek’e Ulaşım

Göcek Sahil
Göcek sahil her zaman böyle boş değil. Fotoğrafı haftaiçi öğlen saatlerinde çekmiştim.

Taksi: Havalimanından Göcek’e ulaşım için taksi tercih edebilirsiniz. Taksi ücretleri sabit ve çok kolay bir seçenek. Ancak pahalı sayılır. İlk tercihiniz bu olmasın. Taksilerin yakın çevredeki yerlere göre fiyat listesini şuradan inceleyebilirsiniz.

Havaş: Havaş otobüsleri, Marmaris ve Fethiye gibi büyük tatil beldelerine ulaşım sağlıyor. Göcek’e gitmek için Fethiye otobüsünü tercih etmelisiniz. Servis, saat ve ücretlerine bakmak için şu linke tıklayın. Gelen ekranda “Fethiye” seçeneğine tıkladığınızda tüm bilgiler karşınızda.

Transfer: Havalimanından kendinize özel bir transfer ayarlayabilirsiniz. Kalabalık grupsanız, bu seçenek çok mantiklı. Bu tarz özel transfer seçeneklerinde telekom firmalarının indirimleri geçerli olabiliyor. Hangi mobil hattı kullanıyorsanız, onun websitesindeki kampanyalar bölümünden bilgi alabilirsiniz.

Araç kiralama: Araç kiralama seçeneği en mantıklı olanı. Çünkü Göcek’te geçireceğiniz 1-2 günün ardından etrafı keşfetmek isteyeceksiniz. Göcek’te kaldığınız süre içinde bile araca ihtiyaç olacak. Çünkü çook güzel Göcek koylarından bahsedeceğim az sonra.

Göcek’te Nerede Kalınır ? – Göcek Konaklama – Göcek Otelleri

Göcek Turgut Özal Caddesi
Göcek Turgut Özal Caddesi

Göcek’te konaklama seçenekleri sınırlı sayıda. Çünkü burası tam olarak bir tatil yeri değil daha çok yat turizmine hizmet eden bir yer. Dolayısıyla Göcek’teki her şey yat turizmine göre gelişmiş. 4-5 adet marinalı lüks otel, az sayıda butik otel ve apart var. Yatçılar butik otelleri 1-2 gecelik konaklamaları için tercih ediyorlar.

Lüks seçenekler arasında Rixos, D-Marin, Marin Türk, Club Marina var. Nispeten daha uygun fiyatlı seçenekler için apartlara bakabilirsiniz. Ancak apartların da diğer tatil bölgelerine göre pek ekonomik olmadığını belirtmeliyim.

Göcek’ten Ne Alınır ? – Göcek Alışveriş

göcek'ten ne alınır
göcek’te hediyelik eşya dükkanları

Göcek’in trafiğe kapalı tek caddesi olan Turgut Özal Caddesi, alışveriş butikleriyle çevrilidir. Burada şık mağazaları, hediyelik eşya dükkanlarını ve popüler market markalarını görebilirsiniz. Mağazalarda genellikle yat malzemeleri, denizle ilgili ürünler satılıyor. Bazı butikler gerçekten çok şık. Vitrinlerine mutlaka göz atmalısınız.

Göcek’te Ne Yenir ? – Göcek’te Yeme İçme

göcek'te ne yenir
göcek restoranları

Göcek’te sahil boyunca dizili şık restoranlar var. Çoğu için önceden rezervasyon yapmak gerekiyor. Göcek küçük bir yer olmasına rağmen yeme-içme konusunda pek ekonomik değil, baştan anlaşalım. Yeme içme fiyatları İstanbul ortalamasında. Ama bu demek değil ki, ekonomik yeme içme imkanı sıfır.  Daha ekonomik seçenekler için çarşı içine doğru olan minik kafelere veya fast food sunan yerlere bakmalısınız. Hatta daha da iç taraflarda kulübe tarzı salaş mekanlar var. Buralarda leziz gözlemeler bulabilirsiniz.

Göcek’teki sahil şeridinde sevdiğimiz yer Del Marinn. Del Marinn hem yemek yemek için hemde yemek sonrası bir şeyler içip sohbet etmek için çok uygun.

İyi bir balık restoranı ararsanız, Del Marinn’nin yanındaki Can Restoran’a bakabilirsiniz. Can Restoran’ın hemen yan tarafında bulunan Limon Restoran ve biraz daha ilerideki Özcan Restoran deniz ürünleri için tercih edebileceğiniz diğer alternatifler.

Sahil şeridinin en sonunda yer alan D-Marin otelinin içinde hem şık hem de dünya mutfağından lezzetler sunan bir kaç mekan var. Günaydın, Q-Lounge, The Breeze.

Teraslı mekanlar arasında en çok dikkat çeken yer ise Lotis Restoran. Günbatımlarında harika manzaralar var burada.

Sahilde yürürken mutlaka dikkatinizi çekecek bir büfeden bahsedip yeme içme meselesine son veriyorum. Keçi sütünden yapılmış doğal dondurmalar satan büfeden dondurma almayı unutmayınız efenim. Ne de olsa yazın keyfi dondurmayla birlikte katlanıyor.

Göcek Gece Hayatı ve Eğlence

Göcek gece hayatı
Göcek geceleri sakin. Bence çok keyifli

Göcek gece hayatı için tercih edebileceğiniz bir yer değil. Bu anlamda en iyi mekanlar Fethiye, Dalyan ve Akyaka’da.

Ancak sakin sakin müzik dinlemek ve hoş bir sohbet ortamı arıyorsanız, önerim üstte bahsettiğim Del Marinn Restoran. Burada belli bir saate kadar canlı müzik var. Açık havada keyifli vakit geçirebilirsiniz. Masaları genellikle denizin dibinde oluyor ama isterseniz denizin içine de bar masası ve sandalyeler ekleyebiliyorlar.

Göcek’te Ne Yapılır ?

Göcek’te yapılacak en iyi şey tekne turlarına katılmak olur. Tekne turunda birbirinden güzel koyları görme fırsatınız olacak. Ya da araçla Göcek’in bakir koylarını keşfe çıkın. Koyların yolları toprak olduğundan dikkatli gitmekte fayda var. Araçla gidilebilecek koy sayısı çok az.  Bir çok koya tekne ile ulaşabilirsiniz. Kalabalıksanız ve ayırabilecek bir bütçeniz de varsa, 2-3 günlüğüne yat kiralayıp bu güzelim koyların keyfini en iyi siz çıkartabilirsiniz

Göcek 12 adalar tekne turu
İki kez Göcek 12 adalar tekne turu yaptım. 

12 Adalar Tekne Turu: Göcek’in olmazsa olmazı 12 adalar tekne turudur. Göcek’te irili ufalıklı çok fazla ada var. En büyükleri Göcek Adası, Tersane Adası ve Domuz Adası. Göcek Adası ile Tersane adası arasında yer alan Yassıca Ada ve Hacıhalil adası da Göcek’in önemli adaları arasında yer alıyor. Sizi gün boyunca gezdirecek olan tekneler işte bu adaların çevresinden ilerleyerek çeşitli koylara ulaşıyor. Bu turda turkuaz renkli berrak sularda yüzeceksiniz. O yüzden tekne turunu asla atlamayın. Tekneler, Hamam Koyu (Kleopatra Koyu), Yassıca Adaları, Tersane Adası, Bedri Rahmi Koyu ve Domuz Adası gibi yerlere uğruyor. Her tekne bu saydıklarıma uğramıyor çünkü her birinin kendine göre bir güzergahı var. Tekne turundayken teknenin mola verdiği koylarda çeşitli aktivitelere katılabilirsiniz. Biz 5-6 kişi deniz yatağı‘nı denemiştik. Çok keyifliydi. Tabi bu tarz aktivitelere ayrıca ücret ödemeniz gerekiyor.

Tekne Kiralama: Kalabalık bir gurupsanız, günlük teknelerden kiralayabilirsiniz. Hatta hangi koylara gitmek istediğinizi önceden kaptana iletebilirsiniz. Gün boyu sevdiğiniz arkadaşlarınızla birlikte atlarsınız serin sulara.

Yat Kiralama: Göcek mavi ile yeşilin muhteşem uyumunu en iyi hissedebileceğiniz yerdir. Bu koylarda bir mavi yolculuğa kim hayır diyebilir ki? 3- 5 gün boyunca sadece denizde olmak ve Göcek’i doya doya yaşamak isterseniz, yat kiralama seçeneklerini değerlendirebilirsiniz.

Yelken Öğrenmek :  Göcek, yelken öğrenmek için doğru adreslerden biri. Tatilinizin bir kısmını böyle bir aktiviteye ayırabilirsiniz.

Göcek Pazarı: Göcek’te bir pazar gününüz olursa, Göcek Pazarı’na mutlaka uğramalısınız. Pazarda taze meyveleri, sebzeleri ve yöresel lezzetleri tadabilirsiniz.

Göcek Kamp Alanları

Göcek’te henüz bir kamp alanı bulunmuyor Ancak yakın çevrede iyi kamp alanları mevcut. İlk önerim Katrancı Koyu(Katrancı Tabiat Parkı).  Göcek ile Fethiye arasında bulunan Katrancı Koyu, civarın en büyük kamp alanı. Ancak günübirlikçi tatilcilerden dolayı bazı zamanlar çok kalabalık olabiliyor. Özellikle bayram tatillerinde uğramanızı tavsiye etmem.

İkinci önerim ise İnlice Koyu. Burası tam olarak bir kamp yeri değil. Ancak kendi çadırınızla gelirseniz rahat edebileceğiniz bir yer. İnlice Koyu’nda WC, soyunma kabini ve duş var.

Tam teşekküllü bir kamp yeri değilde, kendi kendinize çadır kurabileceğiniz yerler arıyorsanız, bu konudaki önerilerim sırasıyla Ayten Koyu, Osmanağa Koyu ve Günlük Koyu.  Hatta Kille ve Sarsala koylarını da listeye ekleyebiliriz. Bu koylar hakkındaki tüm bilgileri yazının devamında “Göcek Koyları” başlığı altında detaylandıracağım.

Göcek’e nispeten yakın sayılabilecek tam teşekküllü kamp alanları ise Dalyan Camping, Ekincik Koyu, Akyaka Orman Kampı ve Marmaris İnbükü.

Göcek Koyları & Göcek Plajları

göcek gezilecek yerler
Göcek ile Dalaman kıyıları koyların en bol olduğu yerler

Göcek’te yürüme mesafesinde bir halk plajı yok maalesef. En yakın plaj Göcek D-Marin otelinin plajı. Ancak buraya giriş ücretli. Plaj çok güzel, ortam şahane ancak ücretli olmasından dolayı tercih eder misiniz bilemiyorum. Güncel fiyat bilgisi için oteli arayabilirsiniz.

Gelelim, Yeşiliyle, mavisiyle, cırcır böcekleriyle, tatlı rüzgarıyla, sakinliğiyle insanı cennetteymiş gibi hissettiren güzel göcek koylarına. Göcek’teki koylarda çam ağaçlarının gölgesinden denize girersiniz. Orman kokusu ne güzeldir.

Göcek koyları
Göcek koyları hakkında anlatmak istediğim tam olarak işte bu.

Göcek civarında gezilecek, keşfedilecek, mis çam kokusu eşliğinde denize atlanacak o kadar çok koy var ki. Gez gez bitmez. Koyların hemen hepsinde herhangi bir tesis olmadığından, etraf bakir. Yollar düzgün değil. Haliyle doğa da muhteşem. Koyların bir çoğuna araba ile ulaşım yok.
Araba ile ulaşımı olan ve benim de devamlı olarak gittiğim koylar ise şöyle: İnlice Koyu, Ayten Koyu, Osmanağa Koyu, Günlük Koyu, Sarsala Koyu ve Kille Koyu.

Araçla ulaşımın olmadığı koylardan da bahsetmek istiyorum. Günlük tekne kiralamak veya yatla mavi yolculuğa çıkmak isterseniz kaptanı iyi şekilde yönlendirebilirsiniz. Trekking yapmayı seviyorsanız, Göcek bu anlamda biçilmiş kaftan bence.  Çünkü trekking rotaları çok güzel. Karadan veya denizden nasıl gezmek isterseniz, işte bu rehber Göcek’i koy koy gezme niyetinde olanlar için.

 Göcek’ten Fethiye’ye Doğru

Göcek’ten Fethiye’ye doğru sırasıyla İnlice Plajı, Günlüklü Koyu ve Katrancı Koyu var. Bu koyların hepsine kendi özel aracınızla ulaşım sağlayabilirsiniz.

İnlice Koyu – İnlice Plajı

Göcek plajları arasında ilk tavsiye edeceğim yer İnlice Plajı. İnlice plajı civardaki plajlara göre daha büyük. Güzel bir kumsalı var. Gölgelik alanları, tuvalet, duş, soyun kabinleri ve alışveriş yapabileceğiniz bir kafesi mevcut. Özel aracınızla veya Göcek’ten kalkan minibüslerle İnlice Plajı’na ulaşabilirsiniz. Bir plajdan bekleyebileceğiniz her şey İnlice Plajı’nda mevcut. Plaj giriş ücreti 10 lira.

İnlice Plajı hakkındaki tüm bilgileri Göcek İnlice Koyu yazımda bulabilirsiniz.

Günlüklü Koyu

Günlüklü Koyu Fethiye yolu üzerinde. Fethiye yolundan Günlüklü yoluna saptığınızda kendinizi günlük ağaçlarıyla dolu bir ormanda bulacaksınız. Bu koyun en sevdiğim yeri işte tam da bu orman. Günlük ağaçlarının verdiği huzur ve orman kokusu o kadar nefis ki.  Orman içinden biraz daha ilerlediğinizde Günlüklü Koyu’na varıyorsunuz. Günlüklü Koyu özel bir işletmeye ait. O yüzden çok iyi bir çevre düzenlemesi var. Bu koydaki özel işletmenin fiyatları civardaki diğer koy ve plajlara göre çok çok pahalı! Bayramlarda uğramanızı hiç tavsiye etmem. Giriş Ücreti otomobiller için 20 lira. Bireysel girişler için 6 lira.

Günlüklü Koyu hakkındaki tüm bilgileri Günlüklü Koyu yazımda bulabilirsiniz.

Katrancı Koyu

Katrancı koyu, Günlüklü Koyu’nun biraz daha ilerisinde. Katrancı Koyu eskiden sık sık gittiğimiz bir koydu. Ama son yıllardaki kalabalığından dolayı pek uğramaz olduk. Burası civarın en büyük kamp alanı olduğu için zaten kendi içinde bir kalabalığı var. Bir de çevredeki yerleşim yerlerinden gelen günübirlikçi tatilcilerle beraber daha da kalabalık olabiliyor. Kalabalık durumu resmi tatiller için geçerli. Diğer zamanlarda daha sakin yakalayabilirsiniz. Giriş Ücreti otomobiller için 21 lira. Bireysel girişler için 7 lira.

Göcek’ten Dalaman’a Doğru

Göcek’ten Dalaman’a doğru tekne ile yol alırsanız, sırasıyla hangi koyları göreceğinizi bu bölümde anlattım. En güzel Göcek koyları bu güzergahta. Koyların çok azına araçla ulaşım var.

Ayten Koyu

Göcek’te denize girmenizi önereceğim koylardan biri Ayten Koyu. Burası bakir bir koy. Zaten yazının devamında bakir koylardan bahsediyor olacağım. Bence Göcek’in en güzel koyları bakir olan koylar. Çünkü buralarda doğa yerli yerinde. Bu koyların tek sıkıntısı duş, soyunma kabini ve tuvaletlerinin olmayışı. Giriş ücretsiz. Kendi özel aracınızla ulaşabilirsiniz.

Ayten Koyu hakkındaki tüm bilgileri Ayten Koyu yazımda bulabilirsiniz..

Osmanağa Koyu

Baktınız Ayten Koyu sizi pek açmadı, fazla kalabalık bulduğunuz. O zaman Osmanağa Koyu’na doğru ilerleyin. Gittiğiniz yol boyunca minik minik denize atlanacak noktalar var. Değerlendirebilirsiniz. Osmanağa Koyu’na gelmeden önce bir koy daha var. Adını bilen yok. Osmanağa Koyu’na doğru giderken, yol kenarında park halinde fazla araba görürseniz, bahsettiğim yere gelmiş olabilirsiniz. Patika bir yoldan aşağıya doğru inmeniz gerek. Patika yol dediysem oldukça dik ve taşlı. Ama korkmayın. Ben iki elim dolu bir şekilde oradan inebiliyorum. 1 dk’da plajdasınız. Burası da güzel bir koy. Ayten Koyu ve Osmanaga Koyu‘na göre çok daha sakin. Ve bence bu süper bir şey.

Osmanağa koyu, Ayten Koyu gibi hiç bir tesisin olmadığı koylardan biri. Bayram kalabalığından kaçmanın yegane kuralı, herhangi bir tesisin olmadığı koylara gitmektir. Koylara giriş ücretsiz  Çünkü bu doğa bizim. Kendi özel aracınızla koya ulaşım sağlayabilirsiniz. Yolları pek düzgün değildir. Ancak bu dert olmamalı bence.  Çünkü bu sayede güzelim koylar biraz bakir kalabiliyor.  Maalesef ki  toplum olarak doğaya gereken saygıyı gösteremiyoruz. Ben o yüzden bu yolların hiç mi hiç düzgün olmasını istemiyorum. Yollar zemin olarak iyi değil ama yolların bize sunduğu manzara muhteşem. Hem masmavi deniz hem de yemyeşil çam ormanları bu yolda seyredenlerin en güzel eşlikçisi. Giriş ücretsiz.

Osmanaga Koyu hakkındaki tüm bilgileri Osmanaga Koyu yazımda bulabilirsiniz.

Günlük Koyu

Osmanağa Koyu’ndan biraz daha ilerlerseniz, Günlük Koyu’na varıyorsunuz. Hatta denizin dibinden 3dk yürüyerek bile ulaşırsınız. O kadar yakın. Günlük ağaçlarıyla dolu, orman içi bir yer burası. Aracınızı günlük ağaçlarının arasına parkettikten sonra plaja koşun. Hemen denizin dibine havluları serin. Ve keyif başlasın. Giriş ücretsiz.

Koyun biraz daha ilerisi Atbükü. Tam karşıdaki ada ise Göcek Adası.

Günlük Koyu hakkındaki tüm bilgileri Osmanaga Koyu için yazdığım yazıda bulabilirsiniz.

Boynuzbükü

Kille Koyu’nun yerini tespit etmeye çalıştığımız bir gün dikkatimizi çeken bir koy burası. Boynuzbükü ile Kille Koyu birbirine yakın iki komşu koy. Araçla ulaşmak istediğinizde Kille Koyu’nun yolundan gidin. Boynuzbükü’nün diğer koylara göre tek farkı içinde bir restoran barındırması. Ancak denize girmek için gelinen bir yer değil. Daha çok yatların ve özel teknelerin demirlediği bir koy.

Boynuzbükü hakkındaki tüm bilgileri Kille Koyu için yazdığım yazıda bulabilirsiniz.

Kille Koyu Dalaman

Kille Koyu Dalaman plajları arasında yer alır. Koya özel aracınızla ulaşım sağlayabilirsiniz. Oldukça büyük bir koy. Denize girilecek bir çok noktası var. Koy boyunca ilerlediğinizde çam ağaçlarının gölgesinden denize girebilirsiniz. Giriş tabiki ÜCRETSİZ. Koyda herhangi bir tesis yok. WC, duş bulunmuyor.

Kille Koyu hakkındaki tüm bilgileri Kille Koyu yazımda bulabilirsiniz..

Bedri Rahmi Koyu – Taşyaka Koyu

Cumhuriyet sonrası döneminin önemli entellektüellerinden biri olan Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun 1974 yılında Göcek’e yaptığı yolculuk sırasında Taşkaya Koyu’nun kuzey yamacına yapmış olduğu balık resmi çok meşhur. Bu balık resmi her yıl yenilenmekte ve korunmakta. Uzaktan bakıldığında büyük bir balık gibi görünse de, resmin içinde 6 adet hayvan tasviri var. Resmin ünü yayılınca koya Bedri Rahmi adı verilmiş. Resmin olduğu taşın yanından tatlı bir kaynak suyu denize karışıyor. Tekneler zaman zaman su ikmali için yanaşıyor buraya.

Bedri Rahmi Koyu’ndan tekne ile devam edildiğinde sırasıyla Aşılık Koyu ve Sıralıbük var. Martin Burnu dönüldükten sonra ise karşınızda Sarsala Koyu.

Araçla ulaşım yok. Trekking yolları var.

Göcek koyları
Teknelerle ulaşılabilen Göcek Koyları. Sadece Sarsala Koyu’na araçla ulaşım var.
Sarsala Koyu

Sarsala koyu, Kille Koyu gibi Dalaman plajları arasında yer alır. Göcek’e yakın bir konumda olduğu için bahsetmek istedim. Sarsala Koyu’na kara yolu ulaşımı biraz zahmetli. Yolları virajlı ve yol zemini idare eder seviyede. Ancak koya yaklaştığınızda, tepeden denizin manzarası muhteşem. Tam bir dinlenme noktası. Sarsala Koyu’nun denizi sığ, berrak ve durgun. Giriş ücreti 5 lira.

Sarsala Koyu hakkındaki tüm bilgileri Sarsala Koyu yazımda bulabilirsiniz.

Küçük Sarsala Koyu Dalaman

Küçük Sarsala Koyu, Sarsala Koyu’nun yan tarafında bulunuyor.  Daha çok özel teknelerin uğradığı bir koy burası. İskeleye 30’dan fazla tekne bağlanabiliyor. Çam ormanlarının dibindeki bu sakin koyda hizmet veren çok tatlı bir de restoran var. Tam adres: Kapukargın Mahallesi, Küçük Sarsala Koyu, 34000 Dalaman/Muğla

Araçla ulaşım yok. Sadece tekne ile ulaşabilirsiniz veya Sarsala Koyu’ndan yürüyerek ulaşmanız mümkün.

Adaia Gocek – Akbük Hamam Koyu

Adaia Gocek, Küçük Sarsala Koyu ile Hamam Koyu arasında bir restoran. Doğaya hiçbir zarar verilmeden kurulan bu tesiste keyifli bir öğlen yemeği yiyebilirsiniz. Tesisin tam adresi : Dalaman Kapıkargın köyü Akbük Hamam koyu Muğla.

Araçla ulaşım yok. Sadece tekne ile ulaşabilirsiniz.

Hamam Koyu – Manastır Koyu – Kleopatra Koyu

Roma dönemine ait manastır ve hamam kalıntıları ile diğer Göcek koylarından ayrılan bir koy burası. Kleopatranın bu hamamlarda yıkandığı rivayet edildiği için koyun bir diğer adı da Kleopatra Koyu’dur. Burada denizin rengi muhteşem. Antik hamam kalıntıları arasında yüzmek apayrı bir deneyim. Batığın dibinden halen az da olsa sıcak su çıkmakta.

Sarsala Koyu’ndan yürüyerek bu koya ulaşmanız mümkün. Deniz kenarından yürüyerek ilerlediğinizde Küçük Sarsala Koyu ve Akbük Koyu’nu geçtikten sonra Hamam Koyu’na varabilirsiniz. Hamam Koyu’ndan yürümeye devam ettiğinizde karşınıza biribirinden güzel koylar çıkacak. Merdivenli Koyu, Çamlı Koyu, Martı Koyu ve Göbün Koyu. Merdivenli Koyu yakınlarındaki Lydia Antik Kenti’nin kalıntıları görülmeye değer. Tekne trafiğinden koyların ne kadar çok popüler olduğunu farkedeceksiniz.

Göcek ve Fethiye’den kalkan teknelerin bazıları bu koya uğruyor. Hamam Koyu’nu mutlaka görmelisiniz. Tur yapacağınız tekneye Hamam Koyu’una uğrayıp uğramadığını sorun. Araçla ulaşım yok.

Martı Koyu Yavan Su – Martı Koyu Göcek

Hiç bir tesisin olmadığı bu koyda doğa muhteşem. Deniz kıyısı oldukça sığ. Göcek’in en sakin koylarından biri burası. Koyda ilk dikkatinizi çekecek şey kıyıdaki büyükçe martı resmidir. Sahildeki martı figüründen dolayı koya Martı Koyu  denmekte. Dağlardan gelen suyun yavan bir tadının olmasından dolayı koyun bir diğer adı yavansu . Martı koyu’nda hiç bir tesis yok. Huzurlu bir kamp yeri arayanlar burayı değerlendirebilir. Araçla ulaşım yok.

Göbün Koyu

Zeytin ağaçlarıyla çevrili bu koyda deniz cam gibi. Gününüzün büyük bir kısmını burada geçirebilirsiniz. Tepelere doğru yürüyüşler yapın ve doğanın tadını çıkarın. Koyda büyükçe bir iskele, tekne bağlama yerleri ve bir restoran var. Göbün Restoran‘da lezzetli her türlü deniz ürününü bulabilirsiniz. Burası yaz-kış gelebileceğiniz bir yer. Araçla ulaşım yok.

Tersane Adası – Tersane Koyu

Eski Rum yerleşimlerinin izlerini taşıyan Tersane Adası’nda 2 adet koy var. Tekneler ani çıkan rüzgarlarda bu koylara sığınıyor. Tekneler elektrik ve su ihtiyaçlarını da koydan karşılayabilmekte. Tersane Koyu’nda kendi iskelesi olan bir restoran var. Burada hem lezzetli hem de nispeten ekonomik seçenekler bulabilirsiniz.

Sadece tekneler ulaşabilir.

Göcek Civarı Gezilecek Yerler

Göcek civarı gezilecek yerler
Göcek yakınlarında gezilecek çok yer var

Göcek Koyları size yetmedi mi? ya da bu kadar sakinlik bana göre değil diyorsanız, Göcek tatili sonrası neler yapabilirsiniz? bi bakalım. Öncelikle Göcek’ten sonra ne tarafa doğru gitmek istersiniz? Ona karar verelim. Göcek’ten Marmaris ve Datça’ya mı? Göcek’ten Fethiye ve Kaş’a mı? Seçim yapmak zor bence. Çünkü ikisi de çok güzel.

Göcek’ten Marmaris ve Datça’ya

Bu güzergahta uğrayabileceğiniz başlıca yerler şöyle: Sarıgerme Plajı, Dalyan, İztuzu Plajı, Ekincik, Köyceğiz Yuvarlakçay, Akyaka, Marmaris ve Datça. Marmaris’ten feribotla Yunan adası Rodos’a; Datça’dan feribotla Bodrum’a geçmek yine alternatifler arasında.

