Category

YEME-İÇME

Category

Mardin gezi notlarını paylaştığım bu yazımda sizi medeniyetlerin beşiğine; yani Mardin’e götürüyorum. Mardin gezilecek yerler, Mardin yemekleri, Mardin mekan önerileri, Mardin’de alışveriş gibi ana başlıkları altında hazırladığım bu yazım umarım çok işinize yarar.

Biz zaman zaman çok önceden uçak bileti satın alıp, hiç gitmediğimiz şehirlere seyahat ediyoruz. Seyahatlerimize arkadaşlarımız da eşlik edince, çok daha keyifli oluyor. Yeni şehirler görmek, yeni lezzetler tatmak hepimize iyi geliyor doğrusu. Bu sefer ki gezimizi medeniyetler şehri Mardin’e yaptık. Mardin benim çok uzun zamandır aklımdaydı. Oranın kültürünü ve yemeklerini çok merak ediyordum. Arkadaşım  Esra da Mardin’e gitmeyi çok istediğini belirtince, bizim gezi rotamız belirlenmiş oldu.

Mardin Gezi Rehberi

Mardin Nerede

Mardin, güneydoğu Anadolu bölgesinin  yukarı Mezopotamya bölümünde kayalık bir yamaca kurulmuş, tarihi M.Ö. 4500 yıllarına kadar uzanan, birçok medeniyeti bünyesinde barındırmış mozaik bir şehir.

Subari, Sümer, Akad, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı dönemlerine ilişkin bir çok yapıya ev sahipliği yapan önemli bir açıkhava müzesi konumunda.

Mardin’e Ne Zaman Gidilir?

Yılın her döneminde Mardin’in güzel olacağını düşünüyorum. Biz mart ayının ilk haftalarında gitmiştik. Hava pek soğuk değildi. Aksine hep güneşliydi. Zaman zaman mont giymemize bile gerek kalmadı.

Mardin Gezilecek Yerler – Mardin Gezi Haritası ve Planı

Mardin’in, bazı kaynaklarda dünyanın 3. en eski şehri olduğu söyleniyor. Tam bir kültür kenti olan Mardin mutlaka gezilip, görülmesi gereken nadide şehirler arasında kendine yer edinmiş. Şehirde çokça gezilecek, görülecek yer var.

gezi planı yapmadan önce haritadaki turistik noktaların konumlarına göz atmayı unutmayın.

Mardin gezi haritası, mardin gezi rehberi
Mardin gezi haritası
1. Mardin Sokakları

İlk çağlardan beri birçok medeniyete ev sahipliği yapan Mardin’i gezerken  tarihi dokuyu daha iyi hissedebilmek adına şehrin dar sokaklarında kaybolmak en güzeli.

mardin gezi rehberi
gezi rehberi

Şehrin yerleşimi oldukça düzenli olduğundan gezilecek yerler birbirine çok yakın. Yürüyerek tüm şehri gezebilmek mümkün. Dar sokaklarda gezinmek ayrı bir keyif. Bu sokaklarda gezerken yerli halk ile sohbet etmek ise geziye ayrı bir heyecan katıyor. Hatta Süryani bir ailenin evine misafir olup, onların ev yapımı şaraplarından tadılmalı mutlaka.

mardin gezi rehberi,mardin gezisi,mardin gezilecek yerler
mardin gezi rehberi: Süryani şarabı

Mardin turuna hızlı bir başlangıç yapmak isterseniz, şehrin en işlek caddesi olan 1. Cadde‘yi gezdikten hemen sonra Mardin Kalesi, Zinciriye Medresesi, Kasimiye Medresesi ve Tarihi Postane‘yi ziyaret edebilirsiniz.

2. Mardin Kalesi

Mardin gezilecek yerler listemizin en başında Mardin Kalesi var. Mardin Kalesi askeri bölge olduğu için içeriye girmek yasak ama uçsuz bucaksız muhteşem Mezopotamya manzarası için o yokuşu çıkmaya değer.

mardin gezi rehberi
Mardin gezi rehberi: Mardin Kalesi
3. Zinciriye Medresesi

Kalenin hemen alt tarafında ise Zinciriye Medresesi yer alıyor. Zinciriye Medresesi, 1385 yılında Melik Necmeddin İsa tarafından inşa ettirilmiş. Medresenin girişindeki taş işlemeler görülmeye değer. İki avlulu ve iki kubbeli olan medrese dilimli kubbeleriyle dikkat çekiyor.

Medresenin avlusunda insan yaşamını sembolize eden genişçe bir havuz var. Eyvan adı verilen bu havuzlar Mardin’deki birçok yapıda karşımıza çıkıyor.

mardin gezi rehberi,mardin gezisi,mardin gezilecek yerler

Eyvan, doğum-yaşam-ölüm-ahiret döngüsünü çok iyi sembolize ediyor. Çeşmeden çıkan su doğumu; suyun döküldüğü ve durgunlaştığı bölüm hiç bitmeyecekmiş gibi düşünülen gençliği; suyun çok hızlı olarak aktığı ince uzun olan bölüm  yaşlılığı; suyun büyük bir havuza döküldüğü yer ise ölümü temsil edecek şekilde tasarlanmış. Suların büyük havuzda toplanması  ise ahireti temsil ediyormuş.

4. Kasimiye Medresesi

Muhteşem bir mimariye sahip olan bu eser mutlaka görülmesi gereken adreslerden biri. Eser, Artuklular döneminde inşa edilmiş. Eyvan adı verilen havuzdan burada da bulunuyor.

5. Mardin Müzesi

Şehrin kalbinde yer alan bu müzede Mardin tarihine ait birçok eser sergileniyor. Müzeden sonra Tarihi Kız Meslek Lisesi’ne geçilebilir.

6. Tarihi Kız Meslek Lisesi

Osmanlı döneminin Mardin’deki ilk eğitim binasıdır. 1901 yılında inşa edilmiş. Lisenin hemen yanında, başka bir ziyaret noktası olan Mardin Olgunlaşma Enstitüsü bulunuyor.

7. Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi, Eski bir vergi dairesi binası olan yapı, günümüzde müze olarak hizmet veriyor. Müzede şehrin yaşam kültürünü en iyi şekilde yansıtan eserler sergilenmekte. Ayrıca, Müze içerisinde zaman zaman çeşitli sergilerin düzenlendiği Dilek Sabancı Sanat Galerisi de bulunmaktadır.

8. Mardin Ulu Camii

Ulu Camii, Mardin’in en eski ve en önemli camisi. Şehrin merkezinde yer alıyor. İhtişamlı mimarisiyle ziyaretçilerini büyülüyor. Aynı zamanda, Mardin’in en önemli İslami merkezi. Dört büyük mezhebe(Hanefi, Şafii, Hanbeli, Maliki) hitap etmekte.

mardin gezi rehberi,mardin gezisi,mardin gezilecek yerler
9. Mardin’in Çarşıları

Ulu Camii yakınlarında çok fazla çarşı var. Revaklı çarşı en meşhur olanı.

10. Abdüllatif (Latifiye) Cami

1371 yılında inşa edilmiş. Artuklu dönemine ait bir eser. Caminin kapılarındaki taş işçiliği mükemmel.

11. DeyrulZafaran(Safran Manastırı)

1979 yılında sit alanı ilan edilen Mardin, dünyanın ilgi odağında olan bir şehir. Köklü tarihi ve kültürel yapısından dolayı Unesco’nun “Dünya Mirası Kentleri Listesine” girmeye aday oldu.

Farklı dinlerin ve kültürlerin buluştuğu bu topraklarda, hoşgörü ve samimiyet her daim canlı kalmış. Tarihin en eski Hıristiyan topluluğu olan Süryanilerin köklü kültürünü tanımak için en doğru adres Deyrulzafaran Manastırı. Manastırın sıvasında zafaran(safran)bitkisinin kullanılmasından dolayı buraya DeyrulZafaran(Safran Manastırı) ismi verilmiş.

mardin gezi rehberi,mardin gezisi,mardin gezilecek yerler
gezi rehberi

1932 yılına kadar Süryani patrikliğinin merkezi konumunda olan manastır, 1937 yılında patrikliğin Suriye’ye taşınmasına rağmen popülerliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. Burası günümüzde Süryanilerin hac merkezi olarak kabul ediliyor. Bu sebepten dolayı manastır dünyanın çeşitli yerlerinden gelen Süryani ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Deyrulzafaran manastırı, şehrin dışında, merkeze 9-10 km uzaklıkta bulunan sakin bir tepede. Manastırın girişini kafe ve hediyelik eşyalar için ayırmışlar. Bu bölümde, hem hediyelik eşya satın alıp, hem de Süryanilere  özel çöreğin tadına bakarak, özel karışım safranlı çaylardan içebilirsiniz.

