Tag

Bebekle tatil

Browsing

Sıcak yaz günlerinde herkesin hayali tatile çıkabilmektir.Soluğu deniz kenarında alabilenler çok şanslı.Denize giderken annelerin ihtiyaç duyduğu ürünlerin başında ise bebek mayosu ve güneş kremi gelir.

Son zamanlarda güneş ışınlarının zararlı etkileri ve güneş kremlerinin kimyasal içeriği daha çok konuşulur oldu.Peki bebeklerimizi gerçekten de  güneşin zararlı etkilerinden koruyabilmek mümkün müdür?Yapılması gerekenler nelerdir?

Ben kendimce yaptıklarımı aşağıdaki şekilde listeledim.Sizler neler yapıyorsunuz?Sizlerin de önerileriyle listeyi biraz daha genişletelim..

  • Bebeğimin yüzünü ve ensesini kapatan şapkaları tercih ediyorum.
  • Uzmanlar ,güneşin zararlı etkilerinin azaldığı saatlerde –mesela akşam 17’den sonra- denize gidilmesini tavsiye ediyor.Ben de bu tavsiyeye uyuyorum.Böyle olunca,krem sürmeye pek gerek kalmıyor.
  • Ama yine de bazen güneşin etkin olduğu saatlerde denize  gitmek gerekebilir.Yada çocuklar büyüdükçe onları denizden uzak tutmak güçleşebilir.Böyle durumlarda da güneş koruyuculu bebek mayoları imdadımıza yetişiyor.

Mothercare mağazalarından aldığım bu supermen konseptli bebek mayosuna bayıldık. 🙂

Migros,Kipa gibi büyük marketlerde ya da diğer bebek mağazalarında da bu tarz mayolara rastlayabilirsiniz.İndirim zamanını bekleyip,öyle alışveriş yapın.

Online alışverişi seviyorsanız, bebeshop.com adresinden de bu mayolardan temin edebilirsiniz.

  • Ancak yine de bazı durumlarda bebeklerimize güneş kremi sürmemiz gerekebilir.Ya da her ne kadar güneş koruyuculu mayo kullanıyor olsak da,kollarına,bacaklarına krem sürmemiz gereken zamanlar olabilir.O yüzden yanımızda mutlaka doğal içerikli,bebekler için uygun olan bir güneş kremi bulundurmakta fayda vardır..

Ben internette konuyla ilgili çok fazla araştırma yaptım.Hamilton markalı bu krem bebekler için uygun özelliklere sahip.Doğal içeriğinden dolayı benim tercihim oldu. Eczanemizde.com adresinden indirimli olarak aldım.

 

Bir de Trukid markası var.Onu Türkiye’de bulabilmek pek mümkün olamayabiliyor.İnstagram üzeriinden satış yapan bazı sayfalarda trukid güneş kremlerine rastlamak mümkün.İlgilenenlere duyurulur.

Bu iki ürünü çok beğendim…

Ben elimdeki kremi bitirdiğimde trukid markasını da denemek istiyorum.

 

 

 

 

Geçtiğimiz sene gitmiştik Cunda’ya. Çok beğenmiştik. Yine gidelim dedik. Hem Balıkesir’li oluşum hem de İstanbul’a yakınlığından dolayı, Cunda bizi kendine çekiyor resmen..

3 günlük bir tatilimiz vardı. 2 gününü Cunda’da geçirdik. Diğer gün ise, kardeşimin nişanı için bizim köye geçtik..

Arefe gününün gecesinden yola çıktığımızda, malum İstanbul trafiği çok yoğundu. Biz daha önceleri bayram trafiğini en yoğunundan yaşamış olduğumuzdan, bu sefer önlemlerimizi almıştık. Yandex’in haritalar uygulaması sayesinde hiç trafiğe takılmadan 2 saatte Gölcük’e ulaşmıştık. Yolculuğumuz gece olduğundan Kaan Emir’in uyuyor olması, bizim için büyük avantaj oldu tabi. İlk molamızı, her zamanki gibi Susurluk Yörsan tesislerinde verdik…Tesiste güzel bir kahvaltının ardından, yolumuza devam ettik.

Ayvalık – Cunda tatili ne zamandır planladığım bir tatildi. Ama bir türlü gitmek nasip olmamıştı. Araya hamilelik ve de doğum girince, tatil planları değişiyor haliyle. Ayvalık taraflarına, eşimle bodrum tatili dönüşü uğramıştık. Akşam saatleriydi. Cunda’nın sahilinde  gezinip, dondurma ve lokma yemiştik. Daha sonra da İstanbul’a doğru yolumuza devam etmiştik. Yani pek gezememiştik.

Bu sene kurban bayramı tatilini fırsat bilip planları yaptık. Can arkadaşım Elif ile tüm detayları düşündük. Otel rezervasyonunu haftalar öncesinden yaptık.

Tatile gidişimiz bayramın 1.günü oldu. Tabi yollar boştu. Rahat bir şekilde Edremit’e ulaştık.

Datça, bakir doğasıyla kendine hayran bırakıyor. Gidenler bilir bunu. Bir kez gittin mi bir kez daha gitmek istersin. harika 2 gün geçirdik biz bu tatlı sahil kasabasında. Neler yaptık, nereleri gezdik. Şimdi onlara bir bakalım..

Sabah, Ortaca’dan çıktık yola. Akyaka-Gökova’ya geldiğimizde Azmak nehri kenarında bir mola verdik. Nehirde bir kaç fotoğraf çekimi yaptık. Ve tekrardan yola koyulduk.Uzun yolculuk yapanlara burada mola vermelerini tavsiye ederim. Nehir çok dinlendirici

Datça’ya varmamıza az kalmışken, yine bir mola verdik. Malum, bebekli bir aileyiz artık. Non-Stop bir yerlere ulaşmak pek mümkün görünmüyor.
Yol kenarında güzel bir gözlemeciye denk geldik. Köy sofrasında gözleme yedik. Muhteşem gerçek yayık ayranı içtik.

Tekrar yola koyulduk. Datça merkeze girmeden, Palamutbükü‘ne geçtik. Önceden kalacak yer ayarlamamıştık. O yüzden hemen kalacak yeri ayarlamamız gerekiyordu.
Sahildeki tabelada tüm pansiyon isimleri yazıyordu. Hepsini aradık, yer bulamadık. 🙂