Dalyan
Dalyan

Sarıgerme plajı: Uğrayabileceğiniz çok tatlı bir plaj. İncecik sarı kumu ve sığ deniziyle çocuklu ailelerin ilk tercihleri arasında. Burada az sayıda konaklama seçenekleri de mevcut. Sarıgerme Plajı hakkındaki tüm bilgileri sarıgerme plajı ortaca yazımda bulabilirsiniz.

Dalyan: Sarıgerme Plajı’nın devamında bu bölgenin en popüler tatil yeri olan Dalyan’a uğrayabilirsiniz. Dalyan konumundan dolayı doğal güzelliklere sahip bir yer. Konaklama seçeneği de epey fazla. Dalyan tekne turu burada yapabileceğiniz en keyifli aktivite. Diğer aktiviteler şifalı çamur banyolarına ve sultaniye kaplıcalarına gitmek. Aşı Koyu, Dalyan’ın sevilen koylarından. Özel aracınız varsa uğrayabilirsiniz.

Dalyan İztuzu plajı: Dalyan’dayken dünyaca ünlü ve ödüllü bir plaj olan İztuzu Plajı’na uğramamak olmaz. Caretta Caretta kaplumbağalar için doğal bir yaşam alanı sunan bu plajın kendine göre bazı kuralları var. İztuzu Plajı hakkındaki tüm bilgileri iztuzu plajı dalyan yazımda bulabilirsiniz.

Ekincik:  Ekincik, Dalyan ile Marmaris arasında saklı bir cennet. Dalyan’dan günübirlik teknelerle Ekincik’e geçmek mümkün. Günü Ekincik’te geçirip, yine aynı teknelerle Dalyan’a dönebilirsiniz. Veya özel aracınızla Ekincik’e geçip, devamında Köyceğiz’e doğru yol alabilirsiniz. Ekincik hakkındaki tüm bilgileri ekincik koyu köyceğiz yazımda bulabilirsiniz.

Köyceğiz Yuvarlakçay: Dalyan’dan sonraki durak son yılların trendi Yuvarlakçay olabilir. Yuvarlakçay’da ne yapılır? derseniz, Yuvarlakçay’da, buz gibi suya atlamak, su üstündeki salıncaklara binmek ve kiremitte alabalık veya yöresel kahvaltı yapabilirsiniz.. Yuvarlakçay hakkındaki tüm bilgileri yuvarlakçay köyceğiz yazımda bulabilirsiniz.

Akyaka: Akyaka’da hem çok güzel plajlar hem de iyi lokal mekanlar var. Azmak Nehri kıyısındaki balık restoranlarını zaten bilmeyen yoktur artık. Azmak’ın soğuk suyuna atlamak da Akyaka’ya gelenlerin bir rutini. 1-2 gece Akyaka’da konaklamak harika olur. Bu süreçte tekne turlarına katılıp Lacivert koy, İncekum Plajı ve Sedir Adası’nı görebilirsiniz.

Marmaris: Marmaris hem gece hayatı hem de plajlarıyla çok popüler. Bence Marmaris Köyleri çok daha güzel ve bazıları hala keşfedilmeyi bekliyor. En bi sevdiğim Marmaris köyleri, Selimiye, Bozburun ve Turunç. Koy olarak ise favorim Çiftlik Koyu’nda yana. Marmaris ile ilgili yazdığım tüm yazılar için Marmaris koyları ve köyleri linkine bakabilirsiniz.

Datça: Datça’yı tertemiz bakir koylarından dolayı çok seviyorum. Konaklama açısından bakıldığında da oldukça ekonomik seçenekler sunuyor. Yeme içme olayı zaten ef-sa-ne.

Göcek’ten Fethiye ve Kaş’a

Fethiye ve Kaş yolu çok güzel seçeneklerle dolu. Bu güzergahta uğrayabileceğiniz yerler Fethiye Ölüdeniz, Kelebekler Vadisi, Kabak Koyu, Saklıkent, Kalkan, Kaputaş Plajı, Kaş, Adrasan, Suluada, Çıralı & Olimpos ve Kemer.

kaputaş plajı
Kaputaş plajı Kaş Kalkan arasında

Fethiye: Fethiye yolundayken İnlice Koyu’na ya da Katrancı Koyu’na uğramayı düşünebilirsiniz. Fethiye’de yapılacak çok şey var. Fethiye’de hem deniz hem de kültür tatili yapabilirsiniz. Ölüdeniz’de denize girin. Kayaköy’ü gezin. Fethiye Balık Hali’nde deniz ürünlerinin tadına bakın. Eğer cesaretiniz varsa, Babadağ‘dan paraşüt uçuşlarını deneyin. Fethiye hakkındaki tüm bilgileri Fethiye Gezi Rehberi yazımda bulabilirsiniz.

Saklıkent: Saklıkent ülkemizin en değerli kanyonlarından biri. Çok etkileyici bir yer. Mutlaka görmelisiniz.

Kalkan & Kaş: Kaş’ın plajları ve mekanları dillere destan. O yüzden Kaş apayrı bir yazının konusu olsun. Kaş beni kesmedi, biraz da ilerleyeyim diyenlere. Adrasan ve Adrasan’daki teknelerle geçebilecekleri suluada’yı önerebilirim. Suluda son yılların parlayan yıldızı.

Çıralı & Olimpos: Çıralı sakin bir tatil isteyenler için çok ideal. Ayrıca plajları da mükemmeldir. Yakın çevresinde keşfedilecek çok yer ve yapılacak aktiviteler var.

Göcek Gezi Rehberi yazım burada bitti. Göcek hakkında bilinmeyen bir çok şeye değinmeye çalıştım. Özellikle Göcek Koylarını ve koylara ulaşım konusunu detaylı anlattım. Göcek Gezilecek Yerler hakkında çokça bilgi verdim. Göcek hakkındaki her türlü soru, görüş ve önerilerinizi bu yazının altındaki yorum bölümünden bana yazabilirsiniz. Gün içinde dönüş yapmaya çalışacağım.

İnstagram’da varım. Oraya da beklerim.
instagram.com/mutludusler

Yurt dışında en çok görmek istediğin şehir neresi diye sorsalar, cevabım tek değil, iki şehir olur. Biri Roma;  diğeri ise Barselona. Barselona’yla henüz tanışmadık. Onu es geçiyorum şimdilik. Roma ile nihayet tanışabildik. Roma’yı gezip, görmüş olmak acayip bir mutlulukmuş. 🙂

İlk kez yurt dışına çıkacaklara, genel öneri Roma’dır. Çünkü Roma keyif alınacak en garanti şehirdir. Bir kere gezmesi kolaydır. Yemeklerden yana sıkıntı çekmezsiniz. Bizim kültürümüze yakındır. Ama en çok da yüzyıllarca ayakta kalmış bir ülkenin geçmişine yolculuk yaparsınız bu şehirde. Tarihe ve sanata doyacağınız bir seyahat olacaktır.

Biraz da bağımlılık yapan bir tarafı var ki, sormayın. Şimdi Roma Gezi Rehberi yazımı hazırlarken, yeniden o günlere geri dönüyorum. Özlediğimi hissediyorum.

Roma Hakkında

Eski bir Anglo-Sakson kehaneti şöyle der: “Colosseum ayakta kaldıkça Roma da yaşayacak, Colosseum yıkıldığında Roma da yıkılacak ve Roma yıkıldığında dünya da yıkılacak”

Roma denizden 35 km içeride, Tiber nehrinin çevresindeki 7 tepe üzerine kurulmuş.  Biliyorsunuz, İstanbul da 7 tepe üzerine kurulu bir şehirdir. Roma imparatoru Konstantin, İstanbul’a geldiğinde 7 tepeli yeni bir şehir istemiş ve İstanbul’u, Roma imparatorluğunun yeni başkenti yapmış. Bu sebepten dolayı İstanbul’un diğer adı yeni roma olarak da geçiyor.

Bütün yollar Roma’ya çıkar sözünü mutlaka bir yerlerden duymuşsunuzdur. Bu söz, sadece bir mecaz değil. Antik çağlarda gerçekten de bütün yollar Roma İmparatorluğu’nun başkentinden yayılırmış. Dünyanın başkenti olarak görülen Roma, batıda Galya ve İspanya’ya; doğuda Mısır ve Anadolu’ya kadar uzanan  geniş bir imparatorluk olmuş. O yüzden Roma, ebedi kent olarak da bilinir. Ve farklı halkları içinde barındırmış.

Roma’da gezilecek yerlerle ilgili bilgiler için “Roma  Gezilecek Yerler ” yazıma bakabilirsiniz..

Roma Gezi Planı – Roma Seyahati Hazırlıkları

Bu içeriği ilk defa yurt dışına çıkmaya hazırlanan bir kişiyi temel alarak hazırladım. En temel bilgileri içermekle birlikte, daha önce çokça kez yurt dışına çıkmış birisi de Roma şehri hakkında kendine faydalı bilgiler bulabilecek.

Roma, sadece turistik gezi amaçlı değil, bir çok sebepten dolayı ziyaret edilmekte. Roma’da aşk başkadır diyenin Roma’ya seyahat sebebi Roma’da nikah ya da  Roma’da balayı. Ama her ne sebeple giderseniz gidin, Roma’yı çok seversiniz, hatta Roma’dan sonra Avrupa turu yapmak bile isteyebilirsiniz.

İtalya’ya gitmeden önce bilinmesi gerekenler nelerdir?  Roma gezi planı nasıl olmalı? Roma gezisi hakkında önemli bilgiler, Roma’da Nerede Kalınır ? , Roma’da Ne Yenir ? , Roma’da Gezilecek Yerler, Roma gezi turu, Roma’dan Ne Alınır ? Roma Şehir İçi Ulaşım, Roma’da Çekilen Filmler ve çok daha fazlası. İşte başlıyoruz…

Uçak Bileti

Roma uçak biletlerini hava yolu şirketlerinin kampanyalarını takip ederek çok uyguna getirebilirsiniz. Bir kişi gidiş-dönüş toplamda 400 -500 liraya bilet bulmak mümkün. Bu konuda en iyi kampanyaları yapan firma ise Pegasus. Her ay,  bilemedin 2 ayda bir kampanya oluyor. E-mail bültenlerine mutlaka üye olun.

Roma’ya uçak biletinizi aldınız. Şimdi beni neler bekliyor diyorsanız, okumaya devam

Pasaport

Pasaportunuzun geçerlilik süresini mutlaka kontrol edin. Biz pasaportlarımızı yeni çıkardığımız için bu konuda bir sorunumuz yoktu. Pasaport çıkarmayı düşünüyorsanız mutlaka 10 yıllık alın. Pasaport hakkında bilgi almak için tıklayın

Roma Konaklama – Roma Otelleri

Roma’da konaklama yapacağınız oteli rezerve edin.  Booking.com, dünyada çok yaygın bir şekilde kullanılan bir otel arama sitesidir. Ve gayet de güvenilirdir. Buradan istediğiniz tarihlere göre rezervasyonunuzu yapın. Kredi kartı bilgilerinizi girerek rezervasyon yapıyorsunuz. Ama korkmayın, konaklama yapacağınız tarihe kadar kartınızdan para çekmiyorlar. İsterseniz rezervasyonu hiç bir ücret ödemeden iptal edebilir, yine hiçbir ücret ödemeden başka bir otele rezervasyon yapabilirsiniz.

Bir  de airbnb.com var. Bu site daha çok ev kiralamak isteyenler için uygun. Yurt dışında yine popüler bir kullanımı var. Ülkemizde de kullanımı yaygınlaşıyor. Ben özellikle, buradan ev kiralamak istedim. Çünkü çocuklu yaşamda ev ortamı daha rahat oluyor. Bir de yurt dışındayken daha lokal yaşamak istedim.

Benim gördüğüm kadarıyla, Termini civarı konaklama için en çok tercih edilen bölge. Çünkü burası Roma’nın tüm ulaşım ağlarının kilit noktasında. Ancak Termini’nin arka sokaklarına dikkat. Pek tekin değil. Ben Vatikan tarafında bir ev kiraladım. Vatikan tarafları çok nezih ve hoş.  

Vize

Roma’ya gitmek için Schengen vizesi almak şart. Seyahatinize 1 ay kala vize başvurunuzu yapmış olun. Aslında vizenin çıkması çok uzun sürmüyor. Genelde 1 haftalık süre veriliyor. Hatta benim vizem 1 günde çıkmıştı. Ama ne olur ne olmaz, kendimizi garantiye alalım.

İtalya için vize başvurularını aracı bir kurum yürütüyor. iData’nın websitesine girip, başvuru için gereken belgeleri görebilirsiniz. Tüm belgelerinizi topladığınızda, iData’nın websitesinden randevu alıyorsunuz. Randevu gününde tüm evraklarınız teslim edip, vizenin sonuçlanmasını beklemeye başlıyorsunuz.

Vize başvurusuna otel ve  uçak bileti rezervasyonlarının çıktılarını da mutlaka ekleyin. Hatta daha uzun vize alabilmek için daha ileri bir tarihe uçak bileti ve otel rezervasyonu yapıp, çıktılarını vize başvurusuna ekleyebilirsiniz. Uçak bileti rezervasyonunu ücretsiz olarak, kredi kartı bilgisi girmeden THY’den yapabilirsiniz. Otel rezervasyonunu booking.com üzerinden kredi kartı bilgilerinizi girerek ücretsiz olarak yapabilirsiniz. Vizeniz sonuçlandığında, her iki rezervasyonu iptal etmeyi unutmayın.

Dil

Roma’ya gitmeden önce bir kaç italyanca kelime bilmek faydalı olur diye düşündüm. Hatta daha fazla kelime öğrenmek biraz konuşabilmek ise, hem eğlenceli hem de acayip bir özgüven sağlamaz mı? İtalya öğle bir ülke ki, mutlaka bir başka köşesine yine yolumuz düşecektir. O yüzden ben biraz italyanca kelime öğrendim. Bunun için telefonuma, duolingo uygulamasını indirdim. İngilizce bilenler için dil eğitimi sayfasına girerek italyancayı seçtim. ve pratik yapmaya başladım. Bu biraz oyun gibi, bulmaca gibi. Kesinlikle eğlenceli. İngilizce üzerinden italyanca öğrenmeye çalıştığım için ingilizce bilgimi de taze tutmuş oluyorum.

Roma’da devamlı karşınıza çıkacak bir kaç kelime

PiazzaMeydan
ViaCadde
PonteKöprü

Roma’da günlük konuşma dilinde işinize yarayacak bir kaç kelime

MerhabaCiao
Evet/HayırSi/No (si/no)
GünaydınBuon giorno ( bon joorno)
HoşgeldinizPrego
İngilizce biliyor musunuzParla inglese (parla iinggleese)
LütfenPer Favore (per favoore)
Teşekkür ederimGrazie (graatzie)

Sipariş verirken işinize yarayacak bir kaç kelime

Balık del pesce
Bira una birra
Kahveuna caffe
Dondurmaun gelato
Etdelle carne
Sütdel latte
Şekerdello zucchero
Yurtdışı Çıkış Harcı

Yurt dışına çıkmadan önce bir harç ödemesi yapmak gerekiyor. Bu ödemeyi havalimanında yapabileceğiniz gibi bankalar üzerinden yapmak da mümkün. Ben hava limanında uğraşmamak için bankaya ödeme yapmıştım. Dekontunu pasaportumun içine koydum. Yurtdışı çıkış harcı ücreti 15 lira.

Roma Gezi Rehberi Kitap Önerileri

Biraz ülkelerin tarihine, kültürüne merakınız varsa ve kitap okumayı da çok severim diyorsanız size seyahat kitaplarını öneririm. Ben national geographic‘in hazırlamış olduğu Roma Rehberi‘ni almıştım. Roma gezi planı ve Roma gezilecek yerlerle ilgili bilgileri o kadar güzel anlatmışlar ki. Süper bir kitap.  Bir de Roma cep kitabı  almıştım. Ofise gidip gelirken metroda büyük bir keyif ve ilgiyle okudum hepsini.

Roma Online Rezervasyonlar

Vatikan Müzeleri‘ni ve Kolezyum‘un içini görmek isterseniz, biletlerinizi online almanızda fayda var. Bu sayede sıra bekleme derdinden kurtulursunuz. Biz Kolezyum’un içini görmeyi tercih etmedik. Vatikan için biletleri online satın aldık.

  *Vatikan Müzelerine Nasıl Bilet Alınır?

Vatikan Müzeleri’ne online bilet almak için Vatikan Müzeleri Bileti linkine tıklayın. İlgili linkten, ADMISSION TICKETS bölümünden ilerleyip, istediğiniz günü ve saati seçerek devam edebilirsiniz. Bilet e-mail adresinize düşecektir. Bileti print edip, yanınıza alınız. Müzeye seçtiğiniz saatte gitmelisiniz. Eğer daha erken giderseniz, içeriye almıyorlar.

Vatikan Hakkındaki ayrıntılı bilgilere Vatikan Gezi Rehberi yazımdan bakabilirsiniz.

Roma’ya Ne Zaman Gidilir ? – Roma Hava Durumu

Roma'ya ne zaman gidilir
Roma’ya ne zaman gidilir

Bazı şehirlerin mevsimleri vardır. Bazılarının ise mevsimi olmazmış. Roma’nın mevsimi yok bence. Her daim gidilir. Ama en çok bahar ayları güzel. Yaz aylarında yoğun turist kalabalığından ve sıcaklardan dolayı gezmek keyifli değil.

Roma’nın iklimi ılıman. Enlem olarak İstanbul ile aynı. O yüzden İstanbul’daki hava durumu ile Roma’nın hava durumu çok çok yakın.

Gideceğiniz tarihler için hava durumunun nasıl olacağını kontrol etmeyi unutmayın. Biz gitmeden önce baktığımızda Roma yağmurlu görünüyordu. Yanımıza şemsiye alıp gitmiştik. 

Kasım ayının ilk haftası Roma’daydık. Hava muhteşemdi. Güneşli havada ince bir üst yetti. Ancak hava kararmaya başlayınca bir kazak ya da hırkaya ihtiyaç duyduk. Sadece 1 gün öğleden sonra yağmurlu oldu. Ama yağmura rağmen gezmek sandığım kadar zor olmadı. Hatta güzel bile oldu.

Valizinize, hava durumuna uygun kıyafetler ekleyin.

Roma’ya Nasıl Gidilir ?

Roma şehrinde 2 adet uluslararası havalimanı var. Fiumicino Havalimanı( Leonardo da Vinci), Roma’nın 30 km güneybatısında. Ve Campio Havalimanı şehrin güneydoğusunda.

İstanbul’dan Roma’ya uçabileceğiniz havayolu firmaları Turkish Airlines, Pegasus Airlines ve Alitalia. Bu firmalar Fiumicino Havalimanı’na uçuş gerçekleştirmekte.

Campio Havalimanı’na ise Ryanair, Wizz Air ve EasyJet  gibi firmalar uçuş düzenlemekte.

Roma Fiumicino Havalimanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım

Fiumicino havalimanı’ndan, Roma’nın tüm ulaşım ağlarını barındıran Termini istasyonuna otobüs, taksi yada tren ile ulaşabilirsiniz.

Trenler(Leonardo Express)yarım saatte bir kalkarken, Termini’ye varış süresi 30 dakika. Kişi başı ücreti 14 EUR
Otobüsler yarım saatte bir kalkıyor. Şehre varışı 1 saati buluyor. Ücretleri ise 8 EUR
Taksilerin hava limanından şehir merkezine geliş ücretlerini sabitlemişler. 48 EUR

Otobüs ve tren biletlerini online satın alabilirsiniz. Otobüs bileti için  terravision , SitBusShuttle  linklerine; tren bileti için  LeonardoExpress linkine tıklayın. Biletleri havalimanındaki makinelerden ya da otobüsten satın almanız da mümkün.

Bizim otelimiz Vatikan tarafında olduğu için Vatikan’a direk servisi olan SitBusShuttle isimli otobüs firmasını tercih ettik. Bu firmanın otobüsleri hem Vatikan’a hem de Termini’ye gidiyor. Biletleri, havalimanına vardığımızda otobüsten satın aldık. 

Roma gezimiz bittiğinde hava limanına dönerken ise, metro ile Termini istasyonuna gittik. Termini’den tren ile havalimanına ulaştık.

Tren biletlerini Termini İstasyonu’ndaki bilet makinelerinden satın alabilirsiniz. Ki biz alamadık bir türlü. Makineler, 1 saat sonraya bilet gösteriyordu. Daha sonra PaperShop‘dan bilet aldık. Bilette saat belirtilmemiş. Gün içinde istenen saatte kullanılabiliyor. Bileti trene binmeden hemen önce trenlerin bulunduğu noktada yer alan validasyon kutularından geçirmeniz gerekiyor. Bu çok önemli. Elinizde bilet olsa bile eğer valide edilmemişse, geçersiz sayılıyor. Ceza ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bu arada otobüsler gayet konforlu, ancak trenin konforu da bir başka:)

Roma’da Şehiriçi Ulaşım

Roma Pass

Şehir içinde çok fazla ulaşım aracı kullanacaksanız ve bol bol müze gezerim diyorsanız, RomaPass isimli kartlardan satın almanız gerekir. Roma Pass’in 2 çeşidi var.

48 saatlik : 48 saatlik olan kart ile 1 müzeye ücretsiz giriş yapabilir ve 48 saat boyunca şehir içi ulaşımdan ücretsiz yararlanabilirsiniz.
72saatlik : 72 saatlik olan kart ise 2 tane müzeye ücretsiz giriş hakkı veriyor. 3 gün boyunca şehiriçi ulaşım ücretsiz oluyor.  
Ayrıca, Roma Pass bir çok müzeye indirimli giriş yapmayı sağlıyor. Roma Pass vatikan müzelerinde geçerli değil. Ayrıntılı bilgi için tıklayın

Toplu Taşıma

Toplu taşıma için 1 günlük, 3 günlük ve 1 haftalık bilet seçeneklerine bakabilirsiniz.

Metro : Roma’da 2 tane metro hattı var. Biri kırmızı A; diğeri ise Mavi B. Her iki hat Termini istasyonunda kesişiyor. Aktarma çok kolay. Metro hatları önemli turistik noktalardan geçiyor.

Otobüs : Metro olmayan noktalarda otobüs kullanmaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Otobüs saatlerini öğrenmek için Google Map’e bakabilirsiniz.

Biz RomaPass almayı hiç düşünmedik. Genelde yürüyerek gezdik şehri. Sadece akşam otele dönerken metro kullandık. Metro tek kullanımlık bilet ücreti 1.5 EUR 

Roma’da Gezilecek Yerler

Pantheon, mutlaka görülmesi gereken bir yapı. Fotoğraflarda görünenden daha fazlası var. Oldukça ihtişamlı.

Roma’yı gezmek, keşfetmek o kadar güzel ki? Adeta bir açık hava müzesinde geziyor gibisiniz. Roma gezilecek yerler ulaşım açısından çok rahat. Turistik noktalar birbirine yakın olduğundan birinden çıkıp diğerine geçiyorsunuz ve zamanın nasıl geçtiğini farketmiyorsunuz.

Roma gezilecek yerler listesi özet olarak şöyle;

Via del Corso (Corso caddesi), Piazza del Popolo‘dan, Piazza Venezia‘ya kadar uzayan bir cadde. Bu cadde üzerinde yürürken ara sokaklara girerek(cadde üzerindeki tabelalar yönlendiriyor) aşağıdaki turistik yerleri gezebilirsiniz.

Piazza di Spagna (İspanyol Merdivenleri) : Şehrin buluşma noktası olan bu meydanın atmosferi çok güzeldir.
Fontana Di Trevi (Trevi Çeşmesi-Aşk Çeşmesi):
Pantheon Yüzlerce yıllık bir yapı. Giriş ücretsiz.
Piazza Navona (Navona Meydanı) : Şehrin en güzel meydanı burası.

Piazza Venezia‘daki bembeyaz görüntüsüyle hemen dikkatinizi çekecek olan Vittorio Emanuele Anıtı’nın yan tarafında yer alan Via dei Fori Imperiali(Fori Imperiali caddesi) ‘ne girdiğiniz anda Colosseum bütün ihtişamıyla size hoşgeldiniz diyecektir.

Başka bir günü ise Vatikan’a ayırabilirsiniz. Eğer Vatikan Müze’lerinin tamamını gezmeyecekseniz, 1 günden daha kısa bir zamanda buraları gezebilirsiniz.
Vatikan Müzeleri  ve Sistina Şapeli Biz sadece sistina şapeline doğru ilerleyen müzeleri gezmiştik.
San Pietro Meydanı : Papa’nın vaazlarını verdiği meydan oldukça büyük
San Pietro Bazilikası : Giriş ücretli. Giriş kuyruğu çok uzun oluyor.
Castel Sant’Angelo : Giriş ücretli
Ponte Sant’Angelo  : Castel Sant’Angelo ‘nun hemen önündeki bu köprü, Tevere nehri üzerindeki en güzel köprüdür.

Roma gezilecek yerler hakkında ayrıntılı bir yazı hazırladım. Roma ücretsiz gezilecek yerler ve Roma’da gezilecek yerler harita dahil tüm gezi rotasını görmek tıklayın. Roma’da Gezilecek Yerler.

Roma’da Kaç Gün Kalmalı

Roma gezisi kaç gün olmalı? Bence en az 3 tam gün ayırmak gerekir. 3 günlük Roma gezisi sizi tatmin eder. Eğer bir çocukla Roma’ya seyahat edecekseniz 4 gün ideal.

Şehrin daha çok keyfine varmak ve Roma’yı tam olarak hissetmek isterseniz 5-6 gün ayırmak gerek.

Roma’da Ne Yenir ?  – Roma’da Yemek

Il Fornai. Pizzalarını çok sevdiğimiz bir fırın

Roma’da gezmek nasıl keyifliyse, yeme-içme meselesi de o derece keyifli gerçekten. Gayet ekonomik bir şekilde yeme içme meselesini halledebilirken, daha fazlasını  harcamak da mümkün.

İtalya denince aklınıza en çok hangi yiyecek geliyor? Benim aklıma ilk pizza geliyor. İtalyan mutfağı o kadar geniş ve güzel ki, insan hepsinden tatmak istiyor. Tabi paramızın değeri EUR karşısında değer kaybetmeye devam ettikçe, yeme içmeyi ekonomik kılmak hepimizin tek arzusu. Bu sebeple bende hem ekonomik hem de lezzetli seçeneklerle dolu ayrıntılı mini bir Roma yemek rehberi hazırladım.

Biz genelde fırın (italyancada forno) tarzı yerleri tercih ettik. Hem çok lezzetli yiyecekler yedik hem de ekonomik oldu. Fornolarda kahvaltılık ürünler, lezzetli dilim pizzalar bulabilirsiniz. Ancak böyle yerlerde oturma sıkıntısı var. Oturacak bir kaç bar sandalyesi dışında bir şey yok.