Zeytin ağaçlarıyla çevrili bir yolda, kısa bir yürüyüşün ardından manastıra ulaşılıyor. Manastırda eğitim görmüş, Süryani bir rehber manastırın tarihi yapısını  turistlere anlatarak manastır gezisine eşlik ediyor.

11.1 DeyrulZafaran Manastır Gezisi

Öncelikle, manastırın kilise olarak kullanılan bölümüne giriş yapılıyor.

Zamanında bu kilise, çok kalabalık ayinlere tanıklık etmiş. Resimlerdeki tahtlar 500 yıllık.

mardin gezi rehberi
gezi rehberi

Manastır, 1600 yıldır sapasağlam ayakta. Şimdilerde manastırda 30 kişi yaşıyor(Mart 2015). Bu kişilerden bazıları kendini dine adayan rahipler, bazıları ise dil eğitimi gören Süryani öğrenciler.

Vaftiz törenlerinin yapıldığı odayı gezdikten sonra bir mezar odasına geçiliyor. Odada 7 tane taşla kaplanmış mezar var. Bu odaya sadece yüksek rütbeli rahipler gömülüyor. Oturur vaziyette, doğuya bakacak şeklide  defin işlemi yapılıyor. Doğuya bakmasının sebebi ise, Hz. İsa’nın kıyamet günü doğudan geleceğine inanılması. Bu 7 tane mezara, şimdiye kadar 52 kişi gömülmüş. Yeni bir ölüm olduğunda, en eski olan mezarın taşı kırılarak açılacak, mezara defin işlemi yapıldıktan sonra mezar yine taş ile kaplanacak. En son 1960’larda  bir defin işlemi yapılmış buraya. Bundan sonrasında yeni bir defin işlemi olması durumunda, 300 yıllık olan mezar tekrar açılacak.

mardin gezi rehberi
gezi rehberi
Mezar odasına ait kapının yan tarafında, yerde bir kapakçık var. Kapakçığın altında Süryanilerin mezarlığı varmış. Rehberimiz içerisinin  bir tünel şeklinde büyük bir mezarlık olduğunu söylemişti.

Son olarak, bodrum katta bir odaya giriş yapılıyor. Bu oda ise, süryanilerin hristiyanlığı kabul etmeden önce kullanmış oldukları tapınakları.

mardin gezi rehberi

Doğuya bakan küçük bir penceresi var. Tapınak tam 4000 yıllık. Tapınağın tavanı ise, 1500 metrelik sütunların yan yana harçsız olarak dizilmesiyle oluşmuş. Tavana bakıldığında, sutünlar arasındaki boşlukları rahatlıkla görebilmek mümkün.

Hristiyanlığın kabulünden sonra, eski ibadet yerlerinin üzerine kilise ya da manastırlar inşa edilmiş. Böylece bu ibadet yerleri de günümüze kadar hiç bozulmadan ulaşmış.

Bu odayı da gezdikten sonra manastır gezimiz tamamlanmış oldu. Gezi bitince, manastırın kafe bölümüne geçtik. Özel karışım safranlı çaylardan içtik. Yanında da süryanilerin yapmış olduğu Süryani çöreklerinden ikram ettiler. Bu çörekleri sizde mutlaka tatmalısınız. Kafeden çıkarken birer paket süryani çöreği satın almayı da unutmayın.

mardin gezi rehberi,mardin gezisi,mardin gezilecek yerler

Mardin Çevresinde Gezilecek Yerler

Eğer aracınız varsa, yakın çevrede gezilecek yerler şöyle

mardin gezi rehberi,mardin gezisi,mardin gezilecek yerler
mardin gezi rehberi: çevresinde gezilecek yerler haritası
Dara Antik Kenti

Mardin şehir merkezine 30 km uzaklıkta bulunan antik kent görülmesi gereken önemli adreslerden. Mağara evler çok ilgi çekici.

Mor Gabriel Manastırı

Deyrulzafaran manastırı gibi rehber eşliğinde gezebileceğiiz bu manastıra vaktiniz varsa mutlaka uğrayın.

Midyat

Midyat, Mardin’in küçük bir ilçesi. Mardin gibi köklü bir tarihe sahip olduğu için gezmesi keyifli destinasyonlardan. 1-2 saate her yerini gezebilirsiniz.

Midyat Konuk Evi

Midyat’a gitmişken bu güzel konağı görmeden dönmeyin. Konağın terasında muhteşem bir manzara var. Bir zamanların popüler dizisi “Sıla” bu konakta çekilmiş.

Hasankeyf

Midyat’a 1 saat uzaklıkta olan Hasankeyf’in tarihi çok çok eskilere dayanıyor.

Mardin’de Kaç Gün Kalmalı

Bir haftasonunuzu ayırarak iyi bir Mardin gezisi yapmış olursunuz. Ancak Mardin çevresindeki gezilecek noktalara da gitmek isterseniz, 3-4 gün ayırmanız gerekir.

Mardin’e Ulaşım – Nasıl Gidilir?

Mardin’e hem Pegasus’un hem de THY’nin uçuşları var. Biz Pegasus kampanyalarından kaptığımız uygun fiyatlı biletlerle gitmiştik.

Mardin Hava limanından şehiriçine ulaşım için taksi kullanabilirsiniz. Sadece Mardin şehir merkezini gezecekseniz araç kiralamanıza gerek yok. Çünkü, Mardin gezilecek noktalar birbirine çok yakın. Her yere yürüyebilirsiniz. Sadece Deyrulzafaran Manastırı için araca ihtiyacınız olacaktır. Oraya da taksi ile kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz.

mardin gezi rehberi,mardin gezisi,mardin gezilecek yerler

Mardin Konaklama – Mardin’de Nerede Kalınır?

Mardin’de konaklama için Eski Mardin tarafındaki otellerden rezervasyon yapmalısınız. Bu bölgedeki, Mardin otelleri hem otantik hem de gezilecek yerlere çok yakın.

Bizim konakladığımız otel Maridin. Çalışanları çok güleryüzlü ve yardımseverler. Otelin hem içi hem de dışı çok güzel.

Mardin’de Ne Yenir ? Nerede Yenir ?

Medeniyetler şehri Mardin’in mutfağı çok zengin. Mardin’in sadece çeşitli mezelerini, kebaplarını, farklı sunumdaki lezzetlerini ve kendine özgü şaraplarını tatmak için bile Mardin’e gidebilirsiniz. Peki, Mardin yemekleri nelerdir? Mardin restoran önerileri arayanlara işte benim listem.

1. Bağdadi Mardin 

Biz Mardin’e sabah saatlerinde vardığımız için ilk işimiz kahvaltı yapacağımız mekana geçmek oldu. Eski Mardin’in 1. Cadde’sinden yürüyerek kahvaltı yapacağımız mekana vardık. Kahvaltı için daha önceden çok araştırma yaptım. Ama tam da istediğim gibi bir yer bulamamıştım. En sonunda Bağdadi Restoran‘a karar verip, rezervasyonumuzu yapmıştım. Mekana vardığımızda, kahvaltı için gelen kimse yoktu. Anladığım kadarıyla, akşam yemeği için daha çok tercih ediliyor.

Hava güneşli ve sıcacık olduğundan, kahvaltı masamız dışarıya hazırlandı. Kahvaltı menusu genel haliyle güzeldi. Ama daha iyisi olabilirdi. Biz memnun kaldık.

2. Kebapçı Yusuf Usta

1. Cadde’nin sonlarında yer alan, yine tavsiye üzerine Kebapçı Yusuf Usta’nın mekanına geldik. Burası salaş, dışarıdan sıradan bir çay bahçesini andırıyor. Ancak kebapları 10 numara diyebilirim. Biz farklı lezzetleri tatmayı çok sevdiğimizden, ortaya karışık kebap söyledik. Hepsinin tadı çok güzeldi. Ancak cevizli kebap bir başkaydı sanırım. Tüm ekip ona bayıldı..

mardin gezi rehberi,mardin gezisi,mardin gezilecek yerler
3. Cercis Murat Konağı

Akşam yemeği için Cercis Murat Konağı’ında yer ayırtmıştık. Burası, Mardin’in en iyi restoranlarından biri. İstanbul’da da şubesi varmış. Mardin yöresel lezzetlerini ve sunumlarını en iyi şekilde tadacağınız bu restorana mutlaka uğrayın. Ben buraya bayıldım..