Bu arada gitmek istediğiniz yerleri maps.me yada google map‘te işaretleyin. Roma sokaklarında gezerken, işaretlediğiniz mekanlardan hangisine yakınsanız, oraya geçersiniz. Çünkü insan gezerken zamanın nasıl geçtiğini ve ne kadar yorulduğunun pek farkına varmıyor.

mapsMe harita uygulaması. Gezmek istediğim yerleri KIRMIZI; yemek için tercih edeceğim yerleri MAVİ; iyi dondurma adreslerini ise PEMBE ile işaretlemiştim. Hatta bazı işaret noktalarına not da eklemiştim.

İtalyan mutfağı denince akla bir çok lezzet geliyor. Hatta öyle ki bu yiyecekler bir çok dilde, italyancadaki ismiyle yerini almış bile. Hatta ve hatta bambaşka kültürlerin mutfaklarına yerleşmiş olarak da görüyoruz. Neler mi var? İşte onlardan bazıları : Pizzalar, makarnalar, tiramisu, dondurma, ricotto peyniri, risotto, lazanya, espresso, cappuccino

Roma Yemek Rehberi
Pizzalar

Roma’ya vardığımızda, otele yerleşimin ardından, soluğu bir fırında aldık. Haliyle ilk yediğimiz yiyecek pizza oldu. O yüzden yazıma başlangıcı pizza ile yapıyorum.

Roma seyahatinizde en çok tükettiğiniz yiyecek pizza olabilir. En azından bizim öyle olmuştu. Pizzalarda en çok rastladığım malzeme domates, en çok beğendiğim  pizza ise balıklı olan çeşidiydi.

Fırınlardan pizza almak isterseniz, manzara budur. Seçim yapmak çok zor:)

İl Fornaio: Campo de Fiori civarında. Pizzaları efsaneydi. ve oldukça ekonomik. 2 kişi, toplamda 8-10 EUR  ücret ödeyerek çok rahat doyarsınız.

Forno Campo de Fiori: Campo de Fiori’de rastlayabileceğiniz bu fırın lezzetli pizzaları ile ün salmış.

Pizzeria ai Marmi: Roma’da lokal birinin evinde kalan bir arkadaşım burayı önermişti. Onlara da ev sahipleri söylemiş. Pek turist göremeyeceğiniz ve lokallerle iç içe pizza yiyebileceğiniz nefis bir mekanmış. Bizdeki pide salonlarına benziyor biraz. Trastevere tarafına geçerseniz burası size alternatif bir mekan olsun. Mekan , tramvay yolu üzerinde. Adres:Viale di Trastevere, 53, 00153 Roma RM, Italy

Campagnia del Pane: Roma’ya ilk geldiğimizde, otelimize yakınlığından dolayı buraya uğramıştık. Kahvaltılıklar, atıştırmalıklar ve dilim pizzalar alabileceğiniz güzel bir mekan. Adres

Trattoria da Luigi: Roma’daki son günümüzde arkadaşlarımızla birlikte burada oturduk. Restoranın bahçesinde yemek yiyip sohbet ettik. Burada aradığınız bir çok yiyeceği bulabilirsiniz. Biz çeşitli pizzalar ve lazanya denedik. Roma’da akşam yemeği için çok uygun bir mekan. Adres

Pizzeria Da Baffetto: Popüler pizzacılardan biri burası. biz deneyimleyemedik maaalesef. Roma’da her saat, her yer açık olmuyor. Bazı saat aralıklarında dükkanlar kapanıyor. Buraya gelmeden önce, internettten açık olduğu saatleri kontrol etmeyi unutmayın. Adres

Pizzaeria la Montecarlo

Bonci Pizzarium

Makarnalar

Roma’ya gelince nefis makarnaların tadına mutlaka bakılmalı. Popüler ve ekonomik adreslerden biri İspanyol Merdivenleri’nin yakınlarında bulunan Pastificio. Burada bir tabak makarna 4 EUR(2018 yılı). Her gün öğlen civarı 2 çeşit makarna çıkıyor ve kısa sürede tükeniyor.

Tiramisu

Tiramisu yine mutlaka denenmesi gereken lezzetlerden. En popüler adres ise Pompi. Buradan 2 kez tiramisu aldık. Lezzetine bayıldık. Sade, çilekli …vb gibi çeşitleriyle sunuyorlar. Satın alıp dışarıda yiyebilirsiniz. Ücreti 4EUR. Pompi,  Pastificio ile aynı sokakta yer alıyor. Makarna sonrası bir tiramisu iyi gider. 🙂 Pompi’ye Roma’nın başka sokaklarında da rastlayabilirsiniz. Bir tanesi Vatikan’ın çok yakınında.

Italian Gelato (Dondurma)

Gelato, italyancada dondurma demek. İtalyan gelatoları o kadar meşhurdur ki, dünyanın her yerinden ilgi çeker. Hatta ülkemizde her şehirde, bir roma dondurmacısı vardır bile. Biz sadece  gelateriaDelTeatro adresini deneyimleyebildik.. Diğer meşhur adresler ise şöyle:
Geletaria ciampini, BlueIceGelato , Giolitti , Venchi
NOT: İtalya’ya gidemezsek, gelato yiyemeyecek miyiz diyebilirsiniz. Bu durumda size önerim, İstanbul’daki  cremeria milano olacaktır. Ben buranın dondurmalarını çok beğeniyorum. İstiklal Caddesi veya Bebek‘e giderseniz mutlaka uğrayın.

Diğer önemli lezzetler durakları ise Il sorpasso, Alfredo alla Scrofa, Ivo a trastevere, Panino divino, Canova, Trattoria Al Moro

Roma’da Kahve İçilecek Yerler – Roma Kahvecileri

İtalyanların kahve kültürü bizimki gibi değil. Hadi bir kahve içelim, oturup saatlerce sohbet edelim havası yok buralarda. Genelde, kahve ayakta ve hızlıca içilip bitiriliyor.

Kahve İtalyanların olmazsa olmazı. Espresso ve Cappuccino en popüler kahve çeşitleri. Güne kahveyle başlanıp, yine kahveyle devam ediliyor. Sabah içilen kahve capuccino; günün devamında ise espresso oluyor. Ben neredeyse her gün cappuccino içmiştim. Espresso ise birkaç kez denedim.  Espresso biraz daha acımsı ancak şeker ekleyince güzel olmuştu.  

Peki espresso  ve capuccino ne demek? Nasıl yapılıyor? Hiç merak ettiniz mi? Espresso sıcak suyun yüksek basınçtan geçirilmesiyle hızlı bir şekilde oluşturulan bir kahve. Oldukça yoğun kahve içerdiğinden tadı ilk etapta acı gelebilir. Şeker ilavesiyle tadı çok güzelleşiyor.

Capuccino ise italyanların sabah kahvesi. Bir miktar espresso, süt ve süt köpüğü ile hazırlanır. İşin püf noktası ise espresso ile süt köpüğünün iyi ayarlanmasında. İlk içtiğinizde yoğun miktarda süt tadı alırsınız. CafeLatte ile benzer bir tada sahip.

Roma’da Kahve Siparişi Vermek

Kahve siparişi verirken, sadece “cafe” derseniz, Büyük ihtimalle size espresso gelecektir. Çünkü kahve=espresso. Eğer latte içmek isterseniz sadece “latte” demeyin, çünkü bu durumda önünüze süt gelebilir. Çünkü “latte” italyancada “süt” demek. “cafe latte” diyerek bu durumu çözebilirsiniz.

İtalyancada kahve siparişi vermek şöyledir : “un caffe per favore” (yazıldığı gibi okuyabilirsiniz.)

Kahve içilen yerlerin ismi “bar” olarak geçiyor. Kahve siparişi verirken öncelikle kasaya geçip, kahvenizi söylüyorsunuz ve ücretini ödüyorsunuz. Daha sonra elinizdeki fiş ile kahvenin yapıldığı bar masasında beklemeye başlıyorsunuz. Kısa sürede kahveniz hazır. Ayakta kahve içmek ile oturarak içmek arasında ücret farkı var.

Roma’da o her yerde gördüğümüz 3. dalga kahveciler bulunmuyor. Hatta İtalya’nın tamamında yok. Yakın zamanda Milano’da açılan Starbucks’ı saymazsak tabi. Çünkü kahve italyanların hayatında önemli bir yer tutuyor. Bu yüzden de kahve içilebilecek çok fazla lokal mekan var.

Roma’da Kahve İçilebilecek En İyi Mekanlar
Tazza d’Oro
Mutlaka uğrayın. Siz benim gibi günün her saati capuccino içmeyin. 🙂

Burası, Pantheon  girişinin çaprazında bulunuyor. Oldukça köklü bir kafe. İçeride, turist kafilesine denk gelmediyseniz şanslısınız demektir 🙂 Biz her uğradığımızda cappuccino içtik. İçeride oturacak bir kaç yer var. Ücretsiz oturabilirsiniz. Bir Cappuccino ücreti  1,10 EUR; Tiramisu 2,50 EUR

Sant’Eustachio il Caffe
Sant’Eustachio il Caffe. Espressoyu mutlaka deneyin.

Kafe, Pantheon’un arka tarafında. Espresso denemek isteyenler mutlaka uğrasınlar. Espresso’nun yanında şeker isteyip istemediğinizi soruyorlar. Ben kahveyi şekersiz içtiğim için şeker istememiştim. Ancak espressoyu sade olarak içemedim. Şekerlisi daha güzel.

Burada masalara oturmak isterseniz ekstra ücret ödüyorsunuz. Eğer ücret ödemek istemezseniz, kahvenizi ayakta içebilirsiniz. Zaten espresso çok konulmuyor bardağa. Yarım bardak gibi düşünün. Kısa sürede bitiveriyor. 🙂

Caffe Castroni 
Cappuccino ve kruvasan ile klasik italyan kahvaltısı

Vatikan yakınlarında bulunan bu şarküteri dükkanında hediyelik olarak aradığınız bir çok yiyeceği bulabilirsiniz. Sadece kahve içmek ya da klasik italyan kahvaltısı yapmak için uğrayabilirsiniz.

Biz buraya 2 gün kahvaltı yapmak için uğradık. Ayakta hızlıca kahvaltımızı bitirdik. Yani zamandan tasarruf 🙂 Kruvasan ve kruvasan benzeri unlu mamüller çok güzel. Kahveleri muhteşem.

Bar san Calisto

Trasteve‘de bir bar. Trastevere’de bir çok güzel mekan var. Hoşunuza giden bir yere direk girin bence. Biz öyle yaptık. Trastevere’deki  fiyatlar, Roma’nın merkezi noktalarındaki mekanlara göre bir tık daha yüksek.

Trasteve’de bir kafe. Ve ben yine capuccino içiyorum:)

Babingtons : Çay içmek için en keyifli adres burası. İspanyol merdivenlerinin hemen yanında.

Caffè Greco: Italyanın en eski kahve dükkanlarından biri. Goethe, Mendelsson, Berlioz, Wagner, Liszt, Gogol, Stendhal, Leopardi, Andersen gibi ünlü isimler burada kahve içmiş.

 Ciampini, Roscioli Caffe Pasticceria, Giolitti, Faro Luminari del Caffe, Barnum ve Rosati de Roma’nın iyi kahvecileri.

NOT: Roma’da Take away kahve alabileceğiniz mekanlar var.

Roma’da Nerede Kalınır ? – Roma Konaklama

Vatikan tarafındaki sokaklar çok nezih. Burada konaklamak güzel bir deneyim oldu bizim için.(Burası Vatikan’ın içi değil. Vatikan , vatikan müzelerinden ve San pietro meydanından oluşan küçük bir toprak parçası. )

Roma’da her bütçeye uygun konaklama seçenekleri var. Piazza Venezia(Venedik Meydanı) ve Piazza Navona(Navona Meydanı)‘ya yakın bir konumda yer almak güzel olur. Ancak unutmayın ki; Roma’da her yere yürüyebilirsiniz. O yüzden de illa ki merkezi bir konumda yer almak gerekmiyor. Biraz daha uygun fiyatlı seçenekler için Termini çevresine veya Vatikan taraflarına bakabilirsiniz. Termini istasyonun arka sokaklarından uzak durmak gerek. Bu çevre pek tekin değil.

Ben özellikle ev tipi bir yerde kalmak istediğimden  sadece AIRBNB(www.airbnb.com.tr) üzerinden  konaklama baktım. Airbnb’de haritayı açıp, harita üzerinde gezinerek, fiyat olarak uygun olduğunu düşündüğüm yerlere tıkladım. Roma Otellerinin fotoğraflarını inceleyip, hoşuma giden yerleri favorilere ekledim. Daha sonrasında eleyerek Seven Rooms Vatican 2‘de karar kıldım. Rezervasyonu yaptığımda, ödemeyi yapmış oldum. Belli bir zamana kadar iptal etme hakkım vardı. Rezervasyonu yapar yapmaz, ev sahibi hemen mesaj attı. Hava limanından otele ulaşım konusunda seçenekler sundu. Eğer kalabalık bir ekip olsaydık; bu seçenekler iş görürdü. Ancak ben ulaşım konusunu kendim halletmek istedim.

Kaldığımız ev, Vatikan’a 10dk’lık, Line A metrosunun Ottaviano durağına ise 5 dk’lık bir yürüme mesafesindeydi. Linki burada  Ev fena değil. Temiz. Otelin 7 odasına, Roma’nın kurulu olduğu 7 tepenin adı verilmiş. Otelin adının neden “seven rooms” olduğu anlaşılmıştır herhalde 🙂

Vatikan Konaklama

Biraz Vatikan tarafından bahsetmek gerekirse, Vatikan’ın bulunduğu bölge çok nezih. Biz bayıldık buralara.  Evler 3-4 katlı. Binalar birbiriyle uyumlu. Sokaklar ağaçlı, geniş ve her yer temiz. Hele sonbahar çok yakışmış. Yerlerde sarı yaprakları görünce, iyi ki sonbaharı tercih etmişim dedim. Lokallerin yoğun olduğu bir bölge aynı zamanda.

Kalacağınız yerin metroya yakınlığına dikkat edin. Çünkü gün boyu gezip yorulacağınız için akşam dönüşte metroya ihtiyaç duyabilirsiniz. Biz hemen her akşam metro kullandık.Ayrıca her gün yerel bir marketten kahvaltılık ve akşamları atıştırmak için yiyecekler satın aldık. Her gittiğimiz şehirde market dolaşmayı ihmal etmiyoruz. Çünkü seviyoruz.

Roma’dan Ne Alınır ? – Roma Alışveriş

Roma'dan ne alınır
Lüks markaların  sağlı sollu sıralandığı cadde : Via Condotti
Roma’da Alışveriş Yerleri

 Lüks markalar için –Via condotti-(Condotti Caddesi)’ye bakabilirsiniz. Bu cadde İspanyol Merdivenleri‘nin tam karşısında. Via del corso(Corso caddesi)  alışveriş için bakılabilecek bir diğer cadde. Burada ülkemizde gördüğünüz bir çok markayı bulabilirsiniz. Ayrıca güzel butikler de var. Çamaşır, çorap gibi temel ihtiyaçlar için Upim mağaza zincirlerine bakabilirsiniz.

En iyi antikacılar için İspanyol Merdivenleri’nin yakınındaki Via del Babuino ve Via Margutta caddelerine bakın. Piazza Navona yakınındaki Via dei Coronari caddesi de antika alışverişi yapabileceğiniz bir başka alternatif. Antika alışverişi yaparken garanti belgesi verebilen yerleri tercih etmeye özen gösterin.

Pazar günleri Trastevere’de kurulan bit pazarlarına uğrayabilirsiniz. Burada antika süs eşyaları, kitaplar, eski ve yeni giysiler bulabilirsiniz. Pazarların kurulduğu sokaklar Porta Portese ve Piazza Ippolito Nievo arasında.

Roma’dan gıda olarak peynir(parmesan), jambon, zeytinyağı, şarap ve paket makarnalar satın alabilirsiniz. Alışveriş için Campo de Fiori’de kurulan pazarı kaçırmayın. Ayrıca Campo de Fiori’ye çıkan sokaklarda zanaatkar butikleri de görebilirsiniz.

Roma’da Outlet mağazalar için  şehrin dışında yer alan  Castel Romano Outlet‘e gidebilir, Gün boyu doya doya alışveriş yapabilirsiniz.

Eğer  TAX FREE (GLOBAL BLUE) etiketi bulunduran mağazalardan alışveriş yaparsanız, harcadığınız tutarın bir kısmını geri alabilirsiniz. Harcadığınız tutar 155 EUR  ve üzeri ise vergi indiriminden yararlanmak mümkün. Peki nasıl bir yol izlemem gerek? Derseniz,  Şöyle ki; Alışveriş yaptığınızda mağaza çalışanına pasaportunuzu gösterip bir form doldurun.  Hava limanına gittiğinizde, tax-free-refund  bölümüne alışveriş fişi, alışveriş formu ve satın aldığınız ürünleri göstererek vergi indiriminden yararlanın.

Roma Gece Hayatı & Eğlence

Roma’nın yaz festivali l’estate romana hazirandan eylüle kadar devam ediyor. Festival kapsamı boyunca şehrin çeşitli yerlerinde dans, müzik, tiyatro ve film gösterileri yapılmakta.

Sinema salonlarındaki filmler genellikle italyanca dublajlı. Bir filmi orjinal dilinde izlemek isterseniz, Alcazar veya Nuovo Olimpia’a bakabilirsiniz.

Opera ve bale gösterileri Teatro dell’Opera’da. Opera sezonu kasımdan ilkbaharın son aylarına kadar devam ediyor.

Roma’da iyi müzik dinleyebileceğiniz çok fazla müzik kulübü var. Caz, rock, blues, folk, salsa hangisini isterseniz. Caz müzik için Alexanderplatz Jazz Club ( En yakın istasyon Ottaviano veya Cipro). Trastevere’deki Big Mama Live Music & Bar caz ve blues dinleyebileceğiniz iyi bir bar (Adres: Vicolo di S. Francesco a Ripa, 18). Avrupanın en iyi gece kulüplerinden olan Goa Club ve İrlanda pubı Fiddler’s Elbow gidebileceğiniz diğer alternatifler.

Dünyanın en eski müzik akademilerinden biri olan Accademia Nazionale di Santa Cecilia’nın konserleri Auditorium Parco della Musica’da. Konserler ekim ayından mayısa kadar sürüyor. Ayrıca Auditorium Parco della Musica’nın etkinlik takvimini mutlaka incelemelisiniz. Çünkü Roma’nın en güzel etkinlikleri burada. Etkinliklere bakmak için tıklayın.

Pincio bahceleri’nde mayıstan temmuz ortalarına kadar ücretsiz konserler var. Bu konserleri askeri ve sivil bandolar gerçekleştiriyor.

Roma’da Geçen Filmler 

Bir yere gitmeden önce, orada çekilmiş filmleri izlemek çok keyifli. Roma için ünlü yazar Dan Brown‘un aynı adlı kitabından uyarlanan “Angels & Demons ( Melekler ve Şeytanlar )” filmi ilk favorim. Film heyacan dolu olmasının yanısıra, Roma ve Vatikan hakkında çok fazla bilgi içeriyor.

İkinci film tavsiyem ise Eat Pray Love ( Ye Dua Et Sev ). Elizaberth Gilbert’in romanından uyarlanan filmde başrolleri Julia Roberts ve Javier Bardem paylaşıyor. Roma’nın meşhur yemeklerini ve güzel sokaklarını çok net görebileceğiniz romantik bir film.

İtalya’da geçen romantik filmleraksiyon filmleri, aşk filmleri ve daha niceleri. İşte benim  Roma’da çekilen filmler listem.

Roma’ya Gitmeden Önce İzlenmesi Gereken Filmler – 18 Film Tavsiyesi
  1. Spectre –  (Sam Mendes – 2015) –  IMDB: 6.8
    Daniel Craig’in 4. Bond filmi. Bond filmlerinin takipçisiyseniz, bu film kaçmaz.
  2. La Grande Bellezza – Muhteşem Güzellik – (Paolo Sorrentino – 2013)  – IMDB: 7.7
    ‘En İyi Yabancı Film Oskarı’ ve ‘En iyi Yabancı Film’ dalında ‘Altın Küre’ ve ‘Bafta’ ödüllerini kazanmış başarılı bir film.
  3. To Rome with Love – Roma’ya Sevgilerle – (Woody Allen – 2012) – IMDB: 6.3
    Woody Allen bu filmde Roma’daki hayatlardan kesitler sunuyor. Filmdeki karakterlerle Fellini’ye ve onun önemli eserleri, La Dolce Vita ve Fellini’s Roma’ya atıflarda bulunuyor.
  4. Midnight in Paris – Paris’te Gece Yarısı – (Woody Allen – 2011) – IMDB:7.7
  5. Eat Pray Love – Ye Dua Et Sev – (Ryan Murphy – 2010) – IMDB: 5.7
  6. When in Rome – Aşk Çeşmesi – (Mark Steven Johnson-2010)IMDB: 5.6
    Filmin kahramanları, Roma’nın ünlü Aşk Çeşmesi’nde dileklerini diliyorlar ve sonrasında beklenmedik olaylarla karşılaşıyorlar.
  7. Habitacion En Roma – Ateşli Oda – (Julio Medem – 2010) – IMDB: 6.2
  8. Angels & Demons – Melekler ve Şeytanlar(Ron Howard – 2009) – IMDB: 6.7
  9. Scusa Ma Ti Chiamo Amore – Pardon! Seni Seviyorum – (Federico Moccia – 2008) – IMDB: 6.2
    İtalya’da çok izlenen filmlerden.
  10. The Belly of An Architect – (Peter Greenaway – 1987) – IMDB: 7.0
    Film, İtalya’yı‘ ‘Bereketli topraklar, sanat, tarih, iyi yemek ve yüksek idealler….’’ şeklinde tanımlıyor.
  11. Fellini’s Roma – Roma’da Aşk Başka – (Federico Fellini – 1972) – IMDB: 7.4
    Ünlü italyan yönetmen Federico Fellini’in Roma’sını anlatan bir film.
  12. Giulietta Degli Spiriti – Ruhların Giulietta’sı – (Federico Fellini – 1965) – IMDB: 7.7
  13. Mamma Roma – (Pier Paolo Pasolini – 1962) – IMDB: 7.9
  14. Accattone – Dilenci – (Pier Paolo Pasolini – 1961) – IMDB: 7.8
  15. La Dolce Vita – Tatlı Hayat – (Federico Fellini – 1960) IMDB: 8.1
    Roma denince ilk akla gelen film La Dolce Vita’dır.
  16. Roman Holiday – Roma Tatili – (William Wyler – 1953) – IMDB: 8.1
    10 dalda Oscar adayı olan film, Audrey Hepburn’e “En İyi Kadın Oyuncu Ödülü”nü kazandırmış.
  17. Ladri Di Biciclette – Bisiklet Hırsızları – (Vittorio De Sica – 1948) –  IMDB: 8.3
  18. Roma Citta Aperta – Roma Açık Şehir –  (Roberto Rosselini – 1945) – IMDB: 8.1
İtalya’ya Gitmeden Önce İzlenmesi Gereken Filmler – 6 Film Önerisi

İtalya’nın başka şehirlerine seyahat edecekseniz şu filmlere bakabilirsiniz.

  • The Tourist – Turist – (Florian Henckel von Donnersmarck – 2010) – IMDB: 6.0
    Johnny Depp ve Angelina Jolie başrolde. Film Venedik ve çevresinde geçiyor.
  • Letters To Juliet  – Aşk Mektupları – (Gary Winick – 2010)IMDB: 6.6
    İtalya’da tatilini geçiren bir amerikalı kızın maceralarının anlatıldığı film.
  • The Italian Job – İtalyan İşi – (F. Gary Gray – 2003) – IMDB: 7.0
    Jason Statham, Edward Norton, Charlize Theron gibi ünlü oyuncular başrolde. Film, güzel italyan şehirleri Venedik ve Cenova’da geçiyor.
  • Talented Mr. Ripley – Yetenekli Bay Ripley – (Anthony Minghella – 1999) – IMDB: 7.4
  • Tea With Mussolini – Mussolini ile Çay – (Franco Zeffirelli – 1999)IMDB: 6.9
    Floransa sokaklarını ve tarihini iyi gösteren bir film.
  • Stealing Beauty – Çalınmış Güzellik – (Bernardo Bertolucci – 1996)IMDB: 6.6
    Liv Tyler başrolde. Toskana hakkında fikir sahibi olabilceğiniz çok tatlı bir film.

Çocukla Roma & Bebekle Roma Seyahati

Seyahatlerde hatta evde bile çocuklarının aç kaldığından şikayet eden annelerden misiniz? O zaman Roma seyahati tam size göre. Çünkü burada çocukların aç kalması mümkün değil. Hiç bir çocuk pizza, makarna, dondurma veya tiramisu’ya hayır diyemez.

Tamam iyi güzel de peki ya organik beslenme derseniz, tavsiyem Crispy – Bio Market. Burada sağlıklı atıştırmalıklar, organik ürünler, vejetaryen  ve glutensiz seçenekler var. Yemek, sandviç, salata çeşitlerinden birini seçebilirsiniz. Crispy – Bio Market İspanyol Merdivenleri’ne yakın mesafede.

Yemek konusu tamamsa, gelelim çocukların daha çok ilgisini çekecek şeylere.

Museo Explora (Explora Müzesi) : Burası “Learning by Doing” yani “Yaparken öğrenme” mottosunu kendine ilke edinmiş bir çocuk müzesi. Her yaştan çocuğun keyifli vakit geçirebileceği bir akvite merkezi aynı zamanda.

Explora Müzesi, hastanesi, mağazaları ve postanesiyle birlikte küçük bir şehir gibi. Çocuklar burada çeşitli materyalleri kullanarak atölye çalışmaları yapıyor. Özellikle yaşlarına uygun yaklaşımları nedeniyle müze çok çocuklu. 0-3 yaş, 3-6 yaş ve 6-12 yaşları için uygun.  Faaliyetler çevre, iletişim, ekonomi ve yeni teknolojilere göre kategorilendirilmiş.
1 yaş altı çocuklar ücretsiz giriş yapabilir.
1-3 yaş çocuklar için giriş ücreti 3,00 € (3,88 $)
3 yaş ve yetişkinler için giriş ücreti 7,00 € (9,00 $)
Ziyaret yaklaşık 1 saat 45 dakika sürmekte. Ayrıca dört turdan birine de kayıt olabilirsiniz.

Turlar rehber eşliğinde değil. Çocuklar ve aileler nerede ve ne zaman oynayacaklarını özgürce seçme şansına sahip. Sergiler italyanca ama eğer ihtiyaç duyarsanız, ingilizce bilen bir yardımcı talep edebilirsiniz. Basılı malzemeler ve açıklamalar iniglizce olarak mevcut. Piazza del Popolo’dan 10 dk yürüyerek buraya ulaşabilirsiniz. En yakın istasyon: Flaminio.

Piazza Navona : Her türlü sokak eğlencesinin mevcut olduğu bir meydan burası. Roma’dayken mutlaka yolunuz buradan geçecektir. Sihirbazlar, eğlenceli gösteriler, dans grupları, sokak sanatçıları hep bu meydanda.
Al Songo : Roma’nın en iyi oyuncakçısı. Al Songo’yu Piazza Navona’da bulabilirsiniz.

Citta Del Sole : Piazza Cola di Rienzo yakınlarındaki bu oyuncak dükkanı çok popüler. En yakın istasyon: Lepanto.

The San Carlino – Puppet Theater in Rome (Gianicolo Kukla Tiyatrosu) : Roma’da farklı bir aktivite ararsanız, mutlaka gitmeniz gereken yer burası. Gösteriler italyanca ancak kuklaların vücut dili, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar çok anlam içeriyor. Dolayısıyla çocukların sıkılması söz konusu değil. Gianicolo Kukla Tiyatrosu, doğaçlama geliştirilen bir tiyatro türü olan Commedia dell’Arte geleneğini takip etmiş. Tiyatronun geçmişi 1959’a kadar gitmekte. En yakın istasyon: Ottaviano (güneye doğru 30 dakikalık bir yürüyüş mesafesi var.)

Little Big Town :  İtalya’nın en büyük oyuncak mağazalarından biri. Çeşitli oyuncaklar için bakabilirsiniz.

Villa Borghese Bahçeleri : 1 tam gününüzü alabilecek büyük bir park. İçinde çeşitli kafe ve restoranlar var. Burada piknik yapmayı düşünebilirsiniz. Parkta 2’li bisikletlerle ya da trenle küçük gezintiler yapabilirsiniz. En yakın istasyon: Flaminio

Ferrari Store Roma (Ferrari Mağazası ) : Bu mağaza çocukların ilgisini çekebilir. Via Tomacelli(Tomacelli Sokak)’da

Zooloji Müzesi : Çocukların keyifli vakit geçirebileceği bir diğer alternatif. En yakın istasyon: Flaminio.

Roma Para Birimi & Harcalamalar

İtalya bir schengen ülkesi olduğu için para birimi EUR. Yanınızda size yetecek kadar Euro ile gidin. Çünkü kredi kartı kullanımı pek yaygın değil. 

Şehirde ekonomik yemek içmek bir hayli önemli.. Biz genelde yemek yemek için fırın(Forno) tarzı yerleri tercih ettik. Hem çok lezzetli hem de ekonomik oldu. Buraların tek sıkıntısı oturacak pek yerlerinin olmayışı. Ayakta yiyorsunuz genelde. Roma’daki son akşamımızda ise geleneksel yemeklerin olduğu bir trattoria’ya tercih ettik.

Roma’da Faydalandığımız Mobil Aplikasyonlar

mapsMe harita uygulaması. Gezmek istediğim yerleri KIRMIZI; yemek için tercih edeceğim yerleri MAVİ; iyi dondurma adreslerini ise PEMBE ile işaretlemiştim. Hatta bazı işaret noktalarına not da eklemiştim.

Seyahat esnasında fayda sağlayabilecek telefon uygulamalarını mutlaka önceden kurup, deneyin.

Bizim en çok kullandığımız uygulama MAPS.ME harita uygulaması oldu. Haritanın en büyük artısı çevrimdışı kullanılabiliyor olması. Birde oldukça kolay bir kullanımı  var. Ben Roma’ya gitmeden önce, gezilecek yerleri, yemek yiyebileceğimiz hem ekonomik hem de lezzetli adresleri, kahve içebileceğimiz köklü kafeleri ve iyi dondurmayı tadabileceğimiz bir çok yeri haritada işaretlemiştim. Hatta işaretlemeleri renk renk yapmıştım ki; arama kolaylığı olsun.

Roma gezisi esnasında, karnımız acıktığında bulunduğumuz yere en yakın olan yeri seçip gitmek büyük rahatlık oldu bizim için. Ayrıca günü bitirdiğimizde metroya en kısa yoldan gitmek için haritamız çok yardımcı oldu.

GoogleHaritalar telefonumda kurulu. Ancak pek ihtiyaç duymadım. GoogleTranslate ise zaman zaman işimize yaradı.

Roma Etkinlik Takvimi – Resmi Tatiller – Festivaller

01 Ocak                         Yılbaşı  (  Capodanno )
5-6 Ocak                        Hristiyanların 6 ocak yortusu; Piazza Navona’da şenlik. Befana(Epifanya)
08-09 Nisan                  Paskalya (Pasqua)
25 Nisan                        Özgürlük Bayramı. Resmi tatil günü (Festa della Liberazione)
01 Mayıs                        İşçi Bayramı (Festa del Lavoro )
02 Haziran                    Cumhuriyet Bayramı (  Festa della Repubblica)
29 Haziran                    San Pietro Meydanı’nda dini törenler. Resmi Tatil  (Festa del Patrono )
Temmuz                       Trastevere’de iki hafta boyunca süren çeşitli festivaller.(Noantri)
Temmuz                       Yıllık Mağaza indirimleri.
15 Ağustos                    Hz. Meryem’in  göğe yükselişi. Resmi tatil (Ferragosto)
01 Kasım                       Azizler Yortusu. Resmi tatil (Ognissanti )
Aralık                             Piazza Navona’da Noel pazarı
24 Aralık                        Noel Akşamı.

Roma’da Ne Yapılır ?

 Roma’da Mutlaka Yapın.
  • Meşhur italyan Gelato‘larını denemeden asla Roma’dan dönmeyin. En iyileri için bir kaç link bırakıyorum.  gelateriaDelTeatro, BlueIceGelato, Giolitti, Venchi
  • Kruvasan ve Cappuccino ikilisinden oluşan bir kahvaltı yapın. Vatikan yakınlarındaki Caffe Castroni bunun için iyi bir adres olacaktır. Burası aynı zamanda bir şarküteri. Hediyelik yiyecekler de alabilirsiniz kendinize.
  • Pompide mutlaka tiramisu deneyin. İspanyol merdivenleri yakınlarında Pompi‘nin şubesi var. Tiramisu’yu aldığınızda, görevlinin size  türkçe olarak “kaşık içinde” demesine şaşırmayın. 😀
  • Pompi’nin sokağında yer alan Pastifico‘ya uğrayıp, makarna yiyin. Burada her gün öğleye doğru 2 çeşit makarna çıkıyor. Kısa sürede tükeniyor.
  • Cappuccino için Pantheon yakınlarında yer alan köklü bir kafe Tazza d’Oro ; Espresso için yine Pantheon yakınlarında Sant’Eustachio il Caffe
  • Trastevere sokaklarını gezin.
  • Vatikan müzelerinde Sistina Şapelini mutlaka görün.
  • Roma sokaklarını yürüyerek gezin.
  • Roma’nın ikonik simgeleri Kolezyuma, Trevi çeşmesine, İspanyol merdivenlerine mutlaka gidin.
  • Fırın tarzı yerlerde pizza yiyin. Hem ekonomik hem de çok lezzetli. Campo De Fiori yakınlarında yer alan ilForno adlı mekanı denemiştik. Çok çok sevmiştik. Burası bir ayhansicimoğlu tavsiyesidir. Bir de PizzeriaBaffetto var çok tavsiye edilen ancak belli saatlerde kapalı oluyor. Biz açık olduğu saati yakalayamamıştık.  Pizza hakkındaki bu liste uzar gider aslında. Ben sadece 1-2 seçenek paylaştım.

Roma Gezisi ile İlgili Önerilerim ve Uyarılarım

  • Trene binmeden önce mutlaka elinizdeki bileti makineye okutmayı unutmayın. Aksi durumda biletiniz olmasına rağmen ceza ödemek zorunda kalabilirsiniz. 
  • Pasaportların fotokopisini yanınızda bulundurun. Eğer pasaportlarınıza birşey olursa, konsolosluğa gidip daha kolay biçimde pasaport çıkartabilirsiniz.
  • Yanınızda mutlaka su şişesi bulundurun. Roma’daki çeşmelerden su içilebiliyor. Her defasında suya para ödemekten kurtulmuş olursunuz.
  • Merkezi konumlardaki kafelerde masaya oturup birşeyler yiyip içtiğinizde ekstra para ödüyorsunuz. Ekstra para ödemek istemiyorsanız, ayakta yiyip içebilirsiniz. Aklınızda olsun.
  • Roma’yı muhtemelen yürüyerek gezeceğiniz için yanınızda mutlaka spor ayakkabı götürün.

Roma’ya Yakın Şehirler – Roma’ya Yakın Gezilecek Yerler

Civita di Bagnoregio : Burası ölen şehir olarak tanımlanıyor. Çok enterasan bir konumu var. Kışın 20 kişi filan yaşıyormuş, Yazın turistlerle bu sayı biraz daha artıyor. Hakkında pek türkçe kaynak yok. Sadece Ayhan Sicimoğlu’nun yaptığı  bir video var. İzlemek için tıklayın Orvieto: Güzel bir ortaçağ kasabası. Roma’dan tren ile 1 saatte ulaşmak mümkün. Buraya 1 gün ayırmak yeterli olur

Yabancı bloglardan mutlaka okuyun. Buraya Orvieto’dan kalkan  otobüslerle ulaşılıyormuş. Otobüs seferleri çok değil. O yüzden iyi bir planlama gerektiriyor. Detaylı bilgi için tıklayın. https://wikitravel.org/en/Civita_di_Bagnoregio 

Nemi: Burası çilekli köy olarak biliniyor. Muhteşem bir yer. Çilek severler mutlaka baksın.

Floransa: Roma’dan, sabah ilk tren ile giderseniz,  şehri gezmek için hatrı sayılır bir zamanınız olacaktır. Akşam son tren ile Roma’ya geri dönersiniz. Oldukça yorucu aynı zamanda.

Pompei:  Vezüv yanardağının faaliyete geçmesi sonucu, birden bire yok olan şehir -Pompei-  gezmek isterseniz 1 gününüzü buraya ayırmalısınız. Hüzünlü bir gezi olacaktır. Hem Napoli’ye kadar gitmişken, pizzanın doğduğu topraklarda dünyanın en iyi pizzalarını tadarsınız.. Buraya avrupanın düşük maliyetli otobüs firması Flixbus ile ulaşırsanız, yolculuğunuzu ekonomik hale getirmiş olursunuz. linki burada.

Roma Gezi Rehberi yazım burada bitti. Her türlü soru, görüş ve önerilerinizi bu yazının altındaki yorum bölümünden bana yazabilirsiniz. Gün içinde dönüş yapmaya çalışacağım.

Roma hakkında yazdığım diğer yazıların linkleri şöyle:

İnstagram ve facebook’da varım. Oralara da beklerim.

instagram.com/mutludusler/

facebook.com/MutluDusler/

Vatikan(Vaticano);  Vatikan Müzeleri(Musei Vaticani), San Pietro Bazilikası(Basilica di San Pietro) ve San Pietro Meydanı‘ndan(Piazza San Pietro) oluşan küçük bir toprak parçasıdır. Google Map’te “vatican city” olarak gördüğümüz bölge, bir müzeler topluluğundan oluşuyor. Yani böyle gezilecek caddelerin, kafelerin, otellerin olduğu bir yer olarak düşünmeyin.

Katolik mezhebinin yönetim merkezi olan Vatikan, dünyanın en ilgi çekici yerlerinden biri. Burası İtalya toprakları içerisinde yer alan ayrı bir  ülke aynı zamanda. Kendi para birimi, ordusu var.

1870 yılında II. Vittorio Emanuele (Bu isme dikkat! Roma’nın bazı noktarında II. Vittorio Emanuele ismini görebilirsiniz) Birleşik İtalya‘nın kralı olduğunda, Papalık Devletleri İtalya’nın birleşim hareketine yenik düşmüşler. Politik güçlerinin ve topraklarının çoğunu kaybetmişler. 1929 yılında, Laterano Antlaşması ile Vatikan Şehir Devleti kurulana kadarki sürede ise papalık yönetimi muallakta kalmış.

Günümüzde Papa,  44,5 hektarlık Vatikan Şehir Devleti’ni yönetiyor.

Vatikan, 1506 yılında beri isviçreli muhafızlardan oluşan bir birlik tarafından korunuyor.

Papa’nın konutu, ofisler, resmi görüşme salonları, Vatikan müzesindeki eşsiz sanat koleksiyonları Vatikan surlarının içinde yer alır. Vatikan şehrinin surlarla çevrili olmayan tek yeri ise San Pietro Meydanı ve San Pietro Bazilikası. Surlarla çevrili olmayan bu kısım davetkar bir kapı görevi görür.

Vatikan bir ülke olunca vize gerekiyor mu sorusu hemen akıllara gelebilir. Vatikan hiç bir ülke vatandaşından vize istemiyor. Hatta pasaport soran da yok.

Roma seyahatine nokta atışı bir başlangıç yapmak isterseniz, “Roma’ya  Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler ” başlıklı yazım oldukça faydalı olacaktır.

Roma’da gezilecek yerlerle ilgili bilgiler için “Roma  Gezilecek Yerler ” yazıma bakabilirsiniz..

Roma gezi günlüklerimi içeren  ve Roma hakkında daha ayrıntılı bilgilerin yer aldığı Roma Gezi Rehberi yazıma bakmayı unutmayın.

Vatikan Nerede

Vatikan’a gitmek için öncelikle İtalya topraklarına ayak basmanız gerekir. Vatikan, İtalya’nın Roma şehrinde bulunuyor. Vatikan hiç bir ülkeden vize istemiyor ancak Vatikan’a ulaşabilmek için öncelikle Roma’ya gelmek gerektiğinden schengen vizenizin olması gerekiyor. Vatikan’a girişte hiç bir sınır çizgisi ya da her hangi bir kontrol yok. Sanki Roma’ya ait bir meydanmış gibi elinizi kolunuzu sallayarak San Pietro Meydanı’na girebilirsiniz. Roma’da gezilecek yerler listenizde Vatikan mutlaka olmalı.

Vatikan müzeleri herkese açık. Ancak giriş için bilet gerekir.

Vatikan’a Nasıl Gidilir?

Roma’dayken Vatikan’a yürüyerek ulaşabilirsiniz. Hem Roma’nın turistik olmayan sokaklarından geçerek, şehri daha iyi tanıma fırsatı da yakalamış olursunuz. Bizim otelimiz Vatikan’a 10dk’lık bir yürüme mesafesinde olduğundan haliyle yürüyerek gitmiştik.

Eğer Vatikan tarafında bir otelde kalmıyorsanız, toplu taşıma ile gelmek daha iyi olabilir. Çünkü Vatikan Müzeleri’ni gezerken çok fazla yürünüyor. Yorgunluk hat safhaya ulaşıyor.

Vatikan’a toplu taşıma ile ulaşmanın en kolay ve rahat yolu metrodur. Roma-Termini ana istasyon durağından Batissini yönüne doğru giderek  Ottaviano San Pietro – Musei Vaticani ya da Cipro durağında inip kısa sürede ulaşabilirsiniz. (Line A metrosu)

İpucu: Ottaviano metro durağından indiğinizde, Ottaviano caddesine (Via Ottaviano) geçerseniz,  Castroni’ye uğrayıp klasik İtalyan Kahvaltısı(Capuccino&Kruvasan) yapabilirsiniz.(Tam Adresi: Via Ottaviano, 55, 00192 Roma RM, Italy)). Biz iki sabah kahvaltımızı böyle yaptık bir başka Castroni şubesinde.  (Tam adres:

NOT: Tam adreslerle direk GOOGLE MAP’de arama yaparsanız, istenen adresi net bir şekilde görebilirsiniz.

Vatikan Gezi Rehberi & Gezilecek Yerler

Metro durağından inip Vatikan’a yaklaştığınızda, sizi yüksek surlar karşılayacaktır. Vatikan gezisine ilk olarak müze tarafından başlamak çok mantıklı olur. Vatikan müzeleri tabelalarını takip ederek surların dibinden ilerleyin. Müze girişine ulaşın.

 Musei Vaticani ( Vatikan Müzesi ) & Giriş Ücreti

Roma’da tek bir müze gezmek istesem bu Vatican Müzeleri olurdu dedim ve müze anlamında sadece buraya zaman ayırdım.

Roma’ya gelmeden önce müze giriş biletlerimizi internetten satın almıştım. Vatikan müzesi için online bilet satın almak isterseniz Vatikan Giriş Bileti linkine tıklayın. İlgili linkten, ADMISSION TICKETS bölümünden ilerleyip, istediğiniz günü ve saati seçerek devam edebilirsiniz. Vatikan giriş ücretini ödediğinizde, bilet e-mail adresinize düşecektir. Bileti print edip, yanınıza alınız.

Müzeye seçtiğiniz saatte gitmelisiniz. Eğer daha erken giderseniz, içeriye almıyorlar. Vatikan müzesi online bilet ücreti 17 EUR ve online işlem ücreti 4 EUR’dur.  Vatikan müzesi giriş ücreti toplamı 21 EUR . 6 yaşa kadar olan çocuklar ücretsiz girebiliyor. 6-18 yaş arası kişiler indirimli bilet satın alma hakkına sahip.

Vatikan gezi rehberi
Vatikan gezi rehberi

Müzeye girdiğinizde, üst kata çıkıp, elinizdeki bilet çıktılarını verip, gerçek müze biletlerinizi alın. Audio guide(sesli rehber) almak isterseniz, bu noktada temin edebilirsiniz. Audio guide için ayrıca ücret ödemek gerekiyor.

Daha sonra tabelalardan gezmek istediğiniz müzelerin hangi yönde olduğunu bulup, o yöne doğru ilerleyin.

vatikan gezi rehberi
Vatikan gezi rehberi

Vatican Müzeleri’nin hakkını vererek gezmek isterseniz 1 tam gününüzü ayırmanız gerekir. Hızlı bir şekilde gezmek isterseniz, yaklaşık 2,5 – 3 saatlik bir sürede Sistina Şapeli’ne doğru ilerleyen müzeleri gezebilirsiniz. (Stanze di Raffaello (Raphael’in Odaları) dahil).

Biz sadece Sistina Şapeli’ne doğru ilerleyen müzeleri gezip, kısa sürede müze gezimizi bitirmiştik. Hatta müze gezisinden sonra başka nerelere gittiğimizi görmek isterseniz, sizi roma günlüklerimi yazdığım yazıya alalım.

Roma’nın en büyük müze kompleksinde sayısız sanat eserleri, Rönesans freskleri ve Sistina Şapeli bulunuyor Vatikan Müzeleri, 54 küçük müze ve galerilerden oluşuyor. 5 yüzyıl boyunca toplanmış farklı koleksiyonları içeriyor. Peki hangi müzeler var?  Onlardan bazıları şöyle: Pinacoteca, pio-cristiano müzesi, pio-clementino müzesi, etrusco müzesi, galleria degli arazzi, galleria delle carte, stanze di raffaello, collezione arte ve capella sistina.

Müzedeki eserlerin en çok bilinenleri ise, stanze di raffaello ve capella sistina‘dır.

Stanze di Raffaello (Raphael’in Odaları)

Raphael’in Odaları, Raphael ve öğrencileri tarafından dekore edilmiş 4 papalık dairesini kapsamakta. 3. odada duvarlar hukuk, teoloji, şiir ve filozofi değerlerle kaplı. Doğu duvarında “School of Athens” (Atina Okulu) tablosu  tarihin en büyük düşünürlerini hayali bir felsefe akademisinde tartışırken betimlemekte. Raphael kendini bu görüntünün içine resmetmiş. Üzerinde kırmızı bir pelerin ve siyah bere var. Uzakta sağ tarafta.

Cappella Sistina(Sistine Şapeli)

Vatikan gezilecek yerler listesinin en başında yer alan Sistine Şapeli‘i katolik kilisesinin ihtişamını en iyi yansıtan yer. Bu özel odada papalık seçimleri yapılıyor.

Şapelde insanın öyküsü 3 bölümde anlatılmış. Ademden Nuh’a; Yasanın Musa’ya verilmesi ve İsa’nın doğumundan sonra Son Yargı’ya kadar olan bölüm. Tavanın ortasına doğru Adem’in yaradılışında ileri doğru uzatılmış parmak var.

Şapelin altar duvarında Michelangelo‘nun ünlü Son Yargı(The Last Judgement) eseri yer alıyor. Bu eserde Hz. İsa’nın tekrar dünyaya gelişi ve kıyamet günü tasvir edilmiş.

Vatikan gezi rehberi
Vatikan gezi rehberi Sistina Şapeli

Dikkat: Sistine  Şapeli’nin içinde video kaydına ve fotoğraf çekimine izin verilmiyor. Görevliler sizi mutlaka uyarıyor. Ancak içeriye girdiğinizde görevli uyarana kadar bir miktar kayıt alabilir yada fotoğraf çekebilirsiniz. İçeride gürültü yapmaya da izin yok. Sessizlik önemli.

NOT: Girişin sol tarafında oturmak için bank benzeri yerler var. Boş yer varsa mutlaka oturun. Hem dinlenmiş olursunuz hem de etrafı daha detaylı inceleme fırsatınız olur.

Spiral Merdivenler

Müze çıkışında, DNA sarmalına benzeyen bu merdivenler karşılayacak sizi.  Bol fotoğraf çekmeyi unutmayın.

Vatikan gezi rehberi
Vatikan gezi rehberi spiral merdivenler

Vatican Müzelerinin kapalı olduğu günler şöyledir: Pazar günleri, 1 Ocak, 6 Ocak, 11 Şubat, 19 Mart, Paskalya Pazarı ve Pazartesi günü, 1 Mayıs, 29 Haziran, 14-15 Ağustos, 1 Kasım, 8 Aralık, 25 Aralık ve 26 Aralık.

Piazza San Pietro (San Pietro Meydanı )

Müzeden çıktıktan sonra, surların etrafından dolanarak Piazza San Pietro’ya ulaşın. Etrafta herhangi bir kontrol noktası ya da sınır çizgisi aramayın. Direkt olarak meydana giriş yapabilirsiniz. Giriş ücretsiz.

Meydanın bir diğer adı da Aziz Petrus Meydanı. Bu büyük eliptik meydan, ünlü mimar Gian Lorenzo Bernini tarafından yapılmış.

vatikan gezi rehberi
Vatikan gezi rehberi : Arkamızdaki sütunların üstünde bulunan Aziz heykellerini görebilirsiniz

Bernini’in harika revakları meydanı hoşgeldin der gibi kucaklar. Revakların üstündeki gerçeğinden büyük olan 140 kireç taşı Aziz de Bernini tarafından tasarlanmış.

Papa konutunda olduğu zamanlarda, her çarşamba saat 10.30’da bu meydanda halka sesleniyor. Papanın konuşması en az 6 dilde. Eğer seyirci olmak isterseniz, önceden bilet almak gerekiyor. Biletler ücretsiz. Bilet satışı, İsviçre muhafızlarının olduğu yerden alınabiliyor. Oturacak yer bulmak için erken gitmekte fayda var.

Papa, pazar günleri de öğle vakti pazar ayini için dairesinin penceresinden kısa bir kutsama ile meydandaki kalabalığa sesleniyor. Bilete gerek yok.

Basilica di San Pietro (San Pietro Bazilikası)

Roma katoliklerinin önemli haç merkezi olan San Pietro Bazilikası, Piazza San Pietro meydanında. San Pietro Bazilika’sına giriş ücretsiz. Ancak içeriye giriş kuyruğu oldukça uzun.

Vatikan gezi rehberi
Vatikan gezi rehberi : Roma Vatikan San Pietro Bazilikası

Bazilikanın en değerli  sanat eseri Michelangelo’nun Pieta heykeli girişin hemen sağında. Michelangelo, çarmıhtan indirilmiş Hz. İsa’yı kucaklayan Hz. Meryem’in hüzünlü halini betimlemiş. Bu eseri yaptığında 25 yaşında. Ayrıca, sanatçının imzasını attığı tek eseri bu.

Bir diğer görülmesi gereken önemli eser ise Aziz Petrus heykeli. Heykelin sağ ayağı, turistlerin dokunmasından dolayı aşınmış. Peki Aziz Petrus(San Pietro) kimdir?  Aziz Petrus, Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri. Katolik alemi için önemli bir din adamı ve Hz. İsa’nın da varisi sayılmış.

Bazilikanın tepesine çıkmak istersiniz, harika bir Roma manzarası sizi bekliyor olacak. Aynı zamanda, San Pietro Meydanı’nı daha ayrıntılı görmüş olacaksınız. Yukarı çıkmak ücretli. Eğer sadece merdivenlerden çıkacaksanız 5 EUR. Bir kısmını merdivenlerden, bir kısmını ise asansör ile çıkmak isterseniz, bilet 8 EUR (2018 yılı) oluyor.(asansör + 230 basamak)

Vatikan’a Giriş Kuralları

Vatikan kıyafet kuralları konusunda ek bilgi geçmek isterim. San Pietro Bazilika’sına girerken, kısa etek, şort ve askılı tişört giymemeniz gerekir.

Bazilika gezisini tamamladıktan sonra,  San Pietro Meydanı’nın hemen önünde yer alan genişçe bir cadde(Via della Conciliazione) var. Bu cadde boyunca ilerlediğinizde  Castel San Angelo’ya ulaşırsınız. Buradan da Piazza Navona’ya doğru ilerleyebilirsiniz. Ya da Trastevere bölgesine geçebilirsiniz. Özellikle akşamları Trastevere’nin daha hareketli ve eğlenceli olduğunu söylemeliyim.

Kafanıza takılan sorular varsa, aşağıdaki yorum bölümüne istediğinizi yazabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin. 🙂

Turunç ismini ilk defa Marmaris İçmeler‘de tatil yaptığımızda duymuştum. Bu isim her zaman hoşuma gitmiştir. O sebeptendir hep merak ederdim burayı. Gitmek bu zamana kısmetmiş.

Kurban bayramı tatilinin son 3  günü için Marmaris’in görmediğimiz yerlerini gezme planları yaptık.  2 günlük konaklamayı Turunç’a ayırıp, son günü de çok sevdiğimiz Selimiye’ye bıraktık. Böylece dolu dolu bir tatilimiz oldu.

Turunç Köyü, Marmaris’in Bozburun Yarımadası’nda yer alan şirin tatil yerlerinden biri. İçmeler’den Turunç tabelalarını takip ettiğinizde, çam ormanlarıyla kaplı virajlı yollardan ilerlerken, huzur dolu mavisiyle karşınıza çıkıverir Turunç Koyu.