Mardin’e günübirlik gezi yapacak olursanız, akşam yemeği için burayı seçmelisiniz.

mardin gezi rehberi,mardin gezisi,mardin gezilecek yerler
Mardin gezi rehberi
mardin gezi rehberi,mardin gezisi,mardin gezilecek yerler
4. Kaburgacı Selim Amca

Mardin’deki son günümüzde havalimanına gitmeden önce taksiyle Yeni Mardin tarafına geçtik. Kaburgacı Selim Amca’yı bulduk. Burada yediğimiz kaburga dolması çok iyiydi. Tavsiye ederim.

5. Seyr-i Mardin

Uçsuz bucaksız bir mezopotamya manzarasına bakmak isterseniz Seyr-i Mardin‘e uğrayın.  Bu mekan çay, kahve eşiliğinde dinlenmek ve geziye mola vermek için güzel bir yer.

Mardin’de kahve kültürü çok gelişmiş. Sokaklarda gezerken sıra sıra kahve dükkanlaırna rastlayabilirsiniz. Acı tadıyla bilinen mırra, kendine has bir tadı olan Süryani Kahvesi ve içeriği sır gibi saklanan özel karışım kahveler harika.

Ben Sol taraftaki resimde yer alan  Süryani kahvesinden içmiştim. Farklı bir aroması var. Sağ taraftaki resimde yer alan  ise ünlü Mırra kahvesi. Tadı çok acı. Tadının acılığından dolayı servisi çok az oluyor. Beğenirseniz, fincanınıza bir miktar daha ilave ediyorlar. Mardin’e gelmişken, bu kahvenin de tadına bakmakta fayda var.

mardin gezi rehberi,mardin gezisi,mardin gezilecek yerler
Süryani kahvesi ve mırra

 Mardin’de Alışveriş – Mardin’den Ne Alınır? 

Mardin’in neyi meşhur? Mardin’in meşhur şeylerini listeleyelim.

Badem Şekeri – Hayalet Şeker: Mutlaka almalısınız. 2 çeşidi var. Biz Hayalet adıyla anılan şekerden aldık. Daha katkısız olduğunu söylemişlerdi. Tadı da daha iyi tabi ki. Dostlarınız için bu şekerlerden hediyelik yapabilirsiniz..

Bıttım sabunu: Yabani bir fıstık türü olan bıttım diğer adıyla menengiç bitkisi ve zeytin yağından üretiliyor  Çok sağlıklı olduğu söyleniyor. 1.cadde üzerindeki dükkanlardan satın alabilirsiniz. Özelliklerini merak ederseniz tık tık.

Karışım Kahve: Yine bu cadde üzerinde  bir çok kahve dükkanı var. Biz özel karışım dibek kahvesinden satın almıştık. Bazı dükkanlarda, müşterilere bu kahveden ikram ediyorlar.

Süryani Çöreği: Deyrülzafaran manastırındaki kafede satılıyor..

Telkari: Telkari sanatı, Mardin’de önemli bir yere sahip. Gümüş işciliğinin en güzel örnekleri arasında gösterilern telkari takılardan satın alabilirsiniz.

Süryani şarabı: Bir çok dükkanda süryani şarabını görebilirsiniz. Evyapımı olanları tercih edin.

Zafaran Çayı: Aromalı bir tadı olan zafaran çayını çok sevmiştim.

Cevizli Sucuk: Şehirde gezerken sık sık karşımıza çıkan bu lezzetleri merak edip, denemiştik. Tadına mutlaka bakın.

Çiftlik Koyu’nda bol bol yüzdükten sonra, tekrar çıktık yollara. Gün bitmeden Marmaris Söğüt Köyü’ü görmeliydik. Söğütköy, balık restoranları ile ün salmış bakir bir köy. Kitle turizmi yok. Dolayısıyla konaklama için pansiyon sayısı da sınırlı düzeyde.

marmaris söğüt köyü
Marmaris söğüt köyü

Burada denize girilir mi bilmiyorum. Deniz o kadar dalgalı ki, zannedersin fırtına çıkmış. O derece. Ama bakir doğası güzel. Lezzetleri güzel.

marmaris söğüt köyü
Marmaris söğüt köyü

Söğütköy’e geldiğinizde, direkt olarak sahile varın. Sahilde çok güzel restoranlar var.

sogutkoy
Marmaris söğüt köyü : Söğütköy sahildeki restoranlar

Her türlü deniz ürününü bulabileceğiniz bu restoranlarda ahtapot ızgara yemeden dönmemek lazım. Türkiye’de, Ahtapot Izgara denince akla ilk gelen yer Söğütköy olabilir. Özellikle, Vedat Milor’un tavsiye ettiği Ahtapotçu Mehmet Usta daha çok bilinir durumda. Ancak Deniz Kızı Restoran ve Ahtapot(Octopus) Restoran’ın da lezzet konusunda ondan geri kalır yanı yokmuş.

Bir de tepede bir restoran var ki. Oranın manzarası şahane ötesi. Adı Manzara Restoran.

sogutkoy-manzara-restoran
Marmaris söğüt köyü : Manzara Restoran’dan manzara

Bayıldım ben buraya. Burada soluklanıp, bir şeyler yiyelim istedik, Ancak burası sadece deniz ürünleri konusunda hizmet veriyormuş. Yani akşam yemeği için gelmek lazım. Atıştırmalık bir şeyler olmayınca, biraz soluklanıp, yolumuza devam ederek, Bozburun’a geçtik.

Bozburun yada Selimiye’de tatil yapıyorsanız, bir akşam yemeğinizi buraya ayırın. Pişman olmazsınız bence.

Marmaris Söğüt Köyü Nerede & Söğütköy’e Nasıl Gidilir

Datça yolu üzerinden geliyorsanız, Selimiye, Bozburun yaparak rahat bir şekilde ulaşırsınız.

Marmaris  taraflarından geliyorsanız, öncelikle Bayırköy’e gelmeniz gerekiyor. Daha sonrasında, Bayırköy’den direkt olarak gelebilirsiniz. Biz bu istikametten gelmiştik.

Söğütköy‘ün, Google Map‘teki konumu aşağıdaki şekilde. Harita üzerinden kendinize göre bir rota çizebilirsiniz.

instagram : instagram/mutludusler

facebook: facebook/MutluDusler

Marmaris ile İlgili Diğer Yazılarım:

Turunç Tatil Rehberi

Görmeniz gereken bir koy : Kumlubük

Amos Koyu ve Amos Antik Kenti

1880 yaşındaki anıt çınar ağacı ile ünlü köy : Bayırköy

Yüzmeye Doyamadığımız Koy : Çiftlik Koyu

Richmond Sapanca, gitmeyi çok istediğim yerlerden biriydi. İstanbul’a çok yakın mesafede. Ancak bir türlü gitmek nasip olmamış bize. Bu kez 19 Mayıs tatilini fırsat bilip, Kaan Emir’i de anneme emanet ederek 1 günlüğüne bir kaçamak yapıyoruz Sapanca’ya.

Bahar aylarında olmamızdan yörenin dinlendirici havasının bize iyi geleceğini düşünmüştük. Gerçekten de öyle oldu.

Sapanca’ya ilk ayak bastığımızda, otele uğramadan bir köy kahvaltısı yapma niyetimiz vardı.  Kahvaltı için çiftlik restoranı keşfettik. Müthiş bir bahçesi var. Yer yer dikilen güller, etrafa öyle güzel koku veriyor ki. Bir de bahçenin ortasından geçen şirin mi şirin bir mini nehir var. Etraf alabildiğine yeşil. Masalar, sandalyeler öyle tek tip değil, biraz dağınık, düzensiz, köhne. Ama ortam bana göre çok şahane 🙂 işte gerçek köy havası budur dedirtiyor insana.

Kahvaltı için meşhur Çerkez kahvaltısını tercih ediyoruz. Varış saatimiz öğleni bulduğundan Serdar, kahvaltı yerine köfte yemeyi tercih ettiğinden, haliyle kahvaltı tek kişilik oluyor.

Ben kahvaltısından çok memnun kaldım. Masada bir hafta sonu kahvaltısında olması gereken her şey vardı.

Kahvaltının sadece bir bölümünün fotoğrafı (tek kişilik)

sapanca-kahvalti-nerede-yapilir-1024x765
sapanca kahvaltı yerleri : Çiftlik Restoran çerkez kahvaltısı

Kahvaltı sonrası, burada uzun süre oturup, çay içip muhabbet ettik. Ortamın huzuru, bizi ele geçirdi resmen 🙂

Sapanca Richmond Nua Welness Spa Otel

Konaklama için bir spa otelini tercih ettik. Daha önce spa deneyimimiz olmamıştı. Ve dinlenmeye de çok ihtiyacımız vardı.

richmond sapanca kahvaltı
richmond sapanca

Otel 14 yaş altı çocuk kabul etmiyor. Dolayısıyla etrafta çocuk sesleri olmadığından her yer sakin ve sessiz.

richmond sapanca kahvaltı
richmond sapanca

Burası bir sağlık oteli olduğundan odaya ilk girişte herkes için taze ve kuru meyvelerden oluşan bir sunum bırakılıyor. Ayrıca Spa için gerekli olan bornoz ve terlikler de bez bir çantada hazır edilmiş.

Odaların genişliği yeterli büyüklükteydi. Her yer tertemizdi. Biz oteli çok çok beğendik.

Otel için online rezervasyon işlemlerini yaparken eşim için bir doğum günü sürprizi yapmak istediğimi iletmiştim. Sağolsunlar bu talebimi geri çevirmediler.  Biz spa’dan geldiğimizde, doğum günü pastası yanında içeceğiyle birlikte bizi bekliyordu.

richmond sapanca kahvaltı
richmond sapanca

Richmond Sapanca Kahvaltı

Otelin kahvaltısı açık büfe. Her şey çok lezzetli. Ben böyle büyük otellerden lezzet konusunda pek bir şey beklemem. Ama burası beni fazlasıyla şaşırttı. Ne yediysem, hepsi çok güzeldi. Ve çeşit sayısı inanılmazdı. 🙂

Richmond Sapanca Spa Deneyimi

Otele girişin ardından hemen alt kattaki spa salonuna gittik. Kısa bir bilgi aldık. Spa‘dan istediğimiz saatte yararlanabilmemiz mümkünmüş. Spa dışında masaj yaptırmak istenirse, ayrıca randevu almak gerekiyormuş. Ve masaj için ek bir ücret ödemesi gerekiyor.  Ücretler ise yapılan masaja göre farklılık gösteriyor.

Biz sadece spa’yı tercih ettik.

Spa için bize bir mini kitapçık verdiler. Kitapçıkta, hangi odada ne kadar süre kalmak gerekiyor, sonrasında hangi odaya geçilmeli gibi detaylı bilgiler yer alıyor. Biz hemen hemen hepsini denedik. Öncelikle müthiş bir rahatlama hissi veriyor spa. İnsanı gerçekten de dinlendiriyor.

Sapanca’da Ne Yenir?

Akşam yemeğinde otel dışında olmak istedik. Ve internette araştırdığım kadarıyla Eker Lokantası’nın yemeklerinin çok iyi olduğunu öğrendim.

sapanca kahvaltı yerleri
sapanca önerileri

Kavurma, iç pilav, çorba ve yöreye özgü bir lezzet olan iskenderi andıran bir kebabı tercih ettik. Hepsinin lezzeti çok iyiydi. Personelin müşteriye karşı olan tutumu da gayet iyiydi. Burası, Sapanca’ya gidildiğinde uğranması gereken önemli lezzet duraklarından biri bize göre.

3 gün boyunca ailemizle birlikte Dalaman’da tatil yaptık. Her gün farklı plajlara gidip, bol bol dinlendik.(Merak edip, okumak isteyenler tık tık…sarıgerme plajı ,sarsala koyu,inlice koyu  )Bugün itibariyle Marmaris Selimiye taraflarına geçiyoruz. 1 gece kalıp, tekrar Dalaman’a döneceğiz. Sonrasında istikametimiz Antalya olacak.

Marmaris’in Selimiye Köyü’ne gitmeye karar verdik çünkü benim görmeyi çok istediğim yerlerden biridir burası. Daha önceleri hakkında çok okumuştum ve herkes çok memnun olduğunu söylüyordu. Özellikle, otelin dibinden tertemiz bir denize girebilmek nasıldır. Onu çok merak ettim doğrusu. 🙂

5 sene önce Marmaris İçmeler’de tatil yaptığımızda, buralara günübirlik gelmiştik. Kız Kumu’nda kısa bir yürüyüşün ardından Selimiye’ye geçmiştik. Selimiye’yi arabayla şöyle bir gezip, Bozburun’a doğru devam etmiştik. Hatta Bozburun’da denize girmiştik. O zamanlar fazla zaman ayıramadığımızdan Selimiye’yi yaşama şansımız pek olmamıştı.

Bu seneki tatilimiz 2 hafta  olunca, 1 günümüzü konaklamalı olarak buraya ayırdım.

Selimiye’ye Nasıl Gidilir?

Marmaris’i geçtikten sonra Datça yolundan ilerliyorsunuz. Hisarönü mevkiine geldiğinizde, Bozburun sapağına girerek devam ediyorsunuz. Yol sizi Selimiye’ye ulaştıracaktır.

Uçakla gelmek isteyenler Dalaman havalimanını tercih etmeli.

Selimiye Yol üstü Görülecek Yerler

Kız Kumu

Selimiye’ye giderken Marmaris’in güzel köylerinden geçiyorsunuz.Onlardan birisi de işte burası. Orhaniye Köyü. Buranın en önemli özelliği Kız Kumu diye bilinen, insanların denizin ortasından bir uçtan diğer uca yürüdüğü turistik bir yere sahip olmasıdır.

selimiye gezi rehberi
Selimiye gezi rehberi : Kız kumu

Zaten yolunuzun üstünde, Farketmemeniz olası değil. Buraya zaman zaman turist akını oluyor. O yüzden çok kalabalık bir zamana da denk gelebilirsiniz.

Buranın da kendine has bir hikayesi var elbette. Merak edenler kısa bir araştırma yapabilirler.

Kız Kumu‘na kadar gelmişken denize girmeden olmazdı tabi. Zaten mayolarımız üzerimizde. Bizimkisi tam tatil kafası. Her an  güzel bulduğumuz bir koyda arabayı parkedip, denize giriyoruz. Sonra tekrar  yolumuza devam ediyoruz.

Buranın denizini pek sevemedim. Su biraz bulanık. Zaten insanlar buraya yüzmeye değil de daha çok denizin ortasından yürümeye geliyorlar bence.

Deniz sonrası Kız Kumu‘ndan çıkarken selfie çekmeyi de unutmadık tabi.

Selimiye gezi rehberi 

Şaşkın bebeğim nasıl da bakmış kameraya öyle 🙂

Turgut Şelalesi

Arabaya binip ilerlediğimizde, sonraki durağımız Turgut Şelalesi oldu. Şelaleye doğru saptık. Ama tam olarak şelaleye kadar araba ile gidemedik. Çünkü yol çok kötüydü. Kötü olan yoldan yürüyerek ilerledik.

Burada çok küçük 1-2 tesis var. Gözleme yiyebilirsiniz. Soğuk içecek alabilirsiniz.

İlk geldiğimizde Marmaris’ten gelen safari turu yapan turistlerle doluydu burası. Sonra onlar gittiler. Ortalık sakinleşti. Nehir boyunca ilerleyerek şelalenin asıl bulunduğu konuma ulaştık.

Selimiye gezi rehberi  : Turgut Şelalesi

Minik bir şelale burası. Turistler bu buz gibi suda yüzüyorlar. Şelaleden atlıyorlar. Kısacası baya bir eğlendikleri kesin. Biz biraz daha nehir boyunca yürüdük suyun içinde. İlginçtir sudaki taşlar kaygan değil. Düşme tehlikesi geçirmeden gezdik. Ağaçların gölgesi harika. Ortam oldukça serin. Tam bir dinlenme alanı.

Şelaleden çıkmaya karar verdiğimizde, eşim arabayı buraya kadar getirebileceğini söyledi. Çünkü yürüdüğümüz yolun çok kısa bir kısmı kötüydü. Yani aklınızda bulunsun, şelaleye kadar araba ile gelebilirsiniz.