Bu manzarayı gördükten sonra, koya ulaşana kadar ki her virajda güzel Turunç’un fotoğrafını çekerken bulursunuz kendinizi.

turunc-koyu
Turunç koyu,

Turunç huzur dolu bir yer. Doğası henüz bozulmamış. Sakin bir ortamda kafa dinlemek istiyorum diyenlere ilaç gibi gelecek bir yer bana göre. Biz çok sevdik. Marmaris’te tatil yapmayı düşünenlere burayı gözüm kapalı tavsiye edebilirim.

Burası aynı zamanda yerli turistten çok yabancı turistlerin de iyi bildiği bir yer. Kaldığımız apartta bizim dışımızdaki herkes yabancı turistti.  Daha çok avrupalı turistler tercih ediyor buraları. Turistlerin keşfetmiş olması, bu şirin köyü hiç mi hiç bozmamış. Sakin, dingin bir ortamı var bu toprakların

Turunç‘a geldiğimizde, aracımızı sahile yakın bir yere park edip, etrafı keşfe daldık. Sahilde çok güzel bir çocuk parkı yapmışlar. Kaan için biraz orada oyalandık.

Sonrasında sahile geçtik.

turunc-tekne-turu
turunç sahili, keşifteyiz.

Burası teknelerin kalkış yaptığı nokta. Buradan Marmaris’e, İçmeler’e ve daha başka koylara dolmuş tekneler kalkıyor. Dolmuş teknelerin kalkış saatine denk gelinirse, bu sokak çok kalabalık oluyor.

turunc-marmaris
Bu evi sevdik.

Yolun sonunda böyle güzel bir ev var. Otel mi orası? Bilemedim 🙂 Yeşilin içinde mavinin kıyısında çok hoş görünüyor doğrusu.

Burada deniz dalgasız. Su inanılmaz berrak. Doya doya yüzmek için güzel bir yer.

turunc-sahil-marmaris
Teknelerin kalkış yaptığı noktadan plajın görünümü

Turunç Nerede & Nasıl Gidilir?

Turunç,  Marmaris’e 21 km uzaklıkta yer alıyor.

Özel araçla ulaşım: Marmaris’ geldikten sonra, Turunç tabelalarını takip ederek gelebilirsiniz.

Deniz yoluyla ulaşım: Marmaris ya da İçmeler’de tatil yapıyorsanız, buralardan kalkan dolmuş tekneler aracılığıyla da Turunç’a ulaşım sağlayabilirsiniz.

Hava yolu ile gelecek olanların Dalaman hava limanını tercih etmesi gerekir. Hava limanından Marmaris’e geldiğinizde, ister kara yolu ile ulaşın. İsterseniz de dolmuş tekneleri kullanın.

Turunç’ta Nerede Kalınır ? – Turunç Konaklama – Turunç Otelleri

Turunç’ta büyük lüks otellere rastlamak pek mümkün değil. Küçük butik oteller daha çok da apart oteller var. Biz apart otelleri çok seviyoruz. Çünkü apart oteller çocuklu yaşam için daha rahat. Özellikle odaların geniş olması çocuklu yaşamı kolaylaştırıyor. O yüzden burada bir apart otelde kaldık. Kaldığımız yer, Burak Apart.

turunc-apart-hotel

Çok memnun kaldık. Sahipleri çok ilgililer. Otelimiz plaja 2-3dklık mesafedeydi. Turunç’un mini çarşısında yer alıyor.

Turunç’ta Ne Yenir? – Yemek & Restoran Önerileri

Turunç sahilinde birçok restoran bulunuyor. Çarşısında da irili ufaklı restoranlar mevcut. Deniz kenarındaki güzel balık restoranları sakin bir akşam yemeği için tercih edilebilir. Biz ilk gün Han Restoran‘da balık yedik. Hizmeti çok güzel.

turunc-aksam-yemegi
Turunç Han Restoran
turuncta-ne-yenir
Turunç Han Restoran Balık Menusu

Turunç çarşısında ev yemeği yapan yerler var. Oralar da güzel. Biz 2. günümüzün akşamında da Turunç restoran’da köfte, pilav, mantı tercih etmiştik.

Kahvaltı için kaldığımız apartın sahibi Şerife’s Kitchen‘i önerdi bize. Gidenler memnun kalıyormuş. Biz de deneyelim dedik. Tam bir köy havası var bu mekanda. Kahvaltısı güzeldi.

turuncta-kahvalti

Bondjuk Restaurant meşhur adreslerden birisiymiş. Burası da denenebilir.

Bir şeyler atıştırmak isterseniz fast-food seçenekleri bir hayli fazla.

2. günün kahvaltısını küçük bir market alışverişi sonrası kendimiz hazırladık. Hızlı bir kahvaltı sonrası yeniden yollara düştük.

Turunç’ta Ne Yapılır?

Turunç Koyu‘nda yüzebilir. Bol bol dinlenebilirsiniz.

turunc-plaji
sahilde ayışığı manzarasında dinlenmek şahane 🙂

Tekne turu yaparak, Marmaris’in eşsiz koylarında denizin tadını çıkarabilirsiniz.

Su sporlarını sevenler için, aktiviteler var.

Dolmuş teknelerle Marmaris ya da İçmeler’e geçebilir. Oralardaki plajlarda keyif yapabilirsiniz.Dalyan İztuzu Plajı da seçenekler arasında.

Doğa yürüyüşü yapabilir. Etrafı daha yakından tanıma fırsatı yakalayabilirsiniz.

Özel aracınız varsa, etraftaki koyları keşfe çıkabilirsiniz.

Turunç Plajı & Koyu

Turunç Koyu’ndaki halk plajı çok güzel. Berrak ve tertemiz. Mavi bayraklı olan plaj kumlu deği; çakıltaşlı.

Turunç Gezilecek Yerler

Turunç’ta gezilecek çok güzel yerler var. Marmaris ya da İçmeler yine alternatifler arasında. Benim ilk önerim Kumlubük olacak. Mutlaka görün. Burada denize girin.

Kumlubük’e giderken Amos koyu ve Amos Antik Kenti‘nden geçiyorsunuz. Bir gününüzü buralara ayırabilirsiniz. Biz birinci günümüzü bu şekilde değerlendirmiştik.

Ertesi gün, 1880 yaşındaki anıt çınar ağacını görmek için Bayırköy‘e uğrayabilirsiniz. Bayırköy yolunda çok güzel kahvaltı yerleri var. Kahvaltı için güzel bir seçim olabilir.

Bayırköy’den sonra gezmeye devam etmek isterseniz gidilebilecek çok güzel yerler var. Onlardan bazıları şöyle: Çiftlik Koyu, Söğütköy, Selimiye, Turgut Şelalesi, Kız Kumu, Bozburun). Biz  ikinci günümüzü bu köylere ayırmıştık. Gün sonu konaklamamızı Selimiye‘ye ayırdığımızdan dolayı gezerek Selimiye’ye ulaştık. İzlediğimiz istikamet şu şekilde oldu:

  • Turunç-Bayırköy: Bayırköy’de mola verip, hem anıt çınar ağacını gördük hem de köyün kahvesinde oturup, çay içtik.
  • BayırköyÇiftlik koyu:  Bayırköy’den Çiftlik koyuna geçip, bol bol yüzdük. Dinlendik.
  • Çiftlik Koyu-Bayırköy-Söğütköy: Çiftlik Koyu’ndan çıkınca, tekrar Bayırköy’e gelmek gerekiyor. Bayırköy üzerinden şirin balıkçı köyü Söğütköy’e geçtik. Söğütköy’de gezdikten sonra yolumuza devam ettik. Burada harika balık restoranları var. Akşam yemeği için değerlendirilebilir.
  • Söğütköy-Bozburun-Selimiye: Söğütköy’den Bozburun’a ulaşmak çok kolay. Biz, Bozburun’da mola veremedik çok zamanımız olmadığından. Ertesi güne ayırdık burayı. Direkt olarak Selimiye’ye geçtik.

Umarım bu paylaşımım sizlere fayda sağlar. Sizlerin de önerileri varsa, aşağıdaki yorum bölümüne ekleyebilirseniz çok güzel olur. Hem ben yararlanayım, hem de bu postu okuyanlar.

Teşekkürler.

instagram : instagram/mutludusler

facebook: facebook/MutluDusler

Gezdiğimiz Diğer Yerler:

Görmeniz gereken bir koy : Kumlubük

Amos Koyu ve Amos Antik Kenti

1880 yaşındaki anıt çınar ağacı ile ünlü köy : Bayırköy

Yüzmeye Doyamadığımız Koy : Çiftlik Koyu

Marmaris’in şirin balıkçı köyü : Söğütköy

Mardin gezi notlarını paylaştığım bu yazımda sizi medeniyetlerin beşiğine; yani Mardin’e götürüyorum. Mardin gezilecek yerler, Mardin yemekleri, Mardin mekan önerileri, Mardin’de alışveriş gibi ana başlıkları altında hazırladığım bu yazım umarım çok işinize yarar.

Biz zaman zaman çok önceden uçak bileti satın alıp, hiç gitmediğimiz şehirlere seyahat ediyoruz. Seyahatlerimize arkadaşlarımız da eşlik edince, çok daha keyifli oluyor. Yeni şehirler görmek, yeni lezzetler tatmak hepimize iyi geliyor doğrusu. Bu sefer ki gezimizi medeniyetler şehri Mardin’e yaptık. Mardin benim çok uzun zamandır aklımdaydı. Oranın kültürünü ve yemeklerini çok merak ediyordum. Arkadaşım  Esra da Mardin’e gitmeyi çok istediğini belirtince, bizim gezi rotamız belirlenmiş oldu.

Mardin Gezi Rehberi

Mardin Nerede

Mardin, güneydoğu Anadolu bölgesinin  yukarı Mezopotamya bölümünde kayalık bir yamaca kurulmuş, tarihi M.Ö. 4500 yıllarına kadar uzanan, birçok medeniyeti bünyesinde barındırmış mozaik bir şehir.

Subari, Sümer, Akad, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı dönemlerine ilişkin bir çok yapıya ev sahipliği yapan önemli bir açıkhava müzesi konumunda.

Mardin’e Ne Zaman Gidilir?

Yılın her döneminde Mardin’in güzel olacağını düşünüyorum. Biz mart ayının ilk haftalarında gitmiştik. Hava pek soğuk değildi. Aksine hep güneşliydi. Zaman zaman mont giymemize bile gerek kalmadı.

Mardin Gezilecek Yerler – Mardin Gezi Haritası ve Planı

Mardin’in, bazı kaynaklarda dünyanın 3. en eski şehri olduğu söyleniyor. Tam bir kültür kenti olan Mardin mutlaka gezilip, görülmesi gereken nadide şehirler arasında kendine yer edinmiş. Şehirde çokça gezilecek, görülecek yer var.

Mardin gezi planı yapmadan önce haritadaki turistik noktaların konumlarına göz atmayı unutmayın.

Mardin gezi haritası
Mardin gezi haritası
1. Mardin Sokakları

İlk çağlardan beri birçok medeniyete ev sahipliği yapan Mardin’i gezerken  tarihi dokuyu daha iyi hissedebilmek adına şehrin dar sokaklarında kaybolmak en güzeli.

mardin nasıl gezilir

Şehrin yerleşimi oldukça düzenli olduğundan gezilecek yerler birbirine çok yakın. Yürüyerek tüm şehri gezebilmek mümkün. Dar sokaklarda gezinmek ayrı bir keyif. Bu sokaklarda gezerken yerli halk ile sohbet etmek ise geziye ayrı bir heyecan katıyor. Hatta Süryani bir ailenin evine misafir olup, onların ev yapımı şaraplarından tadılmalı mutlaka.

süryani şarabı
süryani şarabı

Mardin turuna hızlı bir başlangıç yapmak isterseniz, şehrin en işlek caddesi olan 1. Cadde‘yi gezdikten hemen sonra Mardin Kalesi, Zinciriye Medresesi, Kasimiye Medresesi ve Tarihi Postane‘yi ziyaret edebilirsiniz.

2. Mardin Kalesi

Mardin gezilecek yerler listemizin en başında Mardin Kalesi var. Mardin Kalesi askeri bölge olduğu için içeriye girmek yasak ama uçsuz bucaksız muhteşem Mezopotamya manzarası için o yokuşu çıkmaya değer.

mardin gezilecek yerler: Mardin Kalesi
Mardin gezilecek yerler: Mardin Kalesi
3. Zinciriye Medresesi

Kalenin hemen alt tarafında ise Zinciriye Medresesi yer alıyor. Zinciriye Medresesi, 1385 yılında Melik Necmeddin İsa tarafından inşa ettirilmiş. Medresenin girişindeki taş işlemeler görülmeye değer. İki avlulu ve iki kubbeli olan medrese dilimli kubbeleriyle dikkat çekiyor.

Medresenin avlusunda insan yaşamını sembolize eden genişçe bir havuz var. Eyvan adı verilen bu havuzlar Mardin’deki birçok yapıda karşımıza çıkıyor.

Mardin turistik yerler

Eyvan, doğum-yaşam-ölüm-ahiret döngüsünü çok iyi sembolize ediyor. Çeşmeden çıkan su doğumu; suyun döküldüğü ve durgunlaştığı bölüm hiç bitmeyecekmiş gibi düşünülen gençliği; suyun çok hızlı olarak aktığı ince uzun olan bölüm  yaşlılığı; suyun büyük bir havuza döküldüğü yer ise ölümü temsil edecek şekilde tasarlanmış. Suların büyük havuzda toplanması  ise ahireti temsil ediyormuş.

4. Kasimiye Medresesi

Muhteşem bir mimariye sahip olan bu eser mutlaka görülmesi gereken adreslerden biri. Eser, Artuklular döneminde inşa edilmiş. Eyvan adı verilen havuzdan burada da bulunuyor.

5. Mardin Müzesi

Şehrin kalbinde yer alan bu müzede Mardin tarihine ait birçok eser sergileniyor. Müzeden sonra Tarihi Kız Meslek Lisesi’ne geçilebilir.

6. Tarihi Kız Meslek Lisesi

Osmanlı döneminin Mardin’deki ilk eğitim binasıdır. 1901 yılında inşa edilmiş. Lisenin hemen yanında, başka bir ziyaret noktası olan Mardin Olgunlaşma Enstitüsü bulunuyor.

7. Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi, Eski bir vergi dairesi binası olan yapı, günümüzde müze olarak hizmet veriyor. Müzede şehrin yaşam kültürünü en iyi şekilde yansıtan eserler sergilenmekte. Ayrıca, Müze içerisinde zaman zaman çeşitli sergilerin düzenlendiği Dilek Sabancı Sanat Galerisi de bulunmaktadır.

8. Mardin Ulu Camii

Ulu Camii, Mardin’in en eski ve en önemli camisi. Şehrin merkezinde yer alıyor. İhtişamlı mimarisiyle ziyaretçilerini büyülüyor. Aynı zamanda, Mardin’in en önemli İslami merkezi. Dört büyük mezhebe(Hanefi, Şafii, Hanbeli, Maliki) hitap etmekte.

mardin gezi rehberim
9. Mardin’in Çarşıları

Ulu Camii yakınlarında çok fazla çarşı var. Revaklı çarşı en meşhur olanı.

10. Abdüllatif (Latifiye) Cami

1371 yılında inşa edilmiş. Artuklu dönemine ait bir eser. Caminin kapılarındaki taş işçiliği mükemmel.

11. DeyrulZafaran(Safran Manastırı)

1979 yılında sit alanı ilan edilen Mardin, dünyanın ilgi odağında olan bir şehir. Köklü tarihi ve kültürel yapısından dolayı Unesco’nun “Dünya Mirası Kentleri Listesine” girmeye aday oldu.

Farklı dinlerin ve kültürlerin buluştuğu bu topraklarda, hoşgörü ve samimiyet her daim canlı kalmış. Tarihin en eski Hıristiyan topluluğu olan Süryanilerin köklü kültürünü tanımak için en doğru adres Deyrulzafaran Manastırı. Manastırın sıvasında zafaran(safran)bitkisinin kullanılmasından dolayı buraya DeyrulZafaran(Safran Manastırı) ismi verilmiş.

mardin günübirlik gezi

1932 yılına kadar Süryani patrikliğinin merkezi konumunda olan manastır, 1937 yılında patrikliğin Suriye’ye taşınmasına rağmen popülerliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. Burası günümüzde Süryanilerin hac merkezi olarak kabul ediliyor. Bu sebepten dolayı manastır dünyanın çeşitli yerlerinden gelen Süryani ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Deyrulzafaran manastırı, şehrin dışında, merkeze 9-10 km uzaklıkta bulunan sakin bir tepede. Manastırın girişini kafe ve hediyelik eşyalar için ayırmışlar. Bu bölümde, hem hediyelik eşya satın alıp, hem de Süryanilere  özel çöreğin tadına bakarak, özel karışım safranlı çaylardan içebilirsiniz.

Zeytin ağaçlarıyla çevrili bir yolda, kısa bir yürüyüşün ardından manastıra ulaşılıyor. Manastırda eğitim görmüş, Süryani bir rehber manastırın tarihi yapısını  turistlere anlatarak manastır gezisine eşlik ediyor.

11.1 DeyrulZafaran Manastır Gezisi

Öncelikle, manastırın kilise olarak kullanılan bölümüne giriş yapılıyor.

Zamanında bu kilise, çok kalabalık ayinlere tanıklık etmiş. Resimlerdeki tahtlar 500 yıllık.

mardin gezilecek yerler

Manastır, 1600 yıldır sapasağlam ayakta. Şimdilerde manastırda 30 kişi yaşıyor(Mart 2015). Bu kişilerden bazıları kendini dine adayan rahipler, bazıları ise dil eğitimi gören Süryani öğrenciler.

Vaftiz törenlerinin yapıldığı odayı gezdikten sonra bir mezar odasına geçiliyor. Odada 7 tane taşla kaplanmış mezar var. Bu odaya sadece yüksek rütbeli rahipler gömülüyor. Oturur vaziyette, doğuya bakacak şeklide  defin işlemi yapılıyor. Doğuya bakmasının sebebi ise, Hz. İsa’nın kıyamet günü doğudan geleceğine inanılması. Bu 7 tane mezara, şimdiye kadar 52 kişi gömülmüş. Yeni bir ölüm olduğunda, en eski olan mezarın taşı kırılarak açılacak, mezara defin işlemi yapıldıktan sonra mezar yine taş ile kaplanacak. En son 1960’larda  bir defin işlemi yapılmış buraya. Bundan sonrasında yeni bir defin işlemi olması durumunda, 300 yıllık olan mezar tekrar açılacak.

mardin gezi blog
Mezar odasına ait kapının yan tarafında, yerde bir kapakçık var. Kapakçığın altında Süryanilerin mezarlığı varmış. Rehberimiz içerisinin  bir tünel şeklinde büyük bir mezarlık olduğunu söylemişti.

Son olarak, bodrum katta bir odaya giriş yapılıyor. Bu oda ise, süryanilerin hristiyanlığı kabul etmeden önce kullanmış oldukları tapınakları.

mardin gezisi

Doğuya bakan küçük bir penceresi var. Tapınak tam 4000 yıllık. Tapınağın tavanı ise, 1500 metrelik sütunların yan yana harçsız olarak dizilmesiyle oluşmuş. Tavana bakıldığında, sutünlar arasındaki boşlukları rahatlıkla görebilmek mümkün.

Hristiyanlığın kabulünden sonra, eski ibadet yerlerinin üzerine kilise ya da manastırlar inşa edilmiş. Böylece bu ibadet yerleri de günümüze kadar hiç bozulmadan ulaşmış.

Bu odayı da gezdikten sonra manastır gezimiz tamamlanmış oldu. Gezi bitince, manastırın kafe bölümüne geçtik. Özel karışım safranlı çaylardan içtik. Yanında da süryanilerin yapmış olduğu Süryani çöreklerinden ikram ettiler. Bu çörekleri sizde mutlaka tatmalısınız. Kafeden çıkarken birer paket süryani çöreği satın almayı da unutmayın.

mardin'den ne alınır

Mardin Çevresinde Gezilecek Yerler

Eğer aracınız varsa, yakın çevrede gezilecek yerler şöyle

mardin gezilecek yerler haritası
mardin çevresinde gezilecek yerler haritası
Dara Antik Kenti

Mardin şehir merkezine 30 km uzaklıkta bulunan antik kent görülmesi gereken önemli adreslerden. Mağara evler çok ilgi çekici.

Mor Gabriel Manastırı

Deyrulzafaran manastırı gibi rehber eşliğinde gezebileceğiiz bu manastıra vaktiniz varsa mutlaka uğrayın.

Midyat

Midyat, Mardin’in küçük bir ilçesi. Mardin gibi köklü bir tarihe sahip olduğu için gezmesi keyifli destinasyonlardan. 1-2 saate her yerini gezebilirsiniz.

Midyat Konuk Evi

Midyat’a gitmişken bu güzel konağı görmeden dönmeyin. Konağın terasında muhteşem bir manzara var. Bir zamanların popüler dizisi “Sıla” bu konakta çekilmiş.

Hasankeyf

Midyat’a 1 saat uzaklıkta olan Hasankeyf’in tarihi çok çok eskilere dayanıyor.

Mardin’de Kaç Gün Kalmalı

Bir haftasonunuzu ayırarak iyi bir Mardin gezisi yapmış olursunuz. Ancak Mardin çevresindeki gezilecek noktalara da gitmek isterseniz, 3-4 gün ayırmanız gerekir.

Mardin’e Ulaşım – Nasıl Gidilir?

Mardin’e hem Pegasus’un hem de THY’nin uçuşları var. Biz Pegasus kampanyalarından kaptığımız uygun fiyatlı biletlerle gitmiştik.

Mardin Hava limanından şehiriçine ulaşım için taksi kullanabilirsiniz. Sadece Mardin şehir merkezini gezecekseniz araç kiralamanıza gerek yok. Çünkü, Mardin gezilecek noktalar birbirine çok yakın. Her yere yürüyebilirsiniz. Sadece Deyrulzafaran Manastırı için araca ihtiyacınız olacaktır. Oraya da taksi ile kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz.

mardin ulaşım nasıl gidilir

Mardin Konaklama – Mardin’de Nerede Kalınır?

Mardin’de konaklama için Eski Mardin tarafındaki otellerden rezervasyon yapmalısınız. Bu bölgedeki, Mardin otelleri hem otantik hem de gezilecek yerlere çok yakın.

Bizim konakladığımız otel Maridin. Çalışanları çok güleryüzlü ve yardımseverler. Otelin hem içi hem de dışı çok güzel.

Mardin’de Ne Yenir ? Nerede Yenir ?

Medeniyetler şehri Mardin’in mutfağı çok zengin. Mardin’in sadece çeşitli mezelerini, kebaplarını, farklı sunumdaki lezzetlerini ve kendine özgü şaraplarını tatmak için bile Mardin’e gidebilirsiniz. Peki, Mardin yemekleri nelerdir? Mardin restoran önerileri arayanlara işte benim listem.

1. Bağdadi Mardin 

Biz Mardin’e sabah saatlerinde vardığımız için ilk işimiz kahvaltı yapacağımız mekana geçmek oldu. Eski Mardin’in 1. Cadde’sinden yürüyerek kahvaltı yapacağımız mekana vardık. Kahvaltı için daha önceden çok araştırma yaptım. Ama tam da istediğim gibi bir yer bulamamıştım. En sonunda Bağdadi Restoran‘a karar verip, rezervasyonumuzu yapmıştım. Mekana vardığımızda, kahvaltı için gelen kimse yoktu. Anladığım kadarıyla, akşam yemeği için daha çok tercih ediliyor.

Hava güneşli ve sıcacık olduğundan, kahvaltı masamız dışarıya hazırlandı. Kahvaltı menusu genel haliyle güzeldi. Ama daha iyisi olabilirdi. Biz memnun kaldık.

2. Kebapçı Yusuf Usta

1. Cadde’nin sonlarında yer alan, yine tavsiye üzerine Kebapçı Yusuf Usta’nın mekanına geldik. Burası salaş, dışarıdan sıradan bir çay bahçesini andırıyor. Ancak kebapları 10 numara diyebilirim. Biz farklı lezzetleri tatmayı çok sevdiğimizden, ortaya karışık kebap söyledik. Hepsinin tadı çok güzeldi. Ancak cevizli kebap bir başkaydı sanırım. Tüm ekip ona bayıldı..

mardin kebapları
3. Cercis Murat Konağı

Akşam yemeği için Cercis Murat Konağı’ında yer ayırtmıştık. Burası, Mardin’in en iyi restoranlarından biri. İstanbul’da da şubesi varmış. Mardin yöresel lezzetlerini ve sunumlarını en iyi şekilde tadacağınız bu restorana mutlaka uğrayın. Ben buraya bayıldım..

Mardin’e günübirlik gezi yapacak olursanız, akşam yemeği için burayı seçmelisiniz.

mardin yemekleri
Mardin yemekleri
Mardin yemekleri neler
4. Kaburgacı Selim Amca

Mardin’deki son günümüzde havalimanına gitmeden önce taksiyle Yeni Mardin tarafına geçtik. Kaburgacı Selim Amca’yı bulduk. Burada yediğimiz kaburga dolması çok iyiydi. Tavsiye ederim.

5. Seyr-i Mardin

Uçsuz bucaksız bir mezopotamya manzarasına bakmak isterseniz Seyr-i Mardin‘e uğrayın.  Bu mekan çay, kahve eşiliğinde dinlenmek ve geziye mola vermek için güzel bir yer.

Mardin’de kahve kültürü çok gelişmiş. Sokaklarda gezerken sıra sıra kahve dükkanlaırna rastlayabilirsiniz. Acı tadıyla bilinen mırra, kendine has bir tadı olan Süryani Kahvesi ve içeriği sır gibi saklanan özel karışım kahveler harika.

Ben Sol taraftaki resimde yer alan  Süryani kahvesinden içmiştim. Farklı bir aroması var. Sağ taraftaki resimde yer alan  ise ünlü Mırra kahvesi. Tadı çok acı. Tadının acılığından dolayı servisi çok az oluyor. Beğenirseniz, fincanınıza bir miktar daha ilave ediyorlar. Mardin’e gelmişken, bu kahvenin de tadına bakmakta fayda var.

Mardin kahve ve mırra
Süryani kahvesi ve Mırra

 Mardin Alışveriş – Mardin’den Ne Alınır? 

Mardin’in neyi meşhur? Mardin’in meşhur şeylerini listeleyelim.