Yol Üstü Bakir Koylar

Şelale sonrası rotamız Selimiye’ydi. Yol üzerinde böyle de bir koya rastladık. Deniz çok harika değilmi?

selimiye gezi rehberi
Selimiye gezi rehberi

Serdar hemen “burası aklımızda olsun” dedi. Zaman kalırsa burada denize girmeyi çok istedik. Ancak bize nasip olmadı. Umarım sizler değerlendirebilirsiniz.

Selimiye’de Nerede Kalınır – Selimiye Konaklama

Selimiye’ye geldiğimizde ilk yapmamız gereken tabiki otel bulmaktı. Plansız programsız gezmek bunu gerektiriyor çünkü. Öncelikle, internetten otel araştırması yaptım. Bir kaç oteli aradık. Yer bulamadık. Köyde arabayla gezerek, beğendiğimiz bir otelin bahçesine girip, fiyat sorduk. Etrafı da beğenince, personelin ilgisi de samimi olunca Kıyı Otel’de yer ayarladık kendimize.

Selimiye gezi rehberi 

İşte böyle, tesadüfler bizi kovalar biz tesadüfleri.

Otelden denize giriş mükemmel. Zaten buranın denizi bir başka. Berraklığı, doğallığı insanı fazlasıyla dinlendiriyor.

Selimiye gezi rehberi 

Çok acıkınca, merkezdeki bir pastaneye oturup bir şeyler atıştırdık ve otele geri dönüp, hoop denize girdik. Burada her otelin kendine ait denizinin olması büyük bir rahatlık sağlıyor tatilcilere.

Karanlık oluncaya kadar denizden çıkmadık.

Selimiye’de Ne Yenir – Selimiye Yeme-İçme

Akşam yemeği için merkeze geçtik tekrardan. Sahil şeridinde dolaştık biraz. Biz çocukla rahat edebileceğimiz, sakin olan ve lezzetli ürünler sunan bir mekan aradık. Bir türlü nereye oturacağımıza karar veremedik. En sonunda otelin restoranında çocukla daha rahat olacağına karar verip, otele dönmeye karar verdik. Dönüş yolunda Kaan Emir uyudu. Tabi bu durum bizim için büyük bir avantaj oldu.

Aslına bakarsanız burada çok popüler mekanlar var. Sardunya restoran, Badem mantı, Losta tatlıcısı gibi… Biz hiçbirini değerlendiremedik. O yüzden haklarında pek yorum yapamayacağım.

Biz otelin restoranına vardığımızda geç vakit olmuştu. Dolayısıyla ızgara lagos balığımızı sakin bir ortamda yedik. Çok keyifli oldu. Menümüzde, balık dışında karides salatası, köz patlıcan ve kabak çiçeği dolması vardı.

Selimiye gezi rehberi 

Mezeler genel olarak güzel ancak ilk defa yediğim karides salatasını pek sevmedim. Benim karidesle tanışmam Cunda’da olmuştu. Orada karidesi tereyağlı pişiriyorlar. Öylesi çok daha lezzetli. Bu şekilde benim damak tadıma pek uymadı.

Ertesi gün bizim için çok erken başladı. Sabahın 7’sinde gözümüzü denizde açtık. Kaan Emir erken uyanınca haliyle biz de denize geçtik. Böylesi çok da iyi oldu. Hiç bu kadar erken saatte denize girmemiştim. Çok harika oluyormuş. Tavsiye ederim.

Selimiye gezi rehberi 
Selimiye gezi rehberi 

Deniz sonrası oteldeki kahvaltımız.

Kıyı restoranda kahvaltı
Selimiye gezi rehberi  : Kıyı restoranda kahvaltı

Buranın  kahvaltısını çok beğendik. Serpme kahvaltı sunuyorlar. Bir de kendi yaptıkları ekmek var ki. muhteşem ötesi. Sabahları, sıcak sıcak servis ediyorlar. Üzerine tereyağ sürüp yemenin keyfi başka yerde yok sanırım.

Yol Üstü Gezilecek Diğer Yerler

Bozburun

Küçük bir tatil kasabası. Yat teknelerinin uğrak yeri. Buralara yolunuz düşmüşken, Bozburun’a da mutlaka uğranmalı.

Söğütköy ve Bayırköy

Selimiye tatilinde bu köylere uğrayamadık. Ama daha sonra detaylı bir şekilde gezme fırsatımız oldu. Hatta her iki köy için ayrıca yazı hazırladım. Aşağıdaki linlere tıklayıp okuyabilirsiniz.

Bördübet ve Amazon

Kahvaltı sonrası Serdar’ın sorusu “bugünkü planımız?” Hakikaten günün planı neydi? Plan yoktu aslında. Sonra aklıma geldi, Datça yolu üzerindeki Bördübet-Amazon tabelasını hatırladım. Biraz internetten Bördübet hakkında araştırma yaptım.

Ve karar verilir: Bördübet yolları bizi bekler…

Buraya gidiş için öncelikle Marmaris yoluna çıkıp, Marmaris tarafına doğru ilerken, ”Bördübet-Amazon” tabelasını görünce sapmak gerekiyor.

Ana yoldan uzun bir süre gittikten sona Bördübet ‘e ulaşıyorsunuz. Burada bir otel var (Golden Key Bördübet). Biz  içeriye girmedik. İçerinin çok muhteşem bir doğal güzelliği olduğunu söylüyor okuduğum kaynaklar.

Başka da görülecek bişey yok. Bördübet‘ten çıkıp, Amazon tarafına doğru ilerliyoruz. Deniz manzaralı, biraz taşlı yollardan ilerleyerek ulaştığımız Amazon’da da yine bir tesis var. Ormanların içinde. Tesisi geçip, çam ağaçlarıyla kaplı yoldan ilerleğimizde 1-2 dk içinde mini plaja ulaşabildik.

2-3 aile vardı sadece. Bir de tesiste konaklayan tatilcilerden 3-5 kişi vardı.

Buraya kadar gelmişken denize girmeden olmazdı tabi. Hemen atladık serin sulara. Biz galiba denizi çok seviyoruz 😀

Amazon
Amazon

 Mavi Pide ( Yol Üstü Lezzet Durağı)

Bördübet‘ten çıktıktan sonra tekrar Datça yoluna doğru devam ettik. Hisarönü mevkiinde yer alan hürriyet en iyi 10 yol lokantasından biri seçilen Mavi Pide’ye uğruyoruz. Bu yoldan çok kez gelip geçtik. Bir kez olsun burada yemek yemek nasip olmamıştı. Neyseki sonunda buluşabildik 🙂

Bir yol lokantasına göre fazlasını içeren  bu restoranda, nehir kıyısında keyifli bir yemek yiyebiliyorsunuz. Pide çeşitlerine gelince, benim klasiğim her zaman kuşbaşılı. Burada da klasikten pek şaşmadım. Patlıcanlı kuşbaşılı ve otlu pide söyledik kendimiz için. Bir de tatlı yerine,  elmalı-ballı-muzlu pideden söyledik.

elmali-balli-muzlu-pide
Selimiye gezi rehberi  : elmali-balli-muzlu-pide

Pideler gayet lezzetli. Ancak çok da abartmaya gerek yok diye düşündük. Zaten bu yörede birçok yerde bu lezzette pide yiyebilirsiniz. Ama şunu da belirtmek isterim ki  elmalı-ballı-muzlu  olan pide çok başka. Bunun için geliriz buraya. Onun lezzetine bayıldık.

Sedir Adası ve Kleopatra Plajı

Yemek sonrası  Marmaris istikametine doğru yolumuza devam ettik. Marmaris’i geçtikten sonra karşımıza Sedir Adası sapağı çıkıyor. Sedir adası daha önce gittiğimiz bir yer. Akyaka‘da yıllar önce günübirlik tekne turu yaptığımızda  adaya uğramıştık. Çok beğenmiştik. Derdimiz, acaba bu sapaktan nasıl gidiliyor, onu merak ettik. Kısa süre sonra Çamlık Köyü‘ne ulaştık. Bu köyden kalkan tekneler ile adaya ulaşım sağlanıyormuş. Teknelerin kalkış noktasındaki görevliden aldığım bilgilere göre, adaya ulaşım ücreti 25 TL. Ayrıca ada bir müze konumunda olduğundan dolayı  ayrıca ücret vermek gerekiyor. Onun ücreti de 20 TL. Eğer ki müze kartınız varsa, girişi ücretsiz oluyor. Adaya ulaşım süresi ise 25 dk civarı sürüyormuş.

Ufak bir tavsiye: Çok değerli ince kumlarıyla ünlü bu adayı mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Adadaki kumların tükenmemesi için öyle önlemler almışlar ki, şaşırır kalırsınız :). Öyle ki ayaklarınızı yıkamadan adadan ayrılmanıza izin vermiyorlar. Zaten değerli kumların olduğu bölümü çitle çevirmişler. Oraya kimse ayak basamıyor. Bir de adada bulunan antik tiyatro da mutlaka gezilmeli. (Sedir Adası hakkındaki tüm bilgiler aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.)

İncekum Plajı

Biz adaya gitmekten vazgeçiyor. Bulunduğumuz noktadan daha da ileriye  giderek bodur ağaçlarla kaplı bir yoldan  devam ediyoruz. Yavaş ilerlediğimiz bu yol bizi İncekum plajı’na getirdi. Buranın da çok güzel bir plaj olduğu söyleniyor. Girişi ücretli. Otoparkı var, otopark için ayrıca ücret ödenmiyor.

Bizim aklımızda Akyaka var. Günü bitirmeden Akyaka’ya ulaşabilmek ve Azmak kenarında kahve içmek niyetindeyiz. O yüzden plaja geçmedik. Geri döndük.

( Daha sonra İncekum Plajı’na gitme fırsatım oldu. Detaylı bilgiler için linke tıklayınız.)

Ayvalık – Cunda tatili ne zamandır planladığım bir tatildi. Ama bir türlü gitmek nasip olmamış. Araya hamilelik ve doğum girince tatil planları değişiyor haliyle. Ayvalık taraflarına eşimle Bodrum Tatili dönüşü uğramıştık. Akşam saatleriydi. Cunda’nın sahilinde  gezinip dondurma ve lokma yemiştik. Daha sonra da İstanbul’a doğru yolumuza devam etmiştik. Pek gezememiştik.

Bu sene kurban bayram tatilini fırsat bilip planları yaptık. Can arkadaşım Elif ile tüm detayları düşündük. Otel rezervasyonunu haftalar öncesinden yaptık.

Arkadaşlarla birlikte yaptığımız bu tatilden tam 1yıl sonra yine Cunda’ya gitmek nasip oldu. Hem Balıkesir’li oluşum hem de İstanbul’a yakınlığından dolayı Cunda bizi kendine çekiyor resmen.

Her iki tatilin notlarını birleştirdim ve Ayvalık Cunda Gezi Rehberi yazısını hazırladım.

Ayvalık ve Cunda Nerede

Ayvalık, Balıkesir ilimizin ege kıyısındaki ilçelerinden biri. Eski yerleşimlerin görüldüğü bu şirin ilçede keyifli bir yaz tatili yapmak mümkün.

Cunda, diğer adıyla Alibey Adası, Ayvalık sınırları içinde yer alan bir ada. Cunda, Ayvalık Merkez’e köprü ile bağlandığından ulaşımı çok kolay. Ayvalık tatilini en keyifli kılan yer Cunda’dır bence. Cunda’nın keyifli sokaklarında gezinmeden; sahildeki balık restoranlarında deniz ürünlerinin tadına bakmadan; köklü kafe ve kahvelerine uğramadan; kiliselerini görmeden ve kuş bakışı Cunda manzarasını izlemeden Cunda’dan ayrılmayın.

Sarımsaklı, Ayvalık sınırları içinde yer alan, daha çok plajlarıyla öne çıkmış bir tatil yeri. Sığ deniz sevenler için ideal. Ayvalık’ta denize girmek ve bol bol yüzmek isterseniz, rotanızı Sarımsaklı’ya çevirin. Cunda – Sarımsaklı arası özel araçla 30 dakika civarı.

ayvalık gezi rehberi, cunda gezi rehberi, ayvalık cunda gezilecek yerler
Ayvalık Cunda gezilecek yerler : CUNDA – AYVALIK – SARIMSAKLI

Bir Ayvalık tatilinin olmazsa olmazlarını sıralamak gerekirse;

  • Cunda Adası
  • Ayvalık Sokakları
  • Şeytan Sofrası
  • Sarımsaklı Plajları

Ayvalık ve Cunda’ya Nasıl Gidilir

Biz gidiş ve dönüş yolunu İstanbulKocaeli-Bursa-Balıkesir üzerinden yaptık. Çanakkale tarafından da gidilebilir. Ancak her iki mesafe km olarak hemen hemen aynı. Bir de bizim gittiğimiz yollar daha düzgün. Dolayısıyla tercihimiz bu şekilde oldu.

Buralara ulaşmanın başka alternatifleri ise şu şekilde, arabalı feribotla Yenikapı’dan Bandırma’ya geçmek ve araçla kara yolundan devam etmek. Diğeri ise İstanbul’dan uçak(Borajet) ile Edremit’e gitmek. Oradan da otobüs ile devam etmek.

Cunda’da Nerede Kalınır – Cunda Konaklama – Cunda Otelleri

İlk Cunda tatilinde Alya Otel’de kaldık. Cunda’daki birçok otele göre buranın fiyatı uygundu. O yüzden tercih ettik.

İkinci Cunda tatilinde ise tatile son anda karar verdiğimizden tüm oteller doluydu. O yüzden alelacele bir otele rezervasyon yapmıştık booking.com üzerinden. Çok doğru bir karar verdiğimizi otele gelince anladık. Otelin temizliği ve personelin güler yüzlü oluşu bizi çok memnun etti. Otelin kahvaltısı beklentilerimin üzerinde çıktı.

Ayvalık gezi rehberi ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık gezi rehberi ve Cunda gezi rehberi

Cunda konaklama açısından bakıldığında çok keyifli bir yer. Taş konaklarda kalmak, köy kahvaltıları derken gerçekten çok güzel. Ancak Cunda konaklama fiyatları yüksek. Biraz daha uygun fiyatlı konaklama arayışınız varsa, Ayvalık’ı tercih edebilirsiniz. Ayvalık, Cunda’ya çok yakın. Günübirlik gidip gelinebilir.

Çok daha uygun fiyatlı konaklama seçenekleri için Sarımsaklı’ya bakmalısınız. Sarımsaklı yazlıkçıların yoğun olduğu bir bölge. Küçük pansiyonlar ve ev kiralama seçenekleri var. Ayrıca yeme-içme alternatifleri uygun fiyatlı. Deniz açısından da çok rahat edersiniz.

Cunda Gezilecek Yerler

Cunda Adası’nın resmi ismi Alibey Adası. Tabelalarda hep bu isim var.

Cunda gerçek bir ada ancak bildiğimiz birçok adadan biraz farklı bir durumda. Cunda’nın köprü ile ana karaya bağlantısı var. Hatta bu köprü “Türkiye’nin ilk boğaz köprüsü” olarak biliniyor. Yani Ayvalık Merkez’den Cunda’ya geçerken bir tekneye binmek gerekmiyor. Araçla Cunda’ya direk gidilebiliyor..

Patriça

Ertesi gün otelde kahvaltımızı yaptık. Ve Cunda Adası’nın Patriça taraflarına gittik. Buranın yolları bir süre sonra toprak yola dönüşüyor. Ama yolun sonunda güzel bir tesis var. Yaz günü gelindiğinde denize girmek gerek mutlaka. Biz ekim ayında gittiğimizden denize girmedik. Hava rüzgarlıydı.

Sevim-Necdet Kent Kütüphanesi – Aşıklar Tepesi

Burası da mutlaka görülmesi gereken yerler arasında. Manzara tabi ki de çok güzel. Tüm Cunda’yı görüyorsunuz. Ve harika bir deniz manzarası var. Burada mutlaka limonata ya da çay içilmeli. Bizim gelmemizle çıkmamız bir oldu. Çünkü hava çok rüzgarlıydı ve soğuktu. Kaan Emir’i üşütmemek için pek durmadık. Ancak bir daha yolumuz düşerse biraz oturup çay, kahve içmek istiyorum.

Taksiyarhis Kilisesi – Rahmi Koç Müzesi

Taksiyarhis Kilisesi, Ayvalık’ın ilk kilisesi. 1873 yılında inşa edilmiş. Rahmi Koç Vakfı tarafından yenilenen müzede bebek arabaları, buharlı modeller, zaman ölçüm aletleri dahil geniş bir müze koleksiyonunu görebilirsiniz.