Badem Şekeri – Hayalet Şeker: Mutlaka almalısınız. 2 çeşidi var. Biz Hayalet adıyla anılan şekerden aldık. Daha katkısız olduğunu söylemişlerdi. Tadı da daha iyi tabi ki. Dostlarınız için bu şekerlerden hediyelik yapabilirsiniz..

Bıttım sabunu: Yabani bir fıstık türü olan bıttım diğer adıyla menengiç bitkisi ve zeytin yağından üretiliyor  Çok sağlıklı olduğu söyleniyor. 1.cadde üzerindeki dükkanlardan satın alabilirsiniz. Özelliklerini merak ederseniz tık tık.

Karışım Kahve: Yine bu cadde üzerinde  bir çok kahve dükkanı var. Biz özel karışım dibek kahvesinden satın almıştık. Bazı dükkanlarda, müşterilere bu kahveden ikram ediyorlar.

Süryani Çöreği: Deyrülzafaran manastırındaki kafede satılıyor..

Telkari: Telkari sanatı, Mardin’de önemli bir yere sahip. Gümüş işciliğinin en güzel örnekleri arasında gösterilern telkari takılardan satın alabilirsiniz.

Süryani şarabı: Bir çok dükkanda süryani şarabını görebilirsiniz. Evyapımı olanları tercih edin.

Zafaran Çayı: Aromalı bir tadı olan zafaran çayını çok sevmiştim.

Cevizli Sucuk: Şehirde gezerken sık sık karşımıza çıkan bu lezzetleri merak edip, denemiştik. Tadına mutlaka bakın.

Sonunda bu büyülü şehre ayak basabildik. Kapadokya gezisi hep aklımızdaydı. Kaan biraz daha büyüsün öyle gidelim dedik. Ama sanırım çok da fazla bekleyemedik. 2,5 yaşında bir çocukla Kapadokya’yı gezmek tabiki de hiç kolay olmadı 🙂 Ama olsun. Biz gidebildiğimiz yerleri büyük bir keyifle gezdik. Kapadokya gezimizde, gezmeyi çok seven arkadaşlarımız Burak ve Esra da çocuklarıyla birlikte bizimleydi. Geçen yıl, hep birlikte Mardin’e gitmiştik. O gezimiz de keyifli geçmişti. Yıllar yıllar önce ise ekibimiz 4 kişiydi. O zamanlar, sadece yeme-içme üzerine kurguladığımız  Gaziantep ve Hatay gezilerini yapmıştık.

Kapadokya Gezi Rehberi

Kapadokya Nerede 

Kapadokya, İç Anadolu’nun güzide şehri Nevşehir’e bağlı bir bölge. Kapadokya’nın topraklarının çoğunluğu Nevşehir’de; bir kısmı ise Niğde, Aksaray, Kayseri, Kırşehir illerimizde yer alıyor.

Kapadokya’ya Ne Zaman Gidilir ?

Aslına bakarsanız, yaz dışındaki her mevsim, Kapadokya’ya çok yakışıyor. Ben, kışı çok yakıştırıyorum mesela. Muhteşem kar manzaralı Kapadokya fotoğrafları  sizleri de cezbetmiyor mu?

Biz, Kapadokya’ya ilkbaharda gittik. Bahar aylarında Kapadokya’yı gezmek çok rahat. Özellikle 23 nisan-19 mayıs arası gitmek doğru bir tercih. Öte yandan sonbaharda gitmek daha da keyifli olabilir bağ bozum şenliklerinden dolayı.

Kapadokya Gezilecek Yerler – Kapadokya Gezi Haritası

Kapadokya’da gezilecek o kadar çok yer var ki. Hepsini gezebilmek mümkün olmayabilir. Biz Ihlara Vadisi’ne gidemedik mesela. Yine gidemediğimiz bir kaç kale daha var. Olsun, tüm bunlar bu coğrafyayı tekrar ziyaret edebilmemiz için birer bahanemiz olacak ileride. Ben yıllar sonra tekrar gitmeyi çok istiyorum çünkü. 🙂

Kapadokya Gezilecek Yerler listesini, bizim gezi planımıza göre yazacağım. Ben internet ortamında sıkı bir araştırma yaptığım için gayet verimli bir gezi rotası çıkartmıştım.

Kapadokya gezi haritası
Kapadokya Gezi Haritası

Kapadokya Gezisi: 1. Gün

Uçuşumuz öğlen gibiydi ve günü değerlendirebilecektik. Ancak  uçuştan 1 ay önce kadar, uçuş saatlerimiz değiştirildi. Dolayısıyla, Bizim Kapadokya’ya ulaşmamız akşam saatlerini buldu. Otele yerleşimin ardından, hemen Göreme Açıkhava Müzesi‘ne gittik. Müzenin kapanmasına yarım saat kadar vardı. Amacımız tabi ki,  müze kart çıkartmaktı. Sonrasında Göreme’de kısa bir gezintinin ardından, akşam yemeği ile günü sonlandırdık.

Müze kart demişken, gitmeden önce mutlaka müze kart edinmekte yarar var. Ya da bizim gibi Kapadokya’ya ayak basar basmaz hemen kendinize bir müze kart çıkartın. Çok önemli.  Müze kart buradaki hemen hemen her müzede geçerli. Bu sayede ücret ödemeden müzeleri gezebilirsiniz.

Kapadokya Gezisi:  2. Gün

Bugünün gezi programı oldukça yoğundu. En çok yorulduğumuz gün oldu sanırım. Çıkış noktamız Göreme olduğundan gezilecek yerlere ulaşmamız hiç sıkıntı olmadı.

Avanos 

Bizim ilk durağımız Avanos oldu. Burada çanak-çömlek atölyelerini gezdik. Çömlek yapımını deneyimledik. El yapımı muhteşem ürünlerin olduğu dükkanları gezdik. Süzme yoğurt yapmak için üretilen çömleklerden ve toprak cezvelerden satın aldık.

Kapadokya'da gezilecek yerler
Kapadokya’da gezilecek yerler: Avanos
Kızılırmak

Kızılırmak, Avanos’u ikiye bölüyor. Nehir kenarında çok keyifli çay bahçeleri mevcut. Ortam çok ferah. Burada oturup mutlaka mola vermelisiniz. Hem bu esnada Kızılırmak bot şovunu da izleyebilirsiniz.

Kızılırmak üzerinde yer alan sallanan köprüden geçmek oldukça eğlenceli. Özellikle köprü üstü kalabalıksa, sallantı daha da şiddetli oluyor. Yürümek zorlaşıyor.

Çavuşin Kilisesi
Kapadokya gezilecek yerler
Kapadokya gezilecek yerler : Çavuşin

Göreme – Avanos yolu üzerinde,  Çavuşin kasabasında yer alan bu kiliseyi mutlaka ziyaret edin. Kiliseyi gezebilmek için  bilmem kaç adet merdiveni aşmanız gerek 🙂 Müze kartınız varsa ücretsiz gezebiliyorsunuz.

Paşabağ Vadisi – Peri Bacaları

Peri bacalarını en net şekilde gözlemleyebileceğiniz bir yer burası. Biz gittiğimizde oldukça kalabalıktı. En çok turiste burada rastladık. Fazlaca zaman geçirdik.

Giriş ücretsiz.

Kapadokya gezilecek yerler : Paşabağ vadisi
Kapadokya gezilecek yerler : Paşabağ vadisi
Zelve Ören Yeri

Sonraki durağımız Zelve Ören Yeri oldu. Burası açık hava müzesi gibi. En eski yerleşim yerlerinden biri olarak gösteriliyor. Gezi parkuru oldukça büyük. Çocuklarla gezmek tabi ki biraz zorlu.

Müze girişinde yer alan gözlemecilerde bir dinlenme molası verebilirsiniz.

Giriş ücreti 15 tL. Müze kart ile ücretsiz.

Kapadokya gezilecek yerler: Zelve Ören Yeri
Kapadokya gezilecek yerler: Zelve Ören Yeri
Ürgüp Üç Güzeller

Burası bir Kapadokya klasiği. O sebepten burayı Kapadokya gezi planınıza mutlaka ekleyin. Ürgüp Üç Güzeller, Nevşehir-Ürgüp yolu üzerinde yer alıyor. Ürgüp’e 1-2 km uzaklıkta.

Giriş ücretsiz.

Kapadokya gezilecek yerler: Üç Güzeller
Kapadokya gezilecek yerler: Üç Güzeller
Ürgüp

Günü, Ürgüp’te tamamladık. Akşam gözüyle Ürgüp’ü gezdik. Keyifli bir akşam yemeği yedik.

Kapadokya Gezisi : 3. Gün

Göreme Açık Hava Müzesi 

Zamanın en önemli dini merkezlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Müzede bir çok kilise(Elmalı Kilise, Aziz Barbara Kilisesi, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı Kilise), manastır gibi yapılar mevcut. Bazı kiliselerdeki resimler çok etkileyici. Burayı bir turist rehberi eşliğinde gezmek gerek. Bizim rehberimiz olmadığı için müze girişinde kiralanan kulaklı cihazlardan(audio guide)  aldık. Müzeyi gezerken, girdiğiniz yerde yazan numarayı, cihaza giriş yaptığınızda, orası ile ilgili bilgileri dinleyebiliyorsunuz. Bu şekilde gezmek çok keyifli oldu. Müzede yer alan kiliselerde fotoğraf çekmek, video kaydı almak ise yasak ve kesinlikle izin verilmiyor. Çünkü her odada bir amca nöbet tutuyor. 🙂
Müzede, Karanlık Kilise diye adlandırılan bölüme giriş yapmak için ise ekstra ücret(10TL) ödemek gerekiyor. Biz burayı ziyaret etmedik. Ama buranın da çok güzel ve özel olduğu söyleniyor.

Müzenin açılış – kapanış saatlerine değinmek gerekirse;
Nisan-Ekim Dönemi : Yaz Açılış Saati: 08:00 – Yaz Kapanış Saati: 19:00
Kasım-Mart Dönemi : Kış Açılış Saati: 08:00 – Kış Kapanış Saati: 17:00

Giriş ücreti 30TL. Müzekart ile ücretsiz.

Uçhisar Kalesi

Bölgenin en yüksek noktalarından biri. Biz sadece kalenin bulunduğu noktaya kadar geldik. İçeriye girmedik. Çünkü fazla yorulmuştuk. Bir de, gün bitmeden bir an önce yeraltı şehirlerini gezmek istiyorduk.

Kapadokya Yeraltı Şehirleri 

Kapadokya bölgesinin önemli kültürel zenginliklerinden biri de yeraltı şehirleri. Bu bölgede yaklaşık olarak 200’e yakın yeraltı şehri olabileceği söyleniyor. Bunlardan sadece 36 tanesi ziyarete açılmış. En önemli yer altı şehirleri ise Derinkuyu Yeraltı Şehri ve Kaymaklı Yeraltı Şehri.

Bizim, Kaymaklı Yeraltı Şehri’ni ziyaret edebilme fırsatımız oldu. Öncelikle, içeriye girip, gezip gezemeyeceğim konusunda endişeliydim.  🙂 Ancak, gezmeye başladıktan sonra, korkulacak hiçbir şeyin olmadığını anladım. Dar koridorlar beni hiç bunaltmadı.

İçeriye girdikten sonra çok rahat bir şekilde her yeri gezdik. Yeraltı şehrine girdiğiniz anda, sanki o çağlarda yaşıyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz. Şaşkınlıkla ve büyük bir dikkatle inceledik her yeri.

Burayı gezmeden önce, yeraltı şehirleri hakkında bilgi edinmekte yarar var. Bu sayede daha çok keyif alabilirsiniz. Ya da mutlaka bir rehber eşliğinde gezmek gerekiyor.

Kaymaklı Yeraltı Şehri Hakkında Önemli Bilgiler

Kaymaklı Yeraltı Şehri enine doğru genişleyen bir şehir. Derinkuyu Yeraltı Şehri ise aksine derine doğru genişliyor. Dolayısıyla, Derinkuyu Yeraltı Şehri daha büyük ve derin. 18 kattan oluşan şehrin sadece 8 katı ziyarete açık.

Kaymaklı Yeraltı Şehri ise 8 kattan oluşuyor. Ve sadece 4 katı ziyarete açık durumda. 1964 yılında şehir büyük bir restorasyondan geçirilmiş. Günümüzde ziyaret edebildiğimiz alanlar bu sayede turizme kavuşturulmuş. Şehri, ilk olarak Hititlilerin inşa ettiği düşünülüyor.  Ama en çok kullananlar ise ilk Hristiyanlarmış.

Yeraltı şehirleri sığınma amaçlı kullanılıyor. Sürekli yaşamın olduğu yerler değil. Bu yüzden de yeraltı şehirleri sadece temel ihtiyaçları karşılayacak şekilde tasarlanmış. İlk katta hayvan barınakları yer alıyor. İçeriye doğru ilerledikçe yaşam alanları karşımıza çıkıyor. Ortak kullanım alanları, şarap ve erzak depoları, su mahzenleri, havalandırma bacaları, su kuyuları, mutfak, kilise ve hatta mezarlık bile var.

Aynı zamanda, gündelik yaşamda, yeraltı şehirleri erzak depolama ve şarap yapımı için de kullanılmaya devam ediliyormuş. Ortam ısısı erzak depolamak ve şarap yapmak için uygun sıcaklığa sahip. Yeraltı şehirleri gizli geçitlerle hemen hemen her eve bağlanıyor. Bu sayede her aile hızlı bir şekilde yeraltı şehrine ulaşım sağlamış oluyor.

Dışarıdan gelebilecek tehlikeleri önlemek için sadece içeriden açılıp, kapatılabilen sürgü taşları ise beni en çok etkileyen kısımlardan biri oldu.

kaymaklı yeraltı şehri
kaymaklı yeraltı şehri

Kaymaklı Yeraltı Şehri, 1984’ten beri UNESCO Dünya Kültür Mirasları Listesinde yer alıyor.

Kaymaklı Yeraltı Şehri’ne giriş Ücreti: 35 TL, Müze kart ile ücretsiz. Yeraltı şehrine ilk girişte karşımıza mavi ve kırmızı oklar çıkıyor. İnişte kırmızı okları; dönüşte ise mavi okları takip etmek gerek. Kalabalık turist gruplarının rahat bir şekilde gezi parkurunu tamamlayabilmeleri için böyle bir yol seçilmiş.

Nisan-Ekim , Yaz Açılış Saati: 08:00 – Yaz Kapanış Saati: 19:00
Kasım-Mart ,  Kış Açılış Saati: 08:00 – Kış Kapanış Saati: 17:00

Kaymaklı Yeraltı Şehri, Nevşehir’e 20 km. mesafede bulunan Kaymaklı kasabasındadır.

Sunset Point

Otelden aldığımız, çevredeki turistik noktaları içeren Kapadokya gezi haritasında  böyle bir yer olduğunu keşfettik. Ve güneş batmadan bu noktaya yetişmeye çalıştık. Başardık tabi ki 🙂

kapadokya gezilecek yerler
Kapadokya gün batımı

Uçsuz bucaksız bir manzara var burada. Ayrıca buradan sabahın erken saatlerinde gökyüzündeki balonları seyretmek de çok keyifli olabilir.

Kapadokya Gezisi: 4. Gün

Kapadokya Balon Turu

Kapadokya’daki son günümüzde ise balon turu yaptık. Balon turu hakkındaki tüm bilgiler “Kapadokya Balon Turu” başlığının altında.

Ürgüp Gezi & Alışveriş

Balon turunun ardından otele döndük. Kahvaltımızı yaptıktan sonra Ürgüp’e geçtik. Gündüz gözüyle Ürgüp’ü gezdik. Alışveriş yaptık.

Bir zamanların en çok izlenen dizisi olan Asmalıkonak  Ürgüp’te çekilmişti. Eğer diziye ilginiz varsa bu konağı da Kapadokya gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.

Kapadokya’da Kaç Gün Kalmalı ?

Biz Kapadokya’da 3 gece kaldık. Bu süreçte bir çok noktayı gezdik. Ama gezemediğimiz daha çok yer var. 5-6 günlük bir Kapadokya gezi programı yapmak  güzel olur.

Kapadokya’ya Nasıl Gidilir ?

Kapadokya’ya, bulunduğunuz konuma göre hava yolu ya da kara yolu ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Biz İstanbul’dan, Nevşehir’e hava yolu aracılığıyla ulaşım sağladık. 1 saatlik uçuşun ardından Nevşehir(Kapadokya) hava limanına ulaştık. Bu arada Kayseri hava limanı da tercih edilebilir. Ancak orası, Nevşehir hava limanına göre daha uzak kalıyor Kapadokya’ya.

Hava limanına ulaştıktan sonra mutlaka araba kiralanmalı. Aksi durumda gezebilmek mümkün değil. Hatta uçak biletlerinin alındığı dönemde araba kiralama meselesini halletmek çok akıllıca olur. Çünkü son anda araba kiralamak sıkıntı oluyor.

Peki, Kapadokya arabasız gezilir mi?  diye soracak olursanız. Cevabım “Çok zor” olur. Çünkü gezilecek yerler arası mesafe  azımsanmayacak derecede fazla.

Kapadokya’da Nerede Kalınır ? – Kapadokya Otelleri

Kapadokya bölgesinde çokça turist rehberliği yapmış olan bir arkadaşımız, Göreme‘nin gezilecek bir çok noktaya yakın olduğunu söylemişti. O sebepten dolayı otelimizi Göreme’den seçtik.  Booking.com üzerinden otel araştırmalarımızı yaptık. Karar vermemiz 3-5 gün sürünce, haliyle beğendiğim oteller dolmuş oldu. Son anda Local Cave House  da yer ayarlayabildik.

Kapadokya otel önerisi
Kapadokya otel önerisi

Kapadokya konaklama ücretleri seçtiğiniz otelin size sunduğu manzaraya göre değişiyor. Özellikle teraslı olan otellerin ücretleri biraz daha yüksek. Zaten teraslı oteller bu bölgede çok popüler. Çünkü sabah balonların uçuş saatinde kalkıp, otelin terasından kahvaltı eşliğinde balonları seyredebilme ve masalsı fotoğraflar çekebilme imkanı sunuyorlar.  O yüzden Konaklama ücretleri pahalı mıdır ? sorusunun cevabı oldukça karmaşık aslında. Daha doğrusu sizin ne istediğinize bağlı bir durum.

Kapadokya konaklama önerileri konusunda söylenecek çok şey var. Ancak siz bütçenize en uygun olan Kapadokya otellerini seçmeye çalışın. Çünkü bu gezide ücret ödeyeceğiniz çok kalem olacak. Balon turu ücreti, ören yerleri giriş ücretleri gibi.

Kapadokya’da Ne Yenir ?  & Nerede Yenir?

Kapadokya’da bize göre yeme-içme kültürü fazla gelişmemiş. Lezzetli yemek peşinde olmamak, beklentiyi fazla tutmamak lazım. Yine de gittiğimiz restoranların çoğundan memnun kaldık. Kapadokya yemekleri nelerdir? Şimdi onlardan bahsedeyim.

İlk akşam Göreme merkezde, bir restoranda yemek yedik. Kapadokya yemeklerinin en meşhuru olan testi kebabından sipariş verdik. Ama lezzet açısından beklentilerimizi pek karşılamadı. O yüzden restoran adı veremiyorum. Ama umuyorum ki, bu kebabı hakkını vererek yapan çok daha iyi restoranlar vardır. Kapadokya’da testi kebabı nasıl oluyor merak ederseniz, aşağıdaki mini videomu izleyebilirsiniz.

İkinci gün akşam Ürgüp’te Şüküroğulları restoranda yemek yedik. Sipariş ettiğimiz yiyecekler gayet lezzetliydi. Burası 2-3 katlı büyük bir restoran. Menüleri oldukça geniş. Yemekten sonra,  Merkez Pastanesine geçtik. Dondurmaları şahane.

Kapadokya yemekleri
Kapadokya yemekleri
Kapadokya'da nerede ne yenir
Kapadokya’da nerede ne yenir

Üçüncü gün ise Göreme’de, silk road cafe-restoran adlı bir mekanda gecenin 12’sinde yemek yedik. Şehirdeki çoğu restoran kapanmıştı. Burasıda kapanıyordu. Bizim özel ricamızla, restoranı kapatmadılar ve bize özel bir sofra kurdular. Buradan çok memnun kaldık. Müşteriye yaklaşımları, yiyeceklerin lezzeti  süperdi. Geç saatte yemek yediğimizden çocuklar uyumuştu, dolayısıyla bol sohbetli, rahat bir yemek yiyebildik.

Kapadokya'da ne yenir
Kapadokya’da ne yenir

İnternetten araştırdığım kadarıyla bazı lezzet durakları varmış. Nedendir bilinmez, biz buralara gitmemişiz. Belki sizler denemek istersiniz. 🙂

Kapadokya Restoran Önerileri

Avanos Restoran Önerileri: Kapadokya Sofrası.
Göreme Restoran Önerileri: Seten Restoran.
Uçhisar Restoran Önerileri: Lil’a RestoranSeki Restaurant.
Ürgüp Restoran Önerileri: Old Greek House, Muti, Sacred House, Ziggy Cafe.

Kapadokya’dan Ne Alınır ? Kapadokya’nın Neyi Meşhur ?

Kapadokya alışveriş bakımından oldukça zengin. Çok çeşitli hediyelik eşyalar var. Benim alışveriş için önerim Avanos ve Ürgüp. Avanos’tan el yapımı çömlekler, seramikler satın alabilirsiniz.

Ürgüp’ten ise yöresel yiyecekler alabilirsiniz. Biz Ürgüp içinde gelişigüzel dolaştık. Beğendiğimiz dükkanlardan ihtiyacımız olan yiyecekleri satın aldık. Eğer Kapadokya şaraplarından satın almak isterseniz, Ürgüp’teki popüler markaların dükkanlarına uğrayabilirsiniz.  Kocabağ ve Turasan Kapadokya’nın iki önemli şarap üreten firmaları.

Kapadokya’da Gezilecek Diğer Yerler

Kapadokya’da  gezmeye zamanımızın yetmediği bir çok yer var. Dolayısıyla oralar ile ilgili notlar ekleyemiyorum blog yazıma. Onları da maddeler halinde sıralamak istedim ki,  belki sizler gezi rotanıza eklemek istersiniz. 🙂

Mustafapaşa (Sinasos),
Güvercinlik Vadisi,
Ihlara Vadisi,
Derinkuyu Yeraltı Şehri,
Devrent Vadisi.

Kapadokya Balon Turu Nasıl Yapılır ?

Kapadokya balon turu fiyatları


Kapadokya’ya geldiniz ve balon turu yapmadıysanız, bu coğrafyayı gezmiş ve keyif almış sayılmazsınız bence. Kapadokya o kadar güzel ki; tarihi dokusuyla, doğasıyla muhteşem. Tabi ki balon turlarıyla daha  bir güzel.

Sanırım Kapadokya denince akla ilk gelen şeyler balon uçuşları ve peri bacalarıdır. Öyle değil mi?  Kapadokya balon uçuşlarını denemeden,  kuş misali peri bacaları arasında dolaşmadan Kapadokya’dan dönmek olmaz.

Kapadokya balon  fiyatları yüksek. Biz başta çok tereddüt ettik fiyattan dolayı. Ama sonra binmeye karar verdik. İyi ki, iyi ki yapmışım dediğim bir deneyimdi. Eğer imkanınız varsa mutlaka değerlendirin.

Balona binmekten biraz korkuyordum açıkçası. Binebilir miyim? Kendimi kötü hisseder miyim diye. Ama hiç öyle olmadı. Baştan sona çok keyifli geçen bir yolculuktu.

Kapadokya Balon Turu Programı
Balon Kalkış Alanına Gidiş

Kapadokya balon turu, sabahın erken saatlerinde yapılmakta. Balona binmek için sabahın 4.30’unda uyanmanız gerek.  Bir gün önceden anlaştığınız tur şirketi otele gelip sizi alacak. Direkt olarak kendi merkezlerine götürecek. Gecenin o saatinde Kapadokya’da tüm tur şirketlerinin araçları vızır vızır. Her sokaktan bir servis geçiyor.

Merkeze geldiğinizde tur ücretini ödemelisiniz. Burada mini bir kahvaltı yapabilirsiniz. Tur şirketi, basit kahvaltılıkları hazır etmiş oluyor.

Kapadokya balon turu hakkında kısa bir bilgilendirmenin ardından herkes hangi pilot ile uçacaksa, pilotun isminin yazılı olduğu servise bindirilip, balonların kalkış noktasına götürülüyor.

 Balonla Yolculuk

Biz alana geldiğimizde, bineceğimiz balon hazırlık aşamasındaydı. Ben 1-2 selfie çekeyim derken, balon hazır oldu.

kapadokya balon turu firmaları
mutluluk

Çok fazla bekleme olmadı. Balona, herkes tek tek bindikten sonra, pilot uçuş hakkında kısa bilgiler verdi. Çok espirililer bu arada, söylemeden geçmeyeyim 🙂

Bol kahkaha ve neşe içerisinde yükselmeye başladık. Balonların bir çoğu havalanmıştı. Bazıları ise yeni kalkış yapıyordu.

kapadokya balon turu saatleri

Pilot, rüzgarın yönüne göre çevreyi gezdiriyor. Kapadokya peri bacaları aşağıda, rengarenk balonlar dört bir yanınızda. Çok yavaş ilerleniyor. Uçuş esnasında herhangi bir sarsıntı olmuyor. Gayet sakin ve huzurlu bir ortam var.

kapadokya balon turu nerede yapılır
kapadokya balon turu nerede yapılır
 Kapadokya Balon Turu Ne Zaman Yapılır ?

Günün her saati balon keyfi yaşamak mümkün değil. Uçuşlar, günün erken saatlerinde yapılıyor. Çünkü bu vakitlerde hava akımı daha kontrollü, dolayısıyla daha rahat ve dengeli bir uçuş gerçekleştirilebiliyor. Ayrıca inişler de daha yumuşak oluyor.

Yılın her mevsiminde balon turu yapmak mümkün.

Kapadokya balon turu ne zaman yapılır
Kapadokya balon turu ne zaman yapılır
Kapadokya Balon Turu Güvenli mi ?

Onca balon nasıl oluyor da çarpışmıyor. Hiç merak ettiniz mi? Balonların çarpışmasını önlemek için şöyle bir önlem almışlar: Pilot, hem kendi yer ekibiyle telsiz üzerinden görüşmeler yapıyor hemde o esnada havada olan balonları kullanan pilotlarla başka bir telsiz üzerinden iletişim halinde.

Kapadokya Balon Kazası” haberlerini duyduğunuzda, balon uçuşlarının çok güvensiz ve ilkel olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak şunu söylemeliyim ki, Sıcak Hava Balonları, tüm dünyada en güvenli taşıtlar olarak biliniyor.