Taksiyarhis Anıt Müzesi Açılış – Kapanış Saatleri
01 Nisan – 01 Ekim Dönemi : 09.00 – 19.00
21 Ekim – 14 Nisan Dönemi : 08.00 – 17.30
Pazartesi günleri kapalı.

Taksiyarhis Anıt Müzesi Giriş Ücreti: 6 lira. Müzekart ile ücretsiz.

Çatal Tepe

Denize gitmeye karar verdiğimizde, Cunda’daki Çatal Tepe’ye uğradık önce, plajın çok rüzgarlı olmasından dolayı, rotayı Sarımsaklı‘ya çevirdik. Sarımsaklı’nın da çok kalabalık oluşundan dolayı biraz daha ileride yer alan Badavut Plajı‘na geçtik. Orada denize girdik. Hava rüzgârlı ve su soğuktu. Biz gelmişken denize girelim dedik.

Ortunç Koyu

Cunda’da sakin sakin denize girilecek yer yok gibi. Ada genel olarak çok rüzgarlı olduğundan koylar herkese hitap etmeyebilir.

Denize girmek için ideal yerlerden biri Ortunç Koyu. Ancak buraya giriş ücretli. Plajın işletmesi Ortunç Otele ait. Fiyat araştırması yapıp öyle gitmek lazım.

Ayvalık Gezilecek Yerler

Ayvalık Sokakları

Zamanınızın bir kısmınında ayvalık sokaklarında keşfe çıkın. Ayvalık Merkez’de çok tatlı sokaklar, mekanlar ve butik dükkanlar var.

Sarımsaklı

Sarımsaklı, Ayvalık Merkez’e yakın tatlı bir tatil yeri. Plajı çok meşhur. Zaten Ayvalık veya Cunda’ya tatile gelirseniz, denize gireceğiniz en iyi yer burası. Ancak özel günlerde Sarımsaklı’yı asla tercih etmeyin. Fena kalabalık oluyor.

Sarımsaklı’da bir sürü otel, pansiyon mevcut. Bir o kadar da yazlık var. Sahil şeridi ise upuzun. Her yer tertemiz. Denizi sığ. Hemen derinleşmiyor. Çocuklu aileler için çok uygun.

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

Buraya geldiğimizde biraz güneş açtı. Suya baktık. Pek soğuk değildi. Tabi haliyle ben burada denize girdim. Ekim ayında olmamıza rağmen su çok güzeldi.

Şeytan Sofrası

Sarımsaklı’dan sonra tabelaları takip edip Şeytan Sofrası’na çıktık. Burası küçük bir tepe. 3-5 kafe var. Manzara ise şahane. Mavi ve yeşilin uyumuna bayıldım.

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

İnsana huzur veren bir ortam. Burada bir süre kafelerde oturup dinlenmek gerek. Biz pek oturmadık, bol bol foto çektik. He, burada bir de şeytanın ayak izi olduğuna inanılan bir yer var.

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

İnsanlar oraya para atıyorlar, dilek diliyorlarmış. Biz sadece şöyle bir baktık sadece. Buraya neden şeytan sofrası deniyor acaba diye merak ediyorsanız? onun sebebi de şuymuş. Buradaki manzara bir sofra görünümünü andırıyor. Bir sürü irili ufaklı ada böyle bir görüntü oluşturuyor.

Buradan Ayvalık’a dönüş yolunu Çamlık mevkiinden yaptık. Yani sahile paralel şekilde döndük. Sahil boyunca çok şahane bir manzara var. Küçük tatlı evler var. Bana İstanbul’daki Büyük Ada’yı hatırlattı. Huzurlu bir ortam gerçekten de. İnsanın, emekli olunca, ben buralara yerleşeyim diyesi geliyor.

Cennet Tepesi

Ayvalık merkeze gelince, Cennet Tepesi tabelasını gördük. Ve oraya gitmeye karar verdik. Tabi Şeytan Sofrası’ndaki gibi bir manzaraya sahip değil. Ben beğenmedim. Ayvalık’a kuş bakışı bakıyorsunuz. Daha çok beton yığınına bakıyorsunuz aslında.

Ayvalık Tekne Turu

Bir gününüzü tekne turuna ayırabilirsiniz. Doya doya yüzmek isteyenler bu turu kaçırmasın.

Yakın Yunan Adası Midilli Gezisi

Eğer schengen vizeniz varsa veya kapıda vize uygulaması devam ediyorsa, Yunanistan’ın en büyük adalarından biri olan Midilli’ye geçiş yapabilirsiniz.

Ayvalık ve Cunda’da Ne Yenir

Cunda’da popülerleşmiş çokça mekan var. Taş Kahve ve Karadeniz Pastanesi mutlaka uğranması gereken yerlerden.

Balık restoranları arasında ise Bay Nihat daha çok öne çıkmış durumda. Haliyle fiyatları çok yüksek. Zaten yer bulmak da kolay değil. O yüzden size göre uygun fiyatlı olan bir restorana geçin bence. Buradaki 2-3 adet mekanı denedim. Hepsinden çok memnun kaldım.

Ayvalık Tostu

İkinci kez Cunda’ya geldiğimizde İlk işimiz ayvalık tostu yemek oldu. Hediyelik eşyaların satıldığı çarşının yanındaki büfelerden birine oturduk. Tostlarımızı yedik..

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

Lokma İmparatoru

Lokmaların lezzeti çok güzel. Tavsiye ederim. Öyle yağlı bir şey deyip kestirip atmayın bence. Mutlaka deneyin.

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

Karadeniz Pastanesi

Buralara gelipte bu köklü pastaneye uğramadan olmazdı elbette. Özellikle sakızlı kurabiye benim en çok merak ettiklerimdendi. Bu küçük pastane her daim kalabalık. Zar zor kendimize yer bulduk. Biz birer sakızlı kurabiye ve lor tatlısından aldık.

lor tatlısı..

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

Ben her ikisini de beğendim. Ancak bizimkiler kurabiye için normal bir kurabiye dediler. Pek beğenmediler. Lor tatlısına ise herkes bayıldı. Kesinlikle tavsiye ederim.

Deniz sonrası Cunda’ya döndük tekrar. Meşhur Karadeniz pastanesine uğradık önce. Sakızlı kurabiye, lor tatlısı söyledik. Tam sipariş verirken bir de ne göreyim. Son zamanların popüler tatlısı benimde çok sevdiğim Trileçe var tezgahta. Hemen ondan da söyledik. Şimdiye kadar yediğim en iyi tirileçe diyebilirim.

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

Vino Şarap Evi

Karadeniz Pastanesi’nin sokağında Vino Şarap Evi var. Buranın liköru meşhurmuş. Biz tatmadık. Denemek isteyenlere duyurulur.

Girit Mutfağı

Akşam yemeği için Girit Mutfağı’nı düşünmüştüm. Gündüzden mekana gidip, ismimizi yazdırıp, telefon numaramızı vermiştik . Rezervasyonumuzu yapmıştık. Ancak akşam geldiğimizde bizim için yer yoktu. Rezervasyon yaptığımızı söyledik. Pek ilgilenen olmadı. Bu durumda bizde çıktık restorandan.

Ancak buranın yemeklerinin çok meşhur olduğunu biliyorum. Siz mutlaka uğrayın.

Adamis

Öğlen ne yiyelim derken karşımıza Adamis ev yemekleri çıktı. Tesadüfen keşfettik biz. Ancak internette arama yaptığımda birçok kişi burayı tavsiye etmiş. Bizde çok beğendik. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Mekanın temizliği ve yemeklerin lezzeti mükemmel. Personel gayet güler yüzlü. Burada Kabak çiçeği dolması, yaprak sarma, deniz börülcesi ve Paça Çorbası yedik. Hepsi çok güzeldi. Bayram günü olduğundan ev yapımı baklava vardı. Ondan da söyledik tabi.

Cunda Dalyan Restoran

Bu defa yoğurtlu dil balığını deneyelim dedik. Bir de değişiklik olsun diye Akya balığını seçtik.

Kesinlikle yoğurtlu dil balığı denenmeli. Böyle bir lezzet yok gerçekten. Biz bayıldık. Akya balığı ise bir çipura tadındaydı. Hatta çipura kadar lezzetli değildi bence.

Akya balığı ve yoğurtlu dil balığı...

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

Meze olarak da yengeç bacağı(Ben yemedim), istiridye ve kabak çiçeği dolması söyledik. Yengeç pek beğenilmedi. İstridye ve dolma güzeldi.

İstiridye..

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

Gecenin sonunda ise dondurmalı waffle söyledik kendimize. Sahildeki dondurmacılar harika waffle yapıyor.

Waffle’larımız

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

Sahil Restoran

Akşam yemeği için tercihimiz yine balık oldu. Sahil Restoran’da oturduk. Öncesinde oğluşu bebek arabasında uyuttuk tabi. Yoksa baş başa yemek yiyebilmek ne mümkün. Bu arada saat 23.30 falan. Yemeğe anca başlayabildik. 🙂 Çocuklu aile olduğumuzdan beklentilerimizi fazla yüksek tutmadığımız için aslında keyfimiz gayet yerinde.

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

Sahil Restoran’da çok şey denedik. Sahildeki hemen her restoranda bu lezzetleri bulabilirsiniz. Biz neleri tercih ettik?Tek tek anlatayım ki Cunda’ya geldiğinizde hızlıca sipariş verebilin. Baştan anlaşalım. Cunda sahilindeki balık restoranlarının fiyatları bir tık yüksektir. Bir restorana geçmeden önce mutlaka fiyat karşılaştırması yapın.

Köz patlıcan ve Fava. Bu mezeleri çok beğendik. Köz patlıcanı sevmeyen var mıdır acaba? Patlıcandan gelen közün kokusu beni mest  eder doğrusu. 

Fava ise yine ege yöresine ait bir meze. Kuru bakladan yapılıyor. Çocukluğumda köyde çok yerdim. Yıllar önce Çeşme’de denemiştik. Pek beğenmemiştik. Cunda’da görünce bir deneme daha yapmaya karar verdik. Ve tercihimizde yanılmadık doğrusu. Siz de mutlaka deneyin..

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

Bu tatilin yeni lezzeti ise karides oldu. İlk defa yedik. Çok çok sevdik. Tereyağlı pişiriyorlar. Lezzetini siz düşünün artık. Bundan sonra yeni favorim karides. Her gittiğim balıkçıda ilk sipariş edeceğim mezedir kendileri.

CundaTereyağlı Karides

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

Barbun en sevdiğimiz balıklar arasında yer alır. Cunda’da mutlaka deneyin. Biz bu kış evimizde de bol bol yedik.

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

Yoğurtlu dil balığı. Geçen tatilimizde de yemiştik. Lezzetine hayran kalmıştık. Bu sefer yine aynı lezzetteydi. Mutlaka tadılması gerekir bence.

Ayvalık ve Cunda gezi rehberi
Ayvalık ve Cunda gezi rehberi

Peygamber balığı(Dülger) , papalina ve kalamar söyledik(Fotoları çekmemişim.)

Dülger balığını geçen geldiğimizde de yemiştik. Çok beğenmiştik. Lezzeti yine harikaydı. Kalamar ise bizim vazgeçilmezimiz oldu artık. Bir yere balık yemeye gittiğimizde mutlaka kalamar tava söylüyorum.

Bizim için yepyeni bir lezzet olan Papalina‘yı da denemiş olduk bu tatilde. Önceki gelişimizde Papalina‘nın mevsimi geçmiş olduğundan deneyememiştik. Lezzeti nasıl diye soracak olursanız? Pek sevemedim ben. Hamsiye benziyor görüntü olarak. Ancak lezzet olarak hamsinin yanından, ucundan, kıyısından geçemez bence..

Tatilimizi işte bu şekilde sonlandırdık. Son akşam yemeğinde  “Hoşçakal Cunda.Yine geleceğiz” diyerek vedamızı yaptık.

Bu pazar, biraz doğayı solumak ve dinlenmek için şehirden uzaklaşalım dedik. Plansız programsız çıktık evden. Hava güzeldi.
Hem leziz bir kahvaltı yapabileceğimiz hem de huzurlu bir ortamı olan ve aynı zamanda çocukla da çok rahat
edebileceğimiz bir Kilyos kahvaltı mekanına gidelim istedik.

Şehirde böyle bir yer bulmak hayaldir çoğu zaman. Bir kere her yer çok kalabalık. En başta bu yüzden insanın evden çıkası gelmiyor.

Şimdi sizlere her şeyi bir arada bulabileceğiniz bir yerden bahsedeceğim.

Güzel, huzurlu bir kahvaltı için Kilyos taraflarına kaçın. Kilyos’da, bir sürü kahvaltı mekanları mevcut. Hafta sonları kalabalık oluyor. Ama öyle bunaltıcı bir kalabalık değil. Kilyos kahvaltı yerleri genel olarak çok ferah.
Biz 3.kez gittik kahvaltıya. Her defasında aynı restorana gittik.

Hizmetinden memnun kaldığımız Bolu-2 restoran bizim favorimiz. .

Kilyos kahvaltı yerleri
Kilyos kahvaltı yerleri

Çimenlerin üzerinde ahşap masalar ve sandalyeler, ağaç gölgelerinin serinlettiği bir ortam.

Hizmet kalitesi süper.

Kahvaltı çeşitliği gayet yeterli.
Ürünlerin lezzetine diyecek lafımız yok. Hepsi lezzetliydi.

Kilyos Kahvaltı Menusu

Kilyos köy kahvaltısı
Kilyos köy kahvaltısı

  • 10’dan fazla peynir çeşidi(beyaz peynir, tulum peyniri, tel peynir, otlu peynir, krem peynir, örgü peynir, kaşar peyniri ve ismini bilmediğimiz diğer peynirler 🙂 )
  • 2-3 çeşit zeytin,
  • salam,
  • domates-salatalık-roka-maydanozdan oluşan bir sebze tabağı,
  • bal, kaymak, tereyağ,
  • fındık ezmesi,
  • 2 çeşit reçel(vişne ve böğürtlen),
  • menemen ya da omlet(sade,sucuklu),
  • demlik çay,
  • kızartılmış ekmek,
  • gözleme,

Peynirleri çok lezzetliydi. Özellikle tulum peyniri harika.
Bal -kaymak ikilisine bayıldık.
Ancak reçelleri pek tutmadım ben. Lezzetsizdi. Reçel sayısı azdı.

Demlik çay oluşu harika, istediğiniz zaman kendi çayınızı katıp sıcacık içebiliyorsunuz.

Kilyos kahvaltı mekanları
Kilyos kahvaltı mekanları

Ayrıca, mekanda mini bir çocuk parkının düşünülmüş olması güzel olmuş.
Buraya sadece kahvaltı için değil, dilerseniz  et-mangal keyfi yapmak için de gelebilirsiniz. Et reyonları gördüğüm kadarıyla çok çeşitliydi.

 

Bir pazar gününü böyle bir yerde değerlendirmek isteyenlere burayı içtenlikle tavsiye ederim.

Önceki gün Gaziantep’i gezdik, Bugünse Antakya yollarında olacağız.Tilmen otelde, sabah saat 9 gibi kahvaltımızı yaptık.Ve arabamıza atlayıp çarşıya gittik..Çelebioğullarından hediyelik baklavalarımızı ve fıstıklarımızı aldık. Antakya’ya doğru yola çıktık. İlk durağımız İskenderun. Buralara gelmişken, hem İskenderun’u görmek hem de İskenderun’da oturan arkadaşlarımızı ziyaret etmek istedik. İskenderun’da bir kafede oturup , kahvelerimizi içtik, sohbet ettik. Sonrasında, çifte kavrulmuş kahve satan dükkana gittik. Ve kahve alışverişimizi yaptık. Bu kahveyi, tüm kahve severlere öneririm. Beğeneceksiniz 🙂

kahve

Arkadaşlarımızda bize katıldı ve hep birlikte, Antakya’ya doğru yol aldık.

Bizim en çok merak ettiğimiz künefenin yapılışıydı.

Hatay-Gaziantep gezisi için, Şubat 2012’de almıştık uçak biletlerimizi. Ve büyük gün  geldi çattı. 8 aralık cumartesi günü, sabah 5.40 uçağı ile Hatay’a gittik. Vardığımızda saat  7 olmuştu. Hava nispeten iyiydi. Aralık ayı olmasından dolayı biraz soğuktu. Ama yağış yoktu.

Hava limanında hemen araba kiraladık. Ve düştük Gaziantep yollarına. Yaklaşık  2,5 saat sonra Gaziantep’teydik.