Kapadokya balon turu güvenli mi
Kapadokya balon turu güvenli mi

Balon turunda sabit bir rota yok. Dolayısıyla iniş noktası belli değil. Bundan dolayı, aşağıdaki ekip araç ile sürekli olarak balonu takip ediyor.

İnişe geçmek istediğinde ise, bir süre alçaldık. Aşağıdaki ekipten biri havaya kum atıp, rüzgarın yönünü öğrendi. Ve bulunduğumuz konumun iniş için uygun olmadığına karar verildi ve biz tekrar havalandık.

Başka yöne doğru ilerlerken, aşağıdaki servis ekibi de bizimle birlikte ilerledi. Ve yeni bir iniş noktası belirlendi. İniş çok sert olmadığı için korkulacak bir durum oluşmadı.

Şampanya Partisi

Aşağıda bizi bir sürpriz bekliyordu. Balon iniş yaptıktan sonra şampanya patlatılıyormuş. Kaptan kısa bir konuşma yaptı Ve tatlı bir sohbet başladı.

kapadokya balon turu acenteleri
kapadokya balon turu acenteleri

Adımıza düzenlenen sertifikalarımızı aldıktan sonra fotoğraflar çekilip, servislerimize binerek tekrar otele döndük. Balon turundan memnun kalmamak pek mümkün değil. Kapadokya’ya yolu düşen herkese içtenlikle tavsiye ederim. Biz çok eğlendik 🙂

Bize göre, bir sabah balona binilmeli, başka bir sabah ise yine aynı saatlerde kalkılıp, havadaki balonlar seyredilmeli.

Kapadokya Balon Firmaları

Aklımda kalan bir kaç balon firması aşağıdaki şekilde. Biz Kapadokya Balloons ile uçtuk.

Kapadokya Balloons
Royal Balloon
Anatolian Balloons
Voyager Balloons
Skyway Balloons

Kapadokya Balon Turu Fiyatları Ne Kadardır ?

Son olarak balon turu ücretleri hakkında bilgi vermek istiyorum. Kapadokya Balon turu ücretleri 130-170 EUR arasında değişiyor. Balon turunda geçireceğiniz 1,5- 2 saatlik bir zaman için fiyatlar inanılmaz yüksek maalesef.

Balon turu Vlog-1:

Balon turu Vlog-2:

Roma kentinin sınırları çok geniş topraklara yayılmış olsa da, görülmesi gereken başlıca yerler küçük bir alanda toplanmıştır. Bu tarihi bölgede zamanın nasıl geçtiğini farketmeyeceksiniz bile. Roma gezilecek yerler haritası ile başlayalım.

Roma Gezilecek Yerler Haritası

roma gezilecek yerler haritası
Roma’da başlıca gezilecek yerlerin çoğu nehrin sağ tarafında. Vatikan ve Trastevere nehrin sol tarafındadır.

Roma’yı gezerken çok plan yapmaya gerek yok. Sokakları yürüyerek gezin. İlginizi çeken eserleri inceleyin. Sokakları inceleyin. Kısacası keyif almaya bakın. Günün sonunda nasıl olsa  gitmek isteyeceğiniz tüm noktaları gezmiş olacaksınız. Çünkü yürürken her an başka sürprizler çıkacak karşınıza.

Roma hakkında daha ayrıntılı bilgilerin yer aldığı Roma Gezi Rehberi yazıma bakmayı unutmayın.

Roma Gezilecek Yerler Listesi

Roma gezilecek yerler listesindeki sırayı gezme kolaylığına göre hazırladım. Muhtemelen her yeri yürüyerek gezeceksiniz. Ancak zaman zaman toplu taşımaya da ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu yüzden her yerin ulaşım bilgilerini ekledim. Bu listedeki ilk 14 yeri 3 günde gezip tamamlayabilirsiniz. Daha fazla vaktiniz olursa 15. maddeden itibaren devam edebilirsiniz.

1. Via del Corso (Corso Caddesi)

Öncelikle haritadan Via del Corso(Corso Caddesi) ‘yu bulun. Bu caddeyi İstanbul’daki İstiklal Caddesi’ne benzetebiliriz. Cadde üzerinde alışveriş dükkanları var.  Caddenin ara sokakları özel butikler ve şarap evleriyle dolu. Roma gezilecek yerler, bu caddenin yakınlarında. Cadde, Piazza del Popolo (Halk Meydanı) ile Piazza Venezia(Venedik Meydanı) birbirine bağlıyor.

Haritanın sol tarafındaki “View larger map” linkiyle haritayı büyütüp, Roma gezilecek yerler listesine daha detaylı bakabilirsiniz.

2. Piazza del Popolo (Popolo Meydanı)

Piazza del Popolo, halkın meydanı anlamına geliyor. Bizdeki Taksim Meydanı gibi. Her türlü miting ve gösteriler burada yapılıyor. Ayrıca bir zamanlar dini kafirlerin idamı için bu meydan kullanılmış.

Roma gezilecek yerler listesinin en başına bu meydanı koyabiliriz. Çünkü burası şehri keşfetmeye başlamak için çok uygun. Meydanda yer alan Santa Maria del Popolo kilisesi ve Mısır’dan getirilen dikilitaş görülmeye değer.

Ulaşım: Line A Metrosu, Flaminio durağı.

3. Piazza di Spagna ve İspanyol Merdivenleri

Piazza del Popolo’dan Via del Corso boyunca ilerlediğinizde ilk olarak Piazza di Spagna‘ya doğru sapabilirsiniz.

Lüks markaların yer aldığı Condotti caddesi boyunca ilerlediğinizde karşınızda İspanyol Merdivenleri

Roma gezilecek yerler listesinin popüler noktalarından biri İspanyol Merdivenleri. Şehrin en ünlü alışveriş caddesi –Via Condotti– merdivenlerin tam karşısında. Merdivenler, ismini burada yer alan İspanya elçiliğinden almış.
Burası her gün turist akınına uğrayan bir meydan ve merdivenlerde oturup dinlenmek hemen her turistin rutini. Ancak merdivenlerde yeme içmeye izin yok.

Merdivenlerin hemen dibinde batık bir gemiyi andıran mermer çeşme Fontana della Barcaccia yer alır.

ispanyol merdivenlerinden yukarı çıktığınızda meydanın görünümü

Her daim kalabalık bir meydan olan ispanyol merdivenlerini asıl bahar aylarında görmek gerek. İlkbaharda merdivenler pembe çiçeklerle süsleniyor ve 1 ay boyunca bu dekorasyon korunuyor.

Ulaşım: Line A Metrosu, Spagna durağı.
İpucu:  İspanyol Merdivenleri’nden indiğinizde, sağ tarafa doğru ilerleyip, sol taraftaki ara sokaklara girin. PastiFicio‘dan bir tabak makarna ; PastiFicio’nun az ilerisinde yer alan Pompi Tiramisu‘dan tiramisu almayı unutmayın.

4. Fontana di Trevi (Üç Yol Çeşmesi – Aşk Çeşmesi)

Via del Corso’dan ya da başka ara sokaklardan ilerleyerek biz türklerin Aşk Çeşmesi olarak ifade ettiği Üç Yol Çeşmesi‘ne ulaşabilirsiniz.

Roma’nın bir başka simgesi, Trevi çeşmesi. Ortamı çooook güzel 🙂

Çeşme 3 yolun kesişim noktasında yer aldığından “3 yol çeşmesi” olarak adlandırılmış. Eğer güzel bir fotoğrafınız olsun isterseniz, buraya sabahın erken saatlerinde gelmelisiniz. Çünkü çeşme başı her daim kalabalık.

Bir rivayete göre çeşmenin suyu çok tatlıdır. Ve her kim bu sudan içerse, tekrar Roma’ya gelecektir. Bu günümüzdeki modern efsanenin doğmasına sebep olmuş. Çeşmeye para atıp dilek dilemek, Roma’ya gelen ziyaretçilerin turistik aktivitesi. Kimileri bir daha Roma’ya gelmek için dilek diliyor; kimileri ise sadece aşk diliyor. Arkanız dönükken sol omzunuzun üstünden para atarak bu rutini sizde yerine getirebilirsiniz. Havuzda biriken paralar belediye tarafından toplanıp hayır kuruluşlarına bağışlanmakta.

Ben havuza para atmayı denemedim nedense. Yağmurlu bir günde uğramıştık buraya. Pek kalabalık değildi. Çeşmenin dibine kadar gelip gayet güzel fotoğraflar çektik. Ama acele ettiğimizden onlar da bulanık çıkmış 🙂

Giriş: Ücretsiz.
Ulaşım: Line A Metrosu, Barberini durağı.

5. Pantheon

Trevi çeşmesinden çıkıp, tekrar Via del Corso’ ya geçip, ara sokaklara girerek Pantheon‘u bulun.

Pantheon

Roma sokaklarında gezerken birden bire karşımıza çıkıveren Pantheon, benim Roma’da en çok etkilendiğim yer oldu. Roma gezilecek yerler arasındaki ilk favorim burası diyebilirim.
Anıt devasa bir yapı. Bu kadar ihtişamlı olduğunu hiç düşünmemiştim. Ne kadar okursak okuyalım, gezip görmek bambaşka bir şey.
Pantheon, Roma’nın en iyi korunmus anıtı. Pantheon’un adı Yunanca pan theios( tüm tanrıların tapınağı) kelimesinden gelmekte. Şu anki Pantheon aynı yerde duran üçüncü örnek. Önceki ikisi yangınlarda tahrip olmuş. Yapının inşaası M.S 117 – M.S 127 yılları arasında tamamlanmış. Pantheon’un devasa kubbesi, dünyanın en büyük takviyesiz beton kubbesi olmayı sürdürüyor.

Roma’da en çok vakit geçirdiğimiz yer Pantheon’un önündeki bu meydan oldu. Hem gün içinde hem de akşamları burada güzel şarkılar çalan müzisyenlere denk geldik.

Giriş: Ücretsiz. (Pazartesiden Cumartesiye 8.30 – 19.30 arası açık. Pazar günleri 9.00 – 18.00 arası açık)
Ulaşım:  Line A Metrosu, Barberini durağı. (Trevi Çeşmesinin yakınındaki bu duraktan, Pantheon’a kadar yürümek gerekiyor.)
İpucu: Pantheon’a kadar gelmişken, yakınlarda bulunan Sant’Eustachio‘ da espresso;
Tazza d’Oro’ da capuccino içmeyi unutmayın.

6. Piazza Navona (Navona Meydanı)

Pantheon’un bulunduğu yerden ara sokaklara girdiğinizde kısa sürede Navona Meydanı‘ndasınız.

Arkamızda 4 nehir çeşmesi

Bir stadyum olarak tasarlanan meydan, Roma’nın en güzel meydanı olarak geçiyor. Burada sokak sanatçılarına bolca rastlayabilirsiniz. Meydan fazla turistik olduğundan etraftaki kafelerin fiyatları biraz yüksek.

Meydanda 3 önemli çeşme göreceksiniz. Fontana del Moro, Fontana di Nettuno ve Fontana dei Quattro Fiumi.

Fontana dei Quattro Fiumi (4 nehir çeşmesi), ünlü italyan mimar Gian Lorenzo Bernini’ye ait. Eser 4 kıtadaki, dört büyük nehirden ilham alınarak tasarlanmış. Bu nehirler Afrika kıtasından Nil;  Amerika kıtasından  Rio de la Plata; Asya kıtasından Ganj ve Avrupa kıtasından Tuna nehirleri.

Ayrıca, aralık ayında Roma’ya gelirseniz; burada kurulan noel pazarını görebilirsiniz.

Ulaşım: Line A Metrosu, Barberini durağı.(en yakın metro istasyonu)

7. Piazza Venezia (Venedik Meydanı)

Navona Meydanı’ndan, şehrin bir başka önemli meydanı olan Venedik Meydanı’na doğru yürüyebilirsiniz.

Piazza Venezia’da Vittorio Emanuelle II Anıtı. Terasına mutlaka çıkın 🙂

Meydan, başkentin anayollarının birleştiği bir noktada.  Roma’daki otobüslerin bir çoğu buradan hareket ediyor. Buraya geldiğinizde  Vittorio Emanuele II Anıtı ilk dikkatinizi çekecek yapıdır.

İtalyan şehir devletlerinin birleşimi anısına yaptırılan anıt, çevresindeki bir çok yapıya göre çok çok yeni. Bembeyaz görüntüsünden dolayı çok dikkat çekici. Yapımı 1885’ten 1911 yılına kadar sürmüş. Anıtta bir kafe, bir kitabevi ve bir müze var. Güzel bir Roma manzarası için anıtın terasına çıkın. Bizim zamanımız olmadığından yapamadık.

Giriş: Anıt girişi ücretsiz. Terasa çıkış 8 EUR

Roma’nın ilk Rönesans sarayı olan Palazzo Venezia(Venedik Sarayı) meydanın batı tarafında. Bir zamanlar Venedik Cumhuriyeti’ne ait olan saray, 20. yüzyılda Mussolini’nin karargahı olmuş. Sarayda çeşitli sanat eserlerinin sergilendiği bir müze var.

Giriş Ücreti: 5 EUR  (Pazartesiden Cumartesiye 10 – 13 ve 14 – 18 arasında açık. Pazar günleri kapalı)

Ulaşım: 40, 63, 70, 75, 81, 87, 95, 160, 170, 204, 628, 630 ve 716 No’lu otobüsler

8. Via dei Fori Imperiali (Fori İmperiali Caddesi)

Vittorio Emanuelle II Anıtı‘nın yanından bu caddeye giriş yapabilirsiniz. Ve karşınızda yüzyıllardır ayakta duran Kolezyum. Tüm ihtişamıyla size selam veriyor. Bu cadde üzerinde ilerlerken Foro Romano’ya ( Roma Forumu ) göz atabilir. Sokak sanatçılarına kulak verebilirsiniz. Biz bu sokakta yürürken hava o kadar güzeldi ki;  zaman zaman banklara oturup sokak şarkılarına eşlik ettik.

Ayrıca bu sokakta, havada oturan adamlara ve 10-15 dakikada sprey boyalarla mükemmel resim yapan kişilere rastlayabilirsiniz. Çok keyifli bir sokak.

9. Colosseo (Kolezyum)

Roma’yı en iyi anlatan yer: Kolezyum

Roma’nın asli gerçekliğini, Roma’daki diğer eserlere göre daha çok yansıtan Kolezyum, kentin ebediliğinin en iyi simgesi. Bir zamanlar halkın buluşma noktası olan gladyatör dövüşlerinin sahnelendiği bu arenayı mutlaka görün.

Eski bir Anglo-Sakson kehaneti şöyle der: “Kolezyum ayakta kaldıkça Roma da yaşayacak,
Kolezyum yıkıldığında Roma da yıkılacak ve Roma yıkıldığında dünya da yıkılacak”.

Giriş: Her ayın ilk pazar günü, Kolezyum’a giriş ücretsiz.
*Roma Pass Card alacaksanız, ücretsiz müze gezme haklarınızdan birini burada kullanabilirsiniz. Ayrıca RomaPass Card sahipleri sıra beklemeden direk içeri girebiliyor.
*Roma PAss Card almayacaksanız, Kolezyum giriş ücreti 18 EUR  (09.00-19.00). Online bilet almak için tıklayın .
*18 yaşının altındaki kişiler için giriş ücretsiz.
Ulaşım:  1. seçenek: Line B Metrosu, Colosseo durağı.
2. seçenek: Tramvay

10. Foro Romano (Roma Forumu)

Roma Forumu, ilkel bir  pazar yerinden imparatorluğun yönetim merkezine dönüşmüş. Ayrıca yıllar boyu halkın  buluşma  noktası olmuş. Roma Forumu, Kolezyum’un hemen yanı başında.

Giriş: Ücretli. Kolezyum için alınan bilet burada da geçerli.
Ulaşım: 1. seçenek: Line B Metrosu, Colosseo durağı.
2. seçenek: Tramvay

11. Campo de Fiori

Roma Forumu’ndan tekrar Piazza Venezia’ya gelip, Corso Vittorio Emanuele II caddesine giriş yapın. Biraz ilerledikten sonra, ara sokaklara girerek Campo de Fiori‘ye ulaşın.

Çiçek Meydanı

Campo de Fiori,  Çiçek Meydanı anlamında. Bu meydanda her gün sabahtan öğlene kadar meyve-sebze pazarı kurulmakta. Akşam üzeri ise meydanın çevresindeki mekanların masalarını dışarı çıkarmasıyla birlikte ortam çok keyifli bir hale dönüyor.

lokal bir satıcı bulduk. Makarna aldık 🙂 3paket 10EUR

Ben özellikle pazarı çok merak etmiştim. Bir gün öğleden öncesinde pazara gittik. Ama hayal ettiğim gibi değilmiş. Biraz hayal kırıklığına uğradım. Burada yerel insanlardan alışveriş yapacağımı sanıyordum. Ama yerel insan bulabilmek zordu. Fazla turistik.

İpucu: Meydanın yakınlarındaki fırınlardan pizza almayı unutmayın. Bizim deneyimlediğimiz fırın, Bakery Il Fornaio (Adres : Via de’ Baullari, 5, 00186 Roma RM, Italy). Pizzaları mükemmeldi.  Forno Campo de Fiori  ise bir başka popüler fırın.

12. Trastevere

Campo de Fiori’den çıktıktan sonra Argentina tramvay durağına ulaşıp, tramvay ile Trastevere’ye geçebilirsiniz. Ya da yürüyebilirsiniz. (Ponte Sisto (Sisto Köprüsü) veya Ponte Gabribaldi(Gabribaldi Köprüsü)’ne doğru ilerleyin. Köprüden karşıya geçip, sokaklara girin.)

Her sokak başka güzel.

Trastevere,  Tevere(Tiber)’nin karşısı demek. Yani Tiber nehrinin karşı tarafı olarak düşünebiliriz.

Roma’nın son yıllarda popülerleşen semti Travestevere, Roma’ya gelen her ziyaretçinin uğraması gereken yerlerden bir tanesi. Zamanında esas romalıların oturduğu semt, günümüzde gençlerin ve turistlerin oldukça rağbet gösterdiği bir bölge olmuş. Burada dar sokakları gezip güzel ambiyanslı kafelerde oturup keyif yapabilirsiniz.

13. Castel San Angelo (Melekler Kalesi)

İmparator Hadrian tarafından yaptırılan kale,Vatikan’a çok yakın mesafede. Kale bir zamanlar Papaların ikametgahı olmuş. Kalenin gizli geçitlerle Vatikan’a bağlantısı olduğu biliniyor.

Önünde melek heykelleriyle kaplı çok güzel bir köprü var. Her biri Hz. İsa’nın çarmıha gerilişinden simgeler taşıyan 10 melek heykeli köprüyü süslemekte. Heykeller, Bernini ve  öğrencileri tarafından 1598-1660 yılları arasında yapılmış.

Giriş Ücreti: 10.5 EUR ( 09:00-18:00 arası açık)

14. Vaticano (Vatikan)

Roma gezilecek yerler listesine Vatikan ile devam ediyoruz. Roma’ya gittiğinizde mutlaka uğramanız gereken yerlerin başında Vatikan var.  Vatikan katolik dünyasının yönetim merkezi ve dünyanın en küçük ülkesi. Vatikan’ı gezmek 1 tam gününüzü alır.

Ayrıntılı bir vatikan gezi planı yapmak isterseniz, Vatikan Gezi Rehberi yazıma bakabilirsiniz. Vatikan Gezi Rehberi yazımda Vatikan nasıl gezilir? Vatikan’a nasıl gidilir? Vatikan giriş ücreti ne kadardır? Vatikan Müzeleri’ne online bilet nasıl alınır? sorularına cevaplar bulabilirsiniz.

Burada Vatikan gezisinden kısaca bahsetmek istiyorum.  Vatikan demek San Pietro Meydanı, San Pietro Bazilikası ve Vatikan Müzeleri demek. Yani bu noktaları gezdiğinizde Vatikan’ı baştan sona gezmiş oluyorsunuz.

14.1 Piazza San Pietro (San Pietro Meydanı – Aziz Petrus Meydanı)

Piazza Navona‘dan 20 dk yürüyerek San Pietro Meydanı’na ulaşabilirsiniz. San Pietro Meydanı’na giriş yaptığınızda artık Vatikan topraklarındasınız. Vatikan’a girişte herhangi bir sınır çizgisi yok. Direk giriş yapabilirsiniz.

14.2 Basilica di San Pietro (San Pietro Bazilikası – Aziz Petrus Bazilikası)

San Pietro Meydanı’ndaki en önemli ziyaret noktası San Pietro Bazilikası.  San Pietro Bazilika’sına giriş ücretsiz.

14.3 Vatikan Müzeleri & Sistina Şapeli

San Pietro Meydanı ve San Pietro Bazilikası’sını gezdikten sonra Vatikan Müzeleri‘ne geçebilirsiniz. Ancak müzeye girişi ücretli. Biletinizi önceden online satın almanızda fayda var. Bu sayede müze girişinde sıra beklemezsiniz.

Roma’nın en büyük müze kompleksinde sayısız sanat eserleri, Rönesans freskleri ve Sistina Şapeli bulunuyor. Vatikan Müzeleri, 54 küçük müze ve galerilerden oluşuyor. Müzedeki eserlerin en kıymetlileri, stanze di raffaello (Raphael’in Odaları) ve capella sistina (Sistina Şapeli)‘dır. Vatikan Müzeleri için kısıtlı vaktiniz varsa Sistina Şapeli ve  Raphael’in Odaları‘nın bulunduğu yöne doğru ilerleyebilirsiniz.

Ulaşım:  Line A Metrosu, Ottaviano durağı.

15. Santa Maria Maggiore Bazilikası

Santa Maria Maggiore Bazilikası, Bakire Meryem’e adanan en büyük kilise. Oldukça ihtişamlı bir yapı olan bu bazilikayı Roma gezilecek yerler listenize eklemeyi unutmayın. Kolezyum’dan 16dk yürüyerek bu bazilikaya ulaşabilirsiniz.

Ulaşım:  Line A Metrosu, Vittorio Emanuele durağı(4dk yürüme ).  Line B Metrosu, Cavour durağı(8 dk yürüme)

16. Palatino Tepesi

Roma Forum’una yakın konumda bulunan Palatino Tepesi Roma’nın en eski bölgesi. Casa di Livia (Livia’nın Evi) , Capanne di Romulus (Romulus’un Kulubeleri), Antiquarium del Palatino (Palatine Müzesi), Casa di Augusto(Agusto’nun Evi),  botanik bahçesi Orti Farnesiani ve imparatorluk villası Domus Tiberiana burada görmeniz gereken önemli yerler.

Giriş Ücreti: 12 EUR (08.30-19.00 arası açık)
Ulaşım:  Line B Metrosu, Colosseo durağı.

17. Villa Borghese  (Borghese Bahçeleri) & Pincio Bahçeleri

Şehrin ortasında yemyeşil bir park. Parkta yürüyüş yolları, çeşmeler, heykeller ve gölet var. Burası bir parktan çok daha fazlasını içeriyor. Parka gelmişken önemli bir sanat galerisi olan Galleria Borghese’i ziyaret etmelisiniz.

Galleria Borghese, Papa V. Paul’un yeğeni olan Cardinal Scipione Borghese’ye ait olan sanat eserlerinin sergilenmesi için kurulmuş. Napolyon buradaki bazı önemli eserleri Paris’teki Louvre müzesine taşıtmış. Ancak ana Rönesans koleksiyonu ve Scipione’nin villa için yaptırdığı barok parçalar hala müzede sergilenmekte.

Villa Borghese gezisinin devamında batı tarafta bulunan Pinco Bahçeleri‘ne geçebilirsiniz. Pincio Bahçeleri’nden hem  Piazza del Popolo’nun hem de kentin panoramik manzarasını görmek mümkün. Özellikle gün batımı saatlerinde manzara muhteşem.

Borghese Bahçeleri
Giriş: Ücretsiz
Ulaşım:  1. seçenek: Line A Metrosu, Flaminio durağı veya Spagna durağı.
2. seçenek: 49, 88, 95, 490 ve 495 No’lu otobüsler

Galleria Borghese
Giriş Ücreti:  11 EUR (Salıdan Pazara 8.30 – 19.30 arası açık. Pazartesi günleri kapalı.)
Ulaşım:  1. seçenek: Line A Metrosu, Spagna durağı.
2. seçenek: 5, 19, 52, 53, 63, 86, 88, 92, 95, 116, 204, 217, 231, 360,490, 491, 495, 630, 910 ve 926 No’lu otobüsler.

18. Capitolino Tepesi

Roma’nın 7 tepesinden en yükseği burası. O yüzden iyi bir roma manzarası için Capitolino Tepesi’ne mutlaka gitmelisiniz. Roma dönemine ait önemli eserlerin bir arada bulunduğu Capitoline Museums (Musei Capitolini) bu tepenin en önemli ziyaret noktası.

Capitoline Museums
Giriş Ücreti: 14 EUR (Salıdan Pazara 9.30 – 19.30 arası açık. Pazartesi günleri kapalı)
Ulaşım:  Line B Metrosu, Colosseo durağı veya herhangi bir otobüsle Piazza Venezia ulaşıp, oradan yürüyerek 2 dk’da ulaşabilirsiniz.

19. Caracalla Hamamları

3. yuzyildan kalan bu hamamlar, insanların lüks ve zerafet içinde yıkanması için inşaa edilmiş. Gününümüzde ise açık hava  bale ve operalarına ev sahipliği yapmakta.

Giriş Ücreti: 15 EUR ( 9:00-18:30 arası açık)
Ulaşım:  Line B Metrosu, Circo Massimo durağı.

20. Museo Nazionale Romano

Burası bir müze kompleksi. Eserler 3 ayrı yerde sergilenmekte. Diocletianus Hamamları, Palazzo Altemps, Palazzo Massimo alle Terme ve Crypta Balbi.

Terme di Diocleziano’da, Roma’ya ait yunan eserleri ve Roma döneminin eserleri; Palazzo Altemps’de Ludovisi, Brancaccio, Del Drago ve Mattei koleksiyonları; Palazzo Massimo alle Terme’de imparatorluk villası Livia’dan alınmış freskler sergilenmekte.

Giriş Ücreti: 12 EUR

Çocuklarla Roma Gezilecek Yerler Listesi

Çocuğunuzla birlikte Roma seyahatinden keyif alacağınız yerler şöyle: Kolezyum, Piazza Navona, Piazza di Spagna, Villa Borghese. Ayrıca bu listeye ek olarak Circo Massimo, Time Elevator, Museo Explora, Technotown, Bioparco’yu da ekleyebiliriz.

Roma Gezi Günlüğü

Roma Gezi Rehberi
Roma Gezi Rehberi

Gezilecek yerleri yazıyoruz, okuyoruz bir yerlerden ama nasıl gezeriz? nereden nereye geçeriz? hep bir muamma olarak kalır aklımızda. Bu yüzden bende gün gün kendi rotalarımızı paylaşmaya karar verdim. Biz Roma gezi planını nasıl yapmışız? Roma gezilecek yerler listesinden nerelere birden fazla kez gitme ihtiyacı hissetmişiz? hepsini yazdım. Roma’dayken paylaştığım instagram postlarını da bu yazıya dahil ediyorum ki, sıcağı sıcağına neler paylaşmışım, gelin hep birlikte görelim.

Biz her gün 9 gibi çıktık otelden.  Belli bir nokta belirleyip oraya yöneldik.

Roma Gezisi: 1. Gün:

Bir çarşamba günü öğleden sonrasında, RomaFiumicino hava limanına vardık. Uçaktan indikten sonra, Pasaport kontrol noktasına geldik. Pasaport kuyruğunda bir süre bekledikten sonra, etrafta gezinen bir görevli, yanımızda çocuk olduğunu fark edince bizi pek sıra olmayan bir gişeye aldı. (Bazı hava limanlarında, çocuklu ailelere öncelik tanıyorlar. Aklınızda olsun 🙂 ) Böylece hızlıca pasaport işlemlerimizi tamamlamış olduk. Pasaportun dışında otel rezervasyonları ve dönüş uçak biletlerini de görevliye göstermek gerekiyor. O yüzden mutlaka bu belgelerin çıktıları ile gelin. Pasaport kontrolünün ardından, otele en çabuk ulaşmamızı sağlayacak olan Vatikan otobüslerinin kalkış noktasına geldik. Otobüs biletlerini otobüsün yanındaki görevliden satın alıp, otobüse geçtik. Direkt olarak  Vatikan’a geldik. Via Crescenzio (Crescenzio caddesi)’de otobüsten indik. Kalacağımız airbnb evi –Seven Rooms Vatican– bu caddeye yürüme mesafesindeydi.  Otele yerleşimin ardından “compagniadelpane”  isimli bir restoranda pizza yedik. Burası fırın tarzı bir yerdi. Atıştırmalıklar, dilim pizzalar ve kahvaltılıklar satan bir dükkan olarak düşünebilirsiniz. İlk pizzamız olduğundan çok beğenmiştik, daha iyi pizzalar tadacağımızı bilmeden.

Restorandan çıktığımızda hava kararmıştı. Sokakları yürüyerek sırasıyla Roma gezilecek yerler listesindeki şu noktalara uğradık.

  • Castel Sant’Angelo (Melekler Kalesi): Kalenin önünde güzel müzik yapan gruplara denk geldik. Güzeldi.
  • Ponte Sant’Angelo(Melekler Köprüsü):Castel Sant’Angelo’nun önündeki bu köprü, Tevere nehri üstündeki en güzel köprüdür.
  • Piazza Navona: Güzel bir sokak gösterisi izledik.
  • Pantheon: Roma’da en sevdiğim yer.
  • Pantheon yakınlarında bulunan “La Casa Del Caffè Tazza D’oro” da Cappuccino ile günü bitirdik.

Günün instagram paylaşımı için aşağıdaki linke tıklayın.

Roma Gezisi: 2. Gün

Bu günü tamamen Vatikan‘a ayırdım. Oteldeki mini kahvaltımızın ardından  Vatikan’a kadar yürüdük.  Vatikan Müzeleri tabelasını takip ederek, Vatikan’ı çevreleyen surların dış tarafından biraz dolandık. Müze girişine ulaştık.

Roma’da tek bir müze gezmek istesem bu Vatikan müzeleri olurdu dedim ve müze anlamında sadece buraya zaman ayırdım. Çünkü Roma gezilecek yerler listesinin olmazsa olmazı Vatikan Müzeleri’dir.

Vatikan Müzeleri, büyük bir müzeler topluluğu

Müze gezimiz bitince, giriş yaptığımız aynı noktadan çıkış yaptık. Yine surların etrafından dolanarak, San Pietro meydanına ulaştık. Meydana direk giriş yapıyorsunuz. Burada herhangi bir kapı ya da bir sınır çizgisi filan yok.

Vatikan müzelerine online bilet nasıl alınır? Vatikan müzeleri’ne ulaşım, Vatikan müzeleri nasıl gezilir? ,Vatikan Gezilecek Yerler hakkında ayrıntılı bilgileri Vatikan Gezi Rehberi yazımda bulabilirsiniz.

Gün içinde sırasıyla nerelere uğramışız:

  • Musei Vaticani (Vatikan müzeleri): Vatikan müzelerinin tamamını gezmek için 1 tam gün ayırmak gerekir. Biz, Sistina Şapeli’ne doğru ilerleyen müzeleri gezdik.
  • Piazza San Pietro(San Pietro Meydanı):San Pietro bazilikasına girmedik. Önünde çok sıra vardı.
  • Castel Sant’Angelo (Melekler Kalesi): Gündüz gözüyle kaleyi bir kez daha gördük. Kale içini gezmedik.
  • Ponte Sant’Angelo (Melekler Köprüsü): Kalenin hemen önünde yer alan bu köprü, sağlı sollu melek heykelleriyle kaplı. Gündüz gözüyle de görmek güzel oldu.
  • Gelateria del Teatro‘da dondurma  molası: İyi dondurma adreslerinden biri burası.
  • Piaazza Navona: Bir önceki gün pek bir şey anlamamıştık. Bu kez meydanı etraflıca gezdik.
  • Pantheon yakınlarındaki, Sant’Eustachio Il Caffè‘de espresso molası: Müdavimi çok olan bu kafeye uğramasak olmazdı. Espressoyu şekersiz içemedik. Mutlaka şeker ekleyin.
  • Campo de fiori,
  • Campo de fiori yakınlarında bulunan  Il Forno‘da pizza molası: Yediğimiz en iyi pizzalardı. Özellikle balıklı olan şahaneydi.
  • Corso Vittorio Emanuele II(Vittorio Emanuele II caddesi) boyunca ilerleyerek, Piazza Venezia’ya ulaştık.
  • Via del Corso’ya geçip, cadde boyunca ilerledikten sonra ara sokaklara girerek Fontana di Trevi‘ye(Aşk Çeşmesi) ulaştık. Hava oldukça yağmurlu olduğundan, pek zaman geçiremedik burada.
  • Line A metrosunun, Barberini durağına ulaşıp, metro ile otele döndük.

Günün instagram paylaşımı için aşağıdaki linklere tıklayın.

https://www.instagram.com/p/BbSRBmbFAYt/?taken-by=mutludusler
Roma Gezisi: 3. Gün

Roma’daki 3. günümüzde o kadar yorgunduk ki gün boyu her yere metro ile gidelim istedik. Kaldığımız evin metroya yakınlığı acayip mutlu etmişti bizi(Line A metrosu, Ottaviano durağı). Ama metroyu kullanamadık maalesef. Çünkü o gün grev günüymüş 🙂 Metro girişleri kapatılmıştı. Metroyu kullanamayınca başladık yürümeye. Yol üstünde bir çok güzel yapıyla karşılaştık. Sokakları daha çok içimize çekmiş olduk.

İlerlediğimiz yoldan hiç sapmadan gittik. Ponte Cavour‘u(Cavour köprüsü) geçip, ilerledikten sonra Via Condotti(Condotti caddesi)’ye bağlanıp, İspanyol Merdivenleri’ne ulaştık.

Bugünün Roma gezilecek yerler listesi şöyleydi:

  • Piazza di Spagna(İspanyol Merdivenleri): Merdivenlerde oturup dinlendik. Etrafı seyrettik
  • PastiFicio: Piazza di Spagna yakınlarındaki lezzet duraklarından biri olan PastiFicio‘da nefis makarnaların tadına baktık.
  • Pompi Tiramisu: PastiFicio’nun az ilerisinde yer alan Pompi Tiramisu‘dan tiramisu aldık.
  • Pantheon: Via del corso’dan ilerleyerek  Pantheon’ sapağından giriş yapıp, gündüz gözüyle Pantheon’u bir kez daha gezdik.
  • Colosseo(Kolezyum): Pantheon’dan ara sokaklara girip, Via imperiali(İmperiali caddesi)’ye ulaştık. Caddeden ilerleyerek Kolezyuma geldik. Burada arkadaşlarımızla buluştuk.
  • Pizzeria Baffetto : Karnımız acıkınca istikamet Pizzeria Baffetto oldu. Ancak buranın kapalı olduğu bir saate denk geldiğimizden, bir önceki gün pizza yediğimiz yere Campo de Fiori’ye yöneldik. Il Forno‘da akşam pizzalarımızı yedik.
  • Piazza Navona(Navona Meydnaı):
  • Pantheon yakınlarındaki La Casa Del Caffè Tazza D’oro” da Cappuccino ile günü tamamladık.
  • Metronun çalışmadığı gün olduğu için mecbur tekrar yürüyerek otele geri döndük.

Günün instagram paylaşımı:

http://www.instagram.com/p/BbVB-M8l-Wj/?taken-by=mutludusler

Roma Gezisi: 4. Gün

Günün kahvaltısını, italyanlar gibi yapalım dedik. Otelimize yakın mesafede olan Castroniye(Vatikan yakınlarında bir şarküteri dükkanı) uğradık. Kruvasan-Cappuccino ikilisiyle kahvaltı yaptık.

Şanslı günümüzdeydik. Nihayet metrolar çalışıyordu. 🙂 Metroya atlayıp, Termini istasyonuna gittik. Aktarma yaparak B metrosuna geçiş yaptık. Kısa sürede Kolezyum’a ulaştık.

Günün Roma gezilecek yerler listesi

  • Colosseo (Kolezyum): Bir önceki gün geldiğimizde, pek gezememiştik. O yüzden 2. kez gelmek iyi oldu. Kolezyum içini gezmedik. Sadece dış tarafında zaman geçirdik.
  • Piazza Venezia: Kolezyumdan ayrıldıktan sonra, Vittorio Emmanuele Monument(Vittorio Emmanuele abidesi) ‘in önüne geldik. Anıtın terasına çıksak mı çıkmasak mı derken, meyve -sebze pazarını görmek daha cazip göründü.
  • Campo de fiori : Corso Vittorio Emanuele II(Vittorio Emanuele II caddesi) boyunca ilerleyip, ara sokaklara girdik.  Campo de Fiori’ye ulaştık. Meyve-sebze pazarını gezip, çeşitli makarnalar satın aldık.
  • Travestere: Argentina tramvay durağına ulaşıp, tramvay ile Trastevere’ye geçtik. Sokaklarda gezindikten sonra bir kafede oturup kahve içtik. Acıkınca, yerel insanların geldiği, pek turistik olmayan pizza fırını “pizzeria ai marmi‘ye yöneldik. Yine kapalı saate denk geldiğimizden, burayı deneyimleyemedik. Tekrar tramvaya binip, Trastevere’den ayrıldık.
  •  Campo de fiori: Tramvaydan daha erken inip, Campo de fiori’nin içinden yürüyerek geçtik. Meydanın akşam halini de görmüş olduk.
  • Trattoria : Trattoria Da Luigi adlı bir restoranda son akşam yemeğimizi yedik. Bu restoranda aradığınız herseyi bulabilirsiniz. Bahçeli güzel bir yerdi.
  • Piazza di Spagna’ya yürüyüş.
  • Pompi Tiramisu’dan son kez bir tiramisu daha satın alıp, Spagna durağından metro ile otele dönüş.

Günün instagram paylaşımı için aşağıdaki linke tıklayın.

Roma Gezisi: 5. Gün

Uçağımız öğlen saatlerinde  olduğundan  bugüne bir şey planlamamıştım. Dünkü klasik italyan kahvaltısı çok hoşumuza gidince bugün tekrar Castroni‘ye uğradık. Kahvaltının ardından Crescenzio caddesine geldik. Hava limanı otobüs saatlerini kontrol ettiğimizde 1 saat sonrasında otobüs geleceğini öğrenince, metroya yürüyüp, Termini‘ye geçtik. Termini’den, Leonardo Express ile hava limanına sorunsuz ulaştık.

Günün instagram paylaşımı:

http://www.instagram.com/p/BbZvbbGF1cd/?taken-by=mutludusler

Roma gezilecek yerler yazım burada bitti. Roma hakkında yazdığım diğer yazıları okumayı unutmayın.

İztuzu Plajı, Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan Mahallesi yakınlarında yer alıyor.  Dünyaca ünlü İztuzu Plajı, sarı renkli yumuşacık kumları ve tertemiz deniziyle ziyaretçilerine muhteşem bir plaj sunar. Sabahtan akşama kadar tüm gününüzü İztuzu Kumsalı’nda geçirebilirsiniz. Müzikli, bol gürültülü beach’lerden uzak, sakin bir hayat var burada. Bol bol yüzmek, şezlonga uzanıp dinlenirken bir şeyler yiyip-içmek, kitap okumak isteyenler İztuzu Kumsalı’na buyursunlar.

İztuzu Plajı, Radar tepesinin eteğinden, Dalyan Boğazı’nın denizle birleştiği yere kadar uzanır ve uzunluğu 5 bin 400 metredir. Dalyan Boğazı’nın denizle birleştiği yere “Dalyan Ağzı” denir. Buradaki tatlı suda yüzmek mümkün.Tatlı suya girmek için kullanılan plaj alanı dahil edildiğinde İztuzu Plajı’nın uzunluğu 6 km’yi geçmektedir.
İztuzu plajı tek bir plaj olarak görünsede aslında burada 2 tane plaj vardır. Birisi Dalyan Kanalı’ndan dolmuş teknelerle ulaşılan kısım, ki buranın adı Dalyan Ağzı Plajı olarak geçiyor. Diğeri ise araçla, dağları aşarak ulaşılan kısım.
Her iki tarafı da belediye işletiyor.
Dalyan İztuzu Plajı, özel koruma bölgesinde olduğundan etrafta hiç bir yapı yok. Sadece ahşaptan büfe, soyunma kabinleri, duş ve WC var. Büfede hamburger, tost, kola, bira, çay gibi basit yiyecek ve içecekler satılıyor. Fiyatlar gayet uygun. Mesela, Çay 1TL(2018 yılı)

İztuzu Plajı Otelleri

İztuzu Plajı’nda otel önerisi veremiyorum. Çünkü plaj çevresinde yapılaşmaya izin verilmediğinden hiç otel yok. Plaja en yakın konaklama yeri  Dalyan’dır. Dalyan otellerinin çoğu butik otellerden oluşuyor.   Dalyan Otel önerilerim ise şöyle:
Ekincik, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman, Sarıgerme, Göcek, Akyaka, Fethiye taraflarından ulaşım kolaydır.

 İztuzu Plajı Caretta Caretta’lar için Doğal Yaşam Alanı

İztuzu Plajı, nesli tükenmekte olan caretta caretta kaplumbağaların en önemli üreme merkezlerinden biri. Caretta caretta’lar yumurtalarını düzenli olarak İztuzu’na bırakıyorlar. Yumurta bırakılan alanlar işaretlenip,  o alanlara şemsiye dikilmesine izin verilmiyor. Yani plajın bazı kuralları var. Herkesin bu kurallara uyması gerekiyor.
İztuzu, Mayıs ayından Eylül ayına kadar ki yaz dönemi boyunca akşam 20’den sabah 08.00’e kadar kapalı. Bu kural caretta caretta’ların zarar görmemesi için konulmuş.
Plajda, caretta caretta kaplumbağaların tedavilerinin yapıldığı bir kaplumbağa hastanesi var. Hastaneyi ziyaret edip, kaplumbağalar hakkında bilgi edinebilirisiniz..

Ödüllü bir Plaj

Dünyaca ünlü olmasının, tanınmasının sebeplerinden biri de plajın birden fazla ödüle sahip olmasıdır.
  • 2008 yılında İngiliz The Times gazetesi tarafından “Avrupa’nın en iyi açık alanı ilan edildi.
  • 2011 yılında Hollanda merkezli tatil değerlendirme internet sitesi Zoover ile hava tahminleri şirketi Meteovista‘nın birlikte düzenlediği araştırmada Avrupa’nın en iyi plajı” seçildi.
  • 2013 yılında Tripadvisor tarafından “Avrupa’nın en iyi 7. plajı” ödülüne layık görülmüştür.

İztuzu Plajı Nerede ve Nasıl Gidilir?

İztuzu Plajı’na ulaşmak için öncelikle Dalyan’a gitmelisiniz.. (Marmaris, Ekincik gibi yakın tatil bölgelerinden tekne turlarıyla direk İztuzu Plajı’na gitmek mümkün.)
Dalyan’a en yakın havalimanı, Dalaman Havalimanı’dır. Dalaman Havalimanı’ndan kalkan halk otobüsleriyle Ortaca’ya gidebilir, Ortaca’dan minibüslerle Dalyan’a geçebilirsiniz.
Ya da havalimanından araç kiralamayı düşünebilirsiniz.
Dalyan’a kara yoluyla gitmek isterseniz, Ortaca’ya geldikten sonra Dalyan sapağına girmelisiniz. Dalyan yolu, palmiyelerle süslü, dümdüz bir yoldur. Sağlı sollu evler, güzel villalar ve restoranlar yol boyunca dizilidir.

Dalyan’dan İztuzu Plajı’na Nasıl Gidilir?

Dalyan’dan İztuzu Plajı’na gitmenin 2 yolu var. Her ikisini de çok severim.
İztuzu Plajı yol tariflerim şöyle;
Araba ile İztuzu Plajı’na Gidilir mi? Karayolu ile  İztuzu Plajı’na Ulaşım
Kendi özel aracınızla ya da  Dalyan’dan kalkan minibüslerle İztuzu Plajı’na ulaşabilirsiniz.
Minibüsler PTT’nin yanından hareket etmektedir..
Dalyan, İztuzu Plajı arası 12km’dir. Yolculuk yaklaşık 30dk sürüyor. İztuzu Plajı yolu gidiş-geliş 2 şerit halindedir. Ve bolca viraj içerir. Dikkatli gitmekte fayda var.
Yol üstünde birbirinden şahane lezzet duraklarından da geçiyor olacaksınız. Benim deneyimlediğim ve sevdiğim yer Nar Danesi. Burada mutlaka ev yapımı dondurma yemelisiniz. Nar Danesi’nin nar sularının tadına bakmalısınız.
Yine yol üstünde iyi gözlemecilere de rastlayacaksınz.
Yolun bir bölümünde Sülüngür Gölü’nün kıyısından geçeceksiniz. Göl kenarında durup mola verebilirsiniz. Hatta piknik bile yapabilirsiniz.
İztuzu Plajı giriş ücreti yoktur. Ancak aracınız varsa otopark ücreti ödemeniz gerekir.
Haftasonu ve bayramlarda İztuzu Plajı otopark ücretleri ise şöyle:
Otomobil: 10TL
Minibüs: 15TL
Otobüs: 25TL
Plajda duş, soyunma kabini ve WC mevcut.
Dolmuş Tekneyle ile İztuzu Plajı’na Ulaşım
Dalyan kooperatifine bağlı dolmuş teknelerle İztuzu Plajı’na gidebilirsiniz. Tekneyle gitmekten büyük keyif alacağınız kesin. Kaunos Kral mezarlarının manzarası yolculuğunuza eşlik ediyor olacak.
Bu yolculukta en sevdiğim şeylerden birisi plaja gidip gelen tekneleri seyretmek. Tekne trafiğini izlerken keyif almak diye bir şey varmış. Yolculuk hiç bitmesin istiyor insan. Tekneler sazlıkların arasındaki dar labirentimsi yollardan geçerek, İztuzu’na ulaşıyor.
Plaja gitmek için alacağınız dolmuş tekne biletinin ücreti 15TL(2018 yılı) . Biletinizi sakın kaybetmeyin, aynı biletle geri dönebilirsiniz.
Dolmuş tekneler sabah 9.30’dan itibaren hizmet vermeye başlıyor. Yolculuk 30-40dk sürüyor.
Hem plajın deniz kısmındaki tuzlu suda yüzebilir hem de Dalyan Boğazı’nın denizle birleştiği noktaki tatlı suda yüzebilirsiniz.
NOT: Dalyan tekne turuna katılırsanız, hem Dalyan gezilecek yerler listenizinizin büyük kısmını tamamlamış olursunuz hem de İztuzu Plajı’nı görebilir ve plajda vakit geçirebilirsiniz.. Dalyan Tekne Turu hakkında bilgi almak isterseniz, sizi  dalyan-tekne-turu yazıma alayım.
İztuzu Plajı hakkında aradığınız bilgileri tam olarak bulamadığınızı düşüyorsanız, aşağıdaki yorum bölümünden soru sorabilirsiniz. En kısa sürede dönüş yapmaya çalışırım.
NOT: Güncel paylaşımlar için  sosyal medya hesabıma bakmayın unutmayın!  İnstagram adresim: instagram.com/mutludusler/
İztuzu Plajı Harita

İzmir’in Tire taraflarına yolu düşenlere güzel bir lezzet durağından bahsedeceğim. Bu yaz, sevdiğimiz bir arkadaşımızın düğünü için Tire’ye gittik. Tire’yi çok sevdik. Küçük, şirin bir kasaba. İnsanları sıcakkanlı. Yani  nasıl sevmeyelim ki?  Tire’yi İzmir çevresinde gezilecek yerler listenize ekleyin. Burası bir hafta sonu kaçamağı için çok güzel olur. Hem yöresel lezzetleri tadarsınız, hem de yöresel ürünlerden satın alırsınız.

Tire  Gezisi

Tire Gezilecek Yerler

 Tire Pazarı

Eğer salı günü Tire’de olursanız, mutlaka Tire Pazarı‘na uğrayın. Çeşitli Ege otlarını ve taze meyve&sebze alışverişinizi yapabilirsiniz.

 Derekahve

Derekahve iyi vakit geçirebileceğiniz, doğası güzel bir yer. Çay bahçeleri çok hoş. Sabah saatlerinde giderseniz, dere kenarında keyifli bir kahvaltı yapabilirsiniz. Tire kahvaltı yerleri arasında en popüler olanı burası.

Kaplan Dağ Restoranı

Kaplan Dağ restoran yöresel lezzetleri denemek için mutlaka uğramanız gereken bir mekan. Restoran hakkındaki detaylı bilgiler “Tire’de Ne Yenir” bölümünde.

Yeterli zamanınız olursa, Tire’de gezilecek yerler şöyle.

1. Necip Paşa Kütüphanesi
2. Yoğurtluoğlu Külliyesi
3. Tire Müzesi
4. Yeni Cami
5. Ali Baba Tekkesi
6. Tahtakale Hamamı
7. Theos Mozolesi

Tire’de Ne Yenir ?

İlçeye geldikten sonra güzel yemek yiyelim, biraz soluklanalım dedik.

İnternette fazlaca önerilmiş olan Kaplan Dağ Restoran’ı gördüm öncelikle. Restoranı tavsiye eden başka arkadaşlarım da oldu. Daha yoldayken, restoranı arayıp rezervasyon yapmıştım. Bloglardan okuduğum kadarıyla, mutlaka rezervasyon gerekiyormuş.
Kaplan Dağ Restoran tepe bir yerde bulunuyor. Harika bir manzarası var. Çok ferah bir kere. Direk yeşile bakıyorsunuz. Tire‘nin bir kısmını da kuş bakışı görüyorsunuz.
tire gezisi
Restoranın ambiyansına ise bayıldım. Masalar, sandalyeler hep ahşap. Su kabaklarından tavana süsler yapmışlar. Yani nereye baksanız, ahşap görüyorsunuz. Dekorasyonun tamamen ahşap odaklı olması, ortamı fazlaca otantikleştirmiş.
Ancak sandalyelerde herhangi bir minder olmadığından, çok uzun süre oturmak pek mümkün değil. Biraz rahatsızlık veriyor.
izmir gezilecek yerler
Biz, öğlen saat 14 gibi gittiğimizde bir kaç masa doluydu. Sanırım akşama doğru daha yoğun oluyordur.
Lezzetlere gelince, meze çeşitliliği çok güzel. Mezelerin çoğu sevilen ege otlarından oluşuyor. Daha önce denemediğimiz mezelerden aldık. Her biri güzeldi. Ana yemek olarak ise köfte, kuzu şiş tercih ettik.

İzmir Tire yemek
İzmir Tire yemek

Bizim burada asıl beğendiğimiz şey şerbetleri oldu. Karadut ve koruk şerbetleri var. Karadut şerbeti tatlımsı kesinlikle çok güzel. Koruk şerbeti ise daha önce hiç denemediğim, hatta nasıl düşünmüşler bunu dediğim bir lezzet oldu 😀  Aşırı beğendim. Tatlımsı ama biraz da mayhoş bir tadı var. Herkes sevmez bence. Ama seven de müdavimi olur. 🙂
Çocukluğumda korukların suyuyla, ezilmiş sarımsağı karıştırıp, turşu suyu benzeri bir lezzet yapardık. Çok güzel olurdu. Bu şerbet beni o günlere geri götürdü.
Tatlı olarak ise, karadutlu lor tatlısı (Tire tatlısı) varmış. Çok meşhur dediler. Evet tadı güzel. Ama çok uyduruk geldi bana. 😀  Lor üstüne, karadut reçeli dökülmüş.

Tire'de ne yenir : Tire tatlısı
Tire’de ne yenir : Tire tatlısı

Dönüş yolunda, Kaplan Dağ Restoran‘a tekrar gelme sebeplerimizi sıraladık. İşte o liste:
  • Ferah manzarası için gelinir.
  • Lezzetli mezeleri ve en önemlisi de koruk şerbeti için gelebiliriz.

Kaplan Dağ Restoran’a Nasıl Gidilir ?

Restoranı bulmak için navigasyonu kullanmanızı öneririm. Tire’ye giriş yaptıktan sonra navigasyona göre ilerlediğinizde bir süre sonra toprak yol başlıyor. Varış noktasına ulaşmışsınız gibi görünüyor ama gerçekte öyle değil. Toprak yol üzerinden biraz yokuş çıkıyorsunuz. Tabelalar sizi restorana kadar yönlediriyor.

Tire’den Ne Alınır ? – Tire Alışveriş

Tire’den dönerken ise, yöreye özgü lezzetlerden satın aldık. “Çamur” ismini verdikleri bir peynir çeşitleri var. Çökelek peynirine benzetebiliriz bu peyniri. Ve her yörede olduğu gibi burada da yörenin ismiyle özdeşleşmiş köfte var. Tire köftesi olmazsa olmaz. Tire köftesini hakikaten çok beğendik. Bir paket almıştık. Üzerinde nasıl pişirileceğinin tarifi de